
Çağdaş Japon edebiyatı yazarlarından Hiroko Oyamada’nın çalışma hayatının yakıcılığını anlatan çağdaş bir klasik olmaya aday olan kısa romanı Fabrika, Hüseyin Can Erkin’in çevirisiyle Siren Yayınları’ndan çıktı.
Yaşadığımız dünyaya dair proleter bir novella olan Fabrika, çalışma yaşamının boğuculuğunu ele alıyor ve kanıksanmış bazı kuralların, ilişkilerin, statülerin gerçekte ne kadar anlamsız, hatta absürt olduğunu üç ana karakterin izinde gözler önüne seriyor. İşyeri, doğası gereği çalışanları kendi tekinsiz, kasvetli yaşam alanına hapsederken hayatlara el koyup kendi döngüsüne katıyor. Herman Melville’in Kâtip Bartleby’sinden Ricky Gervais’in The Office’ine uzanan geniş çağrışımları ve Kafkaesk atmosferiyle
Fabrika, fazlasıyla tanıdık ve fazlasıyla ürkütücü bazı gerçeklere, bizim gündelik gerçekliğimize ayna tutuyor.
“Birbirinden farklı karakterlerde, farklı özgeçmişlere sahip üç kişi bambaşka görevlerle, bambaşka koşullarda ve konumlarda, civarda iyi bilinen bir fabrikada çalışmaya başlar. Üçünün de kafasını meşgul eden temel soru aynıdır: Biz burada ne iş yapıyoruz?”