28 ARALIK, PAZARTESİ, 2015

Bir Gün Bir Roman Yayımladılar ve Hayatları Değişti

Çıkardıkları felsefe kitaplarıyla tanınan Monokl yayınları ekibi, Norveçli yazar Knausgaard'ın Kavgam romanını yayımlayınca kendini çok farklı bir dünyada buldu. Yayınevinden Volkan Çelebi ve çevirmen Ebru Tüzel ile görüştük.

Bir Gün Bir Roman Yayımladılar ve Hayatları Değişti

Edebiyat dünyasında son bir yıldır bir hayalet dolaşıyor: Norveçli yazar Karl Ove Knausgaard'ın hayaleti. Altı ciltlik otobiyografik romanı Kavgam ile önce ülkesi Norveç'te sonra başta Amerika ve İngiltere olmak üzere bütün dünyada eşine az rastlanır bir heyecan yaratan Knausgaard an itibariyle rock yıldızı muamelesi gören, yazdıkları Marcel Proust'la mukayese edilen, şimdiden edebiyat tarihine geçmiş bir figür. Haziran başında Türkçesi Ebru Tüzel imzasıyla yayımlanan kitap beklenmedik biçimde çok satan oldu. İnternetin önde gelen kitap satıcısı İdefix'in en çok satanlar listesinde üç numaraya yerleşen Kavgam, ayrıca Pandora ve D&R gibi kitapçılarda da en çok satan yirmi kitap arasında yer alıyor. Biz de bu olayı önemsedik, romanın Türkçe yayıncısı Monokl'ın editörü Volkan Çelebi ve çevirmeni Ebru Tüzel ile bu beklenmedik durum üzerine konuşmaya karar verdik. Bu arada romanın ikinci cildinin 2016 Bahar aylarında çıkacağını, Monokl'ın her yıl bir cilt yayımlayarak Kavgam'ın altı cildini okura sunmayı planladığını da buradan duyuralım.

Monokl'ın kuruluşundan bahsedebilir misiniz? Nasıl başladınız? 

Monokl 2006'da felsefe ağırlıklı bir dergi olarak başladı. Hegel, Lacan, Levinas üstüne uluslararası konferanslar gerçekleştirdi. 2010 Ekim'de Jean-Luc Nancy'nin İstanbul'a gelişi vesilesiyle Demokrasinin Hakikati adlı ilk kitabımızı yayımladık. Süreç, felsefe alanının özel zorluğu ve Türkiye'de düşüncenin güçsüz oluşu nedeniyle hayli sancılıydı. Düşüncenin güçsüz oluşu onun geniş anlamda maddi koşullarının ve yerleşimlerinin, yaratımlarının oluşmaması ile ilgili. Bir düşünceyi tutmak, bir düşünceye tutunmak bu ülkede imkansızlıkla eş değer sayılabilir. Yayıncılık da bu imkansızlığa dahil. Nihayetinde bu imkansızlığın içinde iş görebilmeyi başardık. O zamandan bu zamana Badiou, Nancy, Zizek, Ranciere, Negri, Sloterdijk, Agamben, Stiegler gibi büyük isimlerle onun üzerinde uluslararası konferans yaptık. 50'nin üzerinde kitap çıkardık, filozof yapıtlarının yanı sıra özellikle son iki yıldır edebiyat alanında da başarılı eserler yayımladık: Bobin, Papini, Wilson, Valente, Howey gibi önemli isimleri Türk okuyucusu ile tanıştırdık.

Felsefeden edebiyat kitaplarına yönelme kararını nasıl aldınız peki?

Fikir üretmek, çağımız filozoflarının, dünyanın güncel meselelerinin yakınlarında olmayı zorunlu kılıyor. Konferanslarımız ve kitap çevirilerimiz bu düşünceye göre şekillendi... Garip bir durum ama Monokl'da edebiyat sonradan gelmesine, bizde daha sonra doğmasına rağmen felsefenin ağabeyi, koruyucusu ve destekçisi olma göreviyle yükümlü buldu kendini. Çağımızın yayıncılık dinamikleri düşünüldüğünde, edebiyat kitap dünyasına ve kültür olgusuna hayli yayılmış temel bir fenomen konumunda. Ayrıca edebiyat yapıtları hem bizim daha geniş bir kitleye ulaşmamıza olanak sağlıyor, hem de felsefe yayıncılığını sürdürmemize olanak sağlayacak koşulları ve enerjiyi üretiyor. Fikir, hayale tutunuyor.

Karl Ove Knausgaard'ı yayımlama fikri nereden doğdu? Knausgaard'ın yayıncısıyla nasıl temasa geçtiniz?

Knausgaard disiplini ve sabırlı araştırmalar sonucu vardığımız bir durak oldu diyebiliriz. Ajansıyla sadece Knausgaard için değil başka edebiyat yapıtları için de anlaşmalar yaptık. Bunların arasında Barthelme, Barth ve Abe gibi hayli önemli isimler de var

Kavgam'ın Türkçe edisyonunun çok satan olması sizi şaşırttı mı?

Kitaba özel hazırlandık ve Kavgam'ın özel bir performans sergileyeceğini tahmin ediyorduk. Şu ana kadar beklentilerimiz doğrultusunda ilerliyor süreç. Bundan sonraki ciltler için de umutluyuz. Knausgaard iyi bir yazar, mekanlardaki yalıtılmışlıktan zamanlardaki yalnızlığa dönüşün yazarı, böylesine fenomen bir yazarı sunmak için de dikkat çekici fenomenler oluşturmak gerekiyordu: özel site yapmak vb. gibi. Biz de buna uygun davrandık... Edebiyat alanındaki şaşırtıcı çıkışımız sürecek, yakında, başka bir fenomen yazar Mark Danielewski'nin Yapraklar Evi adlı yapıtının da büyük bir ilgiyle karşılanmasını bekliyoruz.

Ebru Tüzel

Çevirmen Ebru Tüzel:

"Norveç'te Yaşayıp Kavgam'a Kayıtsız Kalmak Pek Mümkün Değil"

Knausgaard'ın romanıyla nasıl karşılaştınız?

Norveç’te yaşayıp alanı edebiyat olan bir insanın Knausgaard’un romanı Kavgam'ın birinci cildine kayıtsız kalması pek mümkün değil.  Kitap çıkar çıkmaz gerek belirsiz türü ve içeriği gerek aile bireylerinin romana gösterdikleri tepkiler ile yoğun bir tartışma gündemi yaratmıştı.  Bu gündem edebiyat eleştirilerinden magazin sütunlarına uzanan geniş bir yelpazeye yayılıydı.  Her şeyin kategorilere ayrıldığı bir dünyada örneğin Nabokov’un Konuş, Hafıza başlığıyla yayımlanmış ve nereye kadar gerçek nereye kadar kurgu olduğu tartışmalı ‘otobiyografi’sine karşıt Knausgaard’un kendi hayatını yazıp döktüğü ‘romanı’ bu yüzden benim için en başından itibaren ilgi çekici olmuştu. 

Knausgaard'ın sade cümlelerinde büyük bir duygusal yoğunluk var, bunu Türkçeye aktarmak zor muydu?

Üslup ya da tür ne olursa olsun çeviri basit bir süreç değil bana göre.  Knausgaard’a gelirsek eğer, her sahnenin en ince ayrıntısına kadar betimlendiği pasajlar ile yer yer bir sayfayı aşan uzunlukta cümlelerin hiç sakınılmadığı makalelerin gündelik hayatın içinden çıkan diyaloglarla ustalıkla harmanlandığı bir roman Kavgam cilt bir.  Yazarın bu üslubunun içeriğe kattığı anlamı Türkçe’de de yansıtmak zaman zaman zorlayıcıydı, buna rağmen edebiyat çevirisi tam da budur.  ‘Zorluk’ olarak nitelendirdiğimiz çözümlemelerin peşine düşmektir.

Son olarak en çok merak edilen soruyu, ikinci cildin Türkçesini ne zaman okuyabileceğimizi sorayım.

2016 bahar diyebiliriz.

0
4515
1
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle