12 ŞUBAT, PERŞEMBE, 2015

Kayıp Zamanın Peşinde

“İlk kişisel sergiler her zaman zordur. İlk kişisel sergiler üzerine yazmak da...” cümleleriyle başlamıştım, bundan yaklaşık bir yıl önce, Civan Özkanoğlu’nun ilk kişisel sergisi için kaleme aldığım yazıya… (1) Tesadüf müdür bilmem, bu duygu son bir yılda sık sık yakama yapışır oldu. Benzer bir hissiyatın bugünlerde yeniden canlanmasının müsebbibi ise İrem Sözen’in Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi Operation Room’da açılan ‘geri bak / turnaround’ isimli ilk kişisel sergisi.

Kayıp Zamanın Peşinde

İrem Sözen, 1984 doğumlu genç bir isim. Fotoğrafla haşır neşir olması, 2004 yılında, inşaat mühendisliği eğitimi aldığı Boğaziçi Üniversitesi’nde Jeffrey Baykal Rollins ile tanışmasıyla başlıyor. Ardından Politecnico di Milano’da mimarlık yüksek lisansı, hali hazırda İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde devam etmekte olan doktora programı ve arada Michael Ackerman, Rafal Milach ve Ania Nalecka gibi pek çok isimden alınan fotoğraf atölyeleri… Ve 2012 yılında kendi yayımladığı sanatçı kitabı ‘Recall’.

İrem’le tanışmamız Geniş Açı Proje Ofisi’nin düzenlediği vizyon geliştirme atölyelerinden birine katıldığı 2011’e tarihlense de, benim de bir bütün olarak ilk kez İrem’in işlerinin farkına varmam ‘Recall’ kitabı sayesinde oldu. Akabinde de diğer işlerini görme, çalışma pratiğini anlama ve hatta Elipsis Galeri’nin Edisyonlar serisinin -kürasyonunu yaptığımız- son ayağı olan ‘Paralel Gerçeklikler’ sergisi (2) için beraber çalışma fırsatı buldum.

İrem, hafızanın seçiciliğini, güvenilirsizliğini, başarısızlığını yani bir anlamda oyunbazlığını seven ve bunu işlerinin çıkış noktasına yerleştiren bir fotoğrafçı. Üzerinde güçlü etkiler bırakan deneyimleri bir zaman sonra anımsadığı şekilde hikâyeleştiren İrem, 'Recall' başlıklı serisinde, bağlanma ve ayrılık deneyimini farklı zamanlardan fotoğrafları bir araya getirip paralel bir gerçeklik olarak tekrar kurguluyordu. Her hatırlama çabasıyla birlikte hafızanın bile isteye eksik bıraktıkları, ekledikleri veya çarpıttıklarıyla yeniden kurgulanan geçmiş, gerçeklikle bağını koparmış gibi dursa da anlamsızlaşmıyor tam aksine yepyeni bir anlam kazanıyordu. 

  • © İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden
  • © İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden
  • © İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden
  • © İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden
  • © İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden
  • © İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden
  • © İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden
  • © İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden
  • © İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden
  • © İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden
  • © İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden
  • © İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden
  • © İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden

© İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden

21 Ocak’ta açılan sergisi ‘geri bak / turnaround’da da benzer bir yaklaşım sergiliyor İrem ve kişisel geçmişini hatırladığı kadarıyla ya da başka bir ifadeyle hatırlamak istediği şekilde yeniden kurguluyor. Bu yeniden kurgulanan geçmişte lineer bir olay örgüsünden ve altı çizili bir hikâyeden söz etmek mümkün değil. Serginin küratörü Ilgın Deniz Akseloğlu’nun sergi metninde de dediği gibi İrem, “hafızanın kronolojiden saparak yığılmasından yola çıkarak, belli bir dizin olmaksızın ileri ve geri sıçrayışlarla zihinsel hafriyatını bir sonradan bakma eylemi halinde gerçekleştiriyor.”

Gecenin karanlığına kollarını uzatan baharlanmış bir ağaç, kesme tahtasının üzerindeki ayıklanmış fasulyeler ve flaşın ışığıyla parlayan bıçak, denizde taş sektiren bir adam ya da çocuk, muhtemelen o taşın durgun suda sekerken oluşturduğu halkalar, kayaların üstüne uzanmış üstü çıplak bir kadın ve hemen onun yanında yapraklarını dökmüş bir ağacın yine gecenin karanlığında flaşla patlayan çıplak gövdesi, sık bir bitki örtüsü içinde kendine yol açan bir adam…  Muhtemelen farklı zamanlara dair bambaşka hikâyelerin parçaları olan bu fotoğraflar, ait oldukları hikâyelerden bağımsızlaşıp İrem’in hafızasında/kurgusunda peşpeşe ge(tiri)lerek geçmişe dair yeni bir hikâyenin parçaları oluyorlar. Hepimizin hafızasına benzer şekilde İrem'in hafızası da anıları bölüp parçalayarak, birbirine iliştirerek, eşleştirerek, aralarından seçerek, sıralarını bozarak anıları güncelliyor. “Hafızamız sürekli hayal eder gibi yaratıcı bir şekilde tekrar tekrar kurgulayarak kendini oluşturuyor. Otobiyografik anılar sanıldığı kadar güvenilir değil. Hatta en güçlü anılar bile bozulmaya maruz kalabiliyor. İlk başlarda hikâyelerimle gerçeğin hiçbir zaman tamamen örtüşememesi garip ve başta acı verici geldi. Sonra üzerinde oynamaya başladım. Üzerinde oynamak iyi geldi. Tekrar yapılandırmak, geçmişi ve kendimi…” diyor İrem.

İrem’in işlerinde, ister portreler olsun ister doğa fotoğrafları, açığa çıkarmaktan ziyade hep saklı tutan bir yan var. Bariz bir şekilde gösteren fotoğraflar değil bunlar. Aksine kadraj dışında bırakarak gizleyen, çalıların/sislerin/grenlerin/saçların ardına saklayan, karanlıkta bırakan, flaş ışığıyla kısmen ortaya çıkaran, sanki kayıp bir zamanı ve o zamana dair yaşanmışlıkları arayan ama ne bu arayışı ne de bulduklarını tüm çıplaklığıyla ortaya koymaya hevesli olmayan fotoğraflar… Ve tam da bu nedenle merak uyandıran, izleyiciyi yakınlaştıran, kişisel anlatıyı evrensel kılan fotoğraflar… 

  • © İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden
  • © İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden
  • © İrem Sözen, 'geri bak / turnaround' serisinden
  • İrem Sözen'in 'geri bak / turnaround' sergisine paralel hazırlanan, tasarımı Okay Karadayılar'a ait kitap
  • İrem Sözen'in 'geri bak / turnaround' sergisine paralel hazırlanan, tasarımı Okay Karadayılar'a ait kitap
  • İrem Sözen'in 'geri bak / turnaround' sergisine paralel hazırlanan, tasarımı Okay Karadayılar'a ait kitap

İrem Sözen'in 'geri bak / turnaround' sergisine paralel hazırlanan, tasarımı Okay Karadayılar'a ait kitap

Fotoğrafın kitap formunda sunumuyla özel olarak ilgilenen ve işlerini öncelikle bu şekilde sunmayı yeğleyen İrem’in ‘geri bak / turnaround’ sergisine eşlik eden kitabı da bu ilgisinin bir devamı. Tasarımı -bu konuda Türkiye’deki en başarılı ve araştırmacı genç isimlerden ve sanatçı kitaplarına yönelik bir oluşum olan Book Lab’in (3) bileşenlerinden biri olan- Okay Karadayılar’a ait olan kitap, sergide yer almayan fotoğraflara ve İrem’in fotoğraflarıyla ilgili aldığı notlara/karalamalara yer vermesi ve sergidekinden farklı bir kurguya sahip oluşuyla, sergiden bağımsız olarak da ele alınabilecek bir ürün olarak karşımıza çıkıyor. (Bu noktada Operation Room'a da ayrıca teşekkür etmek gerekir çünkü artık pek çok galeri küçük bir katalog bile basamazken, Operation Room ev sahipliği yaptığı her sergi için bir de kitap hazırlıyor ve kitapları ziyaretçilere ücretsiz olarak dağıtıyor.)

​Yeni nesil fotoğrafçıların en heyecan vericileri arasında yer alan İrem Sözen’in, geçtiğimiz yıl yer aldığı iki grup sergisinden sonra gelen ilk kişisel sergisi ‘geri bak / turnaround’, 21 Mart’a dek Operation Room’da görülebilir. (4)

Notlar:

  1. http://www.artfulliving.com.tr/haber_detay/1097/yavaslamanin-getirdii-tanidiklik-hali
  2. ‘Paralel Gerçeklikler’, 15 Mayıs-21 Haziran 2014; Sanatçılar: Tuğçe Ayerdoğan, Oğuz Karakütük, İrem Sözen; Küratörler: Refik Akyüz, Serdar Darendeliler (Geniş Açı Proje Ofisi)
  3. Book Lab ile ilgili ayrıntılı bilgi için Ali Taptık'ın 18 Eylül-12 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen Book Lab 2014 üzerine yazdığı yazıya bakabilirsiniz: http://www.artfulliving.com.tr/haber_detay/1515/kitap-laboratuvarinda-ikinci-deney-donemi
  4.  İrem Sözen’in diğer işlerine bakmak isteyenler için: http://www.iremsozen.com


1
2294
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Erkan Erdem
20.02.15
10:40
LOVE IT