
Türkiye’de müziğin sevilmesini ve yaygınlaşmasını sağlamış en önemli figürlerden biri de Okay Temiz’dir. Anadolu coğrafyasına ait olan melodik ve ritmik değerlerin batı müziğinin formlarıyla hassas dengeler ve doğru oranlarda birleşmesiyle, yaptığı müziğin yeni bir form olarak kendisinden sonra gelen kuşakları hem dinleyici hem de müzisyen olarak etkilediğini rahatça söyleyebiliriz.
Özellikle davul ve vumalı çalgılarla, bir kısmı da kendisinin ürettiği enstrümanlarla müziğe farklı lezzetler katmış olan Okay Temiz, etnik cazın en önemli temsilcisi olmuştur. Uzun yıllar yurtdışında kalarak dünyanın çok önemli müzisyenleriyle birlekte çalışan Okay Temiz, dünyanın birçok köşesinde sayısız konser vermiş, farklı sanatçılarla 60’ın üzerinde albüm gerçekleştirmiş ve kurduğu ritim atölyesi ile de binlerce öğrencinin yetişmesine katkıda bulunmuştur.
Okay Temiz, müzik hayatının başlangıcından bu güne Saffet Gündeğer, Aka Gündüz Kutbay ve Ergün Şenlendirici’nin de içlerinde bulunduğu enstrümanlarının virtüözü müzisyenlerle gerçekleştirdiği performanslarla farklı sentezler oluşturmuş ve hem dünyada, hem de ülkemizde haklı bir ünün sahibi olmuştur.
Plaklar dünyanın her yerinde büyük bir önem kazanıyor. Zamanında aldıkları plakları kaset ya da CD’nin kolaycılığına kanarak ellerinden çıkarmayanlar bugün gerçekten de maddi ve manevi büyük bir değerin sahibi durumundalar. Analog sesin lezzeti, kendine has derinliği ve plağın çalarken mekanik olarak gözlenebilmesi plakseverlerin en büyük keyifleri olarak açıklanıyor.
Elbette plakla birlikte pikap endüstrisi, pikap iğnesi ve yan malzemelerin de üretimiyle özellikle son 10 yıldır büyük bir yükseliş kaydediyor. İnsanlar plaklara konan tozun çıkardığı cızırtıyı, CD’lerin sessiz (ama biraz kuru) sesine tercih ediyorlar. Plaklara neredeyse CD’lerin en az iki katı para ödenirken, ikinci el piyasasında bazı eski basım plaklar da 500-1000 TL gibi fiyatları görebiliyor.
1977 yılının 16/17 Nisan günlerinde Stockholm’de Metronome Stüdyosu’nda kayıt edilen albümde vurmalı çalgılar ustamız Okay Temiz’e saksofonlar ve flütte Lennart Aberg, piyanoda Bobo Stenson, basta Palle Danielsson, flüt, Tulum ve sazda da Hacı Tekbilek’ten oluşan muhteşem bir kadro eşlik etmiş.
Kent Müzik etiketiyle basılmış albümün ilk yüzünde Tamara-Delihoron, Fidayda, Les Noto (Geleneksel Bulgar şarkısı) yer alırken ikinci yüzde de Dere Geliyor Der eve Sarı Kız şarkıları bulunuyor. Parçaların yanında da ilginç bir özellik olarak ölçüleri yazılmış. Bu sıra dışı ve seyrek bulunan albümün en güzel yanlarından biri de, kapakta slime olarak bulunan Okay Temiz’in fotoğrafının sağ alt köşesinde diagonal olarak çekilmiş pembe bir şerit üzerinde “TV Ara Müziği” ibaresinin konulmuş olması.
Tüm bu saptamalaran sonra bize söylemek düşen tek bir cümle kalıyor: Analoğa selam, yola devam.
