24 OCAK, PERŞEMBE, 2019

“İyiyiz Ama Bir Şekilde Değiliz Aslında”

Kültürel kimlik, iktidar mekanizmaları, cinsiyet teorileri, kültürel / toplumsal bellek, ideoloji gibi hayli güncel ama bir o kadar da üzerine düşünülmüş, söylem geliştirilmiş kavramları hem teorik hem de tarihsel bağlamda ele alan Manolya Çelikler ile Pg Art Gallery’deki kişisel sergisi “İyiyim ama değilim” üzerine sohbet ettik.

“İyiyiz Ama Bir Şekilde Değiliz Aslında”

Plastik Sanatlar mezunu Manolya Çelikler’in ilk kişisel sergisi “İyiyim ama değilim” 12 Ocak’ta Pg Art Gallery’de açıldı. Çelikler, toplumu etkisi altına alan iktidar mekanizmalarına karşı bir anlam arıyor ve yerleşik bilinci bozmayı amaçlıyor. Geleneksel bir ifade aracı olarak seramik; beyaz hamur, güncel kavramları analiz ederken Manolya Çelikler’in özellikle bu sergisinde yaslandığı ana eksenin belirleyicisi oluyor. Seramiği, nesnenin yerleşik malzeme algısını kırmak için kullanan sanatçı ile ilk kişisel sergisi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

“İyiyim ama değilim” isimli kişisel serginde çok güçlü şeyler anlatıyorsun bize. Esra Aliçavuşoğlu’nun sergin için hazırladığı metni okurken bu konulara değinmeden başlarsak bir şeyler eksik kalacakmış hissi uyandı bende. Üretim pratiklerini belirleyen ana eksenlerin başında, kültürel kimlik, iktidar mekanizmaları, cinsiyet teorileri, kültürel / toplumsal bellek, ideoloji kavramları var. Bu kavramlarla kurduğun bağlamdan bahsederek başlayalım mı?

Kültürel kimlik, toplumsal cinsiyet, toplumsal-kültürel bellek gibi kavramları/konuları malzeme ile birleştirerek özellikle metaforik bir anlatım yolu yaratmaya çalışıyorum. Bu kavramları mekân, malzeme ve form bağlamında değerlendirmeye çalışıyorum.

Serginin adı bence birçok şey anlatıyor. İyiyiz ama hiçbir zaman iyi değiliz aslında, “iyiyim” demek bir sözcük olarak anlamını yitirmiş gibi geliyor, standart bir “nasılsın?” sorusuna verilen standart bir cevap gibi. Her zaman olan ancak son zamanlarda eril dilin ve ataerkil toplumun yeniden yükselişiyle birlikte sıkça duymaya başladığımız kadın cinayetleri, taciz terörü, tecavüz gibi haberler aslında iyi olmamamızın temel sebeplerinden biri. “İyiyim ama değilim” dediğin ilk kişisel serginde neden iyi olmadığımıza değiniyorsun? Bu serginde sosyal, kültürel ve ekonomik olarak kısıtlanmış, insanlık tarihi boyunca bastırılmış ve örselenmiş olanları ifade ediyorsun diyebilir miyiz?

İçinde bulunduğumuz güncel durumlar, yakın tarihimiz ve toplumsal dönüşümlerimiz içinde hepimiz bir şekilde devam etmeye ve kendimizi gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Tüm bu meseleler içinde var olmaya ve devam etmeye çalışırken iyiyiz ama bir şekilde değiliz aslında. Bu sergiyle bunu, bu süreci tekrar dile getirmeye çalıştım.

Mamut Art Project’teki kasnak serin daha çok kelimelere odaklanıyordu ve bu seri bizi seninle tanıştırdı. İnsanlık tarihi boyunca ikinci planda tutulan “kadın” Türk Dil Kurumu tarafından şu şekilde tanımlanmış: 1. isim: Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. 2. sıfat: Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. 3. Hizmetçi bayan. 4. Bayan. Bu tanımlamalar siyasi paradigmalar sonucunda ortaya çıkıyor. Zorla kabul ettirilen bu tanımlamalarla ilgili serginde yer alan eserlerle nasıl bir ilişki kurarsın?

Mamut Art Project’te sergilenen kasnak işlerinde ki kelimelerin sonlarında hep sarkan bir ip vardı, bu ip kelimelerin sökülebilirliğini-yok olabilirliğini temsil ediyordu. Bu sergide yer alan porselen ve seramik işler de her an yıkılıp yok olabilir bağlamda ele alındı. Kırılgan, sökülebilir ve her an yıkılabilir konumdaki malzemelerle bize dayatılan gerçeklikleri malzeme üzerinden eleştirmeye, anlatmaya çalışıyorum.

Üretim biçiminde malzeme olarak seramik kullanmana değinmek istiyorum biraz. Kullandığın malzeme ile anlatmak istediğin olaylar arasında nasıl bir bağ var?

Malzeme kullanımı ve seçimi, seçtiğim ve üzerine çalıştığım kavramla birlikte ortaya çıkıyor ve meselenin temelini oluşturuyor aslında. Kavram ve malzeme ile yeni bir dil geliştirmeye çalışıyorum ve bu durum malzeme skalamda çeşitlilik oluşturuyor. Seramik, porselen, dikiş, buluntu nesne vs.

“Düşlediğim için” isimli eserinde “Düşlediğim için ben o değilim, Düşlediğim için ben ben değilim, Düşlediğim için ben deli değilim” diyorsun. Bu sözden bahsedebilir misin biraz? Düşlediğimiz şey tam olarak ne?

Bu işte, Leola isimli bir filmden etkilendim. Filmde gerçek ve düş arasında sıkışıp kalmış, ailesindeki ve etrafındaki gerçekliği ve dayatmayı reddeden bir çocuktan bahsediliyor. Film boyunca da:

“Düşlediğim için ben o değilim,

Düşlediğim için ben ben değilim,

Düşlediğim için ben deli değilim” cümleleri tekrarlanıyor.

Seccade anneannemin kendi çeyizi için işlediği ondan bana kalan bir parça, dolayısıyla otobiyografik bir tarafı da var bu işin. Doğduğumuz andan itibaren yüklenmeye başlayan ve dayatılan roller ile ilgili bir iş.

Sütun adlı çalışmanda hem sanat tarihsel hem ideolojik, hem de toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin bir sorgulama var. Erkek egemen toplum ve baskı aygıtları kendi kültürüne yabancılaşan cinsiyetlere sebebiyet veriyor. Bu çalışma ne gibi mesajlar taşıyor?

Güç ve iktidarı temsil eden “dikili taş” formunu, sanat tarihsel, ideolojik ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerinden kırılabilir bir malzeme ile yeniden inşa ediyor ve kendi alanından çıkarıp mekâna hapsederek; malzeme, mekân ve form üzerinden yeni bir düşünce-okuma oluşturmaya çalışıyorum.

Birçok karma sergide yer aldığını göz önüne aldığımızda kişisel bir sergiye hazırlanıyor olmak nasıl bir deneyimdi?

Mekânı kullanmak açısından çok heyecanlı ve gergin geçen bir süreç diyebilirim. Mekânı tek başına kullanmak yeni ve öğretici bir deneyim oldu.

Serginde bulunmayan ancak üzerinde çalıştığın başka eserler var mı? Onları ne zaman sanatseverlerle buluşturacaksın, bir sonraki kişisel serginde diyebilir miyiz?

Sergi sürecinde başladığım, biten ve devam etmekte olan birçok iş var tabii. İlerleyen zamanlarda gerçekleşecek projelerde görülebilir.

*Manolya Çelikler’in “İyiyim ama değilim” isimli ilk kişisel sergisi, 12 Ocak-9 Şubat tarihleri arasında Pg Art Gallery’de ziyaret edilebilir.

0
5816
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle