08 EKİM, PAZARTESİ, 2018

Galeri Duvarlarını Yıkan 9 Altın Kural

“Sanat piyasasında başarı elde etmek galeri ya da çeşitli sanat kurumlarının desteğini almaktan geçiyor”. Böyle düşünüyorsanız, henüz milenyum sanatçılarıyla tanışmamış ve başarı öykülerini dinlememişsiniz demektir. 

Galeri Duvarlarını Yıkan 9 Altın Kural

Sanat dünyasında hırs ve rekabet duvarlarını ören, piyasayı çalıştıkları sanatçılarla belirleyen birçok galerinin varlığı, milenyumla birlikte kırılmaya başladı. Özellikle sosyal medya platformları ve internetin gücünden yararlanan birçok sanatçı, galerilerden önce birbirlerini desteklemenin başarının anahtarı olduğunu keşfetti. Bizler de bu keşfin izinden gittik ve galeri temsiliyeti olmadan sanat dünyasında yer alan sanatçıların 9 altın kuralını sizler için derledik.

İnsanlarla Tanışın

Sosyal medyada “Keşfet” sayfasına göz atmak ya da “stalk”lamak sanat dünyasında yok sanıyorsanız kesinlikle yanılıyorsunuz. Birbirilerini sosyal medya platformlarından bulan ve işlerini sayfalarında, hikâyelerinde paylaşan binlerce sanatçı bulunuyor. DIS adlı sanal kurum, sanatsal faaliyetlerini tam da bu şekilde yönetiyor. New York merkezli kurum Lauren Boyle, Solomon Chase, Marco Roso ve David Toro isimli dört bağımsız sanatçının bir araya gelmesinden oluşuyor. Birçok uygulamada keşfettikleri sanatçıları sayfalarında paylaşan ve sanat üzerine online bir dergi yayımlayan ekip; resim, müzik, edebiyat gibi farklı kategorileri bir arada barındırıyor. Kuruluş, galeri temsiliyetine ihtiyaç duymadan çıktıkları bu yolda keşfettiği birçok sanatçıyla New York Museum of Modern Art ve the Musée d’Art Moderne de la Ville de Paris gibi oldukça ünlü müzelerle çalışıyor.

Galeriniz Olmasa da Sergiler Düzenleyin

Eğer ki bir sanatçı ya da bir küratör adayıysanız, çalışmalarınızı sergilemek için sonu “galeri” ile biten bir yere ihtiyacınız yok. Peki nasıl mı? 2012’de kurulan online galeri Hotel Art Pavilion’dan ilham alabilirsiniz. Platform, sergilemek istediği işler için kiraladığı bir otel odasında çeşitli şekillerde yerleştirdiği bir sergi alanı yaratıyor. Sosyal medya sayfalarında kullanabileceği kadar fotoğraf çektikten sonra otel odasından (sergi mekânı) görüntüleri post olarak paylaşıyor. Topluluk, geçen yıldan itibaren otelin arka bahçesindeki bir kulübeyi sergi ve açılış mekânı olarak kullanmaya başladı.

Sanal Ortamlarda Sanal Eserler Üretin

Otel odası ya da arka bahçeye yerleştirecek bir eseriniz yok veya buna üşeniyor olsanız da bağımsız bir sanatçı olmak için hâlâ şansınız var. Teknoloji, Photoshop gibi programlar üzerinden kendi eserinizi üretebilmenize olanak sağlıyor. Üstelik, hâlihazırda var olan galerilerde sergileyebilmeniz de cabası. Photoshop olduğu belli dahi olmayan bazı yerleştirmelere bir göz atalım. Mesela, Belçikalı sanatçı Yannick Val Gesto, Bebi isimli sanal çalışmasıyla oldukça ünlenmiş durumda. Bebi ise sanal ortamda üretilmiş ve aynı şekilde White Cube Gallery’ye yerleştirilmiş bir çalışmadan ibaret. Filippo De Marchi ve Giovanni Riggio ortaklığında kurulan Garden Ceremony ise Serenade isimli online sergi alanı ile biliniyor. Sanal ortama yerleştirilen sanal eserleri izlerken fonda çalan müzik dahi düşünülmüş. Mekânı 360 derecelik görüş açısıyla açılış ve kapanış saati olmaksızın ziyaret edebiliyorsunuz. Paul Barsch ve Tilman Hornig’in yarattığı New Scenario da online platformda sergilenen performatif bir gösteri olarak karşımıza çıkyor.

Kendi Takipçi Kitlenizi Kendiniz Yaratın

Sosyal medya platformları, yalnızca sanal eser üretenlere değil aynı zamanda ilgi alanlarına yönelik özgün paylaşımlarda bulunanlara da yer veriyor. Diğerlerinden sıyırılıp milyonların “like”larını alan hesaplar arasında özgün portre çekimleriyle Lina Iris Viktor da bulunuyor. Londralı sanatçı, farklı dekor ve kostümler kullanarak paylaştığı fotoğraflarıyla kendi stüdyosunu yaratmış durumda. 62 bin takipçisi olan Viktor, bugün Mariane Ibrahim tarafından temsil ediliyor. Gizemli ve sürekli olarak bizi gözetliyor hissine kapıldığımız fotoğraflar çeken sanatçı, kendi takipçileri üzerinden hedeflediği kitleye çoktan ulaşmış durumda!

Parodinin Sınırlarını Zorlayın

Profesyonel kostüm, dekor ve mekânlarda yapılan çekimler biliyoruz ki o ana özgü ve geçici. Peki hayatınız oradan oraya koşturduğunuz bir dekor olsaydı? Arjantin doğumlu ve Los Angeles’ta yaşan Amalia Ulman, sosyal medyada gördüğümüz fashion show’dan fırlayan ve her giydiği, yaptığı konu olan sayfaları kendi hesabında ti’ye alıyor. Sayfayı görenler ilk bakışta Ulman’ın ünlü markalardan gelen paketleri açan, cadde ve sokaklarda giydikleriyle gündeme oturan bir yaşama sahip olduğunu sanabilir. Ancak Ulman’ın gerçekte yaşadığı hayat sosyal medyadaki fotoğrafların ardında saklı. İnsanların onun hakkındaki gerçeği merak etmesi ve “Acaba gerçek mi?” diye düşünmesi söylendiğine göre Ulman’ın hoşuna gidiyor. Nasıl görünmek istiyorsa o şekilde paylaşım yapan Ulman, son olarak hamile pozlarıyla gündeme gelmişti. Takipçilerinden biri olan Tate Modern’in küratörü Fiontán Moran da Ulman’ın fotoğraflarından bir sergi düzenlemişti.

Birkaç Sahte Takipçi İşinize Yarayabilir

Sosyal medya hesabınızda takipçi sayısını arttırmak Ulman’da da görüldüğü üzere oldukça önemli. Sanat dünyasından Constant Dullaart ise bu durumu fark ederek “takipçi satın almayı” sanatsal bir projeye dönüştürmüş. 2.5 milyon kişinin hesabını satın alan Dullaart, çoğu arkadaşlarından oluşan ve yaratıcı işler üreten sanatçılara satın aldığı hesapları gizlice bölüştürmüş. Görünürlüğü sağlamak adına sanatçıyı destekleyen bir proje olsa da takipçi satın almak çoğu kişinin hoş karşılamadığı bir durum. Nitekim sanal bir şaka olan Dullaart’ın projesi sosyal medyada dikkat çekerek amacına ulaşmış görünüyor.

Sanatı Espritüellikle Birleştirin

Sanat eserlerinin ele alındığı eğlenceli içerikler herkes tarafından çok seviliyor. “Meme” olarak da bilinen paylaşımlar, bir yandan kitlelerin sevdiği sanatsal içeriklere dönüşürken diğer yandan bağımsız sanatçıları destekleyen alternatif fon hâlini alabiliyor. Sanatçı Brad Troemel, kendi yarattığı “meme”leri takipçileriyle paylaşırken içeriklerinden gelir elde edenler arasında. Abonelik sistemiyle çalışan “Patreon” sayfasına 5 dolar ödeyen takipçileri ise daha çok sayıda “meme”ye erişebiliyor. Üreticiler, online ödeme sistemine kayıtlı Paypal numaralarını biolarına ekleyerek, içeriklerinin bir paylaşımdan çok daha fazlası olduğuna gizli bir gönderme yapıyor.

Sanatınızı Destekleyecek Siteler Keşfedin

Kabul ediyoruz ki Instagram, güçlü bir iletişim kanalıyken aynı zamanda önemli bir e-ticaret platformu. Birçok bağımsız sanatçı çalışmalarını sergilemek ve fon elde etmek için ilk olarak bu alana başvursa da alternatif platformlara da bir göz atın deriz. 2000’lerin başında başka bir sosyal medya kanalı Tumblr’da ünlenen Molly Soda, popülerliği alternatif alanlarda yakalayanlardan. Soda, Youtube’ta yayımladığı “Tween Dreams” isimli serisinde banliyöde yaşayan 8-12 yaş aralığındaki bir grup kızı öykülerken tween kitsch estetiğini de takipçileriyle paylaşmıştı. “Seapunk” olarak adlandırılan alt kültürün Tumblr’daki ilk savunucularından olan Soda, kâr amacı gütmeyen bağış şirketi Kickstarter’dan yardım alıyor. Kickstarter tarafından kurulan “Drip” adlı site, tanıttığı sanatçılarına toplu bir ödeme yerine düzenli bir gelir kaynağı sağlıyor. Şimdilerde içeriklerinin konseptini değiştirebilmek için ayda 5 dolarlık bir ödemeyi takipçilerinden rica eden Soda, video, screenshot ve GIF gibi farklı disiplinlerde üretmeye devam ediyor.

Güçlü Markalardan Destek Alın

Birçok marka, ününü korumak ve piyasada kalabilmek için diğer markalarla iş birliği yaparken sanat ortamında da geçerli bir durum söz konusu. Kimi markalar çeşitli galeri ve müzelerle anlaşmalar yaparak sektördeki hakimiyetini güçlendirirken bağımsız sanatçılar da bu yolu izleyenler arasında. Ancak arada ufak bir fark var. Bağımsız sanatçılardan Chloe Wise, kendi tasarımı olan ve çantaya benzettiği krem peynirli simit heykeline Chanel marka bir zincir yerleştirerek hem güçlü bir markayı tasarımında kullanmış hem de popüler kültür ögesi üzerinden kendi ürününü tanıtma fırsatı yakalamıştı. Öte yandan, Chanel’in ikonik parfümü No:5’ten yararlanan sanatçı, simit çantayı bu isimle adlandırarak Chanel imajı ile güçlü bir bağ kurarken çalışmanın ardından şöhret basamaklarını da hızla tırmanmaya başladı. Şimdilerde ise Almine Rech Galerisi tarafından temsil eden Wise aynı zamanda Galerie Sébastien Bertrand ile Division Galeri’nin de sanatçıları arasında.

​İçerik kaynağı için tıklayınız

0
4681
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle