0 YAPILAN YORUMLAR
6935 GÖRÜNTÜLENME
0 TAKİPÇİ
0 BEĞENİ
Operanın İlahesi

İnsanın yüreğinde hüzünle akseden, coşkuyla fırtınalar koparan büyüleyici bir ses… Opera dünyasındaki başarıları, aşkları, skandalları ve iniş çıkışlarıyla Maria Callas hem sesi hem hayatıyla bir efsane haline geldi.

     Aryalarını dinleyen herkes onun sesinde farklı enstrümanları bulduğunu söylerdi. Bazı eleştirmenler sesini çirkin bulduklarını ifade etse de sesini bir anda değiştirip başka bir şekle sokabilmesi, koloratur sopranoluğu ve başarılı bel canto tekniği tartışmasızdı. Ses rengi ayrı bir tartışma konusuydu, ama onun sesine asıl renk veren şüphesiz aşk ve hüzündü. Yaşadığı hayalkırıklıkları yükselişleri kadar şiddetliydi, kariyerinin zirvesinde umutsuz bir aşka kapıldı. Callas denildiğinde akıllara gelen bir diğer isim, onun ölümsüz aşkı Onassis’ti. Ona duyduğu aşk, hayatının son dönemlerine dek ona ilham verdi, ardından ölümünü getirdi. Opera literatüründe bulunan eserlerin neredeyse tamamına ses verdi ama yaşadıkları sahnede uzun süre kalmasına izin vermedi.

     Dünyaca ünlü, Yunan asıllı opera sanatçısı Maria Callas, 2 Aralık 1923’te New York’ta dünyaya geldi. Annesi, ablası Jackie’nin büyük bir müzisyen olmasını istiyordu ve Maria’nın başarısını hep göz ardı etti. Arkadaşı olarak gördüğü tek kişi küçük erkek kardeşi Vassilis’ti.

     Maria şarkı söylemeye bayılırdı! Salondaki radyoyu açıp New York Metropolitan Operası’nda şarkı söyleyen ünlü soprano Rosa Ponselle’yi dinlerdi. Bir gün en sevdiği şarkı olan La Paloma şarkısını söylediğinde pencereden sokaklara akseden bu çocuksu ses, yoldan geçen insanları şaşkınlığa uğrattı. Herkes durup onu alkışladığında Maria’nın yeteneği ilk kez fark edildi. Annesi ve ablası ona sırtını döndü, erkek kardeşi ise hayatını kaybetti. Bunun üzerine babasının evden ayrılıp Yunanistan’a dönmesi, Maria için büyük bir yıkım oldu. Annesi onu tavernalara, kışlalara götürüp onun üzerinden para kazanıyordu. Bu sırada Maria giderek şişmanlıyordu, kendisini çirkin buluyordu.

     İşi için İtalya’ya gittiğinde İtalyan zengin bir iş adamı olan Giovanni Battista’yla evlendi. Giovanni tüm parasını ve zamanını genç karısına adadı ve onu bir yıldıza dönüştürmek için onun menajerliğini üstlendi. Birlikte oldukları sırada Maria, Milano’da parlayan bir divaydı ancak asıl ününe henüz kavuşmamıştı.

     Audrey Hepburn’ün Roma Tatili filmini izlediği sırada onun gibi bir star olmayı arzuladı ve güzelleşmek için zayıflamaya karar verdi. Hollywood starları arasında bir şöhreti olan Doktor Lantzunis’in önerisi üzerine Maria, gözlerini karartır ve zayıflamak uğruna şampanya eşliğinde tenya yumurtaları yutar. La Scala’da Lucia di Lammermoor rolünde sahneye çıktığında, incecik ve çekici bir kadın haline gelmişti.

     O dönemlerin en ünlü isimlerimden biri de Yunanlı armatör Aristotelis Onassis’ti. Zenginliğini görgüsüzce gözler önüne seren Onassis’in adını neredeyse duymayan yoktu. Bir gün Onassis, Winston Churchill’in de orada olacağını söyleyerek Maria’yı kocasıyla birlikte ünlü yatı Christina’ya davet etti. Kocası Giovanni, karısını kaybettiğini hissediyordu. Maria, Ari Onassis’e fena halde aşık olmuştu ve zor zamanlarında elinden tutup onu kariyerinde yükselten kocasına rağmen bu adama duyduğu aşkı engelleyemiyordu. Kocasını terk edip resmen evli bir adamı metresi oldu.

     Ardından geçen dokuz sene büyük mutluluklar ve şiddetli fırtınalarla doluydu. Adı hep skandallarla anılır oldu. Hep Maria olmayı isterdi ama içindeki Callas buna izin vermedi. Kendini daha öğrenmeye ve çalışmaya vermişti, hırsla dolup opera dünyasının en iyisi olmak için elinden geleni yapmıştı. Tek rakibi olan Renata Tebaldi’yi alt edip La Divina (İlahe) olarak anılmaya başlamıştı. Öte yandan hamile kalmıştı ama Onassis onu bebeği aldırmaya zorlayınca Callas daha önce hiç yaşamadığı türden, derin bir acıya sürüklenmişti. Bebeğin adını Omeros koymak istiyordu, Yunan denizlerinin babası, şairi, ozanı Homeros’tan esinlenmişti. Ari Onassis, öldürülen Amerikan Başkanı John Kennedy’nin eşi Jackie Kennedy için onu terk etti. Tüm inişlerin ardından toparlanıp yeniden yükselen Maria, acısını dindirmek için müziğe sarılmak istedi ama sesini kaybetmişti. Artık matemdeydi… Onassis hakkında gazetecilere şöyle söylemişti: “O benim aşkımdı ve aynı zamanda benim en iyi arkadaşımdı… Ayrıldık ama hiçbir şey değişmedi. Başka bir kadınla bile olsa o mutluysa ben de mutluyum…” Onassis ise yeni evlendiği eşinin hızına yetişemiyordu, Maria’yı reddetmesine rağmen onu özlemeye başlamıştı.

     Yetmiş beş senesinde Onassis’in ölümü üzerine Maria Callas, hayatının en büyük yıkımını yaşadı. Müziği tamamen bıraktı ve Paris’te yerleşti, kendini eve kapattı. 1977’de yalnız yaşadığı Paris’teki evinde hayata veda etti. Aramızdan ayrıldığında daha 54 yaşındaydı. Ölüm nedeni raporlarda kalp krizi olarak geçti ama bunun bir intihar ya da cinayet olduğuna dair söylentiler hala devam ediyor.

     Maria’nın 16 Eylül’deki ölümünden bir gün önce yakın arkadaşı Bruna’ya verdiği mektupta şunlar yazıyordu: 

     ‘’Sevgili Bruna, mutlu ölüyorum. Oğlumun ve hayatımın erkeğinin yanına gidiyorum. İyi yürekli Tanrı’nın ebediyen birlikte yaşamamıza izin vereceğini umuyorum. Maddi varlığımla avukatlarım ilgilenecekler. Ama bütün hayatım boyunca bana eşlik eden sevgili dostum, senden son bir ricam olacak. Küllerimin Ege Denizi’ne serpilmesini sağla. Bu benim son arzumdur. Aristo’m Skorpios Adası’nda gömülü. Ben de oraya ulaşmak istiyorum. Onu denizden kucaklayacağım. Deniz onu okşamama izin verecek. Bu yuvama dönmemi ve onunla ebediyen bir arada olabilmemi sağlayacak. Yardım et bana Bruna. Aristo ile bir aşk yaşadım. Kimi zaman güzeldi, kimi zaman kötü. Öykümüzün mutlu sona ulaşması şimdi yalnızca senin ellerinde. Senin Maria’n.’’

​     Maria Callas, yalnızca yaşadığı zamanın değil, tüm zamanların en ünlü opera sanatçısı olarak kabul edilir. Yorum gücünde yaşadıkları, acıları, hırsları ve sevinçleri gizlidir. Norma’da sizi büyük bir trajediye sürükler, Carmen’de neşe kaynağınız olur, Casta Diva aryası ise onun neden “İlahe” olarak anıldığının adeta bir kanıtıdır. Hüzünlü aryaları içinize dokunur, kulaklarda sesi yankılandığında gözlerden ince ince yaşlar indirir.

0
2007
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage