GÜNDEM
  • 09-11-2023

    Iron Maiden grubunun solisti Bruce Dickinson, 2024’te yayımlayacağı yeni solo albümü The Mandrake Project’in Avrupa turnesi kapsamında, Yüzdeyüz Metal katkıları, Vera Müzik ve URU organizasyonuyla 19 Temmuz’da KüçükÇiftlik Park’ta konser verecek.

    Bruce Dickinson, The Mandrake Project isimli yeni albümünün Avrupa turnesinin finalini 19 Temmuz 2024 Cuma akşamı KüçükÇiftlik Park’ta yapacak. İlk kez Türkiye’de konser verecek Dickinson, yeni albümün ilk teklisi “Afterglow of Ragnarok”u 1 Aralık’ta yayımlayacak. Yalnızca albümün müziğini değil aynı zamanda temelini oluşturan ilgi çekici anlatıyı da tanıtan dramatik ve destansı tekli, sekiz sayfalık bir çizgi romanla birlikte koleksiyonluk bir vinil olarak piyasaya sürülecek. Tekli ile ilk kez 2015 yılında Iron Maiden’ın The Book Of Souls albümünde yer alan “If Eternity Should Fail” şarkısının Dickinson tarafından kaydedilen orijinal solo demo versiyonunu da dinleyicilerle buluşacak.

    The Mandrake Project turnesinde Bruce Dickinson’a gitarda Roy Z, davulda Dave Moreno, basgitarda Tanya O’Callaghan ve klavyede Mistheria eşlik edecek. Dickinson ve grubu, İstanbul konserinde yeni ve eski şarkılarını seslendirecek.

    Bruce Dickinson “Afterglow of Ragnarok” hakkında şunları söyledi: Bu parçayla projenin tonunu belirlemek önemliydi. Adına yakışır şekilde, ağır bir şarkı ve onu yönlendiren harika bir riff var… Ama aynı zamanda nakaratta, albümün geri kalanının getirdiği ışığı ve gölgeyi gösteren gerçek bir melodi de var... Videoyu görene kadar bekleyin!”

    ​Yüzdeyüz Metal katkıları, Vera Müzik ve URU organizasyonuyla 19 Temmuz 2024 Cuma akşamı KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek Bruce Dickinson konserinin biletlerini Biletix ve Passo üzerinden satın alabilirsiniz.

    0
    0
    2631
  • 09-11-2023

    Türkiye’nin dört bir yanından yeni mezun sanatçıların eserlerini bir araya getiren BASE’in 7. edisyonu 13-17 Aralık tarihleri arasında Bilgili Sanat iş birliğiyle, Akaretler Sıraevler ev sahipliğinde sanatseverlerle buluşacak.

    Yeni mezun sanatçıların yaratıcılıklarını ve üretme motivasyonlarını desteklemek, onların sanat profesyonelleri ve sanat izleyicileri ile diyaloglarını geliştirmek misyonuyla 7 yıldır düzenlenen BASE bu yıl 2023 mezunu olan sanatçıların eserlerini izleyicilerle bir araya getiriyor. 26 şehirde 38 üniversiteden yeni mezun 120 sanatçının gerçeklik ve düşlere dair yorumlarını izleyiciye sunan BASE 2023’te resim, fotoğraf, seramik, cam, heykel, video, yeni medya, grafik tasarım, geleneksel Türk Sanatları gibi farklı disiplinlerde üretilmiş 130 eser yer alıyor. Bu yıl “Gerçekliğin İçinde, Düşlerin Kıyısında” teması ile düzenlenen BASE’in seçici kurulunda; Ahmet Doğu İpek, Alp Sime, Belkıs Balpınar, Derya Yücel, Ebru Nalan Sülün, Erkan Özgen, Erol Tabanca, Günnur Özsoy, Mehtap Baydu, Misal Adnan Yıldız, Neriman Polat, Ömer Özyürek, Selen Sarıoğlu Süloş, Tayfun Erdoğmuş, Volkan Aslan ve Yasemin Özcan yer aldı.

    BASE’in küratörü Derya Yücel, BASE’in bu yılki teması olan “Gerçekliğin İçinde, Düşlerin Kıyısında” hakkında şunları söyledi: “Sanat, doğuşundan itibaren hem gerçeklik hem de hayal gücünden referans alan bir olgudur. Dünyayla derin temas aracılığıyla kendi alternatif gerçekliğini ortaya koyan sanat, aynı zamanda düşsel bir boyut da üretir. Sanat yapıtının gerçeklikle olan ilişkisi, içinde üretildiği toplumsal, kültürel ve ekonomik koşullara bağlı olarak değişkenlik gösterir. Sanatsal üretime zemin hazırlayan itkinin kaynağı ister toplumsal ister bireysel olsun sanat, karmaşık ve sonsuz bir gerçeklik sistemi içerisinde yaşamın yaratıcılıkla yorumlanmasıdır. Dolayısıyla sanat imgesiyle gerçeklik arasında görece olarak bulanık hâle gelebilecek ama ortadan kalkması mümkün olmayan kopmaz bir bağ vardır. 

    Günümüz sanatçıları, gözlemleme, benzetme, aktarma ya da kurgu ve metafor yoluyla içinde yaşadıkları gerçekliğe dair yorumlarını üretimlerine yansıtmaktadır. Sanatçılar, gerçekliği yadsıyarak çarpıtabilir, bilinçli olarak bu olgudan uzaklaşabilir, onu aşmaya, reddetmeye ya da kırmaya çalışabilir. Sanatçılar, kendi gerçeklik tasarılarını yani düşlerini yapıtları aracılığıyla paylaşır. ‘Gerçekliğin İçinde, Düşlerin Kıyısında’ başlığı, BASE 2023 seçkisinde yer alan yeni mezun genç sanatçıların gerçeklik ve düşlere dair yorumlarını bir araya getiriyor. Sergi, sanatçıların duygu, düşünce ve hayallerini barındıran bir sahne ortaya çıkartırken, yaşamdaki karşılığının ötesinde tasarlanan gerçeklik ve düşler arasındaki bağlara, umutsuzluk ve umutlarına dair çok sesli yolculuklarındaki farklılık ve ortaklıklara da işaret ediyor.” 

    BASE, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla; Bilgili Sanat iş birliği ve Akaretler Sıraevler ev sahipliğinde, Trendyol Sanat ana sponsorluğunda; Jumbo, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (KTSM) ve TEB Özel Bankacılık eş sponsorluğunda gerçekleştiriliyor.

    0
    0
    2381
  • 09-11-2023

    Bu yıl 13'üncüsü düzenlenen Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali, 17-23 Kasım tarihleri arasında Atlas 1948 Sineması, Kadıköy Sineması ve İBB Beyoğlu Sineması’nda sinemaseverlerle buluşacak.

    31 ülkeden 47 yapımın gösterileceği Suç ve Ceza Film Festivali’nde bu yapımlarda 24’ü prömiyerlerini yapacak. “Adalet Terazisi” bölümünde gösterilecek Burası Cennet OlabilirEbelerElahaKahramanlıkKöpeklerMariupol'da 20 GünMatriaMevsimlik İşçilerOrlando Siyasi BiyografimSürüklenen HayatlarŞiddetin DramıYeşil Hudut ve Yüz Yüze filmleri Türkiye prömiyerlerini yapacak. Festival kapsamında Yanıyor filmi ise İstanbul gösteriminde izleyicilerle buluşacak. Açılış filmi Alev Sönmeden Önce ve kapanış filmi Shayda da Türkiye prömiyerleri ile izleyicilerin karşısına çıkacak.

    13. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali biletleri; gündüz (11.30-13.30) seanslarında 40 TL, akşam (16.30-19.00-21.30) seanslarında 60 TL olarak satışa çıkıyor. Festival boyunca öğrenciler ise tüm seanslara 20 TL’ye bilet alabiliyor. 13. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali hakkında detaylı bilgiye ve programına buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1712
  • 09-11-2023

    Galeri Sekiz Artı Bir, Süleyman Engin’in “Yalancı Bahar” başlıklı kişisel sergisini 18 Kasım tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    ​Resim ve heykel alanlarında yoğunlaşan Süleyman Engin, eserlerinde günlük hayatta karşılaştığı insan, hayvan ve objelerden ilham alarak bu figürlerin bilinçaltındaki izdüşümlerini post-modern çizgilerle sanatında biçimselleştiriyor. Sanatçı ilham aldığı figürlere kimi zaman geometrik şekillerle soyut anlamlar kazandırırken kimi zaman biçimsel ve kaotik yansımalarını tuvale aktarıyor. Çok renkli eserlerinde kalabalık hâlde bulunan karakterler kargaşa ve düzen arasında bir denge kuruyor. Sanatçının post-modern yaklaşımı eserlere derinlik kazandırırken izleyiciyi bilinçaltında gezinmeye ve eserleri çözümlemeye davet ediyor.

    0
    0
    1366
  • 09-11-2023

    Klinik psikolog ve psikoterapist Büşra Küçük’ün varoluşçu ve psikodinamik perspektiften kaleme aldığı modern zaman travmalarına dair yazılarından oluşan Beni Sevmeyen Hanginizdi adlı ilk kitabı 6:45 Yayınevi’nden çıktı.

    Beni Sevmeyen Hanginizdi’de travmatik yaşantılar ve hayattaki olumsuzlukların yanı sıra ilişkilerdeki zorluklar, kayıp ve yasın getirdikleri, kaygının söylediği, varlık ve yokluğun hayatlarımızdaki karşılığı gibi çeşitli oluş biçimlerine dair yazılar yer alıyor.

    ​Kitabın başlığında da sorduğu “Beni sevmeyen hanginizdi?” sorusundan yola çıkarak “Ben insanları nasıl seviyorum ya da sevemiyorum?”a varmayı hedefleyen yazar; yetişkinler olarak meseleler üzerindeki sorumluluğumuzu ve etkimizi bir kez daha fark etmeyi, hem travmaları anlamayı hem de modern insanın biricikliğinden sosyal bir canlı oluşuna uzanan yolda okura eşlik etmeyi amaçlıyor.

    0
    0
    1477
  • 08-11-2023

    Tiyatro ve dijital enstalasyonun bir araya geldiği, Nihal Yalçın ve Onur Berk Arslanoğlu’nun yer aldığı Çirkin oyunu 10 Kasım’dan itibaren haftada iki kez Beyoğlu Hope Alkazar’da sahnelenecek.

    Prömiyerini 27. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında yapan, Firuze Engin’in kaleme aldığı ve Güray Dinçol’un yönettiği oyun mekâna özel bir deneyim olarak tasarlandı. Çirkin; Anadolu masallarına dayanan gerçek üstü bir ihanet hikâyesini anlatıyor. Oyunda; bin yıllardır yaşayan, çirkin bir mahluk olan Şiva, kendisiyle birlikte lanetlenerek ölümsüzlük cezasına çarptırılan tavuk ile beraber geçmiş ve bugün arasında gezinir. Zamanın dışına atılmış bu iki karakterin didişmeleri bir yandan sahnedeki anlatı evreninde gerçekleşirken bir yandan da duvarlardaki etkileşimli görüntü evreninde hikâyenin geçmişine ait parçalar canlanır.

    Hollanda Krallığı İstanbul Başkonsolosluğu aracılığıyla desteklenen, Kaleidoscope Fonu Dönüşüm Geliştirme Ödülü alan Çirkin’de yer alan her sahne için kreatif stüdyo xtopia tarafından özel bir “immersive” (kapsayıcı) sekans tasarlandı. Birçok farklı teatral stilden esinlenen oyunculuk yapısı ve reji biçimini çağdaş tiyatro enstrümanları ile buluşturan oyun, masalsı ve mitik evrenini teknolojinin olanaklarıyla birleştiren özgün bir sahne dili yaratıyor.

    Çirkin oyunu, 10 Kasım’dan itibaren her cuma ve cumartesi Beyoğlu Hope Alkazar’da izleyicilerle buluşacak. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. 

    0
    0
    6560
  • 08-11-2023

    Handan Börüteçene’nin bugüne kadarki en kapsamlı sergisi “Üç İç Denizin Ülkesi”, 14 Nisan 2024 tarihine kadar Salt Beyoğlu’nda sanatseverlerle buluşuyor.

    Kırk yılı aşkın süredir kararlı biçimde arkeoloji, tarih ve doğa odağında üreten Handan Börüteçene’nin “Üç İç Denizin Ülkesi” başlıklı sergisi, sanatçının mezuniyet projesi için yaptığı erken dönem işlerinden ödüllü enstalasyonu Kır/Gör’e (1985), 1987’de Urart Sanat Galerisi’nde gösterdiği terracotta serilerinden İstanbul’un kamuya açık mekânlarına yerleştirilen büyük ölçekli heykellerine kadar birçok eserini gözler önüne seriyor. Sergisinin ismi, sanatçının taşı toprağı ve mavilikleri kadar kültür mirası ile mitlerinden ilham aldığı bir coğrafyaya işaret ediyor: Anadolu ve Trakya. Bellek yitimine meydan okuyan bir sanat pratiğinin izini süren sergi, izleyiciye Börüteçene’nin tutkularını, işlediği temaları, peşini ısrarla bırakmadığı meseleleri ve üretimindeki yeni açılımları bütünlüklü şekilde keşfetme fırsatı veriyor.

    Salt’tan Amira Akbıyıkoğlu tarafından programlanan “Üç İç Denizin Ülkesi” sergisi paralelindeki kamu programları saltonline.org üzerinden duyurulacak.

    Künye:
    1. Handan Börüteçene’nin 5. Yeni Eğilimler Sergisi’ndeki (Mimar Sinan Üniversitesi) Kır/Gör enstalasyonu, 1985 Sanatçının izniyle
    2. Handan Börüteçene, Mutfak Ordusu serisinden üç heykel, 1984 Sanatçının izniyle
    3. Handan Börüteçene, Olağanüstü Kutsal Kitap, 1989 Sanatçının izniyle
    4. Handan Börüteçene’nin Saraçhane Parkı’ndaki İstanbul Kitabı heykeli, 1994 Fotoğraf: Mustafa Hazneci (Salt), 2023
    ​5. Handan Börüteçene, İşçi Kadın, 1982/2023 Sanatçının izniyle

    0
    0
    5175
  • 08-11-2023

    Unutmanın Genel TeorisiYaşayanlar ve Diğerleri kitaplarıyla tanıdığımız Jose Eduardo Agualusa’nın değişen zamanın değişen insanlarına bukalemun gibi farklı farklı renkler sunduğu, hikâyeyi bir kertenkelenin ağzından anlattığı romanı Bukalemunlar Kitabı, Bengi De Sa Matos Paixao’nun çevirisiyle Timaş Yayınları’ndan çıktı.

    Çağdaş Afrika edebiyatının ve Portekizcenin yıldızı José Eduardo Agualusa, bağımsızlığını kazanmış Angola’nın politik atmosferinde toplumsal travmaların hafıza, kimlik ve aidiyet üzerindeki etkisini sorguluyor.

    ​Karakterlerin her biri bukalemun gibi yeni gerçekliklere bürünüyorlar, fakat toplumsal hafızaya kazınmış geçmişlerinin şiddetinden kaçamıyorlar. Felix Ventura sıra dışı bir ticaret yapıyor; o bir anı tüccarı, bellek satıcısı. El altından insanlara gizlice yeni geçmişler satıyor. Geleceklerini güvence altına almış ancak geçmişinden utananlara, değişen toplum yapısına uyum sorunu yaşayanlara ve toplum içindeki konumunu yükseltmek isteyenlere ‘kusursuz bir geçmiş’ uyduruyor.

    0
    0
    1305
  • 08-11-2023

    Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu ve Piu Entertainment iş birliğinde sahnelenen Amadeus oyunu, 9 ve 21 Kasım’da Atatürk Kültür Merkezi’nde, 10 ve 11 Aralık’ta Zorlu PSM’de tiyatroseverlerle buluşacak.

    Peter Shaffer tarafından kaleme alınan Amadeus, dünya müzik tarihinin unutulmaz bestecileri Wolfgang Amadeus Mozart ile Antonio Salieri’nin hikâyesini anlatıyor. Her sezon kapalı gişe sahnelenen, farklı kategorilerde 19 ödüle layık görülen oyun, bugüne kadar 300 binden fazla kişi tarafından izlendi. Oyunda Salieri karakterini Selçuk Yöntem, Amadeus’u Tansu Biçer canlandırırken, Costanze karakterine Özlem Öçalmaz hayat veriyor.

    Kalabalık oyuncu kadrosu, sahne önünde 35, sahne arkasında 35 kişiden oluşan toplam 70 kişilik ekibiyle ses getiren prodüksiyonlarından biri olan Amadeus, Işıl Kasapoğlu rejisiyle ve URBAN Care desteğiyle izleyici karşısına çıkıyor. Oyunun biletlerine BiletixPasso ve Tiyatrolar.com.tr üzerinden ulaşılabilirsiniz.

    Künye:
    Yapımcı: Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu ve Piu Entertainment
    Yazan: Peter Shaffer
    Çeviren: Nüvit Özdoğru
    Yöneten: Işıl Kasapoğlu
    Dekor: Hakan Dündar
    Kostüm: Nalan Alaylı
    Işık: Kerem Çetinel
    Müzik Direktörü: Volkan Akkoç
    Hareket Düzeni: Senem Oluz
    Dramaturg: Bilge Su Kasapoğlu
    Saç & Makyaj: Neriman Eröz
    Yaratıcı Ajans: Happy People Project
    Prodüksiyon Şirketi: Anima İstanbul
    Fotoğraflar: Serdar Acar / Levent Özdemir
    Sahne Tasarım Asistanı: Merve Yörük
    ​Kostüm Tasarım Asistanı: Nadide Çoban

    0
    0
    1329
  • 08-11-2023

    Ruken Aslan’ın “Gece Kulübü” başlıklı kişisel sergisi, 11 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında Galeri Diani’de sanatseverlerle buluşacak.

    ​Ruken Aslan’ın “Gece Kulübü” sergisindeki eserlerinin bir bölümünü oluşturan şehir çizimleri, Baudelaire’ci karanlık bir kent romantizminden esinleniyor. Teknik olarak doluluktan ziyade boşluklardan yola çıkılarak oluşturulmuş bu çizimlerin konularını genellikle şehrin kafeleri, barları, parkları gibi aylaklık alanları oluşturuyor. Serginin bir diğer bölümünde şehrin üzerinde uçan meleği andıran figürlerle dolu resimler yer alıyor. Şehrin üzerinde uçan kanatlı figürler, sanat tarihinde sıklıkla kullanılmış, arketipsel bir temsil niteliği taşıyor. Şehir bu figürler aracılığıyla nesneleşiyor, gözetleniyor ve arzulanıyor. Serginin bir başka bölümünü ise sanatçı, tür olarak natürmort, manzara ve portre resimlerinin bir karışımı sayılabilecek resim serisi yer alıyor. İlk bakışta bir natürmort resmini andıran kompozisyonlarda nesneler, manzara resmine gönderme yapacak bir biçimsel durum içerisinde sunuluyor.

    0
    0
    1612
DAHA FAZLA
Geldanlage