
Küratörlüğünü Pelin Uran’ın üstlendiği “Böyle olacağını bilmediğimiz de bir o kadar kesin” adlı grup sergisi Galeri Nev’e konuk oluyor. Çoğunluğunu video eserlerin oluşturduğu sergi, uluslararası beş sanatçının İstanbul’da ilk kez sergilenecek işlerini bir araya getiriyor.
Sergide çalışmalarını Vietnam’da sürdüren sanatçı kolektifi The Propeller Group’in 2015 New Orleans Bienali için ürettiği The Living Need Light, The Dead Need Music (2014) isimli videosu yer alırken, video işleriyle 2017 The Film London Jarman Ödülü’ne layık görülen ve çalışmalarını İngiltere’de sürdüren Oreet Ashery’nin ise Revisiting Genesis (2016) adlı on iki bölümlük video serisinden Bizim Hemşirelerimiz (Our Nurses) adlı bölüm sergilenecek.
Sergi, ölüm kavramının çoklu çağrışımlarından yola çıkarak, ölüm dediğimizde neden bahsettiğimizi sorguluyor. Ölümü olumsuz, üzerinde düşünülmesi gereksiz bir kavram olarak görmek yerine, yaşamın katalizörü olarak gören bir bakış açısından yola çıkıyor. Ölüm kavramının insanlar için ifade ettiği anlamlar içinden ölümü hatırlayıp, hatırlatmanın insan yaşamını dönüştürücü gücüne odaklanıyor. Farklı açılardan ölüm temasını düşünen sanatçıların işlerine yer veren sergide, ölümün zamanla olan yakın ilişkisi, zamana dayalı medium olan film ve video eserler üzerinden ele alıyor.
Sergide yer alan sanatçılar ise Oreet Ashery, Alejandro Cesarco, Barbad Golshiri, The Propeller Group, Joanna Rajkowska şeklinde sıralanıyor.
“Böyle olacağını bilmediğimiz de bir o kadar kesin” adlı grup sergisi, 11 Mayıs – 23 Haziran tarihleri arasında Galeri Nev’de görülebilir.
Kapak Görsel: The Propeller Group, The Living Need Light, The Dead Need Music, 2014, tek kanallı video, 21.15 dakika. The Propeller Group ve James Cohan, New York izniyle.
NOKS Bağımsız Sanat Alanı, ünlü İngiliz yazar, küratör ve sanatçı David Campany'nin "Rich and Strange / Zengin ve Tuhaf" sergisine ev sahipliği yapıyor.
Görüntüler dünyası dijitalleştikçe, geçmişten günümüze kalan basılı fotoğraflar da kendilerine yeni evler bulmak için sürüklenirkeniyor. "Rich and Strange / Zengin ve Tuhaf"; fotoğrafların maddeselliği, film yapımcılığı, terkedilmiş arşivler ve fotoğrafı çekip zaman içerisinde ismi kaybolmuş fotoğrafçılar üzerine saygı niteliğinde bir video ve fotoğraf kitabından oluşuyor.
"Rich and Strange / Zengin ve Tuhaf" sergisi 10 Haziran tarihine kadar NOKS Bağımsız Sanat Alanı’nda görülebilir.
Son yıllarda kendi yazdığı şarkılar ve birçok sanatçı için yaptığı düzenlemelerle dikkat çeken Can Güngör, hala listelerde yerini koruyan Yalnız Ölmek’in ardından, merakla beklenen yeni albümünden önce Teselli şarkısı ile karşımızda.
Sony Music etiketiyle 2018 sonbaharında çıkacak yeni albümün müjdecisi olan Teselli, sanatçının başka şarkılarında daha önce olmadığı kadar sert, hırçın ve öngörülemez bir doğaya sahip. Dört farklı sözlü bölümden oluşan şarkı, duygu yüklü ve yoğun bir seyir içindeki bir ayrılık şarkısı.
Şarkının sözü, müziği, düzenlemesi ve birçok enstrümanın icrası Can Güngör’e; miksi ve mastering’i Emre Malikler’e ait. Şarkının kayıtları sanatçının Nilipek’le ortak olarak kurduğu Şen Bakkal Stüdyoları’nda Umut Çetin tarafından gerçekleştirildi. Şarkının belli bir kısmından sonra dâhil olan koro bölümündeyse sanatçının sevdiği müzisyen dostları yer alıyor. Albümün kapak tasarımında ise Hare Sürel’in yaptığı illüstrasyon dikkat çekiyor.
https://www.youtube.com/watch?v=GKiVQEnUvKs
Yasmina Reza’nın adını Borges’in bir cümlesinden alan, çağdaş bir insanlık komedisi sunan kitabı Ne Mutlu Mutlulara, Can Yayınları etiketiyle yayımlandı.
Aysel Bora’nın çevirisini yaptığı kitapta Reza, okurlarına hiçbir hikâyenin anlatıldığı kadar olmadığını gösteriyor. Kitapta hayatın girdabına kapılmış on sekiz karakter art arda söz alıyor ve anlatıyor. Gelecek hayallerinden vazgeçmiş, arzularını yitirmiş, hayatla yenişemeyen sıradan insanların aşkla, iktidarla, dostlukla, hastalıkla, başarıyla, ölümle, aileyle ilişkileri kimi zaman derin bir melankoliyle kimi zaman da keskin bir mizahla mercek altına alınıyor.
Semra Göney, “Doğa” isimli sergisi ile Galeri ARK’a konuk oluyor. Göney, “Doğa” isimli sergisinde sanat yaşamının geneline yayılan, kendi ile doğa arasındaki ilişkiyi açıklıyor ve izleyicileriyle paylaşıyor.
Bu ilişki, sanatçının eserlerinde resimlerinde çeşitli katman ve kıvrım oluşumlarla karşımıza çıkıyor. Bu oluşumlarda da ilginç saptamaları olan sanatçı, bunları farklı soyutlamalarla sunuyor. Özkan Eroğlu “Doğa” sergisine bir başka bakış açısıyla yorum getirirken, Georg Christoph Tobler’in “Die Natur” (Doğa) başlıklı yazısından bazı noktaları vurguluyor: “…Biz doğanın tam da ortasında yaşarız ve ona yabancıyızdır. O sürekli bizimle konu-şur, fakat sırlarını asla ele vermez. Durmaksızın üstünde hareket etmemize rağmen, onun üzerinde hiçbir güç ve etkimiz yoktur…”
Semra Göney’in “Doğa” adlı sergisi, 10 Mayıs – 6 Haziran tarihleri arasında Galeri ARK’ta ziyaret edilebilir.
İstanbul’u edebiyatla buluşturan İTEF – İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali, “Seyahat Kitaplarını Takip Ediyoruz” söyleşisiyle 8 Mayıs akşamı 42 Maslak Art!SPACE Gallery #1’e konuk oluyor.
Artful Living ev sahipliğinde, İlsu Dirgin’in moderatörlüğünde Odysseus Adaları & Bir Akdeniz Yolculuğu kitabıyla Bora Ercan ve Zeytin Ağacının Gölgesinde Yunanistan kitabıyla Nazlı Gürkaş gezgin olmayı ve seyahat kitaplarını konuşacaklar.
Söyleşi, 8 Mayıs akşamı 19.30-20.30 saatleri arasında 42 Maslak Art!SPACE Gallery #1’de gerçekleşecek. Katılımcı sayısı kısıtlı olacağından etkinliğe katılmak isteyenler info@itef.com.tr adresine LCV yaptırabilirler.
Görsel: Jennifer Esseiva
Başrollerini Morgan Freeman ve Tommy Lee Jones’un paylaştığı Just Getting Started (Daha Yeni Başladık) 18 Mayıs’ta seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor.
Dünya dağıtımı Sony Pictures’a ait olan eğlenceli filmin yönetmen koltuğunda Tin Cup ve White Men Can’t Jump’tan tanıdığımız Ron Shelton oturuyor.
Lüks Palm Spring’deki Villa Capri’de müdürlük yapan Duke Driver (Morgan Freeman)’ın geçmişi gizemlerle doludur. Ancak hayattaki önceliği, müşterilerinin memnuniyeti ve hayatı durmadan devam eden bir parti olarak görmelerini sağlamaktır. Müşterileri tarafından hayranlık derecesinde sevilen Driver’ın statüsü, formundan ve yakışıklılığından hiçbir şey kaybetmemiş, eski asker Leo (Tommy Lee Jones)’nun gelişiyle sarsılır. Kısa süre içinde ikili arasında Villa Capri’ye yeni yerleşen Suzie (Rene Russo)’nin gönlünü çalma konusunda amansız bir rekabet başlar. Ancak bu arada Driver’ın geçmişi su yüzüne çıktıkça, Leo ve Driver’ın rekabeti bırakıp iş birliği yapmalarını gerektirecektir.
https://www.youtube.com/watch?v=GMKSjCFAkfk
Sanatın sokağa taşındığı Red Bull Art Around bu yıl Arnavutköy’e konuk oluyor. Bugün itibariyle ziyaretçilerini ağırlamaya başlayan Red Bull Art Around, sanatseverleri bekliyor.
Semtin çeşitli noktalarında, farklı disiplinlerdeki sanatçıların çalışmaları bir araya gelirken, “Hayaletler” teması çerçevesinde heyecanlı bir rota oluşturuyor. Küratörlüğünü Collective Çukurcuma ekibinin üstlendiği projede biri öğrenci projesi olmak üzere toplam 14 farklı sanatçının 14 farklı eseri Arnavutköy’ü bir açık hava sergisine dönüştürüyor.
4 – 20 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Red Bull Art Around’u küratöryel ekip Collective Çukurcuma ve Artful Living ekibi ile gezmek isterseniz etkinlik detaylarına göz atın!
Detaylar için; https://www.facebook.com/events/370835713399122/
Kapak Görsel: Ilgın Seymen - ©Nazlı Erdemirel
Duygu Asena’nın anısına, Doğan Kitap tarafından 2007 yılından itibaren verilen Duygu Asena Roman Ödülü’nün bu yılki sahibi Gerçek Hayat adlı eseriyle Oylum Yılmaz oldu.
Seçici Kurul, 2 Mayıs 2018 Çarşamba günü yaptığı toplantıda Oylum Yılmaz’ı, Gerçek Hayat adlı kitabındaki kendine has üslubu ve etkileyici anlatımının yanı sıra Türkiye feminizm tarihi içerisinde önemli rol üstlenen yazarlara selam göndererek kadına ait görülen temel duyguları ilgi çekici kurgusuyla anlatması bakımından oybirliğiyle ödüle layık gördü.
Uluslararası elektronik müzik sahnesinden Tamer Malki ve Rami Abousabe’nin Brooklyn merkezinde ortak olarak hayata geçirdikleri projeleri Bedouin ve Alman prodüktör Christian Löffler, 11 Mayıs Cuma gecesi Klein’da performans sergileyecekler.
Bu yıl 13-15 ve 20-22 Nisan 2018 tarihlerinde gerçekleşen Coachella’nın her iki haftasında da sahne alan Bedouin; sözsüz deep müziğin en bilinen isimlerinden biri. Geçtiğimiz yıl ilki gerçekleşen Big Burn İstanbul’a katılanların performansını hatırlayacakları Bedouin tekrar İstanbul’un elektronik müzik tutkunları için sahnede olacak.