04 AĞUSTOS, CUMA, 2017

Sanat ve Sanatçının İzinde: İyilik İçin Sanat Derneği

İyilik İçin Sanat Derneği; sanatı anlamak, tanımak, yaymak ve geliştirmek üzere yola çıkmış, bu bağlamda da genç sanatçıların faaliyetlerini desteklemek üzere projeler üreten bir dernek. Bu kapsamda sanatçı atölyeleri, yurt içi ve yurt dışında fuar ve sergiler geziyor ve genç sanatçıları destekliyorlar.

Sanat ve Sanatçının İzinde: İyilik İçin Sanat Derneği

İyilik İçin Sanat Derneği Başkanı Selin Bozkurt ile İyilik İçin Sanat Derneği’nin çalışmaları, Mimar Sinan Üniversitesi’nden mezun olmuş, sanat eğitimine devam etmek isteyen ancak bu konuda imkân bulamayan öğrencilere destek veren İyilik İçin Sanat Akademisi ve Türkiye’de sanatın gelişimi üzerine konuştuk.

Öncelikle İyilik İçin Sanat Derneği nedir? Neler yapar?

©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

İyilik İçin Sanat Derneği kadınlar öncülüğünde; Türkiye’nin önemli holdinglerinin, kurumlarının, yönetim kurulu başkanlarının eşleri ve kızlarıyla birlikte kuruldu. Tamamıyla Türk sanatını anlamak, tanımak, yaymak, geliştirmek üzere yola çıkmış ve bu bağlamda da genç sanatçıların faaliyetlerini desteklemek üzere projeler üreten bir derneğiz. Türkiye’deki sanat ortamını tanımak, anlamak ve kendi bilgi birikimimizi arttırmak için her hafta düzenli olarak sanat buluşmaları organize ediyoruz. Bu sanat buluşmalarını, her Çarşamba 11: 00 ile 13: 00 saatleri arasında gerçekleştiriyoruz. Sanatçıların atölyelerinde gerçekleşen ziyaretlerimizin amacı sanatçılarımızı işlerini ürettikleri kendi ortamlarında tanımak, sanatçı ve eserleri ile aramızda bağ kurmak.

Ayrıca  düzenlenen sergi ve fuarları sanat danışmanımız eşliğiyle geziyoruz. Bunlar Sakıp Sabancı Müzesi, Pera Müzesi ve İstanbul Modern Müzesi’nde gerçekleşen sergiler ile Contemporary İstanbul ve İstanbul Bienali oluyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yeni açacağı müzeleri ilgiyle takip ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesindeki müzeler de yine sanat danışmanlarımız eşliğinde düzenlediğimiz programlar içerisinde yer alıyor.

Onun dışında, uluslararası boyutta da sanatı izlemeye dikkat ediyoruz. Uluslararası boyutta izlediğimiz beş tane sanat fuarı var. Bunlar: Art Basel, Venedik Bienali, Art Miami, Paris , FIAC ve Frieze London. Sırasıyla gidecek olursak, Venedik Bienali’yle başlıyoruz. Arkasından Art Basel geliyor, sonrasında eylül ayında Contemporary İstanbul ile devam ediyor. Hemen arkasından da Frieze London, Paris FIAC ve Art Miami geliyor. 

  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

Magnum Opus Sanat Platformu olarak yola çıktınız. Bize ilk günden  bugüne bu dönüşüm sürecinden bahsedebilir misiniz?

Evet, Magnum Opus Sanat Platformu olarak yola çıktık. Daha sonra dernekleşmek zorunda kaldık. Açıkçası dernek amacımız yoktu. Başta yola çıkarken ziyaret ettiğimiz sanatçılara da bir katkıda bulunmak ve aynı zamanda faydalı bir proje üretmek için sergi düzenlemeye, ziyaret ettiğimiz sanatçılardan bir eser almaya karar verdik. %60’ı sanatçıya, %40’ı ile de bir fon oluşturulacak şekilde ‘’İyilik İçin Sanat’’ adında bir proje geliştirdik. Bu proje kapsamında, Mimar Sinan Üniversitesi Rektörü Yalçın Karayağız’ı sanat danışmanlarımızdan ve üyelerimizden olan Nilgün Şensoy ile birlikte ziyaret ettik. Kendisi aynı zamanda çok önemli bir sanat koleksiyoneri. Dernek olarak, üniversitesinin dördüncü sınıf öğrencilerinden beş kişiyi yurt dışına göndermeye karar vermiştik ancak Yalçın Bey’in önerisiyle üçüncü sınıf öğrencilerinden beş başarılı öğrenciyi yurt dışına göndermeyi ilke edindik. Resim, heykel, mimarlık bölümlerinden üçüncü sınıfta okuyan beş tane başarılı öğrenci, bölüm başkanları tarafından seçildi. Kendilerini New York, Paris, Londra, Barcelona ve Floransa’ya sanat merkezlerini görmeleri için gönderdik. Bu gönderme aşamasına geçerken, toplanan bir bedel olduğu için ilgili makamlar dernekleşmemiz gerektiğini bizlere iletti. O yüzden de, “İyilik İçin Sanat” projesi adını derneğimize verdik. Magnum Opus olarak ilerleyemedik çünkü Latince bir isim olduğundan tescil ettirmemizin mümkün olmadığını öğrendik. Bu sebeple de, projemizin ismini dernek adı olarak revize ettik. Açıkçası adına yönelik projeler gerçekleştirdiğimiz için, derneğimizin adının bu şekilde olmasından dolayı mutluyuz. Bize uğur ve hayır getirdiğine inanıyoruz.

  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

Gerek yurt içinde gerekse yurt dışında sanat gezileri, atölye ziyaretleri düzenliyorsunuz. Rotalarınızı nasıl belirliyorsunuz, etkinliklerinize kimler katılabiliyor?

Dernek olduktan sonra ilk başta belirttiğim, hizmet verdiğimiz markaların yönetim kurulu başkanlarının eşleri ve kızlarının dışında, sanata ilgi duyan sanatsever hanımları da üye olarak kabul edebiliyor olduk. Yurt içinde ve yurt dışındaki sanat gezilerimizi organize ederken sanat danışmanlarımızdan ve ziyaret ettiğimiz sanatçılardan fikir alıyoruz. Daha sonra yönetim kurulu olarak değerlendirip atölye ziyaretlerimizi belirliyoruz. Etkinliklerimize; üyelerimiz, bugüne kadar ziyaret ettiğimiz sanatçılarımız, kurucusu olduğumuz atölyemizdeki genç sanatçı adayları ve daha evvel yurt dışına gönderdiğimiz Mimar Sinan üçüncü sınıf öğrencileri katılabiliyor. Aynı zamanda üye olmayan ve bizi tanımak isteyen, atölye ziyareti yapmak isteyen sanatseverler de bu atölye ziyaretlerimize derneğe yapılacak katkı bedeli ile birlikte katılabiliyorlar. 

©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

Birinci yaşınızı doldurdunuz, ilk kurulduğunuz zamandan bugüne neler değişti, neler deneyimlediniz?

Öncelikle üyelerimize ve ziyaretlerimize katılan sanata ilgi duyan hanımlara Türkiye’deki sanat ortamını tanıtma, Türk sanatçılarına ilişkin bilgi edinmelerini sağlama, varolan bilgilerini geliştirme olanağını sunduk. Hem kendileri, hem onlar vesilesiyle kendi çevreleri, sanatla tanışmış, birey ve toplum için önemini anlamış oldular. Ayrıca şu anda herhangi bir sergi ya da müze ziyaretinde pek çok tanıdığımız, ziyaret ettiğimiz sanatçı olduğunu fark ediyoruz. Çünkü atölyelerinde ziyaret ettiğimiz için, eserleriyle birlikte sanatçıları özleştirdiğimizden açıkçası sanatçı ve eserleri hafızalarımızda çok daha net bir iz bırakıyor. Dolayısıyla, bilgi birikimimiz çok arttı bu anlamda. Öte yandan, etrafımıza da faydalı olmaya başladık. O da şöyle ki, hem sanat alımı oluşmaya başladı, hem de bu sanat alımı çerçevesinde, mevcut olan sanatçılara katkıda bulunmaya devam ettik. Bulunduğumuz ortamları bu anlamda geliştirdik. Evimize, ofislerimize sanat eserleri girdi.

​Herkesin kendine göre bu anlamda bir kültürü oluştu. Ayrıca genç sanatçıların yetişmesine verdiğimiz önemden dolayı, manevi olarak da ciddi anlamda bir tatmin durumu söz konusu olduğunu düşünüyorum. Onların bu yolculuğunda yanlarında olmak bizim için heyecan verici bir durum. Elimizin değdiği ortamlarla aramızda ciddi bir bağ oluşuyor, kopmuyoruz, hep iletişim halindeyiz. Herhangi bir şeyle ilgilenmektense, sanatla ilgilenmenin büyük bir katma değeri olduğuna her geçen gün daha da inanıyoruz.

106. sanat buluşmanız Ali Elmacı atölye ziyareti oldu sanıyorum. Bu ziyaret nasıl geçti?

106. ziyaretimiz Ali Elmacı’ya oldu haklısınız. Açıkçası beklemediğimiz kadar keyifli ve zengin geçti. Ali Bey’i geçtiğimiz yıl Contemporary İstanbul’da yaşadığı sıkıntı vesilesiyle duymuş, basından takip etmiştik. Eserini de gözlemlemiştik, ziyaret esnasında sanat danışmanımız Banu Küçüksubaşı bilgi vermişti. Ama birebir kendisinden dinlemediğimiz için kafamızda soru işaretleri vardı. Fakat gördük ki, Ali Bey gerçekten çok bilgili, çok donanımlı ve kendisini çok iyi yetiştirmiş bir sanatçı. Bu bağlamda kendi hayat hikâyesini dinlerken, pek çok sanatçı gibi büyük zorluklarla geldiği bu noktada bizlerin atölye kurma fikrinin ne kadar doğru olduğunu hatırlattı. Çünkü kendisi sanat üretimine ve sanat hayatına devam etmek için o dönemlerde çok farklı uğraşlar edinmiş olduğunu söyledi ki, oradan ettiği gelirle sanat hayatına devam edebilmiş. Bu pek çok sanat öğrencisinin de yaşadığı gibi reklam ajanslarında çalışma, kafe ve restoranlarda garsonluk yapma ya da bunun gibi farklı meşguliyetlerle uğraşmak olabiliyor. Bunun aslında tek amacı sanat yolculuklarına devam etme tutkusu. Sanat üretimi yapacak imkânları olsa böylesine yetenekli gençlerin bu tarz uğraşlarla vakit kaybetmesine gerek olmayacak. Bu sebeple başlattığımız projenin ne kadar doğru olduğunu kendisini ziyaret ettiğimizde birkez daha anladık ve mutlu olduk.

Her yıl 10 genç sanatçı adayı da olsa onlara verdiğimiz bu desteğin ne kadar kıymetli olduğunu anladık. Ali Bey çok donanımlı ve gerçekten tutkusuna devam eden birisi. Tabii aynı zamanda eserlerinin hikâyelerini de öğrendik. Çünkü ziyaret esnasında her ne kadar Banu Hanım, çok doğru bir şekilde anlatmaya çalışmış olsa da sanatçıyla çalışmalarını bağdaştırmak, sanatçı olmadan eserini anlamaya çalışmak bizim için güç oluyor.  Zannediyorum ki birçok sanat izleyicisi için bu durum aynıdır. Şu anda eserlerinin hikâyesini biliyoruz, eserlerini anlıyoruz, kendisinin vizyonunu, bakış açısını ve ne amaçladığını hissedebiliyoruz. Bu bizim için çok kıymetli. 

©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

Bir yıl içerisinde 106 buluşturma gerçekleştirmiş olmanız aslında oldukça aktif olduğunuzun bir belirtisi. Böyle yoğun bir organizasyonu planlarken nelere dikkat ediyorsunuz?

Bir yıl içerisinde yaptığımız yoğun programın aslında sadece bir sistematiği var, dikkat ettiğimiz konu katılım durumunda kişi sayısı değil, yani bir sanat buluşmasında kaç kişi bir araya geleceğimiz değil bizim için önemli olan o sanat buluşmasının o saatte ve gününde kesintisiz olarak yapılması. Çünkü biz inanıyoruz ki projenin sürekliliği olması gerekiyor ve biz bu sürekliliği iki yıldır devam eden sanat buluşmaları vesilesiyle ispatlamış bulunuyoruz. Bu yüzden en çok dikkat ettiğimiz özellik, bizim için düzenli olarak programlara devam edilmesi ve bunun en iyi şekilde yansıtılması. Dolayısıyla, dikkat ettiğimiz konu sanat buluşmalarının her Çarşamba 11: 00 – 13: 00 arasında gerçekleşmesinden sonra o haftanın içerisinde sanatçıya ve buluşmamıza ilişkin bir basın bülteninin yayımlanması. Özetle iletişimini de düzenli olarak yaparak ziyaret ettiğimiz sanatçının iletişimine katkıda bulunmak.

©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

Web sitenizde bünyenizde yer alan sanatçıların adını görüyorum. Bu sanatçılarla nasıl bir iş birliği içindesiniz?

Her hafta düzenli olarak 9.000 kişilik sanatsever listemize newsletter gönderiliyor. Newsletter’da haftanın sanat olaylarına yer verilirken aynı zamanda sanat buluşmamız çerçevesinde sanatçının da tanıtımına ve tekrar akıllara gelmesine vesile olmak önemli. Çünkü ziyaret ettiğimiz sanatçılar uluslararası boyutta sergiler gerçekleştirmiş ve projelere katılmış sanatçılar oluyor. Dolayısıyla bizim için en önemli konu planlı, programlı ve disiplinli bir şekilde bu buluşmaların gerçekleştirmek. 

  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

Bağış yoluyla ilerliyorsunuz sanırım, sisteminiz nasıl işliyor?

Türkiye’de sanat ortamının gelişimine katkıda bulunmak, genç sanatçıların eğitimini desteklemek, uluslararası platformlarda Türkiye’nin sanatçılarıyla yer almasını sağlamak amacıyla hiçbir maddi menfaat beklentisi olmayan sanata gönül vermiş kadınların öncülüğünde kurulan İyilik için Sanat Derneği, Türkiye’nin önde gelen sanatçılarıyla iş birliğine aralıksız devam ediyor. Yukarıda da belirtiğimiz gibi dernek olarak genç sanatçıların eğitimine destek sağlıyoruz.
Bazı sanatla iç içe mekânlarla yaptığımız işbirliği kapsamında sanatçıların sergilenen eserlerinden satılanlardan elde edilen gelirin yüzde 25’i İyilik İçin Sanat Derneği’nin kurduğu İyilik İçin Sanat Atölyesi’ne aktarılıyor.
​Ayrıca, sanatla ilgilenen, sanata ve sanatçıya destek veren, özellikle genç sanatçıların eğitimine katkıda bulunmak isteyen tüm sanatsever dostlarımız web sitemiz üzerinden derneğimize bağış yapabilirler. 

Önümüzdeki dönem planlarınız arasında neler var?

Önümüzdeki dönem projelerimiz içerisinde öncelikle, şu zamana kadar hayata geçirdiğimiz ve sistemli bir şekilde 2 yıldır devam eden, yönetimi Nedret Sekban ve Aslı Özok’un üstlendiği atölyeyi devam ettirmek var. Bu atölyede her yıl 10 tane genç sanatçı adayımıza sanat üretimi imkânı sunuluyor. Öte yandan geçtiğimiz yıl olduğu gibi Mimar Sinan üçüncü sınıf öğrencilerinden, bu yıl da 5 kişiyi yurt dışına göndermeyi hedefliyoruz. Hatta yıl sonunda, atölyedeki genç sanatçı adaylarımıza bir jest olarak kendilerini de yurt dışına göndermek istiyoruz. Bir diğer planımız da, var olan projemizi zenginleştirerek Anadolu’ya uzanmak.  “Anadolu’dan İzlenimler” adındaki 10 ya da 12 şehir üzerinden oluşacak projemizi şu anda 12 olarak belirledik. Bu şehirlerdeki güzel sanatlar üniversitelerinden en başarılı 3 öğrenciye İstanbul’u gezip görme imkânı sunacağız. İstanbul’da İstanbul Bienali ve Contemporary İstanbul’u gezecekleri 3 gecelik bir program hazırladık.

0
3499
1
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle