02 EYLÜL, SALI, 2014

Kendin yap müze!

The Photo Book Museum (PBM), yani fotoğraf kitabı müzesi 19 Ağustos’da, fotoğraf teknolojisinin dünyaya duyurulduğu günün 175. yıl dönümünde Köln’de kapılarını açtı diyebiliriz, ama kalıcı bir mekâna sahip olması biraz daha vakit alacak.

Kendin yap müze!

Carlswerk Edition ismini verdikleri bu ilk aşama 45 gün boyunca Köln’ün batısındaki restore edilmeyi bekleyen eski bir kablo fabrikasında gerçekleşiyor. Kendine kalıcı bir yer buluna kadar gezici bir sergi şeklinde devam edecek PBM’de, Metropol Yeşili isimli son kitabımı sergilerken detaylı bir şekilde inceleme fırsatını bulduğum bu yeni girişimden bahsetmek istiyorum. 
PBM’i tanıtmak için öncelikle fotoğraf kitabının kendine özel bir müzeye ihtiyaç duyduğuna inanmış olan Schaden.com ekibinden başlamak lazım. Markus Schaden’ın 90’ların sonunda Köln’de kurduğu bir kitabevi olan Schaden, 2000’lerde fotoğraf kitabı tutkunlarının sık ziyaret ettiği bir web sitesine sahipti. Tüm dünyadan fotoğraf kitaplarının dağıtımı ve tanıtımı için önemli bir kaynak oluşturmuştu. Kitapların açılarak, fotoğraflanıp sayfa sayfa sunularak nesnelerin fiziksel özellikleri hakkında da fikir almamızı sağlardı, ayrıca buradan yayınevleri hakkında bilgilere de ulaşabiliyorduk. 2010’a geldiğimizde Schaden, Amazon ve internet dağıtımcılığının yaygınlaşmasıyla zor bir dönemin sonunda dükkânı kapattı. Ama Schaden ve ekibi için bu yeni bir başlangıç oldu. Schaden.com adı altında fotoğraf kitapları üzerine araştırmalar ve çalışmalara başladılar. Bunlardan biri olan Photo Book Studies #1’ de Ed van der Elsken’in Love on the Left Bank üzerine yaptıkları çalışmayı, Paris Photo fotoğraf fuarından sonra İstanbul’da the Empire Project’in geçtiğimiz sene kapanan proje mekânı olan Poligon’da izleyebilmiştik. Bu çalışmada Markus Schaden’a eşlik eden Nina Poppe ve Frederic Lezmi de PBM’un yürütme kurulunun içinde yer alıyor. Araştırmalarına Kassel Fotoğraf Kitabı Festivali’nde Daido Moriyama’nın kitapları üzerine yaptıkları çalışmayla devam eden fotoğraf kitabı ekibi, çalışmalarını sürdürebileceği ve izleyicilerle paylaşabileceği kalıcı bir mekân arayışının bir parçası olarak, bir sene önce bu oldukça büyük projeye başladı.

Kitapları bir mecra olarak gören sanatçıların işlerini kataloglayan kütüphaneler ve sanatçı inisiyatifleri bu mecranın arşivlenmesi, korunması ve tarihi üzerine diskur oluşturmak için bir müzeye göre daha alıştığımız kurum tiplerinden. New York’da Printed Matter ve Vienna’da Salon Für Kunstbuch, İstanbul’da BAS gibi sanatçılar tarafından kurulmuş ve bu alanda uzun zamandır etkin olan önemli inisiyatifler. Fotoğraf kitabının bir müzeye ihtiyacı olup olmadığı sorusunu bir yana bırakabiliriz, zaten müze tanımı da bu sıralar rahatça kullandığımız bir kelime haline geldi. Bir de pazarlama değerini unutmamak lazım: Ne de olsa “müze kurmak” büyük bir iş ve büyük ses getiren işleri fonlamaktan daha kolay. Köln’ün batısında iş yerleri ve kültür kurumlarına dönüştürülmekte olan bir fabrika yerleşkesinde yakın zamanda restorasyonuna başlanacak 6000 m2’lik bir bina PBM’in ilk ev sahibi. Proje için gerekli kaynağı izleyici fonlama araçları ve bireysel sponsorlarla sağlanmış. Sergilerin fabrikanın duvarlarından çok geçici dikey bölücüler ve nakliyatçıların kullandıkları konteynerlarda yer aldığı bu organizasyonun ileri tarihlerinde Avrupa ve Amerika’da farklı fotoğraf festivalleri sırasında sergilenmesini planlanıyor. Şu anda ufak sergi mekânları olarak kullanılan konteynerlar bu aşamada sergilerin taşınması için kullanılacak.

Yaklaşık 36 farklı serginin yer aldığı bu alandaki program bazı odak noktaları ve ana akslar üzerinden özetlenebilir. Bunlardan ilki Julian Germain’in 2005 yılında yayınladığı For every minute you are angry you lose sixty seconds of happiness. Germain, Snelling isminde yaşlı bir adamın yalnız ve düşünceli gündelik hayatını fotoğrafladıktan sonra, yakın zamanda kaybettiği eşinin fotoğraf albümleriyle birleştirerek yayınlamış. Germain’in bu kitabı ile PBM fotoğraf kitabının öncüsü olarak gördüğü fotoğraf albümlerini selamlıyor. 


Serginin ikinci büyük bölümünün odağı 1970’lerde New Topographics sergisi ile tanınmış Amerikan ekolü. Bu akımın önemli isimlerinden Stephen Shore’un 1975’te çektiği La Brea isimli fotoğraf ve bu çalışmadan ilham alan Alman fotoğrafçıların bir arada sunulduğu ana alanda Ed Ruscha’nın kitaplarının tamamından oluşan koleksiyona bir konteyner ayrılırken, diğer bir konteynerda da mimarlık kuramının önemli çalışmalarından Venturi ve Scott-Brown’un Learning from Las Vegas’ ı ürettikleri süreçte çektikleri fotoğrafları bir araya getiren Las Vegas Studio’a ayrılmış. Amerika’dan diğer bir isim ise günümüzün fazlasıyla sevilen fotoğrafçılarından Todd Hido.

Oldukça büyük ve pahalı bir kitap olan Excerpts from Silver Meadows’a ilham kaynağı olmuş ya da referans veren işlerin bir araya getirildiği büyük bir sergi bu bölümün son parçası olarak görülebilir.

PBM’de sekiz konteyner yer ayırılan diğer bir aks New Documents: ‘Yeni belgeler’de Frederic Lezmi ve Markus Schaden’ın seçtiği, son yıllarda yayımlanmış sekiz yayının arka planındaki hikayeler ya da kitaplarla mekâna sıra dışı yerleştirilmelerden oluşuyor. Carolyn Drake’in geçtimiz yıl yayımlanan ve kısa sürede tükenen kitabı Two Rivers bu sergilerden bir tanesi. Aral gölüne dökülen Seyhun ve Ceyhun boyunca orta Asya cumhuriyetlerini bir akış olarak sunan Japon ciltli kitabı sayfa sınırından katlanan fotoğrafları ile dikkat çekerken, Drake ve Lezmi kitabı tamamen açarak duvarlara yapıştırmayı tercih etmişler.

Diğer ilgi çekici bir çalışma Ricardo Cases tarafından 2011’de yayınlanan Paloma Al Aire, İspanya’nın Valensiya ve Murcia bölgelerinde büyük bir tutku haline gelen güvercin yarışlarına odaklanıyor. Cases renkli ve karmaşık fotoğrafları fabrikanın kafesi andıran bir alanında, bu yarışlardan kupa ya da puanların tutulduğu notlar gibi andaçlarla birlikte sergileniyor. Stephen Gill’in fotoğraflarına su birikintilerindeki bakterilerin mikroskobik görüntülerini süperpoze ettiği Coexistance, Cristina de Middel’in Zambia’nın uzay araştırmaları kurumunu hayal ettiği kitabı Afronatus ve Carlos Spottorno’nun Euro bölgesinin finansal zorluklar çeken akdeniz ülkeleri için finans basının geliştirdiği The PIGS’i isim olarak kullanan kitabı bu serideki ironi dolu çalışmalarından. Oliver Sieber’in gece hayatını belgelediği ve twitter yazışmaları ile birlikte sunduğu hacimli kitabı The Imaginary Club, Andrea Diffenbach’ın Moldova’da göç nedeniyle yalnız yaşayan çocukları belgelediği Land Ohne Eltern ve bendenizin son kitabı Metropol Yeşili bu bölümdeki diğer kitapları oluşturuyor. 

Sergideki ana hatlardan bir diğeri ise fotoğraf kitapları üzerine yapılan araştırmalar ve sergiler. Yazının başında bahsettiğim Photo Book Studies sergileri ve Susan Meiselas’ın kitapları üzerine hazırlanan In History isimli yerleştirme bu bölümün ana elemanlarından. Bu sergilerin yanında Martin Parr ve Gerry Badger’ın koleksiyonerler için bir rehbere dönüşmüş olan kitabı Photobook: A History Vol III’ e dahil ol(a)mamış 13 kitaba yer verilen yeni bir seçkiyi sergilemeye karar vermişler. Bu bölümde en göze çarpan sergi Marks of Honour, Nina Poppe ve Verene Loewenhaupt tarafından bir araya getirilmiş 13 günümüz fotoğrafçısının ilham aldığı kitaplar ve bu çalışmalara yaptıkları bireysel müdahalelerden oluşuyor. Kuşaklar arası bir diyalog gibi görülebilecek bu sergi daha önce Amsterdam’da FOAM’da sergilenmiş. 

The Photo Book Museum’un ana aksları olarak görülebilecek bu üç rota dışında Köln’ü uzun seneler boyunca yaratıcı bir şekilde fotoğraflamış Chargesheimer’ın 5 Uhr 30 isimli sergisi ve Kassel Fotoğraf Kitabı Festivali’ne katılmış kitaplardan oluşan bir seçki PBM’de yer alan diğer programlar. Mekânın girişinde Anders Petersen’in artık bir efsane haline gelmiş kitabı Cafe Lehmitz projesindeki fotoğraflar referans alınan müzenin barı Cuma geceleri partilere ev sahipliği yapıyor. PBM’in kurumsal tasarımını Kummer&Herman yaparken, etkileyici bir katalog setinin tasarımını da İstanbul’dan Okay Karadayilar yaptı. Ziyaretçilerin alışveriş yapabileceği bir kitabeviyle yerleşik bir müzeden hiçbir eksiği olmayan bu başlangıcın bir parçası olmak gerçekten çok heyecanlıydı. 

PBM özünde Schaden.com ekibinin uzun süredir yürüttüğü araştırma ve sergi projeleri için kalıcı bir mekân arayışındaki ilk adım ve fotoğrafı sadece sanat bağlamında değil, antropoloji, kitle iletişimi, bilim gibi kullanıldığı tüm alanlarda kucaklayan bir proje. 3 Ekim tarihine kadar Köln’e yolunuz düşerse bu eğlenceli sergiyi görmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Ve eğer projeyi desteklemek isterseniz gerekli bilgilere PBM’in web sayfasından (http://thephotobookmuseum.com/carlswerk-edition/index) ulaşabilirsiniz. 

0
1600
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle