GÜNDEM
  • 12-06-2021

    The Ringo Jets’in ilk zamanlarından gelen kayıtlarını yeni miksleriyle ve ilk defa dijital olarak sunan yeni kısa çaları Unlimited Lunch Pack müzikseverlerle buluştu.

    The Ringo Jets, geçen ay beş şarkıdan oluşan bu kısa çaların ilk teklisi olan “Fool's Crown”u yayımlamıştı. EP’nin ikinci odak şarkısı olan “Tease”, TRJ klasiklerinden biri olan “Tease Pt. 2”nin ilk ve orijinal versiyonu olarak yer alıyor. Ayrıca EP’de “Collar”, Hellhound” ve “Give or Take” yeni miksleriyle dinleyiciyle buluşuyor.

    Unlimited Lunch Pack’de yer alan şarkılarının tamamı Memet İncili tarafından kaydedildi ve mikslendi, kapak tasarımını ise Lale Kardeş yaptı. The Ringo Jets, dinleyiciyi on sene önce olduğu gibi bir kez daha, tavizsiz ve enerji dolu garaj rock sesleriyle yakın geleceğe umutla bakmaya davet ediyor.

    0
    0
    204
  • 12-06-2021

    Bodrum’da bulunan Zai Yaşam, Ahmet Güneştekin’in “Kutsal Ağaçlar” başlıklı kişisel sergisini 18 Haziran - 28 Temmuz tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.

    Edebiyat, sanat ve gastronomiyle iç içe geçmiş bir yaşam deneyimi sunmayı amaçlayan yeni nesil bir kütüphane olan Zai Yaşam’ın içinde kurulan sanat galerisi Art Zai’nin açılış sergisi “Kutsal Ağaçlar” oluyor. Sergide Güneştekin’in geleneği şimdiye taşıma düşüncesiyle yorumladığı işleri ve ağaç haritalarının dairesel yapısını anımsatan formlarla çalıştığı yapıtları yer alıyor. Sanatçının farklı ifade araçlarından yararlandığı işlerini bir araya getiren sergi, bakış açılarının ve yöntemlerin indirgenemez çoğulluğunu vurguluyor. Sergide sanatçının yaratıcı denemelerinin özünü yakalayan, algı ve duyguları için görsel bir eşdeğer yarattığı bronz heykelleri, geçmiş uygulamaların dışında kalarak yaptığı seramik işleri ve mitolojik öğeleri, optik yanılsamaları yaratan yarıkürelerin yanı sıra, işlerin yüzeyinde ortaya çıkan üç boyutlu yarıkürelerle bütünleştirdiği işleri izleyiciyle buluşuyor.

    “Kutsal Ağaçlar” başlıklı sergide yer alan tuval üzerine çalıştığı işlerinde sanatçı hareketin ve sonsuzluğun evrensel sembolü olan daire üzerine kurulu sarmal yapıyı mitolojik öğelerle bir araya getiriyor. Güneştekin’in bu işlerinde yüzeyde, dairesel ağaç haritalarında olduğu gibi, halkalar veya iç içe geçen güneş patlamaları merkezî bir kökle başlar, diğer sıralar ortadan dışa doğru genişliyor. Bazılarında bir dizi parçalı halka ve yan yana hücreler de kullanıyor ve her bir hücrenin alanı çoğu zaman birbirine geçen belirli bir yoruma ve renge karşılık geliyor. Güneştekin bu yorumlama alanını, anlamsal yapının oluşturucu öğesi olarak mitolojik bir kabukla örterek inşa ediyor.

    ​Ahmet Güneştekin’in “Kutsal Ağaçlar” başlıklı sergisini Zai Yaşam’ın Bodrum’da bulunan mekânında 18 Haziran - 28 Temmuz tarihleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    259
  • 12-06-2021

    Gamze Hakverdi’nin “idealliği” tam karşıtı olarak görülen “kırılganlık” ile birlikte tartıştığı, bir saha araştırmasının sonucunda ortaya çıkan kırılganlık hikâyelerine alan açan çalışması Vulnus - Kırılganlık Üzerine, Metis Yayınları’ndan çıktı.

    “Hiç kimsenin rahatça yerleşemediği gösterişli bir koltuğa benzer “ideal”. Hep oradaymış ve hep orada olacakmış gibi optik düzenin merkezine yerleşiktir. Bir sabitlik sunar; konfor vaat eder. Kapaktaki koltuk gibi hem gündelik ve sıradan bir nesne gibi görünür; hem de aşırı varlığıyla gündelik olanın rahatını kaçırır, göze kendi varlığını dayatır ve sembolik olarak hep erişilemez bir uzaklıkta kalır.

    Bu çalışma “idealliği” tam karşıtı olarak görülen “kırılganlık” ile birlikte tartışıyor. Ankara’dan ve Roma’dan katılımcıların anlattıkları hikâyelerde bu iki kavram, çeşit çeşit ses ve imgeye bürünerek farklı katmanlarıyla karşımıza çıkıyor. Kırılganlıklarını dile getirmeye çalışan bu hikâyelerin arka planında, toplumsalın özneyi idealliğe çağıran o gıcırtılı sesini de duyuyoruz.

    Yara, kesik, kırık, çatlak, delik… Kırılganlığın ilk akla gelen, sabit bir kırılma anında kıstırılmış imgeleri bunlar. İdeale karşı kırılganlığı, vulnus’u tanıyan bir görme rejiminde, böylesine bir sabitlemeye direnen, yaşayan ve dönüşen şeylerin bu imgelerin yerine geçebileceği umudunu taşıyor bu metin. Belki, çiçeklerin!”- Gamze Hakverdi.

    Görsel: Karlotta Freier

    0
    0
    204
  • 11-06-2021

    T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü katkılarıyla gerçekleştirilen 24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali FIPRESCI Ödülü’nün kazananı belli oldu. Festivalin Her Biri Ayrı Renk bölümünde yer alan 12 film arasından FIPRESCI Ödülü’nü Samaher Alqadi’nin yönettiği Benim Bedenim/As I Want filmi kazandı.

    2011 Mısır Devrimi’nin ikinci yıldönümünde yapılan gösterilerde sokakta meydana gelen toplu tecavüzlere karşı Mısırlı kadınların isyanını anlatan Benim Bedenim/As I Want filmi aynı zamanda Berlin Film Festivali’nde de gösterilmişti.

    Boyd Van Hoeij, Rüdiger Suchland ve Esin Küçüktepepınar’dan oluşan FIPRESCI jüri üyeleri gerekçelerini şu şekilde açıkladı: “Farklı sinema tekniklerini bir araya getirerek, Mısır’daki Arap Baharı kadınlarının ve bu kadınların süren eşitlik ve insan hakları mücadelesinin portresini çizmek için kameranın imkânlarını araştırma yolundaki özgün yaklaşımından ötürü biz FIPRESCI Jürisi, ödülü Samaher Alqadi’nin Benim Bedenim filmine veriyoruz.”

    Samaher Alqadi, Uluslararası Kadın Filmleri Festivali kapsamında düzenlenen çevrim içi söyleşinde filmi hakkında şunları söyledi: “Üç yıl boyunca kameramı hiç kapatmadan çekim yaptım, sokaklardaydım. Kamera bana büyük bir güç verdi, kamerayla sokaklarda olmak bir manifestoydu. O kadar çok çekim yaptım ki, filmde çektiklerimin hepsini kullanamadım. Filistin’de çektiğim kısımları ikinci filmde kullanacağım. Mısır'da kadınlar kendilerini ifade etme konusunda güçlük yaşıyorlar, sorunları halının altına süpürüp hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Şiddete uğrayan çok kadın var. Filmde Mısır’daki bu devrimci hareketi anlatıyorum ama aslında hikâye bendim, sadece film yapmak için yapmadım bu filmi. Çocukluğumda başıma gelenler hakkında konuşabileceğimi hiç düşünmezdim. Kadınları konuşmaya teşvik etmenin tek yol olduğunu düşünüyorum. Benim için film yapmaktan çok bir iyileşme süreciydi bu.” 

    0
    0
    192
  • 11-06-2021

    Fatma Nur Kaptanoğlu’nun er ya da geç verilmesi gereken sınavlara, geçilmesi gereken sınırlara ve geleceğe yol alırken arkada kalanlara dair kaleme aldığı iki uzun öyküden oluşan yeni kitabı Ateşten Atlamak, Can Yayınları’ndan çıktı.

    Kaptanoğlu’nun kitaba adını veren "Ateşten Atlamak" adlı öyküsünün anlatıcısı biricik sırrını artık içinde taşıyamazken, "Daha Uygun Bir Kader"in başkarakteri kendi yıkıcı duyguları ve ardından gelen pişmanlıkla yüzleşiyor. Bu iki öykü, küçük yerlere sığmayan hayatlar, elden kaçan, denetlenemez duygular, sıkışmışlık hissi, insanın korkularına karşın engel olamadığı kendini aşma dürtüsü hatta taşma hâli gibi ortak temalara sahip. İkisinde de başkarakterler zorlu bir sınav vermek zorunda kalıyor; gerek yakın çevreleri ve toplum gerekse kendi kaygılarıyla gelen sınırlar karşısında tavır almaya itiliyorlar.

    “Sıra üçüncü ve son atlayışımda. Derin bir nefes alıp ilk adımımı atıyorum ateşe doğru. Bu kez biraz daha yükseğe zıplıyorum, ateşin değip geçen sıcaklığı siyah pantolonumun bileklerimi açıkta bırakan kısalığından sızıyor vücuduma...”

    0
    0
    225
  • 11-06-2021

    Institut Français Türkiye, geleneksel basılı yayınlar için çizilen çizgi romanlarla ve tamamen dijital yeni formatlarda yaratılan çizgi romanların karışımından oluşan melez bir çizgi roman sergisi olan “9. Sanata Yolculuk”u 26 Eylül'e kadar izleyiciyle buluşturuyor.

    Çizer Ersin Karabulut’un Fransızca ve Türkçe yayımladığı çalışmaları arasından derlenen çizgi roman sayfalarıyla zenginleştirilen sergi, iki dilde iki güzergâha ayrılıyor. Sergi, izleyiciye 1981 İstanbul doğumlu bu çizgi romancının resmedilmiş dünyalarını keşfetme fırsatı sunuyor. “9. Sanata Yolculuk” sergisinde yer alan çizgi romanın diğer yeni yüzleri olarak, dijital format biçimindeki Le grand méchant renard ve Phallaina isimli eserler, Institut Français “Machine à bulles” sergisi bünyesinde yapılan dijital çizgi roman panelindeki örneklerden ikisi. Bu sergiyle izleyici çizgi romanın çok yönlü ve olağanüstü dünyasını deneyimle olanağı buluyor.

    “9. Sanata Yolculuk” sergisi 26 Eylül'e kadar pazartesiden cumaya 10:00 - 18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

    0
    0
    577
  • 11-06-2021

    Çağdaş Rus edebiyatının önemli yazarlarından Mihail Şişkin’in farklı zamanlarda yayımlanmış sekiz öyküsünden oluşan Mürekkep Lekesi, Erdem Erinç’in Rusça aslından çevirisiyle Jaguar Kitap’tan çıktı.

    Daha önce Türkçede Mektupların Romanı (Jaguar Kitap) adlı kitabı yayımlanan Şişkin, öykülerinde “dünyanın dağılıp gitmesini engelleyen damarlar”dan besleniyor. Kendisinin ve çağının gerçeklerini, canlı bir hayal gücüyle, yeni bir perspektiften sunuyor. Büyük idealler uğruna hayatlarından ve aşklarından vazgeçmiş devrimcilerden Sovyetler Birliği’nin dağılışını yaşayan insanlara uzanan geniş bir yelpazede, başta Gogol ve Çehov gibi büyük Rus öykücülerin görkemli mirasına yakışır bir dünya yaratıyor.

    “Evet, her şeyin temelinde bir doğru, hat, çizgi yatar. Boşlukta herhangi iki noktayı alın, herhangi iki nesneyi alın; aralarına onları bağlayacak bir doğru çekebilirsiniz. Dünyadaki her şeyin arasında gözle görülmeyen doğrular vardır, hepsi birbirine bağlıdır, ayrılamazlar. Uzaklık da bu gerçeğin önünde engel teşkil edemez; doğrular uzadıkça uzar, lastik gibi, uzadıkça şeyleri daha sıkı bağlar birbirine. Gördüğünüz gibi mürekkep hokkası ile parke zemine düşmüş as arasında, kuyruklu piyanonun pedalı ile pencere pervazına düşen ağaç dallarının gölgeleri arasında, benimle sizin aranızda birer doğru uzanıyor. Onlar da bir nevi damarlar, dünyanın dağılıp gitmesini engelleyen damarlar.”

    0
    0
    233
  • 10-06-2021

    Pg Art Gallery, galeri sanatçılarının en yeni işlerinin yer aldığı “Summer Show” başlıklı grup sergisini 30 Haziran tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    “Summer Show”un normalleşmenin ardından sanatın iyileştirici gücüyle herkesin ruhuna iyi gelmesi amaçlanıyor. Sergide Ayla Turan, Ayşe Gül Süter, Ayşe Wilson, Devran Mursaloğlu, Emre Namyeter, Göksu Gül, Günnur Özsoy, Hale Güngör Oppehnehimer, Hasan Pehlevan, Kemal Tufan, Mahmut Aydın, Melis Buyruk, Ömer Faruk Yaman, Rüstem Kasapoğlu, Seda Gazioğlu ve Yonca Karakaş’ın eserleri yer alıyor.

    ​“Summer Show” başlıklı sergiyi 30 Haziran tarihine kadar Pg Art Gallery’ni AOS Maslak No.171'de bulunan galeri mekânında ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    482
  • 10-06-2021

    Koleksiyoner Feride İkiz’in kripto sanat dünyasının sanatçıların yer aldığı NFT Koleksiyonu “Crash” başlığında 1 - 6 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen Contemporary İstanbul içerisindeki House of Brothers Lounge’da sanatseverlerle buluştu.

    Piksel Yeni Medya Programı’ndan Hande Şekerciler ve Arda Yalkın (ha:ar) proje ve kürasyonunda düzenlenen “Crash” ile Türkiye’de kişisel bir NFT koleksiyonunun ilk kez fiziksel ortamda sergilenmiş oldu. Yenilikçi ve anı yakalayan yaklaşımını seçkisine yansıtan Feride İkiz’in birçok farklı disiplini bir araya getiren koleksiyonunda dijital sanattan heykele, videodan yerleştirmeye çeşitli eserler yer alıyor. “İnsan” teması etrafında koleksiyonunun temellerini atan İkiz, seçkisinde kavramsal sorunlara eğilen, meselesi olan işlere ağırlık veriyor.

    Feride İkiz son bir senedir koleksiyonuna pek çok NFT eser ekledi. Seçkisine dijital sanat çalışmalarıyla bir anda dünya çapında bilinirlik kazanan ve kripto sanat dünyasının da en tanınmış isimleri arasında yer alan Pak’tan 1987’den beri dijital sanatla uğraşan, dünya çapında pek çok ödül alan, önemli müze ve koleksiyonlarda eserleri yer alan Rus sanatçı kolektifi AES+F’e, Türkiyeli sanatseverlerin çok yakından tanıdığı ve büyük beğeniyle takip ettiği Refik Anadol’dan kripto sanat dünyasına başarılı bir giriş yapan sanatçı ikilisi ha:ar (Hande Şekerciler & Arda Yalkın)’a, Gulbenkian Vakfı Ödülü’ne sahip enstalasyon işleri ile tanınan Özge Topçu’dan eleştirmen, koleksiyoner, sanatçı Kenny Schachter’e, İtalya’dan esrarengiz sanatçı Dot Pigeon’dan yapay zeka sanat hareketinde öncü Mario Klingemann’a, dünyaca popüler Grimes’dan dijital sanatın öncülerinden Gmunk’a pek çok ismin NFT çalışmalarını ekleyen İkiz’in bu kapsamlı koleksiyonu “Crash” başlığı altında ve Pernod Ricard Türkiye sponsorluğunda House of Brothers’ta sanatseverlerle buluştu.

    ​Kripto sanat koleksiyonerliği, eser alım-satım ve üretimi, rekor kıran yeni satışlar derken blockchain dünyası asla hızına yetişilemeyecek bir hâl aldı. Geleneksel ve kripto sanatın ilişkisini simgeleyen bu çarpışma hâli aynı zamanda sergiye adını da verdi. Kripto sanatın sunduğu teknolojik altyapı ve NFT dünyasını güncel eserler üzerinden tartışmaya açan “Crash” sergisi kapsamında “Piksel Art Talks at House of Brothers” adlı bir konuşma serisi de gerçekleştirildi. Bu konuşma serisinde NFT dünyasıyla ilgili pek çok konu tartışmaya açıldı. 

    0
    0
    278
  • 10-06-2021

    Latin Amerika edebiyatının iki usta yazarı Jorge Luis Borges ve Adolfo Bioy Casares’in ortaklaşa yarattıkları kurmaca yazar Honorio Bustos Domecq’in imzasını taşıyan Don Isidro Parodi’ye Altı Bilmece adlı öykü kitabı Arzu Etensel İldem’in çevirisiyle Everest Yayınları’ndan çıktı.

    Kitabın başkahramanı Don Isidro Parodi eski bir berberdir. İşlemediği bir suçtan ötürü haksız yere yirmi bir yıl hapis cezasına çarptırılmış, dedektifliğe de cezasını çekerken başlamıştır. Don Isidro klasik dedektifler gibi çalışmaz. 273 numaralı hücresinde sıcacık mate’sini yudumlayarak anlatılanları dinler. 1940’larda Buenos Aires’te karanlıkta kalan cinayetleri, failleri bir türlü yakalanamayan hırsızlık olaylarını, gizemli intiharları yerinden bile kıpırdamadan, adeta bilmece çözer gibi aydınlatır.

    ​Kitapta yer alan bu eşsiz serüvenler, Borges ve Bioy’un polisiye edebiyata bir saygı duruşu, bir selamıdır.

    0
    0
    256
DAHA FAZLA
Geldanlage