GÜNDEM
  • 28-06-2022

    Fotoğraf sanatçısı Timurtaş Onan’ın İstanbul’a adanmış beş kitaplık serisinin üçüncüsü, 120 adet siyah beyaz fotoğraftan oluşan yeni kitabı İstanbul Zamansız yayımlandı.

    Serinin ilk iki kitabı İstanbul Her Şeye Rağmen, 2018 ve İstanbul Bir Garip Şehir ise 2021 yıllarında yayımlandı.

    Çalışmalarının tümünde doğup büyüdüğü şehir olan İstanbul’u ele alan; belirli sınırlara sahip olan bu mekân içinde zamanın akışını, değişimi ve sabit kalan değerleri bir sorunsal olarak irdeleyen sanatçı, bakışlarını bu defa, habitat olma özelliğiyle çerçevelediği şehre yöneltiyor. Bu bakış, zamanın olağan akışı içerisinde var oluşu deneyimleyen ve anın dışına çıkıp akışı kenardan seyretme gafleti içerisinde kaybolmayan, şehrin kucak açtığı tüm siluetlere dönük bir bakış aslında. Umudun ve umutsuzluğun en güçlü kontrastı oluşturduğu, aydınlığın karanlığı sarmaladığı, kusurların kusursuzluğu boyadığı bu şehirde, sadece martılar, kediler, köpekler, kara bataklar ve insanlar değil, Onan’ın objektifini yönelttiği diğer habitat sakinleri de soluk alıyor. Bu olağan akışta kentin çöpçülerine, kanatları kabarmış, ağzını ateş kükremek için açan ejderhalar eşlik ediyor. Kocaman açılmış gözler, kısacık kolların sarmaladığı kehanetlere ve bir yansımanın hayaliyle bölünmüş kişilikler, buğular arasında unutulmaya yüz tutan arzulara karşı duruyor. Onan’ın şehrin içerisinde akışa kapılıp izlediği, düş gücünü kullanarak yeniden ürettiği bu imgeler, şehir hayatını her şeyden azade tutup yalnızca kendine özgü akışı içerisinde görüp işaretlediği güçlü ifadelerle yepyeni anlamlar doğuruyor.

    Kitabın önsözünü yazan Seray Şahiner eser hakkında şunları söylüyor: “Şehir, kat kat atılmış asfalttaki çukurlara dolmuş yağmur birikintisine kimin silueti düşüyorsa onun vitrinidir. Timurtaş Onan’ın İstanbul Zamansız kitabında bir şehri kendi suretinde yeniden yaratanları görüyoruz. Sahneye çıkmak için uğraşmadan, bakışları ve görmezden gelinmeyi hesaba katmadan; gidecek bir hedef belirlememiş bir edayla yaşayıp gidenleri… Bir plato ve başrol oyuncusu olan İstanbul’un rol arkadaşı her karede değişiyor. Bu fotoğraflarda, İstanbul ile içinden geçen insan; yıllarca birlikte çalıştığı rol arkadaşıyla, yazılı metin yoksa da doğaçlamayla sahneyi kuran iki oyuncu usta gibi. Fotoğraflara bakarken; İstanbul’un sinemasal imgesini üstüne kuşanmışların arasından geçiyoruz. Şehirle birbirini yansıtırken, şehri perdede izlemekten ziyade o perdeyi pelerin yapanları: İstanbul herkesin ve herkesin İstanbul’u kendine.

    İstanbul Zamansız, aslında bir “sonra”nın iptali albümü. Timurtaş Onan; ileride hatırlamak, tekrar bakmak üzere yaşadıkları anın fotoğrafını çekme derdine düşmeyenlerin fotoğrafını çekmiş. Turistik tuzaklara düşmeden, hikâyeyi belgeselleştirmeyen, baktığı manzaraya sadece “tanık” değil; varlığını, objektife yansıyanlara dahi unutturacak kadar “dahil” bir bakışla…”

    400 adetle sınırlı basılmış olan Timurtaş Onan’ın fotoğraf kitabı İstanbul Zamansız’ı satın almak için; sanatçının web sitesini timurtasonan.com veya @timurtasonan sosyal medya hesaplarını ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2703
  • 27-06-2022

    MUBI, temmuz programı kapsamında Cannes ve Berlin Film Festivali başta olmak üzere pek çok festivalde izleyicilerden ve eleştirmenlerden tam not alan filmleri sinemaseverlerle buluşturuyor. Temmuz ayında David Cronenberg’ün yeni filmi Müstakbel Suçlar, Ryusuke Hamaguchi’nin En İyi Uluslararası Film Oscar’ını kazanan filmi Drive My Car ve Audrey Diwan’ın Annie Ernaux’nun romanından uyarladığı Kürtaj gibi merakla beklenen pek çok film MUBI’de gösterime girecek.

    MUBI’nin temmuz ayı programında öne çıkan filmler şunlar; usta yönetmen David Cronenberg’ün Viggo Mortensen, Léa Seydoux ve Kristen Stewart gibi yıldızları bir araya getiren distopik öyküsü Müstakbel Suçlar, Andrew Dominik’in Nick Cave ve Warren Ellis’in yaratıcı ortaklığını anlatan belgeseli This Much I Know To Be True, Ryusuke Hamaguchi’nin En İyi Uluslararası Film Oscar’ını kazanan Murakami uyarlaması Drive My Car, Audrey Diwan’ın Annie Ernaux’nun çok tartışılan romanını beyazperdeye aktardığı Kürtaj, Nadir Sönmez’in Öner Erkan ve Esme Madra gibi isimlerle dikkat çeken tiyatro oyunundan uyarladığı Ama, Ahmet Boyacıoğlu’nun Murat Kılıç, Şevval Sam, Rıza Sönmez, Erkan Can, Muzaffer Özdemir ve Ercan Kesal’ı bir araya getiren filmi Paranın Kokusu, Yusuf Emre Yalçın imzalı 40. İstanbul Film Festivali’nde En İyi Belgesel ödülünü kazanan Anima, İngiliz yönetmen Clio Barnard’ın iki melankolik insanın yolunu müzik sayesinde kesiştiren bir aşk öyküsünü anlatan filmi Ali ve Ava, Hong Sung-eun imzalı Toronto Film Festivali’nden ödülle dönen Güney Kore yapımı Yalnızlar, Diao Yi’nan’ın yönetmenliğini üstlendiği Çin sinemasından çıkan en özgün çalışmalardan biri olan Güney İstasyonunda Randevu, Fatih Akın’ın Heinz Strunk’un çok satan romanından esinlendiği 2019 yapımı filmi Altın Eldiven, Nicolas Cage’in kariyerinin en çarpıcı performanslarından birini sergilediği Mandy, Daniel Auteuil, Guillaume Canet ve Fanny Ardant gibi dev isimlerin rol aldığı 2019 yapımı Fransız romantik komedisi Yeni Baştan, Brezilyalı usta Héctor Babenco’nun kenar mahallelerdeki çocukların yaşamını anlattığı Pixote: En Güçsüzün Yaşam Savaşı ve Murat Uğurlu’nun kendine has siyah beyaz bir estetik kuran bol ödüllü kısa filmi Tapınak.

    Ayrıca modernist sinemanın büyük ustası Michelangelo Antonioni’nin insan ilişkilerindeki çıkışsızlığı, yalnızlaşmayı, yabancılaşmayı anlatan İtalyan auteur’ün 50’li yıllarda çektiği iki önemli yapıtı Kamelyasız Kadın (1953) ve Çığlık (1957) temmuz ayında MUBI’de gösterime girecek. Bu iki filmin yanı sıra Marcello Mastroianni, Jeanne Moreau ve Monica Vitti gibi yıldızlara sahip klasiği Gece (1961) de sinemaseverlerle buluşacak.

    MUBI Temmuz Programı:
    1 Temmuz - Deri Ceket (Le Daim, 2019)
    2 Temmuz - Sadece MUBI’de: Drive My Car (2021)
    3 Temmuz - Paranın Kokusu (2018)
    4 Temmuz - Saltanatın Mezarlığı (Rak Ti Khon Kaen, 2015)
    5 Temmuz - Tapınak (2019)
    6 Temmuz - Aquarius (2016)
    7 Temmuz - Kızım ve Ben (La Ciociara, 1960)
    8 Temmuz - Bir MUBI Sunumu: This Much I Know to Be True (2022)
    9 Temmuz - Yeni Baştan (La Belle Époque, 2019)
    10 Temmuz - Sil Baştan (Coup de Torchon, 1981)
    11 Temmuz - Yalnızlar (Honja Saneun Saramdeul, 2021)
    12 Temmuz - Mandy (​​2018)
    13 Temmuz - Pixote: En Güçsüzün Yaşam Savaşı (Pixote: A Lei do Mais Fraco, 1980)
    14 Temmuz - Aşk ve Dostluk (Love & Friendship, 2016)
    15 Temmuz​​- Akdeniz (Mediterranea, 2015)
    16 Temmuz - Kürtaj (L'événement, 2021)
    17 Temmuz - Altın Eldiven (Der Goldene Handschuh, 2019)
    18 Temmuz - Meleklerin Rahibesi Joan (Matka Joanna Od Aniołów, 2015)
    19 Temmuz - Hayata Röveşata Çeken Adam (En Man Som Heter Ove, 2015)
    20 Temmuz - North Terminal (2021)
    21 Temmuz - Çığlık (Il Grido, 1957)
    22 Temmuz - Güney İstasyonunda Randevu (Nan Fang Che Zhan De Ju Hui, 2019)
    23 Temmuz - Ama (2022)
    24 Temmuz - Ornitolog (O Ornitólogo, 2016)
    25 Temmuz - Karnaval (2013)
    26 Temmuz - Kamelyasız Kadın (La Signora Senza Camelie, 1953)
    27 Temmuz - Anima (2021)
    28 Temmuz - Hâl ve Gidiş (Conducta, 2014)
    29 Temmuz - Bir MUBI Sunumu: Müstakbel Suçlar (Crimes of the Future, 2022)
    30 Temmuz - Gece (La Notte, 1961)
    ​31 Temmuz - Ali ve Ava (Ali & Ava, 2021)

    Tag: MUBI
    0
    0
    4846
  • 27-06-2022

    Anna- Marie McLemore’un cinsiyet, cinsellik ve ırk konularına uzanarak aşk ve gerçeklik üzerine büyülü gerçekliğe sarılı bir hikâye anlattığı kitabı Ay Bizimken, Merve Özcan’ın çevirisiyle Yabancı Yayınları’ndan çıktı.

    Türler arasında gezinen Ay Bizimken, kendi gerçeğini cesurca yaşamanın ve söylemenin gücüne dair bir hikâye.

    “Kasabalıların Bal ve Ay lakabını taktıkları Miel ile Sam, tüm tuhaflıklarıyla birbirlerine kenetlenmişlerdi. Miel’in bileğinde güller büyüyordu ve dedikodulara göre, beş yaşındayken kasabanın eski su kulesinden dökülüvermişti. Sam ise boyayıp ağaçlara astığı aylar ve annesiyle birlikte kasabaya taşınmadan önceki hayatının gizemli oluşu nedeniyle dikkat çekiyordu.

    ​Tüm garipliklerine rağmen onlar bile, cadı oldukları rivayet edilen Bonner kızlarından uzak duruyordu. Fakat güzellikleriyle nam salmış dört kız kardeşin bir gün Miel’in bileğinde büyüyen gülleri istemesiyle bu durum kökten değişecekti. Bu güllerin herkesi kendilerine âşık edebileceğine inanıyorlardı ve onlar istediklerini alana kadar, Miel’in canı pahasına sakındığı hiçbir sır güvende değildi.”

    0
    0
    1960
  • 27-06-2022

    Nadir Sönmez’in CultureCIVIC Yerel Projeler Hibe Programı tarafından desteklenen tek kişilik projesi Diyarbakır.Turizm.Romantizm.Aktivizm, Istanbul Fringe Festival iş birliğiyle 29 ve 30 Haziran’da Kadir Has Sahne’de izleyiciyle buluşacak.

    Diyarbakır’daki LGBTİ+ mücadelesinin yakın tarihini şehirdeki aktivistler, araştırmacılar ve sanatçılardan dinleyen Nadir Sönmez, Mehmed Uzun ve Baki Koşar kitaplarıyla Kürt edebiyatına giriş yapıyor. Gerçekleştirdiği sohbetlerden, romantik kaçamaklarından ve okuduklarından esinlenerek deneme ve öyküler yazan sanatçı, Diyarbakır’ı gezerek, şehri kamerasıyla kayıt altına alıyor. Sönmez’in Diyarbakır.Turizm.Romantizm.Aktivizm isimli tek kişilik performansı izleyiciyi otobiyografik anlatı ve video art kullanarak kurduğu siyah-beyaz ve edebi bir fantezi aleminde cinsellik, kimlik ve kültür üzerine beraber düşünmeye davet ediyor.

    Avrupa Birliği projesi olan CultureCIVIC: Kültür Sanat Destek Programı tarafından finanse edilen projenin danışmanlığını Atalay Göçer, Barış Işık ve Savaş Işık üstleniyor, müzikler ise Mert Kocadayı imzası taşıyor.

    Istanbul Fringe Festival iş birliğiyle 29 ve 30 Haziran’da Kadir Has Sahne’de gerçekleştirilecek gösterimlerin ardından Nadir Sönmez’le proje süreci hakkında bir söyleşi gerçekleştirilecek. Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek gösterimlere nadirfringe@gmail.com adresine mail atarak katılabilirsiniz.

    Oyun gösterim tarihleri:
    29 Haziran Çarşamba - 18.00
    29 Haziran Çarşamba - 20.30
    30 Haziran Perşembe - 20.30

    0
    0
    2829
  • 27-06-2022

    Sanatçı Osman Dinç’in “Gözlemevi” başlıklı heykel sergisi Baksı Müzesi’nde aralık ayına kadar sanatseverlerle buluşacak.

    Osman Dinç’in demir, pirinç, bronz ve camdan ürettiği heykellerinden oluşan “Gözlemevi” sergisinin temelleri bundan dört yıl önce CI’da yer alan Baksı Müzesi standına dayanıyor. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada Çoruh Nehri’nin kıyısında yer alan Baksı Müzesi’nin yüksekliği, coğrafyaya hakimiyeti, sanatçıya “rasathane”yi çağrıştırıyor ve serginin adı da kelimenin Türkçe karşılığı olan “gözlemevi”nden geliyor.

    Sanatçı Osman Dinç, sergisi hakkında şöyle söyledi: “Sergi için seçilen o ‘dağ başı’, o yükseklik, benim için bir ‘rasathane’ gibi. Bu yüzden serginin adı önce ‘Rasathane’ olsun dedik, ama tercihimizi kelimenin Türkçesinden yana yapıp ‘Gözlemevi’nde karar kıldık. Sonuçta gözlemevi kelimesi daha geniş bir anlama sahip. Etrafımızda, bizi kuşatan tüm çevreye bakmış oluyoruz. Aslında, öteden beri de söylediğim gibi, insan evrende belli bir yerde olsa da bütün evren onun devamı şeklindedir. Yani, evrende her şey, birbirine tamamen bağlı şekilde gelişiyor. Bu açıdan ‘Gözlemevi’nin içinde yer almış olmak, benim için çok önemli bir olay. Umarım izleyiciler de sergiyi gezerken aynı hislere kapılır ve kendilerini ‘Gözlemevi’nin içinde hissederler.”

    Hüsamettin Koçan “Gözlemevi” sergisi ile ilgili şunları söyledi: “Osman Dinç, önemli bir sanatçı ve önemli bir düşünür. Yalın formlarla derin anlamların peşindedir. Sessizliğin filozofu olarak tanımlayabileceğim Osman’ın sanatı, insanı çok katmanlı çağrışımlarla yüz yüze getiriyor. Baksı Müzesi’nde açtığı ‘Gözlemevi’ sergisi bu çok anlamlı sessizliğin önemli bir gösterimidir. Baksı Müzesi Ana Bina’da gerçekleştirdiği bu 4. sergi ‘Gözlemevi’ üst başlığını taşıyor. Daha önce Hüsamettin Koçan ‘Ayağımdaki Diken’ sergisi (2017), Alev Ebuzziya ‘Toprak’ sergisi (2018), Nuri Bilge Ceylan ‘Nuri Bilge Ceylan Baksı’da’ sergisi (2019), Şakir Gökçebağ ‘Aşina’ sergisi (2020) ve Osman Dinç’in ‘Gözlemevi’ sergisi Baksı’da 2022 yılını onurlandırıyor. Artık dünya kültür haritasında söz sahibi olan bu sanatçılar Baksı’da köklü bir geleneğin temellerini attılar. Kendilerine ve bu sergilerin gerçekleşmesi için katkı veren kişi ve kurumlara çok şey borçluyuz. ‘Gözlemevi’ Baksı’nın uçsuz bucaksız coğrafyasında gerçekten geçmişe ve geleceğe bakan bir atmosfer ve destansı bir ortam yaratıyor. Böylece de izleyicide yeni anlam arayışlarına neden oluyor. ‘Gözlemevi’ ile yaratılmış olan estetik ruh, geçmişi olduğu kadar geleceği de gözlemin merkezine koyarak izleyiciyi selamlıyor ve Baksı Müzesi için gerçek anlamda çok değerli bir ölçü oluşturuyor.”

    ​Osman Dinç’in “Gözlemevi” başlıklı sergisini Baksı Müzesi Ana Bina’sında aralık ayına kadar ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2387
  • 27-06-2022

    Netflix’in ilgi gören yapımlarından Clickbait’in yazarı Christian White'ın travmaya, kökene ve hafızaya dair polisiye gerilim türündeki romanı Sandığın Kişi Değilsin, Aysun Babacan’ın çevirisiyle April Yayıncılık’tan çıktı.

    Victorian Premier’s Edebiyat Ödülü'nü kazanan Christian White'ın 17 dile çevrilen Sandığın Kişi Değilsin romanı Australian Book Industry Awards Yılın Romanı ve Indie Book Awards Yılın Çıkış Romanı finalisti oldu.

    Kimberly Leamy, Melbourne’de fotoğrafçılık dersleri veriyor. Bir gün teneffüs sırasında yanına daha önce hiç görmediği bir adam yaklaşıyor. 26 yıl önce kayıplara karışan bir kızdan söz ediyor. Sammy’den. Kimberly başta anlamıyor, anlayınca öfkeleniyor, zerre inanmıyor. Ancak iddia o kadar korkunç ki yokmuş gibi davranamaz, havada asılı bırakamaz. Kimberly şimdi yola çıkmak, Amerika’ya gitmek zorunda. Karşısında fanatik bir topluluk, yakınlaşmak zorunda olduğu tekinsiz bir aile ve temeli sırlarla atılmış bir kasaba var.

    “Adı Sammy Went. Bu fotoğraf ikinci yaş gününde çekildi. Üç gün sonra küçük kız kayıplara karıştı.”

    0
    0
    2223
  • 26-06-2022

    Yerli müzik sahnesinin öncü reggae gruplarından Sattas, kendine özgü yorumuyla neşeli bir yaza giriş şarkısına dönüşen “Küçük Kardeşim”i GRGDN Müzik etiketiyle yayımladı.

    Geçtiğimiz aylarda Neşet Ertaş’ın önemli eseri “Yalan Dünya”yı yeniden yorumlayan grup, yoluna “Küçük Kardeşim” ile devam ediyor. Selim Öztürk prodüktörlüğünde kaydedilen şarkının söz ve müziği Fikri Karayel’e ait, geri vokaller ise Sena Nur Gül (Paptircem) imzası taşıyor. Albümü yayımlamadan önce grup, yeni şarkıları “Slowly” ve “Ne Kaldı”yı da dinleyiciyle buluşturacak.

    ​Sattas’ın “Küçük Kardeşim” isimli yeni şarkısını buradan dinleyebilirsiniz

    0
    0
    2337
  • 26-06-2022

    Jumbo, 75. yılında BASE iş birliği ile hayata geçirdiği Jumbo markasının ve ürünlerinin sanatsal yorumlarından oluşan “Zamansız Yolculuk” sergisini 6 Temmuz’a kadar Yapı Kredi bomontiada’da sanatseverlerle buluşturuyor.

    Jumbo’nun Yapı Kredi Bomontiada’da BASE iş birliği ile düzenlediği “Zamansız Yolculuk” sergisi genç sanatçıların Jumbo’nun simgesi hâline gelen fil sembolünü ve ürünlerin yaratıcı, farklı bakış açıları ile yorumlayarak hazırladıkları eserlerden oluşuyor. Yaratıcılığa olan inancını genç sanatçılarla paylaşmak ve günümüz sanatının çeşitlilik içeren diline ve gündelik nesneleri yorumlama biçimlerine yeni bir çerçeve sunmak amacıyla Jumbo’nun hayata geçirdiği sergi; seramik, yağlı boya, heykel, fotoğraf, baskı, cam ve grafik tasarım gibi geniş bir yelpazede 33 eseri izleyicilerin beğenisine sunuyor. Jumbo, sanatçılarla yaptığı bu çalışmayı ilerleyen günlerde mağazalarına taşıyarak sanatı tüketicilerle de buluşturacak.

    ​“Zamansız Yolculuk” sergisini 6 Temmuz’a kadar Yapı Kredi bomontiada’da ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    3213
  • 26-06-2022

    Seda Erciyes ve Karakter’in beraber ürettikleri iki yeni şarkıdan oluşan Sinyal / Bi’ Işık adlı maxi single yayımlandı.

    Kendi janrlarında tekil üretimleriyle adlarından sıkça söz ettiren ve kolaborasyonlarda da sıkça rastladığımız Wiseslang sanatçıları Seda Erciyes ve Karakter, şarkılarında 2000’ler pop ve jungle müziğinden ilham alıyorlar.

    Şarkıların sözleri Seda Erciyes’e, prodüksiyonu Karakter’e (Kerem Demirayak), mix & mastering’i Harun İyicil ve kapak görseli Wiseslang’e ait. Şarkıların dağıtımını ise Kahuna üstlendi.

    Sinyal & Bi’ Işık’ı buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    2384
  • 25-06-2022

    Eren Alıcı’nın solo projesi Evdeki Saat, Casa Sunsets on the Road karavanıyla yola çıkarak 1 Temmuz’da Küçük Akyaka’da, 2 Temmuz’da Shambala Kabak’da, 6 Ağustos’ta BabaKamp’ta, 19 Ağustos’ta Kargıcak Bay’da ve 20 Ağustos’ta ise Bonjuk Bay’da konser verecek.

    Rutinlerin dışına çıkarak, ait olduğumuz “doğa” ve “özümüz” ile yeniden bağlantı kurmamızı sağlamak, hep birlikte nefes almak, birlikte Türkiye’nin en iyi günbatımlarını yakalamak için yola çıkan Casa Sunsets On The Road ile Evdeki Saat müzikseverlerle buluşacak. Projeyle ilgili detaylar için Instagram’da @csunsetstr hesabını takip edebilirsiniz.

    Casa Sunset On The Road Evdeki Saat Konser Programı:

    1 Temmuz / Akyaka – Küçük Akyaka
    2 Temmuz / Fethiye – Shambala Kabak
    6 Ağustos  / Babadağ - BabamKamp
    19 Ağustos / Kargıcak Bay
    ​20 Ağustos / Muğla - Bonjuk Bay

    0
    0
    17620
DAHA FAZLA
Geldanlage