
Bülent Somay’ın yeni kitabı Tufan Göründü - Neoliberalizmin İflası Üzerine Altı Deneme, Metis Yayınları’ndan çıktı.
“Bu kitapta esas olarak üstünde durduğum noktalar şunlar: 1. Neoliberalizm çağında bilginin üretilmesi, iletilmesi ve dağıtılmasında yaşanan ve entelektüel mülkiyet, medya ve üniversite çevresinde yoğunlaşan derin kriz; 2. Buna bağlı olarak “Hakikat” dediğimiz, başlangıcından bugüne felsefenin esas konusunu teşkil eden ve birbirimizle anlaşabilmemiz için zorunlu olan kavramsal zemini oluşturan şeyin kaybolma eğilimine girmesi; ve 3. “Popülizm” diye adlandırdığımız, bir bakıma binyıllardır çeşitli adlar altında varolan, ama daha somut bir açıdan bakıldığında da son yarım yüzyıldır hızla yükselen yeni politik/kültürel oluşum(lar). Bunlar aslında yapmamız gereken tartışmaya bir önsöz bile sayılmaz; daha ziyade bir döküm, bazı soruların, bazı metodoloji arayışlarının yüksek sesle söylenmesi. Bundan sonrasını ise bu konuların tümünde söyleyebileceklerimiz, yapacaklarımız belirleyecek; çünkü mücadelenin sonucunda ne olacağı, mücadele boyunca yapılanların ta kendisidir, ne eksik ne fazla.
Mutlaka kaçınmamız gereken tek şey ise susup (ya da birkaç yüzyıldır ezberlediğimiz klişeleri tekrarlamakla yetinip) olacakları seyretmek ve tarihin müthiş bir iyi niyet ve merhametle bizi masum seyirciler, elinden bir şey gelmeyen gözlemciler ya da “yenik kahramanlar” olarak yargılamasını çaresizce beklemek.” - Bülent Somay
Pandemi nedeniyle çalışmalarına ara veren Sarı Sandalye Tiyatro Topluluğu, Fransız oyun yazarı Alfred Jarry’nin klasikleşen oyunu Kral Übü uyarlamasıyla iki yıl sonra yeniden sahnelere döndü.
Türkiye’den ve dünyadan önemli edebiyat eserlerinin sahne uyarlamalarına odaklanan ve bu yolla tiyatro sanatına yeni bir bakış açısı getirmeyi amaçlayan Sarı Sandalye, absürt edebiyatın önemli isimlerinden Fransız yazar Alfred Jarry’nin dünyaca ünlü oyunu Kral Übü uyarlamasını tiyatroseverlerle buluşturuyor. Doğa Nalbantoğlu’nun yönettiği, ışık tasarımını Samet Acar’ın yaptığı oyunun müziklerini ise Göksu Işık ve Gökhan Öcal üstleniyor. 7 Nisan’da ENKA Sanat’ta özel gösterim ile prömiyer yapan Kral Übü’nün oyuncu kadrosunda Canan Günaştı, Denizhan Çay, Emirhan Altunkaya, Emre Yıldızlar, Gökhan Öcal, Göksu Işık, Gül Doğa Selvi, İrem Kalaycıoğlu, Kayra Belen Yardımcı ve Şeyiba Ceren Ülgen yer alıyor.
Kral Übü, Polonya Kralı Venceslas’a suikast düzenleyerek onun yerine geçen Übü Ailesi’nin hikâyesini anlatıyor. Metin, Shakespeare’in Macbeth, Hamlet ve Kış Masalı oyunlarına göndermeler içerirken, tarihteki tüm zorba ve diktatörlere selam niteliği taşıyor. Ayrıca oyun canlı müzik performanslarıyla da dikkat çekiyor. Oyunda rock, pop, blues gibi Batı müziği örnekleri ile Türk halk müziği, arabesk, fantezi karışımı alaturka müzikler elektro gitar ve bağlamaya eşlik eden çeşitli enstrümanlarla seslendiriliyor.
Sezon boyunca İstanbul’un çeşitli yerlerinde sahnelenecek olan Kral Übü, en erken 29 Nisan Cuma günü Profilo Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak. Etkinliğin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Kral Übü Gösterim Tarihleri:
29 Nisan - Profilo Kültür Merkezi
13 Mayıs - Bakırköy Yunus Emre Kültür Merkezi
14 Mayıs - Kanyon Hann Sahne
25 Mayıs - Kanyon Hann Sahne
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin çağdaş sanatın en önemli isimlerinden Sarkis Zabunyan ve Abidin Dino’nun eserlerinden oluşan kuruluş koleksiyonu ile puantilist sanatçı Berkan Baycan’ın eserleri, 13 Mayıs’a kadar santralistanbul Kampüsü Enerji Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor.
Sergi kapsamında Sarkis’in 1900’lerden günümüze çocuk kıyafetlerini ünlü sinema sahneleriyle bir araya getirdiği Nuri Bilge Ceylan, Abbas Kiarostami, Yasujiro Ozu, Andrey Tarkovski gibi yönetmenlere ait sahnelerden oluşan 13 foto-blok ve 1999 yılı sonrasında sanatına dâhil ettiği 13 çocuk elbisesi, Abidin Dino’nun 1976 yılına tarihlediği 22 adet Acıların Resimleri-Desen serisi ve Hastalık Resimleri I-II çalışmaları, Berkan Baycan’ın Kadim Kentler serisinden Londra ve Göbekli Tepe eserleri izleyicinin beğenisine sunuluyor.
Sanat tarihçisi Duygu Gençer’in desteğiyle hazırlanan Sarkis Zabunyan seçkisi ile eş zamanlı olarak çocuklar için “Su İçinde Suluboya Atölyesi” düzenlenecek. 6-12 yaş gurubu çocukların katılımıyla eğitmen Saadet İvecen eşliğinde gerçekleştirilecek atölyede çocuklar Sarkis’e ait olan su içinde sulu boya tekniğini öğrenecekler.
Sarkis Zabunyan, Abidin Dino ve Berkan Baycan’ın eserlerinden oluşan sergiyi 13 Mayıs’a kadar resmi tatiller hariç her gün 9.00 - 17.30 saatleri arasında santralistanbul Kampüsü Enerji Müzesi’nde ziyaret edebilirsiniz.
Dr. Gabor Maté’nin dikkat eksikliği bozukluğunu (DEB) odağına aldığı, hem ebevynlere hem de DEB’li yetişkinlere rehber olacak çalışması Dağınık Zihinler, Engin Süren’in çevirisiyle hep kitap’tan çıktı.
Çocuklarınıza Tutunun ve Vücudunuz Hayır Diyorsa kitaplarıyla tanınan, modern psikoterapi deyince dünyada akla gelen ilk isimlerden Maté, dikkat eksikliği bozukluğu ve onu çevreleyen mitin doğrularını ve yanlışlarını ortaya koyuyor bu kitabında. Maté, kendisi de dikkat eksikliği bozukluğu teşhisi konmuş biri olarak sadece DEB’li çocuğu olan ebeveynlerin ve DEB’li yetişkinlerin değil, her ebeveynin faydalanacağı bir rehber sunuyor.
“Çocuklarımızı sevgi dolu bir güven ortamında yetiştirmek için elimizden geleni yapan ebeveynler olarak halihazırda hissettiğimizden daha suçlu hissetmemizin hiç lüzumu yok. İhtiyacımız olan şey daha az suçluluk. Bir de ebeveyn-çocuk ilişkisindeki kalitenin çocuklarımızın gelişimi için nasıl kullanılabileceğine dair farkındalığımızın artması. Dağınık Zihinler bu tür bir farkındalığı cesaretlendirmek için yazıldı.”
Contemporary Istanbul Vakfı’nın Istanbul Artist Residency ve Ukraynalı küratör Polina Somochkina iş birliğinde düzenlediği “Make Art For Peace - Barış İçin Sanat Yap” yardım sergisi 28 Nisan - 1 Mayıs tarihleri arasında Fişekhane Camlı Galeri’de izleyiciyle buluşacak.
Ukraynalı ve uluslararası çağdaş sanatçıları bir araya getirerek birlik ve dayanışma ortamı yaratan Contemporary Istanbul Vakfı ve Artist Residency, sanatçıların katılımıyla Ukraynalı çocuklara bağış topluyor. Yerli ve uluslararası sanat koleksiyonerleri, sanatçılar, kuruluşlar, sosyal girişimciler ve diplomatik misyon temsilcilerinin katılacağı etkinlikte ayrıca Bilkent Senfoni Orkestrası’ndan Yevgeniy Kostrytskyy ve Rustam Rahmedov’un performansı da yer alacak.
28 Nisan - 1 Mayıs tarihlerinde 11:00-19:00 saatleri arasında gerçekleşecek olan sergideki gelirin tamamı UNICEF’e bağışlanacak. Sergi kataloğuna buradan ulaşabilirsiniz, sergiye destek amaçlı bilet satın almak için tıklayınız.
“Make Art For Peace - Barış İçin Sanat Yap” sergisinde yer alacak sanatçılar:
Serhiy Savchenko, Ukrayna
Andrii Bludov, Ukrayna
Petro Smetana, Ukrayna
Yurij Savter, Ukrayna
Zuzanna Dolega, Polonya
Michal Czuba, Polonya
Rusudan Khizanishvili, Gürcistan
Merve Morkoç, Türkiye
Mustafa Boğa, Türkiye
Lal Batman, Türkiye
Nancy Atakan, Türkiye
Murat Germen, Türkiye
Eymen Aktel, Türkiye
Mr. Hure, Türkiye
Hale Tenger, Türkiye
Nilbar Güreş, Türkiye
Alla Güner, Türkiye Ukrayna
Koray Tokdemir, Türkiye
Shobha Rao’nun iki güçlü ve kararlı kadının fedakârlık, istismar ve iyileşme hikâyesini anlattığı Ateşe Yürüyen Kadınlar, Zehra Uzun’un çevirisiyle Yabancı Yayınları’ndan çıktı.
Nadia Hashimi ve Khaled Hosseini gibi yazarları sevenlerin okumaktan keyif alacağı Shobha Rao, kadın azminin yoksulluk ve ataerkil toplum gibi kısıtlamaları nasıl alt ettiğine dair bir hikâye anlatıyor. Ateşe Yürüyen Kadınlar; The Washington Post, NPR, Shelf Awareness, Paste, LitHub, Real Simple’a göre 2018’in “En İyi Kitabı”; 2018 Goodreads Okur Ödülleri “En İyi Kurgu” ve “En İyi Çıkış Romanı” finalisti oldu.
Roman, Hindistan’ın yeraltı dünyasının tehlikeli kuytularından Seattle sokaklarına dek yetişkinliğe dair ince farklılıkların ve çocukluk bağlarının insanı ayakta tutan gücünün izini sürüyor. (The Chicago Review of Books yorumu)
“Poornima ve Savitha’nın, hayatlarını cehenneme çeviren üç ortak özelliği vardı: İkisi de fakirdi, ikisi de azimliydi ve ikisi de kızdı.
Annesinin ölümünün ardından Poornima’nın tüm hayalleri geceye karışmıştı. Babası ona uygun bir koca bulana kadar küçük kardeşlerinin bakımı ve evin geçiminin önemli bir kısmı omuzlarındaydı. Ancak evlerine girip çıkmaya başlayan neşeli ve korkusuz Savitha, kararmaya başlayan kalbine yeni bir soluk getirmişti.
Bedenleri kadar fikirleri de ipotekli olan ikilinin içlerindeki ateş her geçen gün harlanıyordu. Korkunç bir zalimlik Savitha’yı Poornima’dan ve hayat sandıkları hapishaneden uzaklara sürüklediğindeyse kendilerini uçurumun kenarında bulacaklardı.”
Güney Afrikalı ekip EASY FREAK ve DJ, prodüktör ve rapçi VEYasin’in iş birliği “Faded Love” müzikseverlerle buluştu.
Güney Afrikalı ekip EASY FREAK ile Mode XL grubundan ve Hey! Douglas ismiyle yaptığı çalışmalardan da tanıdığımız VEYasin’in iş birliği “Faded Love”, Orta Doğu’nun geleneksel ritimleri ile funk müziğin groovy tınılarını harmanlayarak dinleyiciye dans etmeden duramayacağı bir sound sunuyor. Yavaş yavaş sona eren bir aşk hikâyesini anlatan şarkı, “bazen iyi şeyler biter ki daha iyileri başlayabilsin” anlayışına odaklanıyor. “Faded Love” kalp kırıklığına rağmen yeni başlangıçların heyecanını da içinde taşıyor.
Universal Music ortaklığında gerçekleşen “The South Speaks” şarkı yazarlığı kampında dijital olarak buluşan ikili, şarkıyı zoom üzerinden kaydetti.
“Son derece gurur duyduğumuz bir çalışmaya imza attık” diyen EASY FREAK ve VEYasin ayrıca şunları söyledi: “Birbirimize sürekli yeni fikirler ve melodiler sunduğumuz çok yaratıcı bir iş birliğiydi. Enerjilerimiz harika tuttu, tek istediğimiz iyi müzik yapmaktı ve bunu da başardığımızı düşünüyoruz.”
EASY FREAK ile VEYasin’in “Faded Love” şarkısını buradan dinleyebilirsiniz.
15 sanatçının dijital sanat üretimlerinden oluşan “PARALAKS” başlıklı NFT sergisi 20 Mayıs tarihine kadar Müze Gazhane C Galeri’de sanatseverlerle buluşuyor.
Küratörlüğünü Derya Yücel’in yaptığı “PARALAKS” sergisi, eserleri fiziksel mekânda ve opensea.io’da NFT olarak bir araya getiriyor. Sergi; Aviz, Selçuk Artut, Kerim Atlığ, Backtopoints, Büşra Çeğil, Aslı Dinç, Ahmet Rüstem Ekici, Çağatay Güçlü, Ahmet Said Kaplan, Balkan Karışman, Hamza Kırbaş, Osman Koç, Ecem Dilan Köse, Sam Sipahi ve Hakan Sorar’ın işlerini geniş kavramsal bir bağlamda bir araya getirerek dijital sanatın farklı çerçevelerden gerçeklik algımızla ve metaverse’le karşılaşması ile kavramların birbiri karşısında yeniden şekillenmesine kapı aralıyor.
Sergide sanatçıların farklı içerik ve yaklaşımlarla ortaya koyduğu ve paralaks kavramını somut-soyut veya optik-düşünsel gibi ikiliklerle değerlendirme imkânı sunan işleri yer alıyor. Mimari, müzik, sinema, politika ile psikanaliz ve daha birçok perspektiften okunabilecek paralaks kavramı, bireyselden toplumsala, “ben”den “öteki”ne ve özne-nesne ayrı(msız)lığının ilişkilenmesindeki sapmalara dokunuyor. Bu dokunuşlar üzerinden çatlaklar ve boşluklarda gezinmeye ve optik- metaforik düzlemden geçerek sanal evrende yolculuğuna devam ediyor.
İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı, Müze Gazhane ve Teknoloji sponsoru Arçelik’in destekleriyle gerçekleştirilen “PARALAKS” başlıklı NFT sergisini, 20 Mayıs’a kadar pazartesi hariç her gün Müze Gazhane C Galeri’de ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Eye for an Eye, Backtopoints
2. Çarpık Düzen, Kerim Atlığ
3. Cycle, Hakan Sorar, 2022
4. homogenized pulse, Aviz
Yapı Kredi Kültür Sanat’ın düzenlediği “Çağdaş Edebiyatta İnsanın Halleri” söyleşi serisinde 28 Nisan akşamı Rachel Cusk’ın Diğer Ev adlı romanı ele alınacak.
Çerçeve, Geçiş ve Övgü romanlarından oluşan üçlemeyle dünya çapında ilgi gören Cusk’ın bu yıl YKY’den Lâle Akalın’ın çevirisiyle yayımlanan Diğer Ev romanı; aile, annelik, kadın özgürlüğü ve erkek ayrıcalığı üzerine bir hikâye anlatıyor.
Fatma Zeynep Bilge ve Gökçen Ezber’in konuşmacı olarak yer alacağı söyleşide hem Cusk’ın romanı konuşulacak hem de romanda soruduğu sanatçının özgürlüğü, sanatçılardan beklentilerimiz, bu beklentiler karşılanmadığında yaşadığımız hüsran ve sanatın yıkıcılığı üzerine çarpıcı sorularına cevap aranacak.
Etkinlik, 28 Nisan Perşembe akşamı saat 18.30’da Yapı Kredi Kültür Sanat – Loca’da gerçekleşecek ve eş zamanlı olarak Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’ın Youtube kanalından yayımlanacak. Katılım ücretsiz olacak ve etkinlik süresince maske takılması zorunlu olacak. Kapılar ise etkinlik başlamadan yarım saat önce açılacak.
Rachel Cusk’ın fotoğrafı: Rebecca Maynes
One Arc Galeri, Can Özal’ın “Mekansal Monologlar” başlıklı kişisel sergisini 10 Haziran tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
Can Özal’ın mekân-heykelleri içi ve dışı birbirine geçmiş, hakikatin yokluğu ve varlığını aynı anda taşıyan, boşluğa adanmış anıtlardır. Pas tutmuş yüzeyleri yer yer aşınmış formlarıyla bu heykeller, kurgu ile gerçek arasında bir “yer” olurken algı ve zaman arasındaki döngüsel ritim ve ortak ufuk hattı eşliğinde gürültülü boşlukla beraber devingen bir atmosfer oluşturuyor. Sanatçı içerisi ve dışarısı arasına terk etme korkusunu ve bilinmezin kuşkusunu yerleştirerek gelecekte hiçbir yer inşa ediyor. Özal’ın tanıdık olanla bildik olan arasında inşa ettiği mekân-heykeller, daha az gerçek daha çok düş hâlleriyle sanatçının bedeni vasıtasıyla kurguladıklarını oluşturuyor. Özal’ın heykelleri mimari bir yapıya ve ona bağlı zamana temas ederken çoğunda var olan merdiven metaforuyla varışa ve çabaya işaret ediyor.
Can Özal’ın “Mekansal Monologlar” başlıklı kişisel sergisini 10 Haziran tarihine kadar One Arc Galeri’de ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Tatlı Telaş, 100x50x40 cm, kompozit,beton,ahşap, 2021
2. Kadim Terzi,67x28x47 cm,beton,metal,pla,2021
3. İsimsiz,72x21x3 cm,beton,metal,2022
4. Dram,100x70x33 cm,reçine,kum,hazır nesne, 2021