24 MAYIS, SALI, 2016

Az Önce Bi’şey Oldu

Gökhan Deniz, Çağla Cabaoğlu Galeri’deki son beş yılda ürettiği işlerinden oluşan “Az önce bi’şey oldu” sergisinde figürler, peyzajlar, dokular ve birbirinden çeşitli malzemeler ile kötülüğümüzü, toplumsal baskıyı, doğanın her daim kucak açan önyargısız varlığını izleyene sunuyor. 

Az Önce Bi’şey Oldu

Kötü geçen bir haftanın sonunda, birilerine kızdığınız, öfkelendiğiniz, nefret ettiğiniz günlerin ardında, kendinize ve karşınızdakilere, durumlara zarar vermemek adına ormana koştuğunuz bir gün. Şehrin içinde ormana gitmek, ağaca sarılmak, sığınmak için kilometreler, trafikler aşıp gittiğiniz bir orman. Niye orman? Orada öylece durup, sizi yargılamadan, sorgulamadan, neden iş arkadaşınıza gereksiz yere bağırdığınızı, eşinizi sizi aldattı düşüncesiyle bıçakladığınızı sormayan, kim var? Doğa. Kaçtığınız. Sığındığınız. Tutunduğunuz.

Az önce bi’şey oldu.

Size bakanlar, konuşanlar, sus diyenler. Bakan adamlar. Rahatsız eden, ama çok da tanıdık gelen. Sonra tekrar rol yaptıkları kişiliklere bürünen, ifadeleri suratlarına yerleştirenler.

Ya da…

Hergün onlarca şeye verdiğimiz tepkiler ve suratımızın ifadesini hiçbir zaman göremeyişimiz. Aynada baktığımız “ben” az önce olan şeye ne gibi bir yüz ifadesi ile tepki verdi? Acaba tepkisini nasıl dile döktü ya da içine attı da aynadaki bu “ben”e bakıyor. Giydiğimiz roller, durumlar, olaylar karşısında verdiğimiz tepkiler aslında gerçek değiller.

Ve az önce bi’şey oldu.

Daha önceki işlerinde konu olarak odaklandığı iktidar ve kimlik kavramları ile Gökhan Deniz’in “Az önce bi’şey oldu” sergisi sorular sorduruyor. Ailenin, toplumun, iktidarın, geçmişin ve bugünün sizin bugününüzü ve geleceğinizi nasıl ele geçirdiğini farketmeniz için gözlerinizin içine bakıyor her resim. Siz tam bakışlara alışmışken odanın orta yerinde birtanesi tam da sizin gibi baktığı için dikkatinizi çekiyor. Resimler kimliğinizi, varlığınızı, birey oluşunuzu sorgulatırken, detaylar, doğal ve sentetik malzemenin birleşimi ile yaratılan soyut alanlar, doğa taklidi gölgesi ile heybetini hissettiren ağaçlar size sorular soruyor.

Az önce bi’şey oldu.

Güncel olan, Gökhan Deniz’in işlerinde sloganlar ya da sembol imajlar, uzun metinler ya da pankartvari söylemler yerine izleyeni çok basit, sıradan bir yerden vuruyor: Adamlar gözümüzün içine bakıyor. Çünkü tüm kötülüğümüz ve üzüntümüzle kendi gözümüzün içine bakamıyoruz. Doğaya kaçıyoruz. Tam da adamların sığındığı, kaçtığı o orman gibi bizim de peyzaja, her resmin zeminindeki, detayındaki lekelere, rengin iç içeliğine, soyut olana kaçmamıza izin veriyor. Sanatçı, peyzajlar ya da bu boş alanlar ile “içe dönme” duygusuna işaret ediyor ve bu doğaya kaçma durumu kişinin kendi gerçekliğinden kaçmasına dönüşüyor. Çünkü gerçeklik, istediği değil ona sunulan “onlar”ın istediği bir gerçeklik.

Az önce bi’şey oldu.

Gökhan Deniz, Çağla Cabaoğlu Galeri’deki son beş yılda ürettiği işlerinden oluşan “Az önce bi’şey oldu” sergisinde figürler, peyzajlar, dokular ve birbirinden çeşitli malzemeler ile kötülüğümüzü, toplumsal baskıyı, doğanın her daim kucak açan önyargısız varlığını izleyene sunuyor. “Münferit Figürler”, “Mütemadi Portreler”, “Peyzajlar”, “Kötü Adamlar”, “Gözetleyenler”, “Ses Çıkarma”, “Hangisi Daha Gerçek?” gibi geçtiğimiz yıllarda ürettiği serilerden eserlerinin yanı sıra, kağıt, tuval, şeffaf mika malzeme, pileksi ve paslanmaz çelik üzerine resim ve enstalasyon çalışması ile; izleyiciyi bakmaya, işlerle ilişki kurmaya çağırıyor. Sanatçı, hem figürün başrolde olduğu işlerde hem de figüre hareket kazandıran peyzajlarında gomalak, reçine gibi doğal malzemelerin yanı sıra, matbaa mürekkebi, pigment boya, akrilik boya gibi farklı birçok malzeme ile tarif edilemez yüzeyler, tanımlanamaz dokular sunuyor.

Gökhan Deniz “Az önce bi’şey oldu” sergisinde güncelin kendisinde varolan olaylar ve durumlar yerine, üzerimizde bıraktığı izler ve duygu yansımaları ile ilgileniyor. Bir durum karşısında verdiğimiz anlık tepkiler, kendisinde izleyemediği, tanık olamadığı, kabul etmediği duygulanımları, yarattığı figürler üzerinden bir ayna gibi karşımıza çıkarıyor. Resimlerdeki çoklu otoportreler gibi algılanabilecek olan figürlerde, bize ifadelerimizin çoğu zaman benzer olduğuna dair bir önerme sunuyor. İnsanın masumiyetini yitirip kötüyü de içinde barındırdığını kabul edebilmesi fikri ile doğanın her ne olursa olsun davetkarlığı, masumiyeti işlerde bir arada yer alıyor. Bizleri kucaklayan doğa ya da doğaya kaçan bizler, karşılıklı olarak duyguları nötrlüyor, sakinlik yaratıyor.

Otuzdan fazla işin yer aldığı sergi; bizi kendimizle yüzleşmeye, kabul etmeye “az önce ne olduğu”nu fark etmeye, aynaya tam da bi’şey olduğunda bakmaya çağırıyor.

Gökhan Deniz’in son beş yıldır ürettiği ve dönemin kapanışı olarak nitelendirdiği, farklı birçok malzemeyi kullandığı işlerinden oluşan solo sergisi "Az önce bi’şey oldu" 25 Haziran’a kadar Çağla Cabaoğlu Galeri’de yer alıyor.

  • ©Tolga Sezgin
  • ©Tolga Sezgin
  • ©Tolga Sezgin

©Tolga Sezgin

Gökhan Deniz Hakkında: 

(1974, Istanbul)

Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Resim Bölümü Seramik Anasanat Dalı’nda eğitimini tamamlayan Gökhan Deniz, 1997 yılından bu yana birçok kişisel sergi açtı, karma sergilerde yer aldı. Cezaevleri ve akıl ve ruh sağlığı hastanelerinde çeşitli sivil toplum kuruluşları atölye çalışmaları gerçekleştirdi. 2010 yılında ‘Kötü Adamlar ve Tanıklıklar’ ve ‘2012 yılında ‘Hangisi Daha Gerçek?’ adlı kişisel sergileriyle Çağla Cabaoğlu Galeri’de izleyiciyle buluştu. Eserlerinde kimlik ve iktidar kavramlarını işleyen sanatçı ‘Hangisi Daha Gerçek’ adlı sergisinde biçimlendirme şeklini değiştirerek ayna etkisi yaratan paslanmaz çelik tuvaller kullandı.

Sanatçı, 1999 Marmara depremi sonrasında aktif sivil toplum çalışmalarına başladı. Tüm bu çalışmalarda “sanat öncelikli olarak; insanın kendisiyle ve başkalarıyla kurduğu ilişkileri onarır, bir arada yaşamı kolaylaştırır ve ‘öteki’lik algısının kırılmasına yardımcı olur” düşüncesiyle hareket etti. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde ‘güç koşullar altında yaşayan’ çocuk gruplarıyla çocuk sanat atölyeleri kuruculuğu ve eğitmenliği yaptı. Kapalı kurumlarda insan hakları ihlallerinin önlenmesi projelerinde yer aldı. Türkiye’deki, F-Tip Yüksek Güvenlikli Cezaevleri’nde  tutuklu-hükümlüler ve personelle, Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastaneleri ve Zihinsel Engelli Merkezleri’nde hastalar ve personelle plastik sanat atölyeleri yürüttü..

Gökhan Deniz çalışmalarına İstanbul’da devam ediyor. 

0
2867
1
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle