15 EKİM, ÇARŞAMBA, 2014

Ayzart, tadına doyulmaz bir kamusal sanat alanı

Ayzart, çikolata ve şarabın taştığı bir West Village restoranın eklentisi olan, geniş pencere köşesine kurulmuş  bağımsız bir sanat alanı. Yeri göz önüne alındığında Ayzart, enstalasyonları sıcak antika görünümlü restoranda ayrıca daimi olarak sergilenen görsel sanatçı Sinem Disli tarafından kamusal alanda bir sanat köşesi  olarak ortaya çıktı. 

Ayzart, tadına doyulmaz bir kamusal sanat alanı

Küçücük pirinç kupadan, restoranın arka duvarına yapıştırılmış fotoğraflarla dolu devasa zaman haritasına kadar, burada yer alanların çoğu onun bir araya getirdiği elementler. Disli’nin New York’un her tarafında oradan buradan bulduğu aile albümlerinden seçilmiş bu fotoğraflar dairesel zaman haritasının spiralleri boyunca çoğalmaktadır. Aynı dairesel motifi, hepsi bilinmeyen bir sporun raketlerine benzeyen çay süzgeçleri, metal ihale ve gümüş kaşıklardan oluşan başka dinamik bir enstalasyonda da kullanmaktadır. 

Disli, Ayzart’ın misafirlarini daha sonra başka bir oyun için davet etmektedir: bir odanın –tuvalet- dört duvarını, farklı büyüklükler ve malzemelerden oluşan çerçevelerin mükemmel bir yapboz oluşturacak ve kendisi dahil bulunmuş fotoğrafları içerecek biçimde tamamen kaplamıştır. Dört duvarın bitmiş halindeki görüntüsü, birçok dikdörtgen kadar kapana kısılmış portreye benzemektedir ki, bu da dostane yabancılar dar pencerelerin diğer tarafından bakarken bizleri doğrudan bakışlarıyla çevrelemekteymiş gibi görünmektedir. 

Restorandaki her enstalasyon dolaysız bir deneyim sunmakta ve her ikisi de 7. Cadde ve Carmine Sokağı'na bakan beş metre genişliğindeki pencereler, sanatçılar tarafından müdahale alanı olarak kullanılmaktadır. Bu pencereler sokağa bakmaktadırlar ve burada Disli her ay dönüşümlü olarak mini şovlar sergilemektedir. Hangi sanatçının? Her alandan sanatçıların; oradan geçenleri, onların günlük rutinlerinden sanat aracılığı ile çekecek ve bu sayede seyircilerin bir sanatı kavrama durumunda olmadıklarında yakalayacak kadar ilginç Her ne kadar kendini mekanın küratörü olarak addetmeyi şiddetle reddetse de Disli bu ortak girişime gireli bir yıldan fazla olmuştur ve çok ilginç projelere ev sahipliği yapmıştır. 

Boston Maratonu saldırısının üzerinden fazla geçmeden, fotoğrafçı Kate Louise Peterson kendi biyolojik büyükannesini bulmak için sarsıcı bir toplu çağrı enstalasyonu yapmıştı. Oradan geçenlerin tepkisi dolaysız olmuştu ve endişe doluydu. Ses sanatçısı Paul Rothman da ayrıca, geçen her insan tarafından yaratılan müziğin görsel temsili olarak açılıp kapanan beden hareketlerine duyarlı lamba ampulleri yerleştirerek insanların ilgisini çekmişti.

Sinem Disli, yılın büyük bir bölümünü New Yorkda geçirmektedir. Türkiyedeki sanat dünyasından ve kültüründen fazlaca etkilenmekte ve ilham almaktadır ve İllüstratif Sadi Tekin’i ve en yakın dönemde de fotoğrafçı Ata Kam’ı Ayzart’ de sergi açmak için davet etmiştir. 

Eğer Türkiye ve Japonya iyi ve basit ürün temelli bir gastronomiye ortak eğilimi paylaşıyorsa, ilk olarak fotoğraflarının Daido Moriyama’ yı fazlasıyla çağrıştırmasından dolayı Ata Kam ile her iki ülke ortak bir estetik vizyon paylaşıyor gibi görünebilir. Çalışmaları bir biçimde birbirlerine bağlı üç şehirde –İstanbul, Tokyo ve New York-  yaşayan deneyimlerin, dürtülerin günlük bir galerisidir. Neticede, PULSE adında güzel basılmış bir seri kitapta yayınlanmıştır. 


Ata Kam, Ayzart’ da MODULE adında bir enstalasyon sundu: beş yıllık fotoğraf retrospektifinin (fotoğrafın günlük bir uygulama olması ve böylece 15 000 imgeden daha azını temsil etmesi) tek bir basit kurala göre düzenlenmesi: ilk 6 resmi korunan ve bunların hepsi daha sonra kronolojik olarak toplanan kontakt baskılar. Bu işlem yeni kombinasyonların, yeni birlikteliklerin ve yeni muhabbetlerin bir labirenti ile sonuçlanır. Çok küçük bir boyuta indirgenen tüm imgeler, geniş ve beyaz bir parşömen gibi açılan uzun bir kağıt tabakaya basılmışr. Bir iplikle bağlanan ve imgelerin farklı birleşmelerini sunmak üzere çeşitli yollarla açılan muhteşem sahte kitap da grenli serigraflarla ve bir liderin portresinin retro ışıklandırmalı yarı saydam baskısı ile birlikte sunulmuştur.

Yakında yayınlanacak olan kitabı bekleyin; Ata Kam muhteşem bir fotoğraf kitabı düşünürüdür! Mayıs’ da, Ayzart’ da Sophia Chizuco’nun Ten Ku Chi (Japonca’ da Gök, Hava ve Toprak anlıma gelir) başlıklı bir heykelinin sunumu için bir gösteri vardı. Sanatçının minik ve beyaz 3D kağıt küreleri hepimizi evrenin boyutu ve geriye dönüp baktığımızda kendi hayatımız hakkında düşündüren mikro galaksilere benziyor...

Ayzart: https://www.facebook.com/pages/Ayzart-is-an-independent-nonprofit-art-space/262772460524457
Ata Kam : http://www.ata-kam.com/
and http://diaryofkam.com/?

0
1665
0
Yazar:
Tag: Ayzart
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle