04 ŞUBAT, PAZARTESİ, 2019

Çöplükte Kaybolan Tanıdık Şeyler

Koreli yazar Hwang Sok-yong’un eşyaya bağımlılığın bir deliliğe dönüştüğü çağımızda sistemin dışarı attığı, köleleştirdiği ve kentlerin dışına itilen insanları başrole taşıdığı romanı Tanıdık Şeyler üzerine bir yazı.

Çöplükte Kaybolan Tanıdık Şeyler

Hwang Sok-yong, Tanıdık Şeyler kitabında hepimizin her gün, hiç düşünmeden çöpe fırlattıklarına ve çöplerle geçinmek zorunda olan insanlara odaklanıyor. Tüketim çılgınlığına alet olup hiç düşünmeden çöpe attığımız tüm şeyleri hayal ederek, bir günlüğüne de olsa Çiçek Adası’nı ziyaret etmeye ne derdiniz?

​2018’in son günlerinde Doğan Kitap yükselen Uzak Doğu edebiyatından bir kitapla daha okuyucuyu selamladı. Kore edebiyatının önemli yazarlarından Hwang Sok-yong’un, S. Göksel Türközü’nün Korece aslından dilimize çevirdiği Prenses Bari kitabından sonra, yine aynı yayınevi ve çevirmen sayesinde dilimize kazandırılan ikinci kitabı Tanıdık Şeyler oldu. Kenzaburo Oe’nin “Asya’nın en güçlü sesi” olarak tanımladığı Hwang Sok-yong, kitabında bize gerçek bir Asya hikâyesi sunuyor. “Batı”nın rahat ve konforlu tüketim çılgınlığının kaynağı olan “Doğu”da, ucuz iş gücüyle sömürülen insanların çoğunlukta olduğu Çin’de dünyaya gelen Sok-yong, hayal gücü yüksek bir gözlemci olduğunu anladığımız Tanıdık Şeyler kitabında, yüzleşmek istemediğimiz gerçekleri sıradan ama bir o kadar da acı verici bir hikâyeyle yüzümüze vuruyor.

Dünyanın çarkını elinde tuttuğunu düşündüğümüz ABD ve Avrupa ekollerine uymak adına tüm dünyanın sömürü ülkesine dönüştüğü günümüzde, eşyaya verilen değer artık hiçbir şey ifade etmiyor. Bir giydiğimizi bir daha giymiyor, elimize geçen her şeyi önemsiz birer parça olarak görüp sokağa atmaktan çekinmiyoruz. Tüketim çılgınlığında kendimizi kaybetmişken bizim bu kadar kolayca harcayabildiğimiz şeylerin bedelini kimin ödediğini düşünmek istemiyoruz. Çiçek Adası’nda geçen Tanıdık Şeyler kitabı bize bu konuda çok derin dersler veriyor. Hwang Sok-yong’un 2011 yılında yayımlanan ancak dilimize henüz çevrilebilmiş bu romanı, bir bakıma geçmişten gelen bir uyarı niteliği de taşıyor. Fakir bir gecekondu mahallesinde yaşayan Pörtlek ve annesi, babasının ortadan kaybolması üzerine, “daha çok para kazanacaklarını” düşünerek Çiçek Adası denilen çöp toplama bölgesine taşınıyor ve burada çöp yığınlarının içinde, “işe yarar” şeyleri toplayarak para kazanmaya çalışıyor. 2 bin barakanın bir arada bulunduğu mahalle denebilecek bu çöplükte neredeyse 6 bin kişi birlikte yaşıyor ve orada yaşayan herkes geçimini çöp yığınlarından sağlıyor. Şef Asura ve onun oğlu Saçkıran onların buradaki yaşama ayak uydurmasını kolaylaştırırken bir yandan da Asura ile annesinin yakınlaşmasından sonra aileler de birbirlerine karışıyor. Anne ve babalarının birlikte yaşamaya başlamasından sonra abi-kardeş gibi sürekli birlikte takılmaya başlayan 13 yaşındaki Pörtlek ve 11 yaşındaki Saçkıran’ın hikâyesine ağırlık veren romanda, bu iki çocuk bir bakıma “gerçek” dünyadan da dışlanıyor. Çöp ayıklayıcı olarak çalışan insanlar, bir fırsatını bulup şehir merkezine gittiklerinde herkes onların kokmasından rahatsız olduğu için onlardan uzaklaşıyor.

13 yaşındaki Pörtlek’in gözünden şahitlik ettiğimiz hikâyede mizahı elinden bırakmayan Sok-yong, son zamanlarda Uzak Doğu edebiyatına artan ilgiyi Çiçek Adası’nda geçen bu hikâyeyle üzerine çekmeyi başarıyor. Man Booker ödüllü Han Kang’ın Vejetaryen eserini de Türkçeye kazandırmış olan başarılı çevirmen S. Göksel Türközü bu romanı da Koreceden dilimize çevirerek bir başka başarıya imza atmış olarak karşımıza çıkıyor. 170 sayfalık kimi zaman eğlenerek takip edeceğiniz roman, çoğunlukla bazı şeylerin farkına varmamızı sağlayarak kişisel, hatta toplumsal derinlikte bir sorgulamaya davet ediyor. Kitapta bir kadından dinlediğimiz bu şarkı mırıldanması ise Çiçek Adası’nda -veya adı Çiçek Adası olmasa bile dünyanın herhangi bir yerinde olup ezilerek- yaşayanların hayatlarını özetliyor:

“Ne yapsak, ne yapsak, ne yaşayabiliyor ne ölebiliyoruz.
​Yavrularımı ne yapsak, ne kalabiliyor ne gidebiliyorlar.”

​Çöp toplayıcılığının bile statü haline dönüştüğü Tanıdık Şeyler romanında Çiçek Adası’ndaki çöp yığınlarının arasında zengin mahallelerden gelen çöplere ulaşarak daha fazla para kazanmak istiyorsanız “zengin barakalarına” geçmek için para biriktirmeye başlayabilirsiniz.

Görseller, Daehyun Kim'e aittir.

0
2891
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle