08 NİSAN, ÇARŞAMBA, 2026

Pera Müzesi’nin Koleksiyon Sergisi Yenilendi

Pera Müzesi’nin koleksiyon sergilerinden “Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar”, güncellenen yüzüyle ziyaretçilerle yeniden buluşuyor.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nin koleksiyon sergilerinden “Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar”, yenilenmiş hâliyle izleyici karşısına çıkıyor. Osmanlı ile Avrupa arasındaki diplomatik, kültürel ve sanatsal etkileşimleri odağına alan sergi, yapılan yeni düzenlemeyle anlatısını genişleten ve yeni katmanlar kazanan bir kurguya kavuşuyor. Seçkideki değişikliklerin odağında, Alejandro Almanza Pereda’nın Boşluk Korkusu yapıtının yerini alan Casper Faassen’in altı eserlik Yeniden Derleme isimli güncel sanat yerleştirmesi bulunuyor. Sergi ayrıca, Louis-François Cassas’nın iki suluboyası ve Vanmour Okulu imzalı Sohbet adlı eserle zenginleşerek sanatseverleri karşılıyor.

Sergiye, 15. İstanbul Bienali kapsamında ziyaretçilerle buluşan Alejandro Almanza Pereda’nın Boşluk Korkusu adlı eserinin yerine Casper Faassen imzalı Yeniden Derleme serisi dahil edildi. 2017 yılından bu yana sergilenen Boşluk Korkusu, inşa ile yıkım arasındaki gerilimi görünür kılan güçlü bir görsel dil kuruyordu. Faassen’in altı eserden oluşan Yeniden Derleme serisi ise, kültürel varlıkların dolaşımı ve yer değiştirmesi üzerine kurulu yeni bir okuma öneriyor.

Faassen, tarih boyunca farklı coğrafyalardan toplanarak yerlerinden edilen buluntuların izini sürüyor; bu hareketi tersine çeviren bir bakış geliştiriyor. Katmanlı ve yarı saydam yüzeylerle kurduğu görsel dil, imgeleri sabitlemek yerine askıda bırakıyor; böylece hafıza, kayıp ve aidiyet gibi kavramlar üzerinden serginin tarihsel çerçevesine güncel bir tartışma alanı ekliyor. Bu yeni katman, Kesişen Dünyalar’ın yalnızca geçmişi temsil eden bir sergi olmanın ötesine geçmesini sağlıyor; geçmiş ile bugünün bakışlarını aynı düzlemde buluşturuyor.

Güncellenen yüzüyle sergi, uzun süredir seçkide yer almayan eserlerle zenginleşiyor. Fransız sanatçı Louis-François Cassas’nın İstanbul ve farklı coğrafyalara uzanan gözlemlerini yansıtan Atina Akropolisi ve Olymposlu Zeus Tapınağı ile Kadıköy Burnu'ndan Sultanahmed Camisi'nin Görünümü adlı suluboyaları, 18. ve 19. yüzyılda seyahat, keşif ve görsel kayıt pratiklerinin nasıl iç içe geçtiğini ortaya koyarken, Faassen’in Yeniden Derleme yerleştirmesiyle ortaklık kurarak derinleştiren bir anlam katmanı yaratıyor.

​Sergiye dahil edilen Vanmour Okulu imzalı Sohbet adlı eser ise İstanbul’un gündelik yaşamını ve sosyal sahnelerini Batılı bir bakışla ele alan üretimlere odaklanıyor. Bu çalışmalar, dönemin kültürel aktarım biçimlerini ve Doğu imgesinin Avrupa’da nasıl kurulduğunu görünür kılan önemli örnekler arasında yer alıyor.

0
88
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage