06 MART, PAZARTESİ, 2017

6 - 12 Mart Haftasında Dikkat Çeken 7 Sanat Etkinliği

Bu hafta Bomonti’den Beyoğlu’na, Çukurcuma’dan Yeldeğirmeni’ne uzanan geniş bir açılış listesi var. Sizleri baharı selamladığımız, güneşin kendini gösterdiği bu günlerde açılışlarda buluşmaya davet ediyoruz.

6 - 12 Mart Haftasında Dikkat Çeken 7 Sanat Etkinliği

Ekosistemden Ayrılmamak Üzere

Elif Çelebi'nin Ali Akay küratörlüğünde gerçekleşecek solo sergisi “Ekosistemden Ayrılmamak Üzere” 9 Mart'ta Krank Art Gallery’de açılıyor. Sanatçı, insan-hayvan-bitki ayrımı gözetmeksizin tüm canlıların ait olduğu bütüncül bir doğa fikrini ortaya koyduğu sulu boya çalışmaları ile galeri mekânını kaplıyor.

Homo Ludens 

Sinan Demirtaş, “Homo Ludens” adlı sergisiyle 9 Mart – 23 Nisan tarihleri arasında Gaia Gallery’de sanatseverlerle buluşacak.

"Homo Ludens –Oynayan İnsan– bu resimlerde insanın bedeninden öte olan bir gerçeklikle ilişkisini keserek, kendi öznel dünyasına anime karakterler kazandırıyor. Sanatçının bedenlere atfettiği yalın ifadeler dışavurum salınmalarını minimize ederken rölantiye alınan bir dinamizme tanık oluyoruz. Çocuksuluk ve olgunluk arasında salınan zihnin parlamaları olarak karşımıza çıkan Sinan Demirtaş eserleri, izleyiciyi aşkın bir boyuta taşıyacak kadar metafiziksel bir derinliğe sahiptirler." -Ümit İnatçı

Pşisel Sergi

Vahit Tuna’nın, “Pşisel Sergi” adlı üçüncü kişisel sergisi, 7 Mart - 8 Nisan tarihleri arasında Alt Sanat Mekânı, Galerist, MARS istanbul, REM Art Space’de eşzamanlı olarak sanatseverlerle buluşacak.

Birbirinden bağımsız dört mekâna yerleştirilmiş tek bir sergi olan ”Pşisel Sergi”, ‘Psişe (psyche)’ ve ‘kişisel’ kelimelerinden türetilmiş bir isim önerisi. Tuna bu sergisinde öznel zaman ile nesnel zaman arasındaki farklılıkları, bellek/kayıp ve bilinç arasındaki mesafeleri kolektif olan üzerinden yeniden okuyor. Serginin dört farklı mekâna yerleştirilmesi izleyiciyi eş zamanlı olarak yapıt/zaman/mesafe/bellek kavramlarını yeniden okumaya teşvik ederken, alışılageldik sergi izleme biçimlerinin dışında yeni bir deneyim alanı sunuyor. 

Diğer Taraf 

Versus Art Project 9 Mart - 8 Nisan tarihleri arasında Mert Diner'in “Diğer Taraf” isimli sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının Versus Art Project’teki ikinci kişisel sergisi “Diğer Taraf”, siyah ve tonlarının, organik formların, geniş alanların egemen olduğu soyut tuvallerden oluşuyor. Sanatçı her bir tuvalde aynı plastik probleme farklı açılardan yaklaşıyor. Sergi, görünürün, dilin, temsilin dışarısını, tekinsiz bir olasılıklar-olanaksızlıklar uzamına geçişi düşündürüyor.

Belki de Senin Gibi Olmak İstiyorum

Bahar Yürükoğlu’nun artSümer’deki ilk kişisel sergisi “Belki de Senin Gibi Olmak İstiyorum”, adını Chris Kraus’un 1997 yılında yayımlanmış romanı I Love Dick’teki [Dick’i Seviyorum] bir alıntıdan alıyor. Yürükoğlu’nun sergideki fotoğrafları başkalarıyla ve doğayla ilişkimiz üzerinden kendi benliğimizi daha iyi kavrama isteği uyandırıyor. 

Sanatçı, yeni işlerinde, doğaya nötr ve neredeyse bilimsel yaklaşımını, insanlar ve insan olmayanlar arasında demokratik bir düzen düşleyen dokunaklı önermelere dönüştürüyor. 10 Mart’ta açılan sergi, 22 Nisan’a dek görülebilir.

Zaman Hırsızları 

İşlerini sokaklardan tanıdığınız Rad Dar, ilk kişisel sergisini 11 Mart akşamı Space Debris’de açmaya hazırlanıyor. İstanbul, Köln, Sidney gibi birçok şehrin duvarlarında imzasını görebileceğiniz Rad, “Zaman Hırsızları”nın hikayesini, resim ve heykel yerleştirmeleriyle anlatmayı seçiyor. Sergi 1 Nisan’a dek ziyaret edilebilecek.

Ich bin ein Berliner! 

“Ich bin ein Berliner!”; Yaşam Şaşmazer, Mehtap Baydu, Hazal Kara ve Fatih Kurçeren’in sanatsal üretimleriyle, aidiyet, kültürel melezleşme, gönüllü göç gibi konuları araştırıyor ve bu sınırlarda dolaşan hikayeleri anlatıyor. Başlığını, Kennedy’nin 26 Haziran 1963 tarihli Berlin konuşmasından alan sergi, sınırları muğlak bir aidiyet duygusunu vurguluyor. Aidiyet duygusunun nerede başlayıp nerede bittiği, özellikle gezgin/göçebe günümüz sanatçısının üretimlerine nasıl yansıdığı gibi soruları tartışıyor. Kadıköy Yeldeğirmeni’ndeki bağımsız sanat mekânı TOZ‘da seyirciyle buluşacak “Ich bin ein Berliner!”, son günlerin sıkça sorulan sorularından biri olan başka bir coğrafyada yaşama fikrini, Almanya’da yaşayan ve üreten Türkiyeli sanatçıların çalışmalarıyla farklı perspektiflerden, yeniden düşünmeye açıyor. 11 Mart’ta açılacak olan sergi, 2 Nisan’a dek görülebilecek.

0
2417
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle