ETKİNLİKLER
YAKLAŞAN ETKİNLİKLER
21
BUGÜN, AÇILIŞLAR
MAYIS
SALI, AÇILIŞLAR
İş Sanat 18. Sezonunu “Picasso” Gösterisiyle Tamamlıyor!
İş Sanat 18. Sezonunu “Picasso” Gösterisiyle Tamamlıyor!
20:30
22 MAYIS
22 MAYIS

İş Sanat 18. sezonunu, 22 Mayıs 2018 Salı akşamı saat 20.30’da, Flamenko’nun yaşayan en büyük efsanelerinden Jose Antonio Ruiz’in Picasso gösterisi ile kapatıyor. 

 
ÇARŞAMBA, AÇILIŞLAR
J. Bernardt Yeniden İstanbul'da!
J. Bernardt Yeniden İstanbul'da!
20:30
23 MAYIS
23 MAYIS

Belçikalı indie ekip Balthazar’ın beyni Jinte B., Deprez’in vurucu synthpop tınılarıyla karakterize ettiği solo projesi J. Bernardt ile 23 Mayıs 2018 saat 20:30’da Salon İKSV’de

 
DEVAM EDENLER
Mika Tajima: Esir / Alacakaranlık
Mika Tajima: Esir / Alacakaranlık
18:00
03 MART
19 AĞUSTOS

Borusan Contemporary’de 3 Mart günü iki yeni sergi ziyarete açılacak. Sergilerden ilki “Mika Tajima: Esir”; Japon-Amerikalı sanatçı Mika Tajima’nın eserlerini Borusan Contemporary ve New Museum iş birliği ile Perili Köşk’e taşıyor.

“Alacakaranlık” sergisi ise Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nda yer alan eserlerden bir seçkiyi sanatseverlere sunarken, 1985 yılında aramızdan ayrılan şair ve ressam Metin Eloğlu’nu anıyor.

Ünlü Japon-Amerikalı sanatçı Mika Tajima’nın eserlerini 3 Mart–19 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’a taşıyacak “Mika Tajima: Esir” sergisi, Margot Norton’ın küratörlüğünde hazırlandı. Borusan Contemporary ve New Museum iş birliğiyle gerçekleştirilen sergi, etrafımızı çevreleyen, doyuran, bedenlerimizi ve davranışımızı düzenleyen görünmez güçlerin hayatımızı nasıl etkilediğiyle ilgilenen dört farklı işi bir araya getiriyor.

 
Düşünme İkonları: İmgeler ve Metinler
Düşünme İkonları: İmgeler ve Metinler
18:00
17 MART
30 ARALIK

Müze Evliyagil, küratörlüğünü Beral Madra’nın üstlendiği “Düşünme İkonları: İmgeler ve Metinler” sergisini ağırlayacak. Sergi, Müze Evliyagil Koleksiyonu’ndan bir araya gelen 23 sanatçının üretimlerinden oluşuyor. Evliyagil Müzesi Koleksiyonu’ndan seçilmiş̧ yapıtlarla oluşturulan bu sergi, epistemolojik krize karşı savunma ve direnme seçeneği olarak düşünme eylemi ile sanat üretimi arasındaki ilişkiye odaklanıyor.

​“Düşünme İkonları: İmgeler ve Metinler” sergisi, 17 Mart – 30 Aralık tarihleri arasında Müze Evliyagil’ de görülebilir.

​​Kapak Görseli: Nejad Devrim - İsimsiz (Untitled), Kağıt üzerine guaj, Gouache on paper, 27x56 cm

 
Narrow
Narrow
18:00
29 MART
29 MAYIS

Zorlu PSM Digilogue Space’te açılan “Narrow” sergisi, görsel- işitsel enstalasyonları ve sahne performanslarıyla Avrupa’nın ses getiren kolektiflerinden biri olan Nonotak’ın imzasını taşıyor. Serginin küratörlüğünü ise Digilogue Direktörü Lalin Akalan üstleniyor.

Bugüne kadar yarattıkları enstalasyonlar ile konuk oldukları mekânlarda yeni tecrübeler yaratan Nonotak’ın sanat işleri; kurucularından Takami Nakamoto’nun zaman ve mekânda ses kullanımına gösterdiği özenle, Noemi Schipfer’in kinetik görselliğe sahip geometrik illüstrasyonlarının buluşmasıyla ortaya çıkıyor. Mekân ve performans özelinde kurguladıkları teknolojileri enstalasyonlara dönüştüren Nonotak, “Narrow” sergisi ile yeni deneyimlere açık bir alan yaratıyor.

​​Sergi, elmas konfigürasyonlarındaki yüksek güçlü LED’lerin onlarca metre uzunluğunda belirli aralıklarla kusursuzca yerleştirilmesinden meydana geliyor. Ortaya çıkan enstalasyon, Nonotak’ın mükemmel ışık ve ses programlaması ile ziyaretçilere boyut atlatan bir deneyim sunuyor. “Narrow” sergisi, Zorlu PSM’de 29 Mayıs tarihine kadar görülebilir.

 
Ars Combinatoria
Ars Combinatoria
18:00
29 MART
27 MAYIS

İspanyol fotoğraf sanatçısı Chema Madoz, “Ars Combinatoria” isimli sergisiyle 29 Mart – 27 Mayıs tarihleri arasında CerModern’de izleyiciyle buluşuyor.

1990’lardan itibaren kendine has bir tarzla, gündelik hayatın içerisinden objeleri sürrealistik imgeler yaratarak fotoğrafa aktaran Madoz, “Bütünleştirmeci Sanat” (Ars Combinatoria) olarak tanımladığı kavramsal bakışında, 13. yüzyılda yaşamış, bilgisayarın da mucidi olduğu düşünülen ve bütünleştirmeci sanatın gelişimine ışık tutmuş olan Katalan filozof, şair ve mistik Ramon Llull’dan esinleniyor.

​Küratörlüğü Oliva Maria Rubio tarafından üstlenilen sergi, CerModern Kuzey Hangar Galerisi’nde 27 Mayıs’a kadar görülebilecek.

 
Zaman Kuşu
Zaman Kuşu
18:00
03 NİSAN
09 HAZİRAN

Bozlu Art Project, Neşe Erdok’un yaşamı ve eserlerini içeren, yazarlığını Oğuz Erten’in yaptığı Zaman Kuşu: Neşe Erdok’un Yaşamı ve Sanatı isimli kitap dolayısıyla hazırlanan sergiye ev sahipliği yapıyor. 3 Nisan tarihinde açılan, “Zaman Kuşu” adlı sergide, sanatçının eserlerinden günümüze dek uzanan geniş bir seçkisine yer veriliyor.

Neşe Erdok ile yapılan görüşmelerin ardından çıkan kitabın ilk cildi; sanatçının çocukluk yılları, ailesi, Akademi’deki eğitim süreci, İspanya ve Fransa’daki eğitim yılları, bugünkü adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olan Akademi’de otuz beş yıl sürdürdüğü öğretim üyeliği görevini içeren yaşam öyküsüne yoğunlaşıyor. Bir retrospektif niteliğinde hazırlanan kitabın ikinci cildi sanatçının kendi arşivi, koleksiyoncularla yapılan görüşmeler ve araştırmalarla ulaşılabilen tüm Neşe Erdok resimleri ve desenlerini kapsıyor.


Zaman Kuşu: Neşe Erdok’un Yaşamı ve Sanatı isimli kitabın oluşum fikrini ortaya koymayı amaçlayan sergi, sanatçının desenlerini de içeren 1970’li yıllardan günümüze olan süreci geniş bir yelpazeyle gösteriyor. “Zaman Kuşu” sergisi 9 Haziran tarihine kadar görülebilir.

 
İstanbul’da Deniz Sefası: Deniz Hamamından Plaja Nostalji
İstanbul’da Deniz Sefası: Deniz Hamamından Plaja Nostalji
18:00
05 NİSAN
26 AĞUSTOS

“İstanbul’da Deniz Sefası: Deniz Hamamından Plaja Nostalji” adlı sergi, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü öncülüğünde İstanbul kent tarihinin sosyokültürel yapısına ışık tutan plaj kavramını ele alıyor. Kuruluşunun 10. yılını geride bırakan İstanbul Araştırmaları Enstitüsü arşivinden ve farklı koleksiyonlardan derlenen bu sergi, 1870’lerden 20. yüzyılın ortalarına uzanan süreçte, deniz hamamından plaja geçişin devrim niteliğindeki hikâyesine odaklanıyor.

5 Nisan tarihinde açılacak olan, “İstanbul’da Deniz Sefası: Deniz Hamamından Plaja Nostalji” sergisi 26 Ağustos tarihine kadar görülebilecek.

 
Devamlılık Hatası
Devamlılık Hatası
12:00
17 NİSAN
22 TEMMUZ

SALT Beyoğlu verdiği uzun aradan sonra “Devamlılık Hatası” adlı sergiyle sanatseverlere kapılarını açtı. Aydan Murtezaoğlu ve Bülent Şangar’ın hem ayrı hem bir arada sürdürdükleri pratikleri; bireyleri pasif birer izleyiciden ziyade kendileriyle beraber düşünen, yorumlayan ve harekete geçen birer “muhatap” olarak konumlamalarından oluşuyor. Adını, sinema ve edebiyatta kurgusal tutarsızlıklar için kullanılan terimden alan “Devamlılık Hatası”, yapının katlarına yayılarak sanatçıların kesiştikleri, ayrıştıkları yönleri ve bağımsız işlerinin ortak üretimleriyle etkileşimini görünür kılıyor.

​Murtezaoğlu sosyo-politik dalgalanmaları ve günlük hayattaki izlerini takip ederken, Şangar toplumsal kırılmalarla sıradanlaşan ve üçüncü sayfaya haber olan ev içi ve dışı devinimlerini kurguluyor. “Devamlılık Hatası” sergisini, 17 Nisan – 22 Temmuz tarihleri arasında SALT Beyoğlu’nda ziyaret edebilirsiniz.

​Kapak Görsel: Bülent Şangar, "Benzeri ile yaşayanın ölümü benzerinden olur", 1996

 
Remix
Remix
18:00
18 NİSAN
31 MAYIS

Akbank Sanat, Bülent Erkmen’in “Remix” başlıklı sergisine ev sahipliği yapıyor. 1970’lerin sonlarından toplanıp günümüze taşınan “Remix” sergisi, sanatçının grafik tasarımın tüm alanlarında ürettiği işlerinin yanı sıra; sergi mekânı, sergileme tasarımları ve tiyatro alanındaki çalışmalar ile eşarp, gömlek, takı, çini, halı gibi üç boyutlu nesne tasarımları ve özel projelerinden oluşuyor.

​Sergide yer alan 400’ü aşkın iş, Erkmen’i bir tasarımcıdan çok Türkiye’nin sosyal ve kültürel üretimini tasarım diliyle sahneye koyan bir rejisörü oluyor. Bülent Erkmen, “Tasarım her şeyden önce bir yapı kurma sanatıdır. Malzemesi, mekânı, işlevi ne olursa olsun, tasarımsal yapı kendisinden beklenen (sipariş) ile yöneldiği mecra (kişi, kişiler, kitle) arasında hep işler halde kalmalıdır. İster bir dil kurgusu üzerinden somut işaretler göndersin, dolaşıma soksun, ister soyut çağrışımların paylaşımına yol açsın, tasarım özünde kesintisiz bir tercüme pratiğidir.” yorumunda bulunuyor. Bülent Erkmen’in “Remix” sergisi, 31 Mayıs tarihine kadar Akbank Sanat’ta görülebilecek.

 
PRINTED
PRINTED
18:00
19 NİSAN
02 HAZİRAN

Mixer’in, 2014 yılından itibaren her sene gerçekleştirdiği "PRINTED" sergi serisinin 4. edisyonu bu sene 19 Nisan’dan itibaren izleyiciyle buluşuyor.

​Bu sene, 1900’lü yıllardan günümüze uzanan bir aralıkta hazırlanan seçki, litografi, serigrafi ve gravür başta olmak üzere farklı baskı tekniklerini ve Fotoğraf Uygulama ve Araştırma Merkezi (FUAM) atölyelerinde oluşturulmuş olan foto - kitaplar ile Komet ve Bengisu Bayrak’ın sanatçı kitaplarını bir araya getirerek baskının tarihçesine odaklanıyor. “Printed ‘18” sergisi, üç ana başlıkta toplanabilecek geleneksel baskı gravür, litografi ve serigrafi tekniklerinin örneklerini 57 ayrı sanatçının ifade biçimi üzerinden izleyiciyle buluşturuyor.

​Tracey Emin, Abidin Dino, İpek Duben, Mehmet Güleryüz, Selma Gürbüz gibi usta isimlerle birlikte bu alanda uzmanlaşmakta olan genç sanatçıların da işlerinin yer aldığı, bu sene dördüncü edisyonu gerçekleşecek olan “Printed ‘18”, 19 Nisan - 2 Haziran tarihleri arasında görülebilecek.

Kapak Görsel: Murat Germen

 
Dokuma-ma
Dokuma-ma
18:00
26 NİSAN
10 HAZİRAN

Geleneksel kilim dokuma tekniğini güncel sanata taşıyarak özgün işler üreten sanatçı Belkıs Balpınar, “Dokuma-ma” adlı sergisi ile Anna Laudel Contemporary’ye konuk olacak. 26 Nisan tarihinde açılacak olan sergi, derinlik, uzay ve uzam kavramları üzerinde gelişiyor.

​Yıllar içinde yeni bir dokuma, hatta kendi deyimiyle, “dokumama” tekniğini uygulamaya başlayan sanatçı, dokuma sırasında arka planın dokunmadan bırakılmasıyla, boşlukta yer alan formların daha iyi ifade edildiğini keşfediyor. Belkıs Balpınar’ın, “Dokuma-ma” adlı sergisi 10 Haziran tarihine kadar Anna Laudel Contemporary’de görülebilecek.

 
The Blended Exhibition: A Matter of Narrative
The Blended Exhibition: A Matter of Narrative
18:00
26 NİSAN
26 MAYIS

#walktoBLACK etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen, “The Blended Exhibition: A Matter of Narrative” adlı sergi; Cansu Topaloğlu, Meltem Şahin, Pınar Marul, Selver Yıldırım ve Sinem Uysal’ın eserlerinden oluşuyor.

​Gündelik hayatı sanatla harmanlayarak zenginleştirici bir yolculuğa dönüştürmeyi hedefleyen #walktoBLACK, sanata destek vermeyi sürdürüyor. Farklı disiplinlerin harmanlandığı ve anlatı kavramının incelendiği sergide; Cansu Topaloğlu dijital sanat, Meltem Şahin illüstrasyon, Pınar Marul heykel, Selver Yıldırım resim ve Sinem Uysal video sanatı eserleriyle yer alıyor. Room & Rumours Art Department ev sahipliğinde gerçekleşecek olan “The Blended Exhibition: A Matter of Narrative” adlı sergide, farklı biçimler harmanlanıyor ve “anlatı” kavramı inceleniyor. Sergi, 26 Nisan-26 Mayıs 2018 tarihleri arasında görülebilir.

​Kapak Görsel: Selver Yıldırım , Beni yıkan her şeye bayılıyorum, 2018

 
Flashblack
Flashblack
18:00
27 NİSAN
26 MAYIS

Pilevneli Galeri,  27 Nisan – 26 Mayıs tarihleri arasında Tayfun Serttaş’ın “Flashblack” adlı kişisel sergisine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Sergi, kadın ve erkeğe özgü mekânsal ve araçsal kriterlerin ayrımına dayanan 20. yüzyıl geleneği Foto Galatasaray’ın “kadın”, “orta sınıf” ve “kentli” denklemde analiz edebileceğimiz müşteri kitlesini belirleyen Maryam Şahinyan’ın çevresinde gelişiyor.

​Serttaş, 2011 yılında kamuya açılan ve bunun ardından ilk defa bir galeride sergilenecek olan Maryam Şahinyan arşivini ve görsel arşivlerle süregelen ilişkisini mekânsal bağlamda kurgulayacak. Kimlik / köken tartışmalarının böylesine yoğun yaşandığı bir dönemde Maryam Şahinyan’ın arşivi, Türkiye modernleşmesinin farklı katmanları süresince sayısız kere yıkılıp yeniden inşa olagelen toplumsal normlar ve kimsenin kesin aidiyet bildiremediği bir kültürel muğlaklığın da önünü açıyor.

Kapak Görseli: Maryam Şahinyan - Beyoğlu, 1948 - 9X14 cm cam levha negatif.

 
Rich and Strange / Zengin ve Tuhaf
Rich and Strange / Zengin ve Tuhaf
18:00
05 MAYIS
10 HAZİRAN

NOKS Bağımsız Sanat Alanı, ünlü İngiliz yazar, küratör ve sanatçı David Campany'nin "Rich and Strange / Zengin ve Tuhaf" sergisine ev sahipliği yapıyor.

Görüntüler dünyası dijitalleştikçe, geçmişten günümüze kalan basılı fotoğraflar da kendilerine yeni evler bulmak için sürüklenirkeniyor. "Rich and Strange / Zengin ve Tuhaf"; fotoğrafların maddeselliği, film yapımcılığı, terkedilmiş arşivler ve fotoğrafı çekip zaman içerisinde ismi kaybolmuş fotoğrafçılar üzerine saygı niteliğinde bir video ve fotoğraf kitabından oluşuyor.

​"Rich and Strange / Zengin ve Tuhaf" sergisi 10 Haziran tarihine kadar NOKS Bağımsız Sanat Alanı’nda görülebilir.

 
Dramatization
Dramatization
18:00
08 MAYIS
13 HAZİRAN

Zilberman Gallery, Simon Wachsmuth’un “Dramatization” isimli kişisel sergisine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Simon Wachsmuth’un “Dramatization” sergisinde belleğin cisimleşme biçimleriyle ilgileniyor ve tarihin kültürel alanda yeniden inşa edilme süreçlerini ele alıyor.

Sanatçının çalışmaları, materyal izler, temsiller ve bunların şimdiki zamanda başvurulan kullanım şekilleri arasındaki ilişkiyi sorguluyor. Wachsmuth, sıklıkla yaptığı gibi geçmişe dair sahip olduğumuz imgelere odaklanırken bir yandan da sorguyor: “Bize sunulan tarih anlatıları ne derece doğru ve güvenilirdir? Ve içinden geçtiğimiz zaman hakkında eleştirel düşünebilmek için bu malzemeleri ve onların tarihini nasıl kullanabiliriz?”

​Wachsmuth’un Zilberman Gallery’deki ikinci kişisel sergisi olan “Dramatization,” 8 Mayıs – 13 Haziran tarihleri arasında görülebilecek.

 
Yer Değiştiren Ufuklar / Shifting Horizons
Yer Değiştiren Ufuklar / Shifting Horizons
18:00
09 MAYIS
15 HAZİRAN

Krank Art Gallery kapılarını, küratörlüğünü Misal Adnan Yıldız’ın üstlendiği “Yer Değiştiren Ufuklar / Shifting Horizons” adlı karma sergi için açtı. “Yer Değiştiren Ufuklar / Shifting Horizons” adlı sergide farklı disiplinlerden gelen üretimleriyle Nilbar Güreş, Khaled Barakeh ve Neşe Karasipahi’nin eserleri yer alıyor.

Sergide yer alan çalışmalarla zaman ve mekân içinde değişip duran varlığımıza ait durum ve şartların tezahürleri üzerine çeşitlemeler sunuluyor. Küratör Misal Adnan Yıldız, sergi için “Birbiriyle ilişkilendirilebilecek resimsel, fotografik ve heykelsi formların geçici ortaklığında kurulan bu eski usul oda sergisinin en net açısı, yaşamın değerini, çemberini ve anlamını özgürlük, yer değiştirmek, değişen doğa ve yaşam şartları etrafında yeniden düşünmek…” yorumunda bulunuyor.

​“Yer Değiştiren Ufuklar / Shifting Horizons” sergisi, 15 Haziran tarihine kadar Krank Art Gallery’de görülebilir.

Kapak Görsel: Nilbar Güreş, Sahnede Yağmur Rain on The Stage, 2018, Kağıt Üzerine Karışık Teknik Mixed Media on Paper, 21 x 29.7 cm

 
Perdeli Natürmort
Perdeli Natürmort
18:00
10 MAYIS
23 MAYIS

Galerist, “Perdeli Natürmort” başlıklı grup sergisine ev sahipliği yapacak. Galeri Nev Ankara ortaklığıyla gerçekleştirilen sergi; Abidin Elderoğlu, Abidin Dino, Alev Ebüzziya, Ali Şentürk, Anıl Saldıran, Candeğer Furtun, Deniz Bilgin, Elif Uras, Erdağ Aksel, Erol Akyavaş, Fatih Kahya, Koray Ariş, Mübin Orhon, Mümtaz Çeltik, Nazif Topçuoğlu, Necla Rüzgar, Nejad Devrim, Nermin Kura, Nur Koçak, Okay Özkan, Rasim Aksan, Selim Cebeci, Seval Şener, Şerif Karasu ve Yusuf Sevinçli’nin eserlerinden oluşuyor. Serginin küratörlüğünü ise Deniz Artun üstleniyor.

Bir Antik Yunan öyküsü çevresinde gelişen “Perdeli Natürmort” sergisi, Zeuxis ve Parrhasios arasında geçen bir olaydan ilham alıyor. Doğa ve kültürün sonsuz çatışmasını yine natürmort üzerinden kuran Zeuxis ve Parrhasios efsanesine göndermeyle, sergideki eserler çiftler halinde sergilenecek.

​“Perdeli Natürmort” sergisi, 10 Mayıs – 23 Haziran tarihleri arasında Galerist’te görülebilir.

​Kapak Görsel: Necla Rüzgar

 
Doğa
Doğa
18:00
10 MAYIS
06 HAZİRAN

Semra Göney, “Doğa” isimli sergisi ile Galeri ARK’a konuk oluyor. Göney, “Doğa” isimli sergisinde sanat yaşamının geneline yayılan, kendi ile doğa arasındaki ilişkiyi açıklıyor ve izleyicileriyle paylaşıyor.

Bu ilişki, sanatçının eserlerinde resimlerinde çeşitli katman ve kıvrım oluşumlarla karşımıza çıkıyor. Bu oluşumlarda da ilginç saptamaları olan sanatçı, bunları farklı soyutlamalarla sunuyor. Özkan Eroğlu “Doğa” sergisine bir başka bakış açısıyla yorum getirirken, Georg Christoph Tobler’in “Die Natur” (Doğa) başlıklı yazısından bazı noktaları vurguluyor: “…Biz doğanın tam da ortasında yaşarız ve ona yabancıyızdır. O sürekli bizimle konu-şur, fakat sırlarını asla ele vermez. Durmaksızın üstünde hareket etmemize rağmen, onun üzerinde hiçbir güç ve etkimiz yoktur…”

​Semra Göney’in “Doğa” adlı sergisi, 10 Mayıs – 6 Haziran tarihleri arasında Galeri ARK’ta ziyaret edilebilir.

 
Kayıp Çocuk Cinayetleri
Kayıp Çocuk Cinayetleri
18:00
10 MAYIS
10 HAZİRAN

Galeri Bu, Toprak Bek'in "Kayıp Çocuk Cinayetleri" isimli sergisine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Günümüzde çocuk olmak, çocuğun toplumdaki yeri temalı işleri ele alan sergi, 10 Mayıs – 10 Haziran tarihleri arasında görülebilecek.

​Toprak Bek sergisi için: “Barış toplumsal bütünleşmede değil aksine bireysel dönüşümde saklıdır. Çünkü toplumu oluşturan bireydir ve kişi kendi iç huzurunu yakalayamadığı sürece hem kendi gerçekliğinden hem de hayali olan barış kavramından uzaklaşacaktır. Her yetişkin bilinmeyenden korkan bir çocuktur ve her çocuk zamana karşı korkuyla büyümüş yetişkinlerin kurbanıdır. İster felsefi ister bilimsel olsun, öğretiler üzerine doğmuş tüm düşüncelerden uzak durup kendi gerçekliğimizle ilgilenmediğimiz sürece karmaşa, terör ve savaş kaçınılmaz olacaktır. Ve bu savaşta kaybeden sadece fiziksel anlamdaki çocuklar değil ruhen olgunlaşmamış biz çocuk yetişkinler de kendi ellerimizle hazırladığımız cinayetin kurbanları olacağız.” açıklamasında bulunuyor.

 
Kuyruk Meselesi
Kuyruk Meselesi
18:00
10 MAYIS
09 HAZİRAN

Gonca Sezer’in ‘’Kuyruk Meselesi’’ adlı sergisi, Gama Art Gallery’de sanatseverlerle buluştu.

Sosyal, kültürel aidiyetler üzerine oluşturulan kimlikler, kadın ve çevre odaklı sorunlar üzerine çalışmaları olan Gonca Sezer, ‘’Kuyruk Meselesi’’ sergisinde aile arşivinde bulduğu, teyzesine ait, cumhuriyetin ilk yıllarında kız okullarında okutulan Tabiat Bilgisi dersi defteri çizimleri üstünden, zaman içinde farklılaşan sosyal ve ekolojik durumu inceliyor, izlenimlerini desen ve fotoğraflarıyla izleyiciyle buluşturuyor.


Kuruluş amacı, toplumun gelişimine katkı sağlamak ve eşitlikçi politikalarla uygarlığı yakalamak olan kız okulunda okuyan teyzesine ait, tesadüfen bulduğu defter üzerinde 2010 yılından beri araştırma ve inceleme yapmaya devam eden sanatçı, bu eski defter eşliğinde ilişikler üzerinden bizlere benzersiz bir hikâye aktarıyor.


Gonca Sezer’in ‘’Kuyruk Meselesi’’, 9 Haziran tarihine kadar Beyoğlu Gama Gallery'de görülebilir.

 
Tatlı Küçük Yalanlar
Tatlı Küçük Yalanlar
19:00
10 MAYIS
30 HAZİRAN

Plato Sanat “Tatlı Küçük Yalanlar” adlı karma bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Düşünceden dile, vizyondan yalana, kavramdan yanılsamaya kadar birçok kavramı ele alan serginin küratörlüğünü ise Marcus Graf üstleniyor.

Günümüz görsel kültürünün durumu ve güncel sanatın ona nasıl tepki verdiğine odaklanan “Tatlı Küçük Yalanlar” sergisi, tüketim kültüründe ortaya çıkan görüntülere karşı farklı bir bakış açısı sergiliyor. Mert Acar, Ozan Atalan, Zeynep Beler, Elif Biradlı, Tutku Bulutbeyaz, Antonio Consentino, Yunus Emre Erdoğan, Ekin Saçlıoğlu, Berkay Tuncay, Egemen Tuncer, Berkay Yahya ve Sergen Şehitoğlu’nun yer alacağı sergide, sanatçılar çevremizdeki tüm görüntülerin temelde kurgusal olduğunu ifade ediyor.

​“Tatlı Küçük Yalanlar” adlı sergi, 30 Haziran tarihine kadar Plato Sanat’ta görülebilir.

Kapak Görsel: Elif Biradlı, Funny Hunt, Yarı Mat Fine Art Baskı / Semi-Matte Fine Art Print, 138 x 92 cm, 2016

 
Avangard ve Kıyamet: Julian Rosefeldt Filmleri ve Fotoğrafları
Avangard ve Kıyamet: Julian Rosefeldt Filmleri ve Fotoğrafları
18:00
11 MAYIS
13 HAZİRAN

Dirimart, Julian Rosefeldt’in İstanbul’daki ilk kişisel sergisine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Berlinli sanatçı Julian Rosefeldt adını daha önce, senarist ve yönetmeni olduğu, Avustralyalı oyuncu Cate Blanchett’i on üç farklı rolde izlediğimiz; dadaistler, sitüasyonistler, fütüristler gibi sanatçı gruplarının tarihsel avangart manifestolarının yeniden sahnelendiği Manifesto filmi ile sıkça duyurmuştu.

Sanatçıya ait film ve fotoğrafların sergileneceği “Avangard ve Kıyamet: Julian Rosefeldt Filmleri ve Fotoğrafları” adlı serginin küratörlüğünü ise Heinz Peter Schwerfel üstleniyor. Julian Rosefeldt, Dirimart’ın Nişantaşı ve Dolapdere’deki iki galerisine yayılan yerleştirmeleriyle, sinema ve resim tarihine açık göndermelerde bulunan, aynı zamanda totaliterlik, ekoloji, vatan ve göç gibi önemli sosyal ve politik konuları ele alıyor. Rosefeldt, bunları pop kültürü ile sürekli oyuncu bir diyalog içinde işleyerek son derece estetik bir evren yaratıyor.


​Julian Rosefeldt’in, “Avangard ve Kıyamet: Julian Rosefeldt Filmleri ve Fotoğrafları”adlı sergisi, 11 Mayıs–13 Haziran tarihleri arasında görülebilecek.

 
Hellen van Meene Solo Sergisi
Hellen van Meene Solo Sergisi
18:00
11 MAYIS
09 HAZİRAN

Leica Gallery, 212 Fotoğraf Festivali kapsamında önemli bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Hollandalı fotoğrafçı Hellen van Meene’in Türkiye’deki ilk solo sergisi, 9 Haziran tarihine kadar Leica Gallery’de görülebilecek.

​​Doğal ışık kullanarak yetişkinlik evresindeki çocukları fotoğraflayan Hellen van Meene, 17. yüzyıl Hollanda resmini çağrıştıran fotoğraflarını sergiliyor. Van Meene ergenliğin evrenselliğini yakaladığı fotoğraflarında modeli ile son derece samimi ve içgüdüsel bir iş birliğine girerek belleklere kazınan çarpıcı portreler oluşturuyor. Her ayrıntısı özenle kurgulanmış fotoğraflarında genç kızlardaki savunmasızlık ve kırılganlık hissini yansıtan sanatçı aynı zamanda kusurların güzelliğini vurguluyor.

 
Böyle olacağını bilmediğimiz de bir o kadar kesin
Böyle olacağını bilmediğimiz de bir o kadar kesin
18:00
11 MAYIS
23 HAZİRAN

Küratörlüğünü Pelin Uran’ın üstlendiği “Böyle olacağını bilmediğimiz de bir o kadar kesin” adlı grup sergisi Galeri Nev’e konuk oluyor. Çoğunluğunu video eserlerin oluşturduğu sergi, uluslararası beş sanatçının İstanbul’da ilk kez sergilenecek işlerini bir araya getiriyor.

Sergide çalışmalarını Vietnam’da sürdüren sanatçı kolektifi The Propeller Group’in 2015 New Orleans Bienali için ürettiği The Living Need Light, The Dead Need Music (2014) isimli videosu yer alırken, video işleriyle 2017 The Film London Jarman Ödülü’ne layık görülen ve çalışmalarını İngiltere’de sürdüren Oreet Ashery’nin ise Revisiting Genesis (2016) adlı on iki bölümlük video serisinden Bizim Hemşirelerimiz (Our Nurses) adlı bölüm sergilenecek.

Sergi, ölüm kavramının çoklu çağrışımlarından yola çıkarak, ölüm dediğimizde neden bahsettiğimizi sorguluyor. Ölümü olumsuz, üzerinde düşünülmesi gereksiz bir kavram olarak görmek yerine, yaşamın katalizörü olarak gören bir bakış açısından yola çıkıyor. Ölüm kavramının insanlar için ifade ettiği anlamlar içinden ölümü hatırlayıp, hatırlatmanın insan yaşamını dönüştürücü gücüne odaklanıyor. Farklı açılardan ölüm temasını düşünen sanatçıların işlerine yer veren sergide, ölümün zamanla olan yakın ilişkisi, zamana dayalı medium olan film ve video eserler üzerinden ele alıyor.

Sergide yer alan sanatçılar ise Oreet Ashery, Alejandro Cesarco, Barbad Golshiri, The Propeller Group, Joanna Rajkowska şeklinde sıralanıyor.

​“Böyle olacağını bilmediğimiz de bir o kadar kesin” adlı grup sergisi, 11 Mayıs – 23 Haziran tarihleri arasında Galeri Nev’de görülebilir.

​Kapak Görsel: The Propeller Group, The Living Need Light, The Dead Need Music, 2014, tek kanallı video, 21.15 dakika. The Propeller Group ve James Cohan, New York izniyle.

 
Yedi Günah ve Bir Bürokratın 24 Saati
Yedi Günah ve Bir Bürokratın 24 Saati
18:00
16 MAYIS
14 HAZİRAN

Yapı Kredi Kültür Sanat, Cemal Erez’in “Yedi Günah” ve “Bir Bürokratın 24 Saati” adlı iki bölümden oluşan sergisine ev sahipliği yapıyor.

Serginin “Yedi Günah” başlığı altındaki bölümü insanlığın burjuva hallerini konu ediniyor. Din kökenli olan yedi günah kavramını bu husustan uzaklaştırarak, toplumsal bir olgu hâline getiriyor. Eserlerini “arsızlık” kavramını temel alarak geliştiren sanatçı, insanın mülkiyet etrafında kurulmuş olan tarihsel durumunun izini sürmek için şehvet, cimrilik, tembellik, oburluk, kıskançlık, kibir ve öfke hallerini de “Yedi Günah” başlığı altında ele alıyor.

Serginin bir diğer bölümü ise “Bir Bürokratın 24 Saati”. “Bir Bürokratın 24 Saati”, Cemal Erez’in 2002 – 2010 yılları arasında, Paris-İstanbul arası yolculukları süresince eskizler halinde tasarladığı ve daha sonra İstanbul’daki atölyesinde ürettiği işlerden oluşuyor.

​Cemal Erez’in “Yedi Günah” ve “Bir Bürokratın 24 Saati” adlı iki bölümden oluşan sergisi, 14 Haziran tarihine kadar Yapı Kredi Kültür Sanat’ta görülebilir.

 
Border / Sınır
Border / Sınır
18:00
18 MAYIS
30 HAZİRAN

İrfan Önürmen, yeni sergisiyle Galata Rum Okulu’na konuk oluyor. Sanatçının yedi yılın ardından Türkiye’de açtığı ilk kişisel sergisi “Border / Sınır”, 18 Mayıs - 30 Haziran arasında ziyaret edilebilecek.

​İrfan Önürmen, sınır kavramını olanca genişliğiyle masaya yatırarak her biri ayrı birer sınır deneyimi olan sığınmacılar, insani yardım, kent, insanlar ve çocukluk izleğinde iç içe örülmüş enstalasyonlar ile kendi güçlü matematiğini kuruyor. Önürmen bu sergisinde birçok beton heykelden oluşan çadır kent enstalasyonu kuruyor ve ardında sadece hayatını değil hatıralarını ve yaşanmışlıklarını da bırakıp ona geçici olarak kucak açan yeni bir toprağa kaçmak zorunda kalan sığınmacının insanlık durumunu sorguluyor.


“Border / Sınır” sergisi, Galata Rum Okulu, birinci katta yer alan Büyük Salon ve ikinci katta ziyaret edilebilecek.