17 AĞUSTOS, CUMA, 2018

Sıkı Tutunun Eylül Sanat Sezonu Başlıyor!

Uzun bir sakinliğin ardından, Eylül ile birlikte yeni sanat dönemi başlıyor. Farklı disiplinlerden pek çok sanatçının sergisi Eylül ayı içinde sanatseverlere kapılarını açacak. Bu sezon hangi sergilerle karşılaşacağınızı merak ediyor, rotanıza karar veremiyorsanız bu liste size ilaç gibi gelecek.

Sıkı Tutunun Eylül Sanat Sezonu Başlıyor!

Yaz aylarını sakin geçiren sanat dünyası, yeni sezon için geri sayıma çoktan başladı. Galerilerin yoğun programı sanat meraklılarını mutlu edecek gibi görüyor. Contemporary İstanbul ve İstanbul Tasarım Bienali de İstanbul sanat sahnesinin gündemini oldukça meşgul edeceğe benziyor. Eylül ayında açılacak sergileri sizin için derledik. Hazırsanız başlıyoruz.

“Olduğu Gibi”, Galata Rum Okulu
5 Eylül-30 Eylül

Ani Çelik Arevyan’ın “Olduğu Gibi” başlıklı kişisel sergisi 5 Eylül’de açılıyor. Arevyan bu sergi ile yaklaşık otuz yıl boyunca dünyanın farklı bölgelerinde tarihsel, zamansal ve mekânsal boyutları gözetmeksizin çektiği fotoğrafların bazen ışık bazen de formları arasında keşfettiği geçişleri, ikili bir düzenlemeyle izleyiciye sunuyor. Küratörlüğünü Haldun Dostoğlu’nun üstlendiği sergi, 30 Eylül’e kadar Galata Rum Okulu’nda sanatseverleri ağırlayacak.

“Olduğu Gibi” serisi, 2018, #248, 43x93cm, ed 3+1 ap, c-print, diasec

“Koro”, Galata Rum Okulu
5-30 Eylül

Gülçin Aksoy'un “Koro” isimli solo sergisi, 5 Eylül'de Galata Rum Okulu'nda sanatseverlerle buluşacak. Sergi videodan yerleştirmeye, dokuma/halıdan fotoğraf ve performansa Gülçin Aksoy’un çeşitli mecralarda ürettiği son dönem çalışmalarından oluşuyor. Gülçin Aksoy, otobiyografik çerçevede hemen yanı başındaki kişiler ve mekânlardan yola çıkarak dünün ve bugünün kurumsal normlarını aile, cinsiyet, ahlak, toplumsal sınıf, devlet, resmî ideolojiye yönelik göstergeler vasıtasıyla inceliyor. Küratörlüğünü Derya Yücel’in yaptığı “Koro”, 30 Eylül’e kadar Galata Rum Okulu’nda görülebilecek.

“Karşılaşma”, Bozlu Art Project Nişantaşı
6 Eylül-13 Ekim

Bozlu Art Project Nişantaşı, heykel sanatçısı Kazım Karakaya’nın “Karşılaşma” başlıklı yeni sergisine ev sahipliği yapacak. Sanatçının metal ve taşı birlikte kullanarak yarattığı heykellerinin yer aldığı sergi, 6 Eylül’de sanatseverlerle buluşacak. Tek olmak ile birden fazla olmanın, karşı karşıya durmanın, karşı karşıya gelmenin ve bu bir araya gelişin her iki tarafta yarattığı etkiyi ve enerjiyi sorgulamanın peşinden giden sergi, 13 Ekim’e dek Bozlu Art Project Nişantaşı’nda izlenebilecek.

Çürüyen Kavunlar”, Krank Art Gallery
7 Eylül-20 Ekim

Merve İşeri’nin solo sergisi “Çürüyen Kavunlar” 7 Eylül’de açılıyor. Sorgulama ve insan doğasını inceleme ihtiyacı içinde olan ve felsefeyi araç olarak kullanan sanatçı, çalışmalarında insan bedenine odaklanırken insanın doğayı kendi fiziksel bedeni üzerinden algıladığı gerçeğine eğiliyor. Merve İşeri, sergisinin temelini oluşturan dört resim ile bedenimizin asli ve kaçınılmaz görevi olan dünyayı sindirme ve onun içinde yaşamayı ele alıyor. Küratörlüğünü Nicole O’Rourke’nin üstlendiği sergi, 20 Ekim’e dek Krank Art Gallery’de izlenebilecek.

Harnessing Body, Tuval üzerine yağlıboya, pastel ve akrilik, 170x130 cm, 2017

Bırakılmış”, Kasa Galeri
7 Eylül-20 Ekim

Kasa Galeri; Gökçen Ataman, Gümüş Özdeş, Fadime Aygün, Onur Gürkan, Özden Demir ve Seydi Murat Koç’un aynı anda hem birbirinden farklı hem de ortak kesişmelere sahip pratiklerine ait üretimlerinden oluşturulan “Bırakılmış” başlıklı sergiye ev sahipliği yapacak. Desen, fotoğraf, video ile nesne ve mekân düzenlemeleri seçkisinden oluşan sergi, 7 Eylül’de açılacak. Her bir sanatçının kişisel sanat pratiğinde dikkatini verdiği yitirilmiş bir geçmişe odaklanan sergi, 20 Ekim’e kadar Kasa Galeri’de izlenebilecek.

“Şeylerin Ufku”, SANATORIUM
​11 Eylül-14 Ekim

Yunus Emre Erdoğan’ın “Şeylerin Ufku” isimli kişisel sergisi, 11 Eylül’de SANATORIUM’da sanatseverlerle buluşacak. Hazır nesne ve füzen resimlerden oluşan bir yerleştirmenin bulunduğu sergide sanatçı, çeşitli nesneler ve mekânların imlediği potansiyel uzamların imkânlarını irdeliyor. Nesnelerin uzamda bıraktığı işitilmez sesler ve görülmez izlerden yola çıkarak metafiziksel bir anlam arayışında olan sanatçı son dönem çalışmalarında nesne ve mekânların ontolojik kırılmasını kayıt altına alıyor. Yunus Emre Erdoğan çalışmalarıyla, mekânı nesnelerin düzenlendiği fiziksel bir kurgu alanından çok, soyut, meditatif bir deneyim alanı hâline getiriyor. Sergi 14 Ekim’e dek SANATORIUM’da görülebilecek.

Envanter”, Art On İstanbul

11 Eylül-20 Ekim

Erdal İnci, Çağrı Taşkın ve Serkan Kaptan’ın oluşturduğu sanatçı inisiyatifi Oddviz’in solo sergisi “Envanter”, 11 Eylül’de açılacak. Sergi, Oddviz’in İstanbul, Berlin, Venedik ve New York’ta fotogrametri tekniği ile görüntülediği sokak mobilyaları, heykeller ve bina cepheleriyle kurguladığı kompozisyonlarından oluşuyor. Bir yeni medya tekniği olarak fotogrametriyi kullanan Oddviz, çeşitli objeleri ve mekânları 3 boyutlu ve fotogerçekçi belgelerken, eşyanın tabiatını ve şehrin ruhunu kompozisyon kurgularına aktarıyorlar. “Envanter”, 20 Ekim’e dek Art On İstanbul’da ziyaret edilebilecek.

Manhattan 2018 Photogrammetry virtual installation Diasec 150x266cm detail1

İçeride”, Galerist

13 Eylül-20 Ekim

Galerist, sanatçı Burcu Yağcıoğlu’nun “İçeride” başlıklı kişisel sergisini 13 Eylül’de sanatseverlerle buluşturacak. Farklı ölçekte desen ve kolajların yer aldığı sergide sanatçı, “simbiyogenesis” isimli evrimsel mikrobiyoloji teorisinden yola çıkarak öznenin eylemliliğini sorunsallaştırıyor. Sanatçı desenlerinde ve örgülü kolajlarında popüler bilimsel dergi arşivlerinden beden parçası imgeleri ile kesintiye uğramış̧ manzara unsurlarını, klasik Yunan heykellerinin fotoğrafları ile bilimsel görüntüleme tekniklerini yan yana getiriyor. “İçeride” sergisi, 20 Ekim’e dek Galerist’te ziyaret edilebilecek.

Burcu Yağcıoğlu İçeride Dijital Kolaj 2018

İmparatorluklar Öncesi”, Anna Laudel Contemporary

13 Eylül-26 Ekim

Anna Laudel Contemporary, Daniele Sigalot’un “İmparatorluklar Öncesi” isimli kişisel sergisini, 13 Eylül’de sanatseverlerle buluşturuyor. Sergide büyük ölçekli enstalasyonları ve alışılmadık mozaikleriyle tanınan İtalyan sanatçının son zaman çalışmalarının yanında bu sergi için özel olarak ürettiği yeni işleri de bulunuyor. Kartondan alüminyuma, mozaikten dijital gösterime, çizimden resme, farklı malzeme ve teknikle oluşturulan 30’dan fazla çalışmanın bulunduğu sergi, ilhamını Roma ve Osmanlı İmparatorlukları’ndan alıyor. 4. İstanbul Tasarım Bienali’ne paralel olarak düzenlenecek sergi, 26 Ekim’e kadar Anna Laudel Contemporary’de izlenebilecek.


Daniele Sigalot, Empires Ago.jpg

ARKAS Koleksiyonunda Post-Empresyonizm”, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
13 Eylül-6 Kasım

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Eylül ayı sergi programı “ARKAS Koleksiyonunda Post-Empresyonizm” isimli sergiyle gerçekleşecek. Post-Empresyonistler yenilikçi yaklaşımlarıyla, klasik resim anlayışından 20. yüzyıl modern resim anlayışına geçişin kilit figürlerinden biri. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ise Post-Empresyonistler’i Arkas Koleksiyonu’ndan bir seçki ile ziyaretçilere sunacak. 48 sanatçı ve 102 eserin bulunduğu sergi; Pierre-Auguste Renoir, Louis Anquetin, Maxime Maufra, Theo van Rysselberghe, Paul Serusier, Suzanne Valadon, Edouard Vuillard, Leo Putz, Louis Valtat, Maurice de Vlaminck, Kees Van Dongen, André Derain, George Braque ve André Lhote gibi pek çok sanatçının eserlerini sanatseverlerle buluşturacak. “ARKAS Koleksiyonunda Post-Empresyonizm”, 13 Eylül-6 Kasım tarihleri arasında Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi Beş Kubbe Salonu’nda görülebilecek.

Louis Anquetin

“Cosmovisions”, The Pill

13 Eylül-11 Kasım

Ressam Eva Nielsen ve heykeltıraş Marion Verboom’un “Cosmovisions” isimli sergisi The Pill’de sanatseverlerle buluşacak. Küratörlüğünü Marianne Derrien’in üstlendiği sergi, modern mimarinin ve Meksika kültürünün karışımının bir sembolü olan Luis Barragán ve mimarisinden ilham alıyor. “Cosmovisions”; Nielsen ve Verboom’un antik Aztek, Maya ve Meksika mimarilerinin dünyanın yüzeyinde yeniden ortaya çıkardığı gizli dünyaları çağrıştırıyor. Eva Nielsen ve Marion Verboom’un bir Meksika gezisi sırasında hem çağdaş hem de geleneksel Meksika, Maya ve Aztek mimarisini keşfetmeleriyle başlayan yolculuğun bir sonucu olan sergi, 13 Eylül-11 Kasım tarihleri arasında The Pill’de izlenebilecek.

EN Lucite-XIII 2018 Acrylic & Ink on Canvas 137x188cm

Horst: Moda ve Portreler”, Leica Gallery İstanbul
13 Eylül-24 Kasım

Moda ve portre fotoğrafçılığında “Işık Ustası” olarak tanınan Horst P. Horst’un “Horst: Moda ve Portreler” adlı Türkiye’deki ilk kişisel sergisi, 13 Eylül’de ziyaretçilerle buluşacak. Leica Gallery İstanbul’un Horst P. Horst Estate ve The Art Design Project iş birliğiyle düzenlediği sergide Horst’un Yves Saint Laurent, Cy Twombly, Paloma Picasso, Marella Agnelli, Emilio Pucci, Elsa Peretti, Diane von Furstenberg portreleri yer alacak. İstanbul Tasarım Bienali'ne paralel olarak düzenlenen sergi, Leica Gallery İstanbul’da 24 Kasım'a dek görülebilecek.

Horst P. Horst Paloma Picasso 1985.jpg

“Son Çağrı​ ve Yakınlaşma”, Mixer
​14 Eylül-20 Ekim

Mixer, sezonu 14 Eylül’de Alican Leblebici’nin kişisel sergisi “Son Çağrı” ve karma fotoğraf sergisi “Yakınlaşma” ile açıyor. Alican Leblebici, “Son Çağrı” başlıklı sergisini beden, sınır ve güvenlik politikaları üzerine kurguluyor. Sanatçı ürettiği eserlerle sergide günlük yaşantımız içinde görmeye alışkın olduğumuz ve tanıdığımız nesneler üzerinden ürettiğimiz korkuları ele alıyor. Emre Baykal, Nazlı Erdemirel ve Esra Özgüroğlu’nun bir araya geldiği “Yakınlaşma”, doğa ve zihin arasındaki bağlantıya odaklanıyor. Sergiler 20 Ekim’e kadar izlenebilecek.

Alican Leblebici Salvator Mundi, Dünyanın Kurtarıcısı, 132x90 cm, tuval üzerine akrilik

Bağışla Beni, Daha Yüksek Sesle Konuşamam”, Monitor
15 Eylül-30 Eylül

İzmir merkezli kâr amacı gütmeyen güncel sanat platformu Monitor, “Bağışla beni, daha yüksek sesle konuşamam” isimli sergiyi 15 Eylül’de sanatseverlerle buluşturuyor. Slovenyalı sanatçı ikilisi Platearesidue ve video sanatçısı Ali Kazma’nın çalışmalarının yer aldığı sergi, küresel ısınmanın ve nükleer saldırıların sebep olduğu felaketlere odaklanıyor. “Bağışla beni, daha yüksek sesle konuşamam” Eski Austro-Turk Tütün Deposu’nda 30 Eylül tarihine dek görülebilecek. 

Plateauresidue, Alma Mate, Cave Form

Tutkunun Anatomisi”, Pg Art Gallery
15 Eylül-12 Ekim

Pg Art Gallery, Özer Toraman’ın “Tutkunun Anatomisi” başlıklı üçüncü kişisel sergisine ev sahipliği yapacak. Cinsiyetçi konturların uzak figürleri ile erkek/kadın ikiliğinin dışında bir tekilliği sorgulayan sanatçı, cinsiyetçi kategorizasyonun sınırları üzerine yoğunlaşırken, bu kavramları yeniden ele alarak iki cinsiyete ait olmayan melez figürler oluşturuyor. Çalışmalarında masumiyeti simgeleyen açık pastel renkleri, özelikle mavi ve uçuk pembeyi tercih eden sanatçı, sergisinde tutkunun yaşamımızdaki önemine dikkat çekmeyi amaçlıyor. “Tutkunun Anatomisi”, 15 Eylül-12 Ekim tarihleri arasında Pg Art Gallery’de izlenebilecek.

“Akışkan Bedenler ve Üvercinka”, Borusan Contemporary
15 Eylül-17 Şubat 

Borusan Contemporary yeni sezona “Akışkan Bedenler” ve “Üvercinka” isimli iki yeni sergi ile merhaba diyecek. Universal Everything’in insan biçimine duyduğu ilgiyi, bireyin karakteristik özellikleri ve davranışları üzerinden ele alan “Akışkan Bedenler” sergisinin küratörlüğünü Conrad Bodman yapıyor. “Üvercinka” sergisi ise Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan eserleri Cemal Süreya’dan ilham alarak yorumluyor. Neon, video, fotoğraf teknikleriyle üretilmiş çalışmaların yer aldığı serginin küratörlüğünü Dr. Necmi Sönmez üstleniyor. Şiirsel ve görsel algıyı ön plana çıkarmayı amaçlayan “Üvercinka” sergisi yeniden düşünmek, yeni sorular üretmek üzerine odaklanıyor. Sergiler, 15 Eylül 2018-17 Şubat 2019 tarihleri arasında hafta sonları görülebilecek.

2 Akiskan Bedenler Universal Everything Screens of the future

Bölünmüş Temsil”, UNIQ Gallery
18 Eylül-14 Ekim

“Bölünmüş Temsil” başlıklı grup sergisi, 18 Eylül’de UNIQ Gallery’de sanatseverlerle buluşacak. 4. İstanbul Tasarım Bienali’nin “Okullar Okulu” temasına paralel olarak düzenlenen serginin küratörlüğünü Ezgi Yıldız ve M. Wenda Koyuncu üstleniyor. Oğuzhan Güdek, Evren Erol, Serkan Yüksel, Cansu Sakız & Murat Kahya, Esra Carus, Özge Yağcı, Uğur Savaş ve Doğukan Çiğdem’in eserlerinden oluşan sergi “Nasıl oluyor da bilgi arttıkça dünya daha kötü bir yer olmaya başlıyor? Bilgi kaynakları artarken öznelerin benzemezliği ve önerilerin farklılaşması beklenirken nasıl oluyor da birbirini kopya eden bir dünyaya doğru gidiliyor? Bütün bu problemler içinde tasarımcının ortaya koyduğu nedir?” gibi pek çok sorunun üzerine odaklanıyor. “Bölünmüş Temsil” sergisi, 14 Ekim’e kadar UNIQ Gallery’de ziyaret edilebilecek.

Contemporary Istanbul
20-23 Eylül

20-23 Eylül 2018 tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi ve Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda 13. kez gerçekleşecek olan Contemporary Istanbul, bölge galerilerinin yanı sıra Avrupa, Amerika ve Asya’nın en önemli galerilerini, sanatçılarını ve koleksiyonerlerini de bir araya getirerek İstanbul’u geniş bir sanat izleyicisi kitlesinin odak noktası yapacak. Bölgesel karakterinden aldığı güçle Orta Doğu, Balkanlar, Kafkasya ve Doğu Akdeniz ülkeleri ile beraber Avrupa ve Amerika'ya uzanan Contemporary Istanbul, tüm dünyaya hitap eden bir çağdaş sanat fuarı konumunda yer alıyor.

“… buradaydı”, Elhamra Han
​22 Eylül-13 Ekim

Huo Rf’nin “… buradaydı” başlıklı üçüncü kişisel sergisi 22 Eylül’de sanatseverlerle buluşacak. Sanatçının 2018 yılında ürettiği iki işten oluşan sergi, zaman ve mekândan uzak bir yolculuk hikâyesinden geriye kalanlardan oluşuyor. Küratörlüğünü Merve Elveren’in yaptığı sergi, Huo Rf’nin Kars ve Ani’ye yaptığı seyahatten ilham alıyor. Sergide Ani’deki surların, kiliselerin ve manastırların seçili alanlarına odaklanan 10 adet bakır levha bulunuyor. Mekânın duvarına yan yana, ancak birbirleri arasında herhangi bir devamlılık ilişkisi olmadan yerleştirilen levhalarda yapıların mimari özelliklerinden çok duvarlarına kazılan ve yazılan isimler, tarihler, şehirler ve aşk hikâyeleri ön plana çıkıyor. Diğer seri ise sanatçının Kars ve Ani yolculuğunda çektiği fotoğraflardan oluşuyor. Seri İliç, Aşkale, Ani ve çevrelerinde arda kalan hiçbir yaşam belirtisinin olmadığı fotoğraflar aracılığıyla ziyaretçilere gösteriyor. Sergiler 22 Eylül-13 Ekim tarihleri arasında Elhamra Han’ın birinci katında izlenebilecek.

4. İstanbul Tasarım Bienali 
22 Eylül-4 Kasım

“Okullar Okulu” başlığıyla gerçekleştirilecek olan 4. İstanbul Tasarım Bienali, 22 Eylül-4 Kasım 2018 tarihleri arasında izleyiciyle buluşacak. Jan Boelen’in küratörlüğünü yaptığı bienal; Akbank Sanat, Yapı Kredi Kültür Sanat, Pera Müzesi, Arter, SALT Galata ve Studio-X Istanbul’da görülebilecek. Katılımcılarını açık çağrı ile seçen 4. İstanbul Tasarım Bienali’ne 41 ülkeden 700’ün üzerinde başvuru yapıldı. Başvurular arasından 100’e yakın katılımcı belirlendi. Bienal, “Okullar Okulu” tasarım eğitimi üzerine eleştirel bir platform oluşturmayı ve birlikte düşünmek, paylaşmak ve üretmek için ortam sağlayarak toplumsal bağın güçlenmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Bilinmeyen Uzuvlar”, Büyükdere35 Kültür Sanat Platformu
26 Eylül-10 Kasım

Büyükdere35 Kültür Sanat Platformu, “Bilinmeyen Uzuvlar” adlı sergiye ev sahipliği yapıyor. 26 Eylül’de açılacak olan sergi, Baysan Yüksel’in son dönem işlerinden oluşuyor. Sergi bilinmeyen, izi sürülemeyen bir kaygı tetiklendiğinde oluşan duygu yükünün hissedildiği mikro saniyelik anları dondurarak izleyiciye yeniden hatırlatmaya ve hissettirmeye odaklanıyor. Ahtapotun esnek ve çok uzuvlu anatomisini değişken ve bilinmez hislerle bağdaştıran Yüksel’in kişisel sergisi “Bilinmeyen Uzuvlar”, 10 Kasım’a kadar izlenebilecek.

Tüm Olmuşun Dünyası”, Pi Artworks İstanbul
26 Eylül-10 Kasım

Pi Artworks İstanbul, Fatma Bucak’ın “Tüm Olmuşun Dünyası” adlı ilk kişisel sergisine ev sahipliği yapacak. Küratörlüğünü Övül Ö. Durmuşoğlu’nun üstlendiği sergide, Bucak’ın video ve heykel çalışmaları ile birlikte mekâna özgü yerleştirmeleri de yer alacak. “Binbir olmuşun dünyasında yaşıyoruz” Çin atasözünden yola çıkan sergi; insan aklının dış dünyayı tamamen anlamasının imkânsızlığına göndermeler yapıyor. Sergi aynı zamanda, şiddetin evrenselliğine ve sanatçının hem şiddet hem de evrenselliğe cevabını sorgulayan yeni enstalasyonlar üretmek için Meksika – A.B.D sınır dinamiğine yönelik araştırmalarına da odaklanıyor.

0
20735
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle