02 EKİM, PAZARTESİ, 2017

Bu Oyunda Kimse İyi Oynamıyor

2016 yılında Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde Yılın En Başarılı Komedi Oyunu olarak Haldun Dormen Özel Ödülü’nü kazanan Yoldan Çıkan Oyun, bu yıl Zorlu PSM’de üçüncü sezonuna başlıyor. Yoldan Çıkan Oyun’un yönetmeni Lerzan Pamir, oyuncularından Sarp Apak ve Haki Biçici ile oyunun çatısı, yeni sezonda karşılaşacaklarımız, oyunculuk motivasyonları ve oyuna dair sahne üstü ve arkasındaki ince işçilikleri üzerine konuştuk. 

Bu Oyunda Kimse İyi Oynamıyor

Henry Lewis, Jonathan Sayer, Henry Shields gibi üç genç İngiliz yazarın kaleme aldığı ve İngiltere’de Laurunce Olivier Ödülleri'nden En İyi Komedi Ödülü’nü alan The Play That Goes Wrong’un Türkiye adaptasyonu Yoldan Çıkan Oyun bu yıl üçüncü sezonunda. Lerzan Pamir’in rejisörlüğünü gerçekleştirdiği Yoldan Çıkan Oyun, 2016 yılında Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde Yılın En Başarılı Komedi Oyunu olarak Haldun Dormen Özel Ödülü’nü kazandı. Zorlu PSM prodüksiyonu olan oyun üçüncü sezonuna Sarp Apak, Öner Erkan, Defne Koldaş, Pelin Ermiş, Haki Biçici, Baran Güler, Kubilay Çamlıdağ ve Gökçen Gökçebağ ile devam ediyor.

Yoldan Çıkan Oyun bu sene üçüncü sezonunda. West End prömiyerinden bu sezona kadar oyun nasıl bir değişim geçirdi? Yeni eklemeler oldu mu?

Lerzan Pamir: Çok değişim geçirdi elbette. Tabii oyunun sabit bir iskeleti de var. Komedisi ve zamanlamalarıyla ilgili yapılması gereken olmazsa olmazları var. Ancak biz oynadıkça, keyif aldıkça yeni şakalar ekledik. Dekor konusunda sürprizler yaşadık ve bu da bizde bazı reflekslerin gelişmesine yol açarak yeni komik anların ve oyunların oluşmasını sağladı. Ama kanavası her zaman aynı.

Sarp Apak: Bu arada iki yıldır oynanan bir oyuna göre gerçekten çok az şey ekledik. Oyunun çatısı çok sağlam kurulduğu için pek bir şey ekleme gereği duyulmuyor. Çünkü bir şey eklendiğinde bozulabiliyor.

Yoldan Çıkan Oyun’a yeni katılan oyuncuların oyuna adapte olmaları kolay oldu o halde?

Haki Biçici: Ben oyuna bu sezon katıldım. Gerçekten oyunun çatısının bu kadar sağlam olması hem ezber yaparken hem de oyunun trafiğine ve mantığına hâkim olmak açısından oldukça kolaylık sağladı.

©Nazlı Erdemirel

Rol kişilerinizden ve bu karakterleri yaratırken izlediğiniz yollardan veya provada ya da temsil sırasında deneyimlediğiniz kritik anlardan bahsedebilir misiniz?

Sarp Apak: Aslında yine aynı şeyden bahsedeceğim; o da tekstin gücü. Oyun çok sağlam bir fars olduğu için bizim özel olarak bir karakter yaratmamıza gerek olmadı. Biz kendimizi Lerzan’a bıraktık, o da oyunun kimyasının çok dışına çıkmamamız ve yapısını bozmamız şartıyla bizi serbest bıraktı. Aslında daha doğrusu biz birbirimizden reaksiyon aldığımız noktaları referans aldık. Çünkü biz eğlenebiliyorsak insanları da eğlendirebiliriz diye düşündük. Benim rol kişim mesela kendisinin diğer oyuncu arkadaşlarından daha iyi olduğunu düşünen bir oyuncu. Diğer oyuncular iş raydan çıkmaya başlayınca bırakırken benim karakterim daha bir şeyleri yoluna koymaya çalışan ve inatla iyi oynamaya çabalayan bir karakter. Aslında oyunun yazarları fazlaca serbest bir performans alanı yaratmışlar, bizim üzerine çok bir şey düşünmemize gerek kalmadı diyebilirim.

Lerzan Pamir: Herkes daha çok işçilik düşündü aslında. Yani oyuncu olarak sahne üstünde ve sahne arkasında fazlaca işleri vardı. Sahne üstünde oynadıkları adamlar dışında güya kötü oyuncuları oynuyorlar ve bu proje katman katman bir iş olduğu için onlar da tamamen görevlerini yapmaya odaklandılar.

Oyunun oyuncu kadrosunda epey bir değişiklik oldu bildiğim kadarıyla. Yoldan Çıkan Oyun’un yeni sezonunda hangi oyuncuları hangi rollerde göreceğiz. 

Lerzan Pamir: Yeni sezonunda üç yeni oyuncu katıldı aramıza: Pelin Ermiş, Haki Biçici ve Baran Güler. Aslında oyunun çok oturmuş, kemikleşmiş bir yapısı var ve böyle bir ortamın içerisinde çok zor hareket edilebilecekken oldukça muazzam bir yol katettiler. Yani bizim yıllardır oturttuğumuz bir düzene gelip bir ay gibi bir sürede toplamda iki veya üç sahne provası yapıp temsil yapacaklar ve gerçekten işlerinde bu kadar iyi olmasalar altından kalkması zor bir durum olabilirdi. Kritik anlardan birisi dekor olabilir çünkü dekorsuz bir şekilde boş bir odada prova aldık. Ama bunlar da bize çok şey kattı, mesela burada balkon var ve bunu hayal ederek oynuyoruz dediğimizde hepimiz hemen buna adapte olup o balkondan düşebilmeyle ilgili bir şeyler yaparken hem eğlenceli anlar çıkıyor hem de başka şeyler de eklememize yarıyor.

Sarp Apak: Aslında aramıza katılan oyuncuların oyunu izlemelerinin de oldukça büyük faydası olmuş olabileceğini düşünüyorum. Böylece görerek adapte olmanın da avantajları olmuştur. Yoldan Çıkan Oyun’la iki yılda toplam 60 temsil verdik. Elbette kritik anlar da oldu. Mesela elimi sakatladım bir keresinde ama bence bizler Türk oyuncular olarak oldukça sağlamız. Çünkü dekorsuz, kostümsüz de her şeyi hayal ederek bir şekilde oynayabiliyoruz. O yüzden bize bir şey olmaz bence. (Gülüyor)

Haki Biçici: Pelin’le ben oyunu izlemiştik zaten, orada nasıl bir yol izleyeceğimizle ilgili fikir edinmek bize oldukça yardımcı oldu. Kritik olarak ben daha provalar başlamadan kendimi sakatlamıştım, herhalde başlamadan aradan çıkarmak istedim. (Gülüşmeler)  

Oyun içinde oyun mantığında sahneliyorsunuz Yoldan Çıkan Oyun’u. Oyuncuların oyunun içindeki Cornley Polytechnic Drama Society oyuncuları olarak kötü performans sergilemesi gerekiyor. Kötü performans sergileyerek bu rollerin iyi oynanması ve yönetilmesi konusunda nasıl bir çalışma yaptınız?

Sarp Apak: İki buçuk yıl önce provalara ilk başladığımızda hepimiz bu tuzağa düştük aslında. Televizyonlarda bazen karşılaştığımız kötü oyunculuk performanslarını ya da mesleğinin başlarındaki bir oyuncunun amatörlüklerini referans alarak oynamaya çalıştık. Ama sonrasında bu herkesin fazlaca kötü oynama durumunun içinden çıkamadık ve zaten kakafoniye dönüştüğünü farkettik. Sonra bu denemelerin ardından bunlardan vazgeçtik ve oyunun içerisinde de, trafiğinde de halletmemiz gereken şeylere odaklandık. Aksiyonun içine kendimizi bırakınca bizim için daha rahatlatıcı oldu.

Lerzan Pamir: Zaten aslında öyle bir yönelişe girmemize gerek kalmadı. Herkesin fazlaca görevi var oyunda. Kötü bir oyuncuyu oynamak için zaten lafını unutmak yeterli oluyor. Oyunun içindeki oyunda oyuncu lafını unutunca da zaten kötü oynamış oluyor. Yönetmeni oynayan oyuncu mesela her aksilikte tedirgin oluyor ve bu onun kötü oynamasına yeterli oluyor zaten. O yüzden kötü oynamaya çalıştığınızda işin içinden çıkılmıyor aslında. Aksiyona bıraktığımızda daha hızlı bir çözüme ulaşıyor.

Haki BiçiciBence de başka bir şey yapmaya gerek kalmıyor, çünkü oyunu oynarken düşen dekoru tutarak oynamaya çalışıyor oyuncu zaten. Böylesi absürt bir durumda yeterince kötü bir performansın içinde olduğunu oyuncu gösterilebiliyor.

Yoldan Çıkan Oyun, 2016 yılında Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde Yılın En Başarılı Komedi Oyunu olarak Haldun Dormen Özel Ödülü’nü kazandı. Elbette ödül hedefiyle bir projeye başlanmasa da bir oyunu yurt içinde veya yurt dışında başarıya götürmek için deneyimledikleriniz nelerdi?

Sarp Apak: Aslında tırnak içerisinde bir komedi oyununun ödül almasını ben hiç beklemiyordum. İnanılmaz derecede mutlu olduk yani Afife jürisinin gelip bizi izlemesi ve “Oh be nefes aldık içimiz kararmıştı kaç zamandır” deyip üstüne ödül vermeleri müthiş bir şeydi. Komedinin bu sanatın bir parçası sayılıp sayılmama tartışmaları beni üzen bir şey bu konuda.

Lerzan Pamir: Bu oyun Türkiye’de başarılı olduğu ve ödüller aldığı için uluslararası platformda bunun karşılığı Yoldan Çıkan Oyun’un İngiltere’deki yapımcılarının bu oyundan ve başarısından haberdar olması. Yoldan Çıkan Oyun İngiltere’de de oynanıyor ve hatta şu anda onlar da Broadway’e transfer oluyorlar mesela. Bu anlamda oyunun yazarlarının bizden haberdar olması, bizim bir başarı elde etmemiz güzel bir şey. Evet ödül için yapmıyorsun elbette ama birilerinin de aferin demesi motivasyon açısından güzel oluyor. Afife Tiyatro Ödülleri çok kıymetli. İnsanlara gidin izleyin önerisinde bulunması ve bizi desteklemesi bizler için çok değerli.

Oyunun dekoru da en az temposu ve oyunculuk performansları kadar önemli bir noktada. Bu grotesk yapıyı oluşturmak ve yaşıyor hissini yaratmak için nasıl bir dekor çalışması yaptınız? Süreçten söz edebilir misiniz?

Lerzan Pamir: Behlüldane Tor inanılmaz titiz çalıştı, çok şahane bir dekoratör gerçekten. Oyunun hakları gereği birebir uygulamak zorundasınız dekoru. Çünkü formatı bu ve kapı açılıyor ve açıldığı açıdan birinin pencereden düşmesi lazım. Dolayısıyla ben kapıyı şuraya koyayım gibi bir şey söz konusu değildi. Bunlar da dekor tasarımcısı açısından kısıtlayıcı olabilecekken Behlül muazzam bir çalışma yaptı. Bir duvar kağıdı için bile 15 örnek gösterip, bütün oyuncuların kendini en rahat en huzurlu hissedeceği açılar için tek tek uğraştı.

Sarp Apak: Behlül abi buraya ilk geldiğinde dekorla ilgili sorular sorduk ona. Ona verilen programda dekorun haftada kaç kez sökülüp takılacağı belli olduğu için, aslında dekorun sürdürülebilirliği ve dayanıklılığı için hangi malzemeleri kullanacağının daha önemli olduğunu söyledi. Bir şey yaratmaktan öte, daha çok hangi malzemelerle ne kadar uzun süre dayanıklılık sağlayabileceği önemliymiş.

Lerzan Pamir: Sarp az önce de söyledi; bu oyun Londra'da her gece oynuyor ve dekor bir kez kurulup sezon boyunca hiç sökülüp takılmıyor. Ancak biz sürekli söküp taktıkça zamanla kırılıyor. Dolayısıyla burada ön plana çıkan şey bu hasarı ve yıpranma payını da hesaba katmak oluyor. Haftada iki kere oynanmasının yanında biz her oyun öncesi brush up dediğimiz bir çalışma yapıyoruz. Her şey çalışıyor mu diye kontrol etmek için bir ön prova gibi. Böylece her oyun günü aslında iki kere oynuyor oluyoruz.

Sarp Apak: Bunu da yapmak zorundayız çünkü aksi takdirde sakatlıkları önlemek imkânsız olur. Her oyunda seyirci nasıl düştünüz öyle diye soruyor. Bir yerimi kırıp incittiğime inanarak soruyorlar. Böyle inandırıcı görünmesi ve etki yaratması da hoşumuza gidiyor. 

Oyunculuk açısından da dekorun bu grotesk ve yaşayan hali için düşünülmesi gereken özel bir yöneliş veya motivasyon gerekti mi?

Sarp Apak: Benim dekorla birçok tanıdığım arkadaşımdan, akrabamdan daha yakın bir ilişkim oldu. (Gülüyor) Tanıyorum artık neresi sağlam, neresi zayıf veya zıplıyorum atlıyorum neresinden güç alabilirim hepsini öğrendim. Aslında tüm soruların cevabı yine oyunu kuran kişilerde. Yaratıcıları dekoru da kurmuş ve çizimlerine kadar hepsini hazır etmişler. Yani bunu bir format şeklinde yapmışlar. Ama tabii tek sıkıntımız turne yapamıyor oluşumuz çünkü dekorumuz ağır, mesela hidrolik gibi şeyleri var ve bazı sahnelere kurmak konusunda problemler çıkabiliyor.

Haki Biçici: Dekor çok karmaşık görünüyor ama kullanımı çok basit. Bakıldığında oyuncular nasıl bu dekorun içinde hareket alanı sağlıyorlar deniliyor ama içeriden bakıldığında çok basit ve kolay bir şekilde tasarlanmış.

Grotesk mizah bıçak sırtı bir tür olabilecekken ülkemizde de oldukça beğeni topladı. Yoldan Çıkan Oyun’un çok beğenilmesini sağlayan veya bu oyunun içindeki şu unsur insanları çok güldürüyor dediğiniz, olmazsa olmazları nelerdir?

Sarp Apak: Özlenen bir naiflik var ve sanırım oyunda hoşa giden şeylerden biri naif bir tarafının olması. Çünkü kabalığı kaldırmadı bu oyun.

Haki Biçici: Durumlar aksilikler üzerine kurulduğu için oyunda, oyuncular git gide ürkekleşiyorlar temsil sırasında. Bu ürkeklik de grotesk yapısıyla çok uyuşmuyor ve oyunu böylece daha naif bir hale getiriyor.

Lerzan Pamir: Oyundaki şakalar oldukça tutarlı bence. Yani her şeyin doğru olabilmesi için gerçekten çok uzun bir çalışma süreci geçirdik. Bu durumun oyuncularla da gerçekten fazlaca ilgisi var. Şu an oynayan sekiz kişiyi al, başka bir sekiz kişi ile oyna bambaşka bir mizahı olur. Oyunun tesadüfen yakalanmış bir başarısının olmadığını söyleyebilirim bu anlamda. Çalışıldı ve her şakanın üstüne oldukça fazla düşünüldü. Biz gülersek herkes güler ve böylece daha iyi anlatabiliriz diye düşündük. Ben, ilk yıl oyunu her zaman izledim ve bizim gülüp de seyircinin gülmediği şakayı hemen attık. Ama yanlış anlaşılan durumlar da oluyor. Şakalarımızdan biri; sahne amiri oyuncu kızlardan birinin rolünü çalmak istiyor. Onu bayıltarak üzerindeki kostümünü çıkarıp kendi üstüne giyiyor ve rolünü çalıyor. Haliyle kadın oyuncu sahnede elbisesiz bir halde kalmış oluyor. “Bir kadın yönetmen, kadın bir oyuncuyu iç çamaşırlarıyla nasıl sahnede gösterebilir” gibi çok yüksek tepkiler geldi. Ancak o komik bir sahne, kadın bedeninin tüketimi gibi konuyla alakasız benzetmelere çekildi durum. Bu noktada biyografimi önce bir incelenip, hayatını kadın oyunlarına adamış bir kadın yönetmen olduğumu keşke araştırsalarmış dedim.

Sarp Apak: Oyun mesela yerel şakaları hep kustu ve bir şekilde kabul etmedi. Klişe veya her zaman işe yarayacak şakaları, esprileri asla kabul etmedi. Belki içindeki kurulu olan İngiliz mizahından kaynaklı. Seyirciyle buluştukça, o alışverişle kendiliğinden bir dili oluştu ve birlikte gelişti denilebilir. Çünkü bir eksikliğin olduğunu seyirci ile buluştuğunda görebiliyorsun ancak ve hemen fark edip o boşluğu doldurabiliyorsun. Çünkü çok kritik, çok küçük bir an var ve küçük bir dokunuşla o sahneyi kurtarabileceğini gözlemleyebiliyorsun.

O halde laboratuvar gibi çalıştığınızı söyleyebiliriz?

Lerzan Pamir: Kesinlikle. Geri dönüşlere göre hareket ettik biraz da. Yani her oyuncu o akşam kafasına göre kendi şakasını eklese sekiz kötü şaka riski demek ve buna çok müsaade etmemek gerek diye düşünüyorum. Provalarda herkesin istediği şeyi yapmasına rağmen sonunda karar verdiğimiz tablo ne ise temsilde ona sadık kalmak hep kuralımız oldu. Diğer türlü oyun sonunda tek tek hanginizin şakası olmadı diye gezmek zorunda kalırız. (Gülüyor)

Peki oyunda cringe komedi (başkasının yerine utanarak güldürme) veya sarkastik bir mizah anlayışı var mı?

Lerzan Pamir: Aslında oyunun içinde her şey ters giderken ısrarla oyunu sürdürme çabalarında evet biraz utandıran bir durum var. Tam cringe gibi olmasa da belki o hiçbir şeyi çaktırmadan yoluna koyma çabaları buna yakın bir durum yaratabilir fakat cringe gibi diyemeyebiliriz.

Sarp Apak: Aslında cringe komedi biraz var diyebiliriz. Çünkü zaten İngiliz mizahı var oyunda ve bu türden bir mizah da yanına ister istemez ekleniyor. Oyunda mesela böyle anlardan birtanesi Robert’ı diğer oyuncuların özellikle rezil ettikleri ve buna benzeyen anların takip etmesi yakın bir örnek oluşturabilir. 

Önümüzdeki zamanlarda sahne sanatları dâhilinde oyuncu veya rejisör olarak başka projeler tasarlıyor musunuz?

Sarp Apak: Bir tane yeni film çektim yakınlarda. Ocak ayında bir dizi projesine başlayacağım ancak tiyatro anlamında mevcut oyunumun ve yoğunluğum sebebiyle duruyorum. Fakat tiyatroyu bu işle beraber ne kadar özlediğimi farkettim. Böyle naif, inandığım bir ekip ve mizah anlayışıyla daima tiyatro yapmak istiyorum.

Lerzan Pamir: Ben bu yıl Aksanat’a bir çocuk oyunu yapıyorum. Mehmet Ergen’le beraber büyük bir müzikal yapacağız. Onun dışında tek kişilik bir oyunumuz var. Böyle birkaç proje var görünen. Bunlar dışında gerçekten Zorlu PSM’ye çok teşekkür etmek istiyorum. Bu Zorlu’nun ilk prodüksiyonuydu ve çok yeni bir başlangıçtı hepimiz için. Bu süreçte bizi hep desteklediler, kulisimizde çok huzurluyuz ve bu ekiple birlikte burada olmaktan çok mutluyuz.

Yoldan Çıkan Oyun, 13 Ekim ve 27 Ekim tarihlerinde 21:00’da Zorlu PSM’de temsillerini gerçekleştirecek.

0
4010
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle