GÜNDEM
  • 19-12-2023

    Paul Auster’ın sıradan bir yaşamın en küçük, en geçici anlarındaki güzelliği yansıttığı, farklı yaşamları yakalayan romanı Baumgartner, Seçkin Selvi’nin çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.

    Yazarın son başyapıtı olarak gösterilen bu roman, sevgili eşi Anna’nın ölümü sonrasında büyük üzüntü yaşayan yetmiş bir yaşındaki felsefe profesörü Baumgartner’ın emekliliğe ve dünyadan elini eteğini çekmeye hazırlanışını konu ediyor. Roman; Baumgartner ile Anna’nın 1968’deki parasız öğrencilik yıllarında New York’ta bir yandan çalışarak diğer yandan yazarak geçirdikleri günlerin anılarıyla başlıyor, sonraki kırk yılı aşkın sürede yaşadıkları mutlu evliliklerini anlatıyor ve geriye dönüşlerle Baumgartner’ın Newark’taki ilk gençlik günlerini ve kökenlerini tanıtarak dolambaçlı bir şekilde hafıza ve anı sarmalları arasında ilerliyor.

    “Neden bazı anıları hatırlar, bazılarını unuturuz?”

    0
    0
    1720
  • 18-12-2023

    The Marmara Grubu’nun 13 yıl süren restorasyon çalışmaları sonucunda şehre yeniden kazandırılan Zeyrek Çinili Hamam, 20 Aralık Çarşamba günü saat 19.00’da Çağlar Fidan’ın hazırladığı “Mimar Sinan’ın Çinili Hamam’ında Osmanlı İstanbul’unun Müziği” başlıklı dinletiye ev sahipli yapacak.

    “Mimar Sinan’ın Çinili Hamam’ında Osmanlı İstanbul’unun Müziği” dinletisinde, programı hazırlayan Çağlar Fidan’ın sesine bugün nadir kullanılan, geleneksel bir enstrüman olan rebabıyla Erhan Bayram eşlik edecek. Katılımcılar geçmişin seslerini hamamın erkekler sıcaklık bölümünün tarihi ortamında dinleyecekler. “Mimar Sinan’ın Çinili Hamam’ında Osmanlı İstanbul’unun Müziği” dinletisinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Zeyrek Çinili Hamam, hamam kubbelerinin ve filgözlerinin yarattığı eşsiz manzarası ve geleneksel ile moderni birleştiren tasarımıyla dikkat çekiyor. “Kalıntıların Şifası” sergisinin kapanışını takiben hamamın kadınlar ve erkekler bölümleri ve açık hava mekânlarıyla kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmaya devam edecek olan Zeyrek Çinili Hamam, 2024 baharında yeniden hamam olarak hizmet vermeye başlayacak.

    Fotoğraf: Murat Germen

    0
    0
    1306
  • 18-12-2023

    Dolce Paganne, Merve Atılgan ve Tuba Şamlı Atilla’nın yer aldığı, sergi fikri Büşra Soydemir’e ait olan “Lucy in The Sky With Diamonds” başlıklı tematik sergi, 21 Aralık 2023-20 Ocak 2024 tarihleri arasında x-ist’te sanatseverlerle buluşacak.

    “The Beatles”ın “Lucy in the Sky with Diamonds” şarkısından ilhamla üretimlerini gerçekleştiren Dolce Paganne, Merve Atılgan ve Tuba Şamlı Atilla şarkının yarattığı transandantal atmosferden hareketle izleyiciyi kendi mistik evrenlerine misafir ediyor.

    Sergiye ilham olan bu şarkının hikâyesi, grubun gitaristi ve vokalisti John Lennon’ın oğlu Julian’ın yaptığı bir resmi babasına göstermesiyle başlıyor. Julian, çizdiği bol yıldızlı gökyüzü resmini anaokulundan arkadaşı Lucy’ye ithaf ederek babasına “Lucy in the Sky with Diamonds” olarak sunuyor. Çocukların hayal dünyasından seslenen sözlerle kurgulanan şarkının ortaya çıkardığı halüsinojenik manzara sebebiyle baş harflerinin dizgesi olan LSD’ye (lysergic acid diethylamide) yazıldığı rivayet edilse de Lennon ve diğer Beatles üyelerine göre sözler bağımsız olarak ortaya çıktı ve büyük ölçüde Lewis Carroll’un Alice Harikalar Diyarında adlı romanının edebi tarzından ve soyut anlam yapısından türetildi.

    Künye:
    1. Merve Atılgan, Sermest, Kağıt üzerine karışık teknik, 56 x 77 cm, 2023
    2. Dolce Paganne, Yeni Çağın Tarikatı, Dijital/ Karışık teknik, Hahnemühle kağıt üzerine sanatsal baskı, 100 x 100 cm, 2023
    3. Tuba Şamlı Atilla, Kava Kava, Hahnemühle kağıt üzerine rapido kalem, 50 x 70 cm, 2023

    0
    0
    1641
  • 18-12-2023

    DasDas ve OJİ Tiyatro ortak yapımı, Stacey Gregg’in yazdığı, yönetmenliğini Taner Tunçay’ın üstlendiği, Ceyla Odman ve Çağlar Ertuğrul’un başrolleri paylaştığı Override, 13 Ocak 2024’te prömiyer yapacak.

    Gregg’in 2013 yılında kaleme aldığı metin, teknolojinin insan bedeni üzerindeki etkilerini masaya yatırıyor. Provalarına geçtiğimiz günlerde başlanan oyunu dilimize Ceyla Odman çevirdi. Yahya Uluğ’un dramaturjisini yaptığı oyunun müzik ve ses tasarımını Ferit Odman, dekor ve ışık tasarımını Cem Yılmazer, kostüm tasarımını ise Nihal Kaplangı üstlendi. Yönetmen asistanlığını Gizem Akın, kostüm asistanlığını Serna Akaçça, oyun asistanlığını Işıl Yılmaz yapacak.

    Teknolojinin insan bedeni üzerinde daha fazla etkili olduğu, insanların önce kusurlarını iyileştirmeyi sonra hayallerindeki kendilerine ulaşmayı istedikleri bir dünya... İştah kabartan reklamlar ve kampanyalar… Akıl almaz paraların döndüğü bir sektör… Bu arzu ‘sınır tanımaz’ bir hal alınca devlet eliyle gelen sınırlamalar ve yasaklar... Genç bir çift, bebeklerinin doğumunu bu kaotik ortamdan uzak bir çiftlik evinde her şeyin normal ve doğal olduğu bir ortamda gerçekleştirmek ister. Ancak ortada cevap bekleyen sorular vardır, ne kadar geliştirilmek bizi robot yapar… bunun miktarının bir önemi var mıdır?

    Override, 13 Ocak Cumartesi DasDas’ta prömiyerini yapacak, ertesi gün (14 Ocak) yeniden izleyicilerle buluşacak. Detaylı programa buradan, biletlere ise buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    4229
  • 18-12-2023

    Keman virtüözü, besteci ve komedyen Aleksey Igudesman, İş Sanat’a özel hazırladığı “Beethoven ve Daha Fazlası” konseriyle 16 Nisan 2024 Salı akşamı, Franz Lizst Akademisi’nin müzisyenlerinden oluşan Anima Musicæ Chamber Orchestra ve kemancı Gwendolyn Masin ise 17 Nisan Çarşamba akşamı İş Sanat’ın konuğu olacak.

    Aleksey Igudesman, İş Sanat’a özel hazırladığı “Beethoven ve Daha Fazlası” konseriyle 16 Nisan 2024 Salı akşamı Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda dinleyicilerle buluşacak. Ludwig van Beethoven’ın duyma yetisini tamamen kaybettikten sonra bestelediği son eseri 9’uncu senfoninin 200. yıl dönümü vesilesiyle Igudesman, bestecinin izinden giderek yeni rotalara yelken açacak. Konseri Aleksey Igudesman’ın yönetimindeki Romanian National Youth Orchestra ve Boğaziçi Caz Korosu dinleyicilere farklı bir konser deneyimi sunacak. Igudesman’a bu konserde şarkıcı ve söz yazarı Futurelove Sibanda’nın yanı sıra mezzo-soprano Senem Demircioğlu ve gitarist Cenk Erdoğan eşlik edecek.

    Franz Lizst Akademisi'nin müzisyenlerinden oluşan Anima Musicæ Chamber Orchestra ve kemancı Gwendolyn Masin, 17 Nisan 2024 Çarşamba saat 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda sahne alacak. Konserde Hugo Wolf, Camille Saint-Saëns, Maurice Ravel, Piotr Ilyıch Tchaikovsky, Antonín Dvořák’ın eserleri dinleyicilerle buluşacak. Özgün ve etkileyici performanslarıyla klasik müziğin saygın toplulukları arasında yer alan Anima Musicæ, klasikten çağdaş döneme uzanan geniş repertuvarıyla dikkat çekiyor. Eleştirmenler tarafından “müziğin bilinmeyen bölgelerine cesaretle girebilen, heyecan verici bir sanatçı” olarak tanımlanan konserin solisti Gwendolyn Masin, sıra dışı bir müzisyen olmasının yanı sıra, eğitimci ve besteci kimliğiyle de tanınıyor.

    ​ Dünyaca ünlü orkestralara ve solistlere programında yer veren İş Sanat’ın etkinliklerinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1365
  • 18-12-2023

    Sena Başöz’ün “Kaçınılmaz Koreografi” başlıklı kişisel sergisi 24 Şubat 2024'e kadar Zilberman’ın Mısır Apartmanı’ndaki ana galeri mekânında, Memed Erdener ve Eşref Yıldırım’ın eserlerinden oluşan “Zilberman Dialogues” sergisi ise 10 Şubat 2024’e kadar Mısır Apartmanı ikinci katta sanatseverlerle buluşuyor.

    “Kaçınılmaz Koreografi” sergisi Sena Başöz’ün üretiminin erken yıllarına uzanan çalışmalarıyla, yakın dönem eserlerini bir araya getiriyor. Sanatçı yaşamına farklı zamanlarda girmiş nesneler, canlılar ve bireylerle bir diyalog kuruyor. Sanatçının kişisel arşivinde yer alan nesnelerin döngü ve hareketlerine odaklanan “Kaçınılmaz Koreografi”, bedenin bu nesneler etrafında, mekânlar arasında, zaman içinde hareketini akla getiriyor. Sanatçı beden, nesne ve zaman ilişkisini, nesnenin hareketi ve algı perspektifinin geçiciliği ekseninde araştırıyor.  

    ​Memed Erdener ve Eşref Yıldırım’ın Zilberman Berlin’de gerçekleşen kişisel sergilerinden birer kesit sunan “Zilberman Dialogues” sergisi, sanatçıların güncel işlerini bir araya getiriyor. “Adsızform” başlıklı kişisel sergisinde Memed Erdener, ürettiği ideogramları mekânsal bir kurgu içinde izleyiciye sunuyor. İsim ve kimlikten yoksun formlar, sergi alanında sessizlik içinde var oluyorlar. Erdener, semboller, ideogramlar ve imgelerden oluşan cümleler aracılığıyla, dilin geleneksel sınırlarını aşarak alternatif bir il ve özgün bir ifade biçimi oluşturmayı amaçlıyor. Sergiye yüz otuzun üzerinde Adsızform’un yer aldığı bir sanatçı kitabı eşlik ediyor. Eşref Yıldırım’ın “Toz ve Küf” isimli kişisel sergisi, sanatçının kendi yaşam deneyimlerine odaklanıyor. Kişisel olanın politik olduğu fikrinden yola çıkan sanatçı, yaşamına dair unsurları, toplumsal hiyerarşilerin, toplumsal cinsiyet rollerinin, yıkılması güç tabuların ve eşitsiz güç ilişkilerinin yarattığı baskı mekanizmalarının bağlamında ele alıyor. Bu sergi için ürettiği işlerde, kendi aile tarihine, erken çocukluk anılarına ve kurduğu romantik ilişkilerine dair kesitleri belgeliyor. Yıldırım’ın “Zilberman Dialogues”da yer alan ve 2020-2022 yılları arasında üretilen Kendimi Seviyorum başlıklı bir dizi çalışması, sanatçının kişisel konulara yöneldiği ilk işlerinden olmanın yanı sıra sanatçının kullandığı mecraların çeşitliliğine de işaret ediyor.

    Künye:
    1. Sena Başöz’ün “Kaçınılmaz Koreografi” 
    2. Eşref Yıldırım, Kendimi Seviyorum – Fragman, Video, 05-50, 2020
    3. Memed Erdener, “Zilberman Dialogues”

    0
    0
    1276
  • 18-12-2023

    Pınar Öğünç’ün bu çağın insanlarını, prekarya kozmosunu kendine özgü bir bakış açısıyla yazdığı ilk romanı Şu Anda Burada mıyız?, Kolektif Kitap’tan çıktı.

    Bir gece, sekiz kişi, genleşen zamanda derinlere, yabancılaşmanın ve yalnızlaşmanın çekirdeğine doğru bir yolculuk. Etrafında konuşulanlar ve konuşulmayanlarla kendi dilini yaratan bir masa. Her şey fazlasıyla gerçek, kendiliğinden gerçeküstü. Öğünç; taşlar, sığırcıklar, kırılan CV’ler, içimizdeki fosiller, derimizden geçen nötrinolar, hiç geçmeyen günler; kendini dünyanın tüm haritalarında kaybolmuş hissedenlerin dünden ve yarından koparak âna sıkışan hikâyelerini anlatıyor.

    “…Suzan diye ne kaldıysa kendinde serbest bırakıyor, tarihin başka bir cildinde ölmüş sualtı canlıları kadim bir denizin tabanında sıkışarak taşa dönmüş, aralarından aşağı akıyor, çok yavaş ama bilmediği başka bir hızla süzülüyor, milyonlarca yıl önce birbiriyle çarpışmış plakalar okyanusların ve karaların yeni düzenini oluştururken gezegenin dış yüzünden kaçmak isteyenler için böyle çatlaklar bırakmış, o kadar dar ki bu aralıklar, üst dünyanın yavaşça öldüren yapıştırıcılarla kabuğuna eklediği parçalar sığmıyor, onlar geride kalıyor, bu basınç miktarıyla mutlu mikroorganizmalar var etrafında, belki annesi sesleniyor şu anda, Suzan yok, telefonu çalıyor, başvurunuz için çok teşekkürler, başka bir adayla devam etmeye karar verdik, Suzan uzayın diğer ucunda, geçmişi ve geleceği buluşturan bir kavuşma anında, indikçe magmayla aynı kıvama geliyor, Suzan gibi ama değil gibi, yıldızların devrini tamamlayan çemberin, derin zamanın, belki ilk kez dünyanın parçası oluyor Suzan, merkezin kendine has akıntılarına kapılıyor, o ivmeye bırakıyor kendini, dönüyor, kaldırım taşlarının yüzlerce kilometre altında dans ediyor...”

    0
    0
    2141
  • 17-12-2023

    Çevrim içi video platformu BluTV, prodüksiyon ve dağıtım şirketi A24’un merakla beklenen yapımlarını izleyicilerle buluşturacak.

    BluTV’nin A24 ile yaptığı anlaşma kapsamında 2024 Ocak ayı itibariyle BluTV’de yayımlanacak The Curse’ün ardından yıl içerisinde Dreaming Whilst Black ve Such Brave Girls gösterime girecek. A24’ün merakla beklenen filmleri Never Goin’ BackSliceThe Death of Dick LongAll Dirt Roads Taste of SaltFalse PositiveLow Tide da BluTV’de yayımlanacak. Ayrıca Val ve De Palma isimli belgeseller de izleyicilerle buluşacak.

    ​A24 yapım şirketi, yakın zamanda Oscar’da 50 adaylığın 16’sını kazandı. Şirket filmlerin yanı sıra Euphoria gibi ikonik bir hâle gelen ve BluTV’de izleyicilerle buluşan dizilerle yükselişe geçti.

    Tag: A24, BluTV
    0
    0
    1988
  • 17-12-2023

    Merve Çanakçı’nın “Buluta Yüklenmiş Megabaytlar” başlıklı kişisel sergisi 27 Ocak 2024 tarihine kadar .artSümer’de sanatseverlerle buluşacak.

    “Buluta Yüklenmiş Megabaytlar” sergisi, Merve Çanakçı’nın 2000’lerin başına tarihlenen güncel olanı geçmişle sarmalayan sanat üretiminin yoğun bir özeti niteliği taşıyor. Sanatçı dokunduğu, işittiği, kokladığı, tattığı ve gördüğü şeylerin hepsini yıllara teyellenmiş bir şekilde bu sergisinde harmanlıyor. Eskiden beri kullandığı hatalı basılmış kumaşlar üzerine farklı teknikler resim, desen, fotoğraf, ses yerleştirmesi gibi medyumlarla birleşerek Çanakçı’nın duygusal coğrafyasını oluşturuyor ve izleyiciyi hem şimdiye hem de düne ait fragmanların iç içe geçtiği etkileyici bir anlatının içine çekiyor. Sanatçı bu girift anlatı biçimini “(...) onları başka bir dünyaya ait, dağılmış mekân parçaları olarak görüyorum.” sözleriyle tanımlıyor.

    ​Sergi adını İtalyan yazar Domenico Starnone’nin Bağlar adlı romanında geçen “(...) buluta yüklenmiş megabaytlar mıyım?” cümlesinden alıyor. Algı yoluyla biriktirilenler bir taraftan zihinsel olarak depolanırken aynı zamanda dijital olarak uzayda bir yerde saklanıyor. İfade bu açıdan Çanakçı’nın uzun bir süredir biriktirme, saklama ve bulma üzerine kurduğu külliyatıyla bir çeşit bağlantı kuruyor. Eski albümlerin yerine “bulutlar”, geçmişle şimdi arasındaki hatırlamanın kodlarla ifade edilen biçimini oluşturuyor. Sergide yer alan çalışmalar isimleri ve gösterdikleriyle yas, hafıza ve doğum kavramları arasında bir döngü kuruyor.

    Künye:
    1. Merve Çanakçı, Yalancı Güneş (Yeni Dünya Bahçesi serisi)-2021-2023-Kağıt üzerine çizim ve fotoğraflarla kolaj-43x30 cm
    2. Merve Çanakçı, Yansıma (Yeni Dünya Bahçesi serisi)-2021-2023-Kağıt üzerine çizim, fotoğraflarla kolaj ve albüm-103x72 cm
    3. Merve Çanakçı, İki beden, iki dünya ve tek bir hayat-2023-Kadife üzerine yağlıboya ve akrilik-136x97 cm
    4. Merve Çanakçı, Kalbi Kırık-2023-Keten üzerine yağlıboya ve tülbent, şase ve dikiş-72x44 cm
    5. Merve Çanakçı, Mesafe-2023-İşlenmiş kumaş üzerine yağlıboya ve akrilik-140x190 cm

    0
    0
    1300
  • 16-12-2023

    Moda Sahnesi’nin yeni oyunu William Shakespeare’in unutulmaz eseri Othello, 5 Ocak 2024’te prömiyer yapacak.

    Aşk, kıskançlık ve ilişkilerin ötesinde politika, sınıf farkı ve kimlik konularını derinlemesine ele alan Othello, Moda Sahnesi’nin sahnelediği beşinci Shakespeare oyunu olarak seyirciyle buluşacak. Kemal Aydoğan’ın yönettiği ve Emine Ayhan’ın çevirdiği oyunda Caner Cindoruk’a; Yılmaz Sütçü, Mert Şişmanlar, İlay Erkök, Seray Akülker, Ahmed Saka ve Mesut Karakulak eşlik edecek. Moda Sahnesi’nin önceki Shakespeare uyarlamaları arasında HamletEn Kısa Gecenin RüyasıFırtına ve Şirreti Evcilleştirmek yer alıyor.

    Othello, 5 Ocak 2024’te prömiyerini yaptıktan sonra ocak ayında sahnelenmeye devam edecek. Othello oyunun gösterimlerinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    “Bir trajedya olarak Othello, çok çeşitli konular üzerinde durur. Bu konulardan bazıları ırkçılık, aşk, kıskançlık, ihanet ve ahlaktır. Eserde birçok kişi yer almaktadır ve her birine çok karakteristik özellikler yüklenmiştir. Oyun 5 ana kahraman üzerine kuruludur.

    Ana karakter Othello siyahî bir komutandır ve işini çok iyi yapmaktadır. Lago, eserin kötü adamıdır, hemen hemen tüm olaylar Lago etrafında döner. Acımasız, ikiyüzlü kalbi kin ve nefretle dolu olan bir adamdır. Lago aynı zamanda Othello’nun çavuşudur ama Othello’ya düşmanlık da beslemektedir çünkü kendisinin yerine Cassio’yu yaveri yapmıştır.

    Eserde gelişen tüm olayların temel sebebi de budur aslında. Desdemona ise Othello’nun çok sevdiği kadındır. Eser, Othello ve Desdemona’nın birbirlerini sevmelerini konu alarak başlar. Ama Desdemona’nın babası Brabantio çok ırkçı biridir ve kızını siyahî bir erkekle evlendirmek istemez. Kızı defalarca Othello’yu sevdiğini dile getirmiş de olsa Brabantio kızını evlendirmeye yanaşmaz ve bu yüzden de Desdemona sevdiği adama kaçar, evlenirler. Kızın kaçtığı gece, olaya şahit olan birkaç insan ise durumu hemen Brabantio’ya açar ve Brabantio kızını bulduğu gibi siyahî bir erkekle evlendiği için onu evlatlıktan reddettiğini söyler.”

    0
    0
    2235
DAHA FAZLA
Geldanlage