GÜNDEM
  • 01-09-2022

    MUBI birbirinden heyecan verici ve ödüllü yapımları eylül ayı boyunca sinemaseverlerle buluşturmaya devam edecek. Eylül programında öne çıkan yapımlar arasında; Tayfun Pirselimoğlu’na hem Altın Portakal’da hem de İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülü kazandıran Kerr, Zhang Yimou’nun Çin Kültür Devrimi döneminde geçen yeni filmi Bir Saniye, Kirill Serebrennikov’un 2021’de Altın Palmiye için yarışan politik taşlaması Petrov Grip Oldu ve Kosta Rika’nın Oscar adayı olan Nathalie Álvarez Mesén imzalı Clara Sola yer alıyor.

    Kataloğa eklenen diğer filmler ise şöyle; Can Merdan Doğan’ın taptaze mizahıyla dikkat çeken, Nihal Yalçın ve Murat Kılıç’lı kısa filmi Stiletto, Saraybosna’dan ödülle dönen SİYAD Ödülleri’nde En İyi Belgesel seçilen Ahmet Necdet Çupur imzalı Yaramaz Çocuklar, Türkiye’de caz müziğin tarihini anlatan Batu Akyol imzalı Türkiye’de Caz, çağdaş sinemanın en özgün yönetmenlerinden Tayvanlı usta Tsai Ming-liang’dan Hong Kong gecelerinin şiirsel güzelliğini yansıtan meditatif kısa film Gece, İspanya’nın gölgede kalmış bir bölgesinde üç orta yaşlı kadının hayalleri üzerine kurulu Ainhoa Rodríguez imzalı Destello Bravío, Berlinale’den ödülle dönen Yann Gonzalez imzalı Ucube, Şilili usta Pablo Larraín’in John F. Kennedy suikastı sonrası First Lady Jacqueline Kennedy’nin yas sürecini anlattığı filmi Jackie, Emir Kusturica’nın kendine has kaotik mizahıyla, yoksul kaçakçıların, ufak çaplı hırsızların dünyasını anlattığı filmi Kara Kedi, Ak Kedi, sinemanın büyük ustası Robert Bresson’un bir Tolstoy yapıtından esinlenerek çektiği son filmi Para.

    Yeni Alman Sinemasının öncü figürlerinden Rainer Werner Fassbinder’in kariyerinin sonlarında çektiği dört film, onun sinemasını anlatan pek çok unsuru içeriyor. Savaş sonrası Almanya’da yükselme hırsıyla dolu bir kabare dansçısının öyküsü anlatan Lola, kariyeri düşüşe geçmiş, nevrotik, eski bir beyazperde yıldızını konu alan Veronika Voss’un Tutkusu, radikal eylemcilerin bile sistemin kuklasına dönüşebildiğini gösteren Üçüncü Kuşak ve aşkta sürekli hüsrana uğramış trans bir kadının geçmişe yolculuğunu anlatan 13 Aylı Bir Yılda MUBI’de gösterime girecek. 70’lerin sonu ve 80’lerin başından bu dört film, Fassbinder’in insan doğasına, ilişkilere ve modern çağın sömürü çarklarına karanlık ve tavizsiz bakışını izleyiciye sunuyor.

    MUBI Eylül  Programı:
    1 Eylül - Çifte Hayatlar (Doubles Vies, 2018)
    2 Eylül - Kara Kedi, Ak Kedi (Crna Mačka, Beli Mačor, 1998)
    3 Eylül - Petrov Grip Oldu (Petrov's Flu, 2021)
    4 Eylül - Last and First Men (2020)
    5 Eylül - Lola (1981)
    6 Eylül - İtiraf (La Confession, 2016)
    7 Eylül - Saç (2010)
    8 Eylül - Ucube (Hideous, 2022)
    9 Eylül - Clara Sola (2021)
    10 Eylül - Yaramaz Çocuklar (2021)
    11 Eylül - Kundun (1997)
    12 Eylül - 13 Aylı Bir Yılda (In einem Jahr mit 13 Monden, ​​1978)
    13 Eylül - Dostluğun Ölümü (Friendship's Death, 1987)
    14 Eylül - Ben O Değilim (2013)
    15 Eylül - ​​Destello Bravío (2021)
    16 Eylül - Bir Saniye (Yi Miao Zhong, 2020)
    17 Eylül - Stiletto (2021)
    18 Eylül - Son Metro (Le Dernier Métro, 1980)
    19 Eylül - Veronika Voss'un Tutkusu (Die Sehnsucht der Veronika Voss, 1982)
    20 Eylül - Okul Çıkışı (Afterschool, 2008)
    21 Eylül - Yol Kenarı (2017)
    22 Eylül - Gece (Liang Ye Bu Neng Liu, 2021)
    23 Eylül - Jackie (2016)
    24 Eylül - Kerr (2021)
    25 Eylül - Para (L’argent, 1983)
    26 Eylül - Üçüncü Kuşak (Die dritte Generation, 1979)
    27 Eylül - Bahçeyi Evcilleştirmek (Taming the Garden, 2021)
    28 Eylül - Wood and Water (2021)
    29 Eylül - Deliliğin Hizmetinde (Kurutta Ippēji, 1926)
    ​30 Eylül - Türkiye’de Caz (2013)

    Tag: MUBI
    0
    0
    2542
  • 01-09-2022

    afskdfmslkfjlksfklsdf

    0
    0
    14
  • 01-09-2022

    Ferda Art Platform, Murat Germen’in “Obscura Lucida” başlıklı kişisel sergisine 7 Eylül - 8 Ekim tarihleri arasında ev sahipliği yapacak.

    Serginin başlığı olan “Obscura Lucida” fotoğraf tarihinin teknik ve felsefi boyutlarına gönderme yapıyor. Sergide Germen’in kent ile doğanın bakir ve sakin anlarını belgelediği, kimi zaman karanlık kimi zamansa alacakaranlıkta uzun pozlama ile çektiği fotoğrafları yer alıyor. Sanatçı karanlık anlamına gelen “obscura” ile aydınlığı ima eden “lucida” kavramlarını, geceyi gündüz hâline getirdiği fotoğraflarında insan ve şehir ve doğa ilişkisi üzerinden kurguluyor. Sergide yer alan fotoğraflar, gün boyunca insanın tahribatına ve işgaline maruz kalan şehir ile tabiatın, gece vakti kendilerini yeniden ortaya koydukları anları belgeleyen görsel betimlemelerden oluşuyor.

    ​Murat Germen’in “Obscura Lucida” başlıklı kişisel sergisini 7 Eylül - 8 Ekim tarihleri arasında Ferda Art Platform’da ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1728
  • 01-09-2022

    Annie Ernaux’nun kişisel deneyimle toplumsal tarihi birleştirdiği ilk kitabı olan, çocukluktan kopuşu, kürtajı, iki dünya arasında sıkışıp kalmışlığı anlattığı Boş Dolaplar, Siren İdemen’in çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.

    Ernaux, ne olmak istediğinden ziyade ne olduğuyla cebelleşmek zorunda kalan, toplumsal yükseliş sancıları çeken otobiyografik karakteri Denise'in yaşamını anlatıyor bu kitabında. Küçük bir kafe-bakkal işleten anne babanın etrafında şekillenen mutlu bir çocukluk, okul hayatı, yeni bir sosyal çevre, yabancılaşma, sınıf atlama arzusu, onaylanma ihtiyacı, öfke patlamaları, utanç, kürtaj...

    Seneler'e uzanan oto-sosyobiyografi yazınının da habercisi olan Boş Dolaplar, iki ayrı dünya -eğitimsiz işçi sınıfı ve eğitimli burjuva sınıfı- arasında sıkışıp kalmış, okul yaşamındaki başarılarıyla ailesinin temsil ettiği her şeye karşı kendini yeniden inşa etmeye çalışan genç bir kızın, Denise Lesur'ün hikâyesi. 

    0
    0
    2954
  • 01-09-2022

    Karşı Sanat Çalışmaları, Görülmüştür Kolektifi ve Redfotoğraf grubu tarafından hazırlanan “İçeride / Dışarıda” başlıklı sergiyi 1 - 10 Eylül tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.

    “İçeride / Dışarıda” sergisi hapishanelerde bulunan sanatçıların kadına, çocuğa, emekçiye, mülteciye, LBGTİ+’lara, tabiata, hayvana uygulanan şiddet ve bu şiddete karşı direniş üzerine düşüncelerini ifade etmelerini amaçlıyor. Sergide yer alan eserler 10, 20, 30 yıldır zindanda olan binlerce insanın kesintisiz üretiminin küçük bir bölümünü oluşturuyor.

    Özellikle tecrit içinde tecridi yaşayan, zor koşullarda üreten yazar, şair ve çizerlerden yanıt gelmesi uzun sürdü. Bu zahmetli iletişim sürecinin kendisi serginin en önemli parçasını oluşturdu. Büyük bir sabırla süren mektuplaşmaların sonunda içerisi ve dışarısı arasında açılan tünelin sergide yer alan kolektif bir eser olduğunu söylemek mümkün. Bu sürecin örgütlenmesi bize içerisi kadar dışarısının da hapishaneye dönüştüğü ülkenin şartlarını bir kez daha hatırlatıyor. Özgürlüğün tanımını yeniden düşündürüyor. Redfotoğraf grubundan gelen katılım ile bu tartışmaya dair sergiye yeni bir boyut eklenmiş oluyor.

    “İçeride / Dışarıda” başlıklı sergiyi 1 - 10 Eylül tarihleri arasında Karşı Sanat Çalışmaları’nda ziyaret edebilirsiniz.

    ​Adres: Asmalı Mescit, İstiklal Cd. No:108, 6. kat 34430 Beyoğlu/İstanbul

    0
    0
    2293
  • 01-09-2022

    Nurullah Ataç’ın 1923-1942 yılları arasında Aydabir, Resimli Her Şey, Her Şey, Foto Magazin, Resimli Hafta, Yeni Mecmua gibi belli başlı “salon” dergilerindeki yazılarından oluşan Ne Yalan Söyleyeyim, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.

    Mehmet Can Doğan’ın yayına hazırladığı bu kitapta, Ataç’ın şiirden müziğe, romandan sinemaya hemen her konuya el attığı, klasik denemenin tüm özelliklerini taşıyan serbest yazıları bir araya geliyor. Güncel yazınsal konuları, toplumsal sorunları ve bazı insanlık durumlarını yorumlarken kimi zaman karşı çıkışlarda bulunuyor; ancak Ataç’ın bilinen keskin, çatık kaşlı tabiatı değil de cana yakın, sokulgan, uysal yanı öne çıkıyor.

    “Konuşmamızın tatlı olmasını istersek kendi zevklerimizi değil, karşımızdakilerin zevkini düşünelim; yani onlara kendilerini göstermek fırsatını verelim. Onlar kendilerini beğendirmeye çalışmak imkânını buldukça bizi beğenirler. “Biz kibirli olmasak başkalarının kibri bizi yaralamaz.” Konuşmayı bilmek, kimsenin kibrini yaralamamayı bilmektir. Dünya denen bu “gösteriş pazarı” böyle kurulmuş, böyle gider.”

    0
    0
    1801
  • 31-08-2022

    DasDas yeni sezonda Joseph K. ve Romeo ve Juliet gibi DasDas’ın sevilen oyunlarının gösterimine devam ederken Dünya Yerinden Oynar oyununun prömiyerini 9 Eylül’de gerçekleştirecek.

    DasDas’ın provaları devam eden yeni oyunu Dünya Yerinden Oynar 9 Eylül akşamı ilk kez sahnelenecek. Şebnem İşigüzel tarafından kaleme alınan ve Mert Fırat’ın yönetmenliğini üstlendiği oyunda Alara Canay, Emine Doruk / Gökşen Ateş, Melisa Akman, Özge Borak, Özge Fışkın, Rana Büyükyılmaz ve Su Sonia rol alıyor. Yedi kadının özgürlükleri için yan yana durduğu ve hayatları pahasına mücadele edişlerini İstanbul semalarında dolaşan tanıdık ezgilerle seyirciye aktaracak olan Dünya Yerinden Oynar 9, 10, 20 ve 21 Eylül akşamları 20.30’da suare ve 11 Eylül günü 17.00’de matine seansıyla izleyici karşısına çıkacak.

    Nuri Harun Ateş Kafası Karışık Kontrtenor oyunu 16 Eylül akşamı 20.30’da DasDas Smash Paribu Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak. 2010 yılından bu yana sahnelenen kabare-konser performansta Nuri Harun Ateş, ülkenin aktüel sosyoekonomik ve politik iklim değişikliklerine göre oluşturduğu konuları şarkılar eşliğinde ele alıyor.

    DasDas Sahne’nin sevilen oyunlarından Deli Bayramı yeni sezonda da sahnelenmeye devam edecek. Turgut Özakman’ın kaleme aldığı, Metin Akpınar’ın süpervizörlüğünü, yönetmenliğini ise Mert Fırat ve Metin Akpınar’ın üstlendiği oyunun oyuncu kadrosunda Alper Baytekin, Ayşegül Cengiz, Büşra Alnıtemiz, Cansu Boz, Didem Balçın, Erdi Güçlü, Hande Özkurt, Kadir Burak Baydar, Mert Fırat, Nila Fırat, Özgün Aydın, Tunahan Çilingir ve Volkan Yosunlu yer alıyor. Deli Bayramı 18 Eylül günü 17.00’de DasDas Sahne’de izleyicilerle buluşacak.

    Anadolu Efes Mavi Sahne: Yalnızlar İçin Çok Özel Bir Hizmet, 2022-23 tiyatro sezonunda da DasDas Atölye’de izleyici karşısına çıkacak. Murat Gülsoy’un aynı adlı romanından Ceren Boz ve Nagihan Gürkan tarafından sahneye uyarlanan oyun, kendini bilmek ve bulmak arasındaki bir kayboluş hikâyesini ele alıyor. Ceren Boz, Ümit Erlim, Sabahattin Yakut ve Nihan Işık’ın kadrosunda yer aldığı Anadolu Efes Mavi Sahne: Yalnızlar İçin Çok Özel Bir Hizmet 21 Eylül akşamı 21.00’de DasDas Atölye’de olacak.

    Tom Basden tarafından kaleme alınan, oyuncu kadrosunda Mert Fırat, Didem Balçın, Onur Dilber ve Özgün Aydın yer aldığı Joseph K. oyunu 22 Eylül akşamı 20.30’da yeniden seyirci karşısında olacak.

    ​Tiyatro oyunlarının yanı sıra Madrigal 23 Eylül akşamı 22.00’de DasDas Sahne’de konser verecek. Politik ve kara mizah esintili şovu ile Deniz Göktaş, 24 Eylül akşamı 20.30’da DasDas Sahne’ye konuk olacak. Etkinliklerin biletlerini Mobilet üzerinden satın alabilirisiniz.

    0
    0
    2275
  • 31-08-2022

    Dünyaca ünlü Bread and Puppet Theater’ın dev kuklaları, 17. İstanbul Bienali kapsamındaki yürüyüş ve açık hava gösterileriyle 14, 15, 16 ve 17 Eylül’de İstanbul’da sanatseverlerle buluşacak.

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 2007-2026 Bienal Sponsoru Koç Holding’in desteğiyle düzenlenen 17. İstanbul Bienali, 17 - 22 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bienal katılımcılarından, dünyaca ünlü protest kukla tiyatrosu Bread and Puppet Theater, açılış günlerinde İstanbul’un farklı semtlerinde bir dizi performans ve açık hava gösterisi sergileyecek. Bread and Puppet Theater, bienal kapsamında “Toplumumuzun Kötülükleri” (The Demons of Our Society) temalı geçit töreni ve açık hava performansı hazırlıkları için İstanbul’a gelerek atölye çalışmalarına başladı. Proje kapsamında Türkiye’nin önde gelen Karagöz ustalarından Cengiz Özek’in günümüzdeki çevre sorununa işaret eden oyunu Çöp Canavarı’ndan bir bölüm de izleyiciyle buluşacak.

    1963 yılında Peter Schumann tarafından New York’ta kurulan Bread & Puppet Theater, kâğıt hamurundan ve mukavvadan yapılmış heybetli kuklaları ve gösterişli performansları ile tanınıyor. ABD’nin en eski kâr amacı gütmeyen politik tiyatrolarından biri olan topluluk, 1960’lardan bu yana savaş karşıtı protestolara katılıyor.

    İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi Programı iş birliğiyle gerçekleştirilen atölye çalışmalarına, yapılan açık çağrı sonucu belirlenen 50’nin üzerinde gönüllü katılıyor. Katılımcılar, santralistanbul Kampüsü’nde 3 hafta süren atölyelerde hem kampüsten temin edilen atık malzemeleri ileri dönüştürerek kuklaları hazırlıyor hem de koreografi ve sahnelerin tasarımı üzerinde çalışıyor.

    ​Bread and Puppet Theater; 14 Eylül Çarşamba İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kampüsü’nde, 15 Eylül Perşembe Küçükçekmece Gölbaşı’nda, 16 Eylül Cuma ve 17 Eylül Cumartesi günleri Müze Gazhane’de 18.00-20.00 saatleri arasında performans sergileyecek. Performanslara İstanbul Karagöz Kukla Vakfı kurucusu, Uluslararası İstanbul Kukla Festivali’nin sanat yönetmeni ve Karagöz sanatçısı Cengiz Özek de Çöp Canavarı adlı oyunuyla eşlik edecek. Bread and Puppet Theater’ın açık hava performanslarına ek olarak 1970’lerde topluluğa katılarak uzun yıllar çalışan tiyatro tarihçisi ve kuklacı Dr. John Bell kuklacılık, sokak performansları ve eylemcilik üzerine Barın Han’da özel bir sunum gerçekleştirecek.

    0
    0
    2345
  • 31-08-2022

    Deborah Levy’nin 2019 Booker Ödülü adayı iddialı, eğlenceli ve heyecan verici romanı Her Şeyi Gören Adam, Eda İşler’in çevirisiyle Everest Yayınları’ndan çıktı.

    Her Şeyi Gören Adam, gördüklerimiz ve/veya göremediklerimiz, dikkatsizlik ve başkalarına verdiğimiz zararlar, tarihin ağırlığı ve onu görmezden gelmek için yaptığımız yıkıcı girişimler hakkında bir hikâye anlatıyor.

    1988 yılında Abbey Yolu’nda Saul Adler’e bir otomobil çarpar. Adler düştüğü yerden kalkar, kız arkadaşı Jennifer Moreau’nun çektiği fotoğraf için poz verir. Adler zamana atılmış bir çentik olan bu fotoğrafı Doğu Almanya Cumhuriyeti’ne götürür. Ama geçmişin hayaletleri peşinde, henüz var olmayan bir geleceğin hem içinde hem dışında olduğu Doğu Almanya’da başı zamanla derttedir.

    0
    0
    1879
  • 31-08-2022

    Bu yıl Seyir Derneği tarafından 16 - 21 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin programı belli oldu.

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali yılın merakla beklenen, dünya festivallerinde ses getiren yerli ve yabancı yapımlarını sinemaseverlerle buluşturacak. Direktörlüğünü Azize Tan’ın, program danışmanlığını ise Fatih Özgüven’in üstlendiği festival, film gösterimlerinin yanı sıra yönetmen, yapımcı, senarist ve oyuncularla söyleşilere, güncel meselelere dair panellere, “Genç Sinema” programına, Cüneyt Cebenoyan Çocuk ve Sinema Buluşmaları iş birliğiyle çocuklara yönelik gösterim ve drama atölyelerine de ev sahipliği yapacak. Yarışma bölümü bulunmayan festivalde; yıl içinde kamera önünde ya da arkasında, sinemanın herhangi bir alanında gösterdiği başarıyla dikkat çeken, kariyerinin başındaki bir isme Mey|Diageo desteğiyle “Yeni Bir …” ödülü verilecek.

    Festival; Ayvalık Belediyesi, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Kültür için Alan, Komili, OGM Pictures, Kürşat Ayvalık, ASKEV Sinema, MUBI, Milliyet Sanat, Setur Ayvalık Marina, İnci Vural, Esra Başak, Şerif Kaynar, Füsun Okutan, Haldun İplikçioğlu, Ayvalıkzade, Ayvalık Ticaret Odası, Çamlık 87, Çöpmadam ve Medya Takip Merkezi’nin değerli katkılarıyla gerçekleşecek. Ayvalık’ın ardından festival 24 ve 25 Eylül’de Mordem Sanat iş birliğiyle özel bir seçkiyle Diyarbakır’da izleyiciyle buluşacak.

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali açılışını yakın dönem Güney Kore sinemasının usta yönetmeni Park Chan-wook’un son filmi Ayrılma Kararı ile yapacak. 2022 Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü kazanan film, araştırdığı cinayetin şüphelisi kadına âşık olan ve soruşturma ile duyguları arasında sıkışıp kalan bir dedektifin hikâyesini anlatıyor. Ayrılma Kararı, 16 Eylül Cuma akşamı Ayvalık Belediyesi Büyük Park Amfitiyatro’da açılış töreninin ardından izleyiciyle buluşacak.

    Festivalin Uluslararası bölümünde; Cannes Film Festivali’nde prömiyerini yapan David Cronenberg imzalı Müstakbel Suçlar, Cannes Film Festivali Jüri Özel Ödülü kazanan, 84 yaşındaki yönetmen Jerzy Skolimowski imzalı Aİ (EO), Jüri Büyük Ödülü kazanan Claire Denis’nin, Denis Johnson’ın aynı adlı romanından uyarladığı Öğle Güneşinde Yıldızlar (The Stars at Noon), Mia Hansen-Løve’un küçük kızıyla yaşayan ve hasta babası için uygun bir bakımevi arayan genç bir kadına odaklanan filmi Güzel Bir Sabah (One Fine Morning), Fransız sinemasının genç ustalarından François Ozon’un bambaşka yorumuyla izleyeceğimiz 1972 yapımı Rainer Werner Fassbinder imzalı Petra Von Kant’ın Acı Gözyaşları (The Bitter Tears of Petra von Kant), heykeltıraş, şair ve romancı Brian Catling’in kitabından uyarlanan Earwig, Kristoffer Borgli’nin yönetmen koltuğunda oturduğu, Oslo’da geçen bir narsizm hikâyesini anlatan filmi İlgi Manyağı (Sick Of Myself), Andreas Dresen’in ödüllü filmi Rabiye Kurnaz George W. Bush’a Karşı (Rabiye Kurnaz Vs. George W. Bush), George Miller’in Mad Max: Fury Road’dan tam yedi yıl sonra yönetmen koltuğuna geri döndüğü Üç Bin Yıllık Bekleyiş (Three Thousand Years Of Longing) ve Dan Geller ve Dayna Goldfine imzalı Hallelujah: Leonard Cohen, A Journey, A Song adlı belgeseli yer alıyor.

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali, Kore-Eda Hirokazu’nun Bebek Servisi (Broker) filmi, Charlotte Wells’in, Cannes Film Festivali Eleştirmenler Haftası kapsamında gösterilen ve çekimleri Muğla’da yapılan filmi Güneş Sonrası (Aftersun), bu yıl Cannes Film Festivali’nde Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde gösterilen, Erige Sehiri imzalı İncir Ağaçlarının Altında (Under the Fig Trees), Cannes Film Festivali’nde 75. Yıl Özel Ödülü’nü kazanan Jean-Pierre Dardenne ve Luc Dardenne’nin filmleri Tori&Lokita (Tori and Lokita), Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Belgesel; İstanbul Film Festivali Belgesel Film Yarışması’nda Mansiyon Ödülü’ne layık görülen Volkan Üce imzalı Her Şey Dahil, Louis Garrel imzalı kara komedi Kurtarıcı (Crusade), Screen Dergisi tarafından 2021 yılında Geleceğin Yıldızları arasında gösterilen Thomas Hardiman’ın ilk uzun metraj filmi Medusa Deluxe, bu yıl Cannes Film Festivali Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde yarışan Manuela Martelli’nin ilk uzun metrajlı filmi 1976 bulunuyor.

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin Türkiye Sineması 2021-2022 bölümünde; Tayfun Pirselimoğlu’nun aynı adlı kendi romanından uyarladığı, Erdem Şenocak’ın başrolünü üstlendiği Kerr, Ali Kemal Güven’in uzun yıllardır görüşmeyen iki lise arkadaşını bir rakı masasında buluşturduğu filmi Çilingir Sofrası, Ali Tansu Turhan’ın ilk uzun metraj filmi Diyalog, Ziya Demirel’in ilk uzun metraj filmi Ela ile Hilmi ve Ali, Tareq Daoud imzalı Yaban, Nazlı Elif Durlu’nun kara komedi türündeki ilk uzun metraj filmi Zuhal, ilk filmi Kasap Havası ile dikkat çeken Çiğdem Sezgin yeni filmi Suna, Cem Demirer’in ilk uzun metraj filmi Mendirek bulunuyor.

    Festivalin kısa metraj film programında; Ali Ercivan’ın ilk kısa filmi Lekesiz, Deniz Tortum ile ABD’li sanatçı Kathryn Hamilton’un birlikte yönettikleri Our Ark, Arda Gökçe’nin ilk kısa filmi Sıradan Bir Gün, Can Merdan Doğan’ın yazıp yönettiği kısa film Stiletto, Sami Morhayim imzalı Susam, İnan Erbil imzalı kısa film Belki Bir Gün Gideriz, Türkay Döşkaya yönetmenliğindeki Rüzgâr İçinde yer alıyor.

    Festivalde gösterilecek belgeseller arasında; Ceylan Özgün Özçelik’in yönettiği deneysel belgesel Cadı Üçlemesi 15+, Hakkı Kurtuluş ve Melik Saraçoğlu’nun yazıp yönettiği Dermansız, Senem Tüzen, Adam Isenberg ve Noah Amir Arjomand’ın yönettikleri Eat Your Catfish, Nur Akalın’ın 1995 yılındaki Paris, 2001 yılındaki Bangkok ve 2003 yılındaki Auschwitz-Birkenau gezilerinden notları perdeye yansıttığı filmi Do You Like Jupiter?, Cem Kaya’nın bu yıl Berlinale’nin Panorama bölümünde gösterilen ve Seyirci Ödülü’ne layık görülen üçüncü belgesel filmi Aşk, Mark ve Ölüm, fotoğrafçı ve yönetmen Coşkun Aşar’ın imzalı Koudelka - Aynı Nehirden Geçmek bulunuyor.

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin Anısına başlıklı bölümde; Erden Kıral anısına Vicdan, Cüneyt Arkın anısına Orhan Oğuz imzalı İki Başlı Dev, Cem Madra anısına John Cassavetes’in yönettiği Yüzler (Faces), usta yönetmen Peter Brook anısına Yedi Gün… Yedi Gece (Seven Days… Seven Nights… - Moderato Cantabile) gösterilecek. 

    Alman sinemasındaki feminist bakışın en önemli temsilcilerinden biri olan Ulrike Ottinger’in 80. yaş gününe özel Dorian Gray’in Magazin Basınındaki Portresi (The Image of Dorian Gray in the Yellow Press) festivalde izleyiciyle buluşacak.

    Festivalin Cüneyt Cebenoyan Çocuk ve Sinema Buluşmaları iş birliğiyle gerçekleştireceği gösterimler kapsamında Çok Uzakta (Too Far Away) adlı çocuk filmi gösterilecek.

    ​Ayvalık Uluslararası Film Festivali programı hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    3833
DAHA FAZLA
Geldanlage