
Biyolog Ashley Ward’ın duyularımızın işleyişini biyolojiden psikolojiye ve kültürel boyutlara uzanan geniş bir perspektiften ele aldığı çalışması Beş Duyu ve Ötesi - Dünyayı Nasıl Algılıyoruz?, Deniz Keskin’in çevirisiyle Metis Yayınları’ndan çıktı.
Ward, dünyaya dair algımızı ilmek ilmek dokuyan duyularımızı keşfetmeye davet ediyor bizi. Nasıl duyumsadığımızın yanı sıra neden duyumsadığımıza ve her birimizin duyusal deneyimlerde birbirimizden –ve diğer bazı hayvanlardan– nasıl farklılaştığımıza dair ilginç soruların peşine düşüyor. Duyularımızın nasıl daima esnek bir iş birliği içinde olduğunu ve beynimizin bir duyusal girdi çorbasını nasıl algıya dönüştürdüğünü açıklıyor. Dahası, hepimizin aşina olduğu beş duyunun ötesinde, bizim için hayati önem taşımakla birlikte daha geri planda kalan –denge, iç duyum ve öz duyum gibi– duyulara bakış atıyor.
“Gerçeklik nedir – veya daha geniş bir çerçeveden bakacak olursak, yaşıyor olmak ne anlama gelir? Bu soruyu nasıl yanıtlamaya çalışırsak çalışalım, en belagatli teşebbüslerimiz bile tuhaf, muhteşem ve mucizevi var olma deneyimini tam olarak tarif etmekte yetersiz kalır. Bütün bu mucizenin tam orta yerinde de duyularımız yer alır. İç benliklerimiz ile dış dünya arasındaki arayüzü duyularımız oluşturur. Büyük sanat eserlerindeki ve doğanın ihtişamındaki güzelliği algılamamızı ve buz gibi bir içecekten aldığımız yudumun, kahkaha seslerinin, sevgilimizin dokunuşunun tadına varmamızı onlar mümkün kılar. Kısacası duyular hayatı yaşanmaya değer kılar.”