
Esra Koruç, Gamze Güleç, Okan Ercan, Oya Yerlikaya, Sibel Boyacı ve Tuğçe Bilgin’in eserlerinden oluşan “Yapma-cık” başlıklı sergi 26 Kasım’a kadar Ankara’da yer alan Belm’art Space’te sanatseverlerle buluşuyor.
“‘Yapma’ çağımızın belirgin bir özelliği.
Bu hiç de yeni bir olgu değil, belki de varoluşumuzdan beri organize ettiğimiz bir süreç.
Sosyal konvansiyonlara uyma baskısı altında varlığını sürdüren bu süreç, gerçekliği sorgulayan, çelişkiyi vurgulayan, alışılmadık bir perspektif sunan bir aralık.
Günümüzün sofistike ve teknolojiyle dolu dünyasındaki bu aralık, doğal olanın yapayla yer değiştirdiği, toplumsal ve kültürel normların temsil biçimlerinin sorgulandığı, gerçeğin yeniden değerlendirildiği bir görünüm sunar;
ister gerçek ister sanal sahnelemelerde
yeniden üretilen,
kendisi olmayan
göründüğünden başka bir şeye refere etmeyen,
‘değiller’ zeminine yerleşen…”
Adres: Tunalı Hilmi Caddesi, Kuğulu Apt. 112/2 Çankaya / Ankara
Künye:
1. Gamze Güleç, 'Eklem-siz', 2021, Değişken ölçü, Karışık malzeme
2. Sibel Boyacı, ‘Afrodit’in doğuşu’, 2019, Alçı döküm, meme protezi, 20x15x15cm
3. Okan Ercan, 'Denize Nazır', 2023, video heykel, loop1
4. Tuğçe Bilgin, 'Taşınabilir Bahçe', 2022, Toprak, Buğday tohumu, Metal alet çantası, 70x54x25cm
5. Esra Koruç, 'Selfie', 2023, Karışık teknik, 35x27x20cm
6. Sibel Boyacı, ‘Şahmeran’, 2023, Yerleştirme, Değişebilir Ölçüler
Muriel Spark’ın her faninin yaşamını gölgeleyen bir gerçeği, ölüm bilgisiyle yaşamı ele aldığı karanlık fakat eğlenceli romanı Memento Mori, Püren Özgören’in çevirisiyle Siren Yayınları’ndan çıktı.
Başlangıçlarla sonlara, dürüstlükle entrikaya ve insanların çocukluktan yaşlılığa değin oynadıkları oyunlara odaklanan bu roman, her soluğu söndüren olguyu isimsiz bir kahraman olarak olayların kalbine yerleştiriyor ve kahramanların yaşamlarının sarpa sarmasını izliyor.
Lettie Colston ve yetmişini çoktan devirmiş arkadaşları, günün birinde isimsiz telefonlar almaya başlarlar. Arayan kişi tek bir şey söyler, “Öleceğini hatırla” ve telefonu kapatır. Aramalar devam ederken yaşamlarının sonbaharını süren kahramanlar günlük işlerine devam etmeye çabalarlar.
Kundura Sahne, Türkiye ve Portekiz ortak yapımı dans projesi Never Odd Or Even ile 2023-2024 sezonunu 3 Kasım’da (bugün) açıyor.
Never Odd Or Even, 3 Kasım Cuma günü saat 21.00’de Türkiye prömiyerini yaptıktan sonra ikinci ve son gösterimi ile 4 Kasım Cumartesi günü de saat 17.00’de izleyicilerle buluşacak. Never Odd Or Even, Filiz Sızanlı ve Mustafa Kaplan ile Portekizli sanatçı ikilisi Sofia Dias ve Vítor Roriz’i aynı sahnede bir araya gelecek. Dördü de konuşma, ses, hareket ve jest arasındaki ilişkilere ilgi duyan ve kesinlik, minimalizm, dil ve soyutlamaya karşı ortak merak geliştiren sanatçılar, bu konulara bireysel veya ikili olarak farklı pencerelerden bakabilmenin zenginliğini de ortaya koyuyorlar. On yılı aşkın bir zamandır neredeyse yalnızca kendi partnerleriyle çalışan ikili sanatçıların ortak bir üretimle yarattıkları Never Odd Or Even, mahrem bir dünyanın kapılarını aralarken; uzun yıllar boyunca birlikte üretmenin, paylaşılan bir yalnızlık deneyimi olduğunu da keşfediyor. Sanatçıların beş yıl boyunca birbirlerini izleyerek, dinleyerek ve gözlemleyerek ürettikleri ve bu yaratım sürecini seyirciyle paylaştıkları performans, iki farklı ülkede yaşama deneyimlerinden de yola çıkarak ikiliklerdeki sanatsal, sosyal ve politik yansımaları da anlamaya çalışıyor. Etkinlik hakkında ayrıntılı bilgiye ve biletlere buradan ulaşabilirsiniz.
Bilgili Holding’in ev sahipliğinde hayata geçirilen 8. Artweeks Akaretler, 3-16 Kasım tarihleri arasında Akaretler Sıraevler’de gerçekleştirilecek.
Artweeks Akaretler kapsamında Dirimart, Pilevneli, PG Art Gallery, Anna Laudel, x-ist, MERKUR Galeri, Galeri Siyah Beyaz, Öktem Aykut, Ferda Art Platform, Martch Art Project, İyilik İçin Sanat, Galeri Nev İstanbul, Galeri Bosfor, Taksim Sanat, Doğançay Müzesi, Şerife Bilgili Ercantürk, Mine Sanat Galerisi, Muse Contemporary, One Arc Gallery, Gallery Kairos, Cengiz Yatağan gibi Türkiye’den galeriler ve sanatçılar bir araya geliyor. Bilgili Holding ve UBS ana sponsorluğunda gerçekleşen fuarın organizasyonu, Bilgili Sanat ve Sabiha Kurtulmuş üstleniyor.
İki hafta boyunca sanatseverleri bir araya getirecek olan etkinlikte ayrıca belirli günlerinde sanatçılarla konuşmalar, paneller ve etkinlikler de düzenlenecek. Sanatseverleri ve sanatçıları bir araya getirerek, farklı sanat disiplinlerinden eserleri keşfetmeye davet eden etkinlik, sanatın çeşitliliğini ve yaratıcılığını kutlayan bir platform olarak, ziyaretçiler ve sanatçılar arasında değerli bağlar kurmayı hedefliyor.
Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Haluk Akakçe’nin Akaretler’deki evi ve atölyesi, eşi Nevzat Beyazıt Akakçe’nin isteği üzerine 3-16 Kasım tarihleri arasında Artweeks’e özel ziyaret edilebilecek.
Akaretler Sıraevler’de iki hafta sürecek olan etkinlikte, tüm sergiler ve söyleşiler sanatseverlere açık ve ücretsiz olacak.
Robert Musil’in merkezinde kadın karakterlerin yer aldığı “Aşkın Tamamlanışı” ve “Sakin Veronika’nın Baştan Çıkışı” adlı iki uzun öyküsünden oluşan ilk dönem eserlerinden olan Birleşmeler, Anıl Alacaoğlu’nun çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.
Eleştirmenlere göre kitapta yer alan iki öykü dünya edebiyatının en girift eserlerinden kabul edilirken Musil’in başyapıtı Niteliksiz Adam’da mükemmelleştireceği yüksek modernist üslubunun erken bir görüntüsünü sunuyor.
“Her şey susuyor ve bekliyordu, her şey onlar yüzünden oradaydı... Sonsuza dek uzanan parlak bir iplik gibi dünyanın içinden geçen zaman, bu odanın ortasından, bu iki insanın ortasından geçiyor gibi görünüyordu...”
Gazeteci Hilal Solmaz’ın yönetmenliğini üstlendiği, Cumhuriyet’in ilk yıllarında devlet bursuyla yurt dışında eğitim gördükten sonra ülkelerine dönen isimlere odaklanan Cumhuriyet'in Yüzleri belgeseli İBB TV Youtube kanalında izleyicilerle buluşuyor.
Yapımcılığını Medya A.Ş’nin üstlendiği belgesel serisinde, Hilal Solmaz Cumhuriyet’in 100’üncü yılında, Cumhuriyet’in eğitimde fırsat eşitliği ilkesinden yararlanıp bursla yurt dışında eğitim gördükten sonra Türkiye’ye dönen isimlerle konuştu. Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, Devlet Opera ve Balesi’nin ilk kadın genel müdürü Meriç Sümen, sanat tarihçisi Prof. Dr. Nurhan Atasoy, mimar Dr. Doğan Hasol, ressam Mehmet Güleryüz, müzisyen İlham Gencer’in de aralarında olduğu isimler belgeselde bir araya geldi. Belgesel serisi önümüzdeki günlerde Haldun Dormen, Ayla Algan ve Seha Okuş ile devam edecek.
Cumhuriyet'in Yüzleri belgesel serisini İBB TV Youtube kanalı üzerinden izleyebilirsiniz.
Hamnet ile dünya çapında geniş bir okur kitlesi kazanan Maggie O’Farrell’ın Rönesans İtalya’sında bir kadının kaderine karşı hayatta kalma mücadelesini anlattığı romanı Evlilik Portresi, Kıvanç Güney’in çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.
Women’s Prize for Fiction finalisti olan Evlilik Portresi, bir Rönesans tablosu kadar çarpıcı bir hikâye sunuyor. Roman, 1550’ler Floransa’sında geçiyor. Grandük Cosimo de’ Medici’nin üçüncü kızı Lucrezia, çizim konusunda eşsiz yeteneğe sahip, hayal gücü sınır tanımayan bir çocuk; gösterişli palazzodaki gösterişsiz, unutulmuş konumundan fazlasıyla hoşnuttur. Ablasının beklenmedik ölümüyle Lucrezia ilk kez kendini ilginin merkezinde bulur. Ablası yerine, Ferrara Dükü Alfonso’yla evlenmek zorunda kalır.
Lucrezia, henüz on beşinde ve kafası karmakarışık bir şekilde, pek de hoş karşılanmadığı muammalarla dolu bir sarayda bulur kendini. Muammaların en büyüğü ise kocasıdır. Hangisi gerçek? Düğün zamanı muziplikleriyle ve neşesiyle onu kendine çeken adam mı, yoksa kendi kız kardeşlerinin bile karşısında titremesine neden olan despot yönetici mi? Bir tek şey ayan beyan ortadadır: Lucrezia’nın sarayda var olabilmesi, ailenin iktidarını devam ettirecek bir vâris doğurmasına bağlıdır.
Portekizli şarkıcı ve söz yazarı Nessi Gomes, 11 Kasım akşamı Zorlu PSM’de müzikseverlerle buluşacak.
Müziğinde farklı tınılar ve etkileyici melodiler kullanan Nessi Gomes, kendine özgü müzikal tarzı ve şarkıları ile dikkat çekiyor. Portekizli doğaçlama müzisyeni Gomes, 2013’ten bu yana yapmış olduğu kişisel yolculuğundan biriktirdiklerini, sesinin tuhaflığı ve duygusallığı ile dinleyicilere aktarıyor. Sadece akustik gitar ve vokaliyle bile dinleyicilerine büyülü bir atmosfer sunabilen Gomes, müziğini hafızalara kazıyan mistik ve etkileyici unsurlarla yoğunlaştırıyor. Kendine özgü tarzı, caz, fado ve dünya müziği gibi farklı türlerin birleşiminden oluşuyor. Gökçe Es’in açılışını yapacağı, Nessi Gomes konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Bosna Sancak Akademik Kültür ve Tarih Vakfı ve Türkiye Bosna Sancak Derneği iş birliği ile 5. Bosna Sancak Kültür Günleri kapsamında düzenlenen “Sjećaš li se Sarajeva - Saraybosna’yı Hatırlıyor musun?” sergisi, 2 Kasım - 31 Aralık tarihleri arasında Metrohan’da sanatseverlerle buluşuyor.
Clarissa Thieme & Hamdija Kreševljaković Arşivi ve Nihad Kreševljaković iş birliğiyle düzenlenen sergi, Saraybosna kuşatma altındayken Kreševljaković kardeşler ve Nedim Alikadić öncülüğünde bir grup Saraybosnalı tarafından 1992-1995 yılları arasında el kameraları ile çekilen amatör videoların özel bir koleksiyonundan oluşuyor.
5. Bosna Sancak Kültür Günleri, 2-19 Kasım tarihleri arasında, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Pera Müzesi ve Metrohan’daki etkinliklerle katılımcılarla buluşacak. Bosna Sancak Akademik Kültür ve Tarih Vakfı ve Türkiye Bosna Sancak Derneği iş birliğiyle düzenlenen ve sanat yönetmenliğini Azra Tüzünoğlu’nun üstlendiği konser, sergi, konuşma ve film gösterimi gibi etkinlikler, Bosna-Sancak & Türkiye arasındaki kültürel ve sanatsal paylaşımları arttırmayı ve yaşatmayı amaçlıyor. Bosna Sancak Kültür Günleri, “Sjećaš li se Sarajeva - Saraybosna’yı Hatırlıyor musun?” sergisinin açılışı ile başlıyor.
Sergide yer alan 4000 saatlik bu sivil video arşiv, Saraybosna kuşatma altındayken Kreševljaković kardeşler ve Nedim Alikadić öncülüğünde bir grup Saraybosnalı tarafından 1992-1995 yılları arasında el kameraları ile çekilen amatör videoların özel bir koleksiyonundan oluşuyor. Sergi bir arşiv forumunu galeri alanına taşıyarak ziyaretçileri Hamdija Kreševljaković Video Arşivi'nin ham malzemesiyle olduğu kadar Thieme’nin ve Nihad Kreševljaković’in sorularıyla da karşılaşmaya davet ediyor. Daha evvel Berlinale, NBK, Haus der Kulturen der Welt ve Savvy Contemporary gibi kurumlarda gösterilen çalışmalar, ilk kez bu sergi kapsamında İstanbullu izleyicilerin karşısına çıkıyor.
1923 yılında Avusturya-Macaristan işgali sırasında kurulan Saraybosna Filarmoni Orkestrası, Cumhuriyetimiz gibi 100. yaşını kutluyor. Orkestra, 11 Kasım günü saat 20:00’da Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda “100. Yılların Buluşması” konserinde dinleyicilerle buluşacak. Kendi kuşağının önde gelen Romen şeflerinden biri olan Mihnea Ignat yönetimindeki 78 müzisyenin katılacağı konserde, Dino Rešidbegović, Avdo Smailović, Nikolai Rimsky-Korsakov ve Cemal Reşit Rey bestelerine yer verilecek.
Pera Film iş birliğiyle 4-19 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek “Zamanın İzleri” başlıklı programda, Bosnalı ödüllü yönetmen Pjer Žalica’nın imzasını taşıyan beş filmden oluşan bir seçki izleyicilerle buluşacak. Programın odak noktasındaki Pjer Žalica, 18 Kasım Cumartesi günü 1 Mayıs İşçi Bayramı filmi gösteriminin ardından sinemaseverlerle buluşacak. Sinema yazarı Alin Taşçıyan ile yönetmenin özel söyleşisi, Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleşecek. Program kapsamında 10 Kasım Cuma günü, Klinik Psikolog/ Psikoterapist Meral Erten, yönetmenin Savršeni Krug / Kusursuz Çember filminin gösteriminin ardından bir film okuması gerçekleştirecek. Pera Film programına paralel olarak, Sevdalinka müziğinin çağdaş yorumcularından müzisyen ve müzikolog Zanin Berbić ve Adis Sirbubalo, 7 Kasım Salı günü 20.00’da Pera Müzesi’nde konser verecek.
5. Bosna Sancak Kültür Günleri; Bosna Sancak Akademik Kültür ve Tarih Vakfı ve Türkiye Bosna Sancak Derneği iş birliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Medicana Sağlık Grubu, Polin Waterparks, West İstanbul Marina ana sponsorluğu, Pera Müzesi, CRR, Metrohan ev sahipliği ve İBB Kültür Varlıkları Dairesi Başkanlığı & İBB Kültür Dairesi Başkanlığı iş birliğinde hayata geçiriliyor.
Avni Doshi’nin karmaşık anne kız ilişkisini gerçekçi bir biçimde okuyucuya aktardığı, iki kadını birbirine bağladıkça birbirinden ayıran sırlarla örülü romanı Yanık Şeker, Deniz Erkaradağ’ın çevirisiyle April Yayıncılık’tan çıktı.
2020 Booker finalisti, Guardian, Economist, Spectator, NPR Yılın Romanı ve 2021 Women's Prize Adayı olan Yanık Şeker’de başrolde bir anne ve bir genç kadın var. Rollerin sürekli değiştiği bir yüzleşme oyunu, bir aşk ve ihanet hikâyesi anlatıyor. Yayımlandığı günden bugüne çeviri hakları 26 dile satıldı, beyazperdeye uyarlanıyor.
Gençliğinde Tara hırçındı. Aşksız evliliğinden aşrama katılmak için kaçtı. Varlıklı ailesine inat dilenerek yaşamını sürdürdü. Yıllarını darmadağınık, evsiz bir sanatçı peşinde koşarak geçirdi. Tüm bunlar yaşanırken küçük kızı yanındaydı. Artık pek hırçın sayılmaz. Şimdi sürekli bir şeyleri unutuyor: Hizmetçisinin maaşını, ocaktaki çaydanlığı, ölüleri ve hayattakileri. Artık yetişkin olan kızı Antara, onu hayatı boyunca umursamayan annesine bakma görevi ile karşı karşıya kalıyor.
“Annemin ıstırabı bana hiç zevk vermedi desem yalan olur.
Bazen annem hâlâ hayatta olmasına rağmen ondan geçmiş zamanla bahsederim.
Yas tutuyorum ama cesedi yakmak için henüz çok erken.”