0 YAPILAN YORUMLAR
6927 GÖRÜNTÜLENME
0 TAKİPÇİ
0 BEĞENİ
Eksilerek Çoğalan Yazar: Marguerite Duras

Pasifik’e Karşı Bir Bent ve Sevgili kitaplarının yazarı, aynı zamanda Goncourt Ödülü sahibi Fransız yazar Marguerite Duras ödünç acılarla değil, kendi acılarıyla, aşkıyla ve eksiltili cümleleriyle okurlarını dilin haz veren tabiatıyla tanıştırdı. Hindiçin'den Fransa'ya dek uzanan hayat serüveni boyunca yaşamını dolduranonu büyüleyen tek şey yazmaktı.

Marguerite Duras

Marguerite Duras

     Marguerite Duras’ın hayatı Hindiçin’den Fransa’ya dek uzanıyordu. Çocukluğunu ve ilk gençlik çağlarını geçirdiği Hindiçin’in, otobiyografik öğeler taşıyan romanlarında önemli bir yeri vardı. Babasını erken yaşta kaybeden Duras’ın, annesi ve iki erkek kardeşiyle geçirdiği yılları, Pasifik’e Karşı Bir Bent ve Sevgili kitaplarına esin kaynağı oldu.

     Duras, 17 yaşında Paris’e gelerek önce matematik, sonra hukuk ve siyaset bilimi okudu. Ardından Fransız Komünist Partisi’nde aktif üye olarak yer aldı, İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan Paris İşgali’nde Yahudilerin öldürülmesini engellemek için Fransız Direniş Hareketi’ne katıldı ve Fransa eski başbakanı François Mitterrand’la aynı hücrede çalıştı. Kocası Robert Antelme tutuklanıp Buchenwald Toplama Kampı’na yollanması üzerine kocasının izini sürdü ve bu sırada yaşadıklarını Acı adlı kitabında kaleme aldı. Bu kitapta insanlık tarihinin en büyük trajedilerinden biri olan Yahudi soykırımını anlatıyordu. Uzun süre siyasi mücadelenin içinde yer alan Duras, gazetecilik de yaptı. Bunun yanı sıra birçok roman, öykü, deneme, senaryo, söyleşi yayımladı.

     Sık sık siyasi ve edebi polemiklere giren yazar, Sartre’ın Fransa’nın bu üzücü kültürel ve siyasi geri kalmışlığının nedeni olduğunu düşünürdü. Sartre’ın, kendisini Marx’ın mirasçısı, düşüncesinin tek gerçek tercümanı olarak kabul ettiğini söylerdi.

     Marguerite Duras’ın Türkçe’de yayımlanan ilk kitabı 1966’da Uğrak Kitabevi’nden çıkan Hiroşima Sevgilim’di. Yazarın ününü doruğa çıkaran Hiroşima Sevgilim, savaş karşıtı bir başyapıt olarak kabul edilir. Duras’ın senaryosu olan bu kitap, Alain Resnais’nin yönetmenliğinde unutulmaz bir kült film hâline geldi.

     Duras, ikinci büyük çıkışını otobiyografik romanı Sevgili ile yaptı. Sadece Fransa’da 1,5 milyon satan kitap, 43 dile çevrildi. Sevgili, 1984’te Fransa’nın en önemli edebiyat ödülü kabul edilen Goncourt Ödülü’nü kazandı. Sinemaya uyarlandığında ise tüm dünyada büyük bir yankı uyandırdı.

     Duras “Geriye yalnızca sözcükler kalsa da sevgisiz durmak olanaksız” diyerek yetmiş yaşının eşiğinde Sevgili kitabını kaleme aldı. Sevgili’de Duras’ın 15 buçuk yaşındayken kendinden iki kat yaşlı bir Çinli zenginle yaşadığı aşk, o dönemde hayatına dokunananlar ve Hindiçin’de geçirdiği yaşamı anlatılıyordu. Kitabı yazma sürecinde yaşadıklarını sayıklayarak hatırladığını söyleyen yazar, Vietnam’da bir nehir üzerinde yaptığı vapur yolculuğu sırasında tanıştığı Çinli adamla yaşadığı cinsel aşkı onca seneden sonra tüm çıplaklığıyla yeniden yaşıyor gibiydi. Kimi eleştirmenlerin, bugüne kadar yazılmış en güzel romanlarından biri saydıkları Sevgili, erotizmin doruklarında ve eksiltili cümlelerle doluydu ama cümlelerdeki bu eksiltiler bir bakıma duyguları tamamlıyordu. Sevgili’yi yayımladıktan sonra kitabın kendi yaşamından alıntılarla dolu olduğunu gizlemeyen Duras, o dönemde fırtınalar kopardı.

     “Orospu diyor, şıllık diyor bana, biricik aşkı olduğumu söylüyor, söylemesi gereken de bu, sözü oluşmaya, bedeni istediğini yapmaya, aramaya, bulmaya bıraktığımız zaman söylenen de budur, her şey iyidir o zaman, döküntü yoktur, döküntülerin üstü örtülüdür, selde, arzunun gücünde her şey akıp gider.” 

     Sevgili, 1985’te Can Yayınları tarafından Türkçe’de yayımlandı ve kitabın gördüğü ilgi üzerine Duras’ın birçok yapıtı Türkçe’ye çevrildi.

     Fransız yazar Marguerite Duras’ın dergilerde kaleme aldığı varoluşçu anlatımı, ilk romanlarında yerini romantik bir anlatıma bıraktı. Eleştirmenlerin “Yeni Roman” akımına yakın bulduğu yazarın, kendine has bir anlatımı var. Romanlarında her şeyi anlatmaz, kısa ve öz yazarak okurlarını da düşünmeye iter. Duras’ın kitaplarında yazılanlar kadar yazılmayanlar da önemlidir. Yazarın anlatımı kişisel kılan, diyalogların yanı sıra kullandığı sessizliklerdir.

     Tahsin Yücel, Duras’nın “eksilti” sanatını büyük bir ustalıkla kullandığını belirtip, “Durumları, duyguları, ve duyumları daha çok esinlemelerle, ama en kestirme, en etkili bir biçimde yansıtan bu yalın, yalın olduğu ölçüde doğal ve şiirli anlatım bile, Duras’nın usta bir yazar olduğunu kanıtlamaya yeter” diyordu.

     Marguerite Duras bir edebiyat teorisine tutunup tüm hayal gücünü bununla yönetmez, eksilerek özgürleşir. Aşk hep hayatının bir parçasıdır, yalnız kalmaz ama yazmak için kendine bir yalnızlık oluşturur. Sevgilileriyle, hırçınlığıyla kendine has dürüstlüğüyle ve hepsinden öte aşka ve ölüme duyduğu arzuyla yazarak kendi yolunu bulur.

0
4922
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage