NELER OLUYOR
  • 26-06-2020

    Christopher Nolan’ın merakla beklenen yeni filmi Tenet’in gösterim tarihi pandeminin devam etmesi nedeniyle yeniden ileri bir tarihe ertelendi. Yapılan son açıklamaya göre 12 Ağustos 2020’de izleyicilerle buluşacağı duyurulan filmin Inception’ın 10. yıl dönümüne denk gelmesi de oldukça dikkat çekti.

    İlk olarak 17 Temmuz’da, ardından da 31 Temmuz’da gösterime gireceği duyurulan Tenet, sinemaların açılış sürecindeki belirsizlik nedeniyle zor günler geçiriyor. Çekimleri için büyük bir bütçe ayrılan film, sinema endüstrisinin pandemi nedeniyle yaşadığı güç kaybını da açıkça gözler önüne seriyor. Filmin yapımcıları, başrollerinde John David Washington ve Robert Pattinson’ın yer aldığı Tenet için belirsizliğin sürdüğünü ancak gösterim için en uygun tarihi bulma konusunda yoğun çaba sarf ettiklerini belirtiyor.

    Son olarak bir Warner Bros temsilcisi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer veriliyor:

    “Warner Bros şunu garanti edebilir ki Tenet izleyicilerle büyük ekranda ve sinema salonlarında buluşacak. Toplum sağlığını önemsiyoruz ve sinema salonları güvenli bir şekilde bu iş için hazır olana dek bekleyeceğiz.”

    ​Öte taraftan Amerika Birleşik Devletleri’nde vaka sayılarının hızla artmaya devam etmesi süreç konusundaki belirsizliği de devam ettiriyor.

    0
    0
    998
  • 26-06-2020

    Sir Arthur Conan Doyle’un mirasçıları Netflix’i yeni filmi Enola Holmes nedeniyle dava etti.

    Sir Arthur Conan Doyle mirasçıları ile yayın ve sinema endüstrisi arasındaki kriz giderek büyüyor. Daha önce Doyle’un bazı eserlerinin kendilerinden izin alınmadan sinemaya uyarlandığı öne süren aile, şimdi de Netflix’in Enola Holmes projesi için yeni bir davaya hazırlanıyor. Aile, miras haklarının ihlal edildiğini ve bu nedenle filmin yayımlanmaması gerektiğini ifade ediyor. Ailenin savunması merkezinde ise Elona Holmes ile ilgili metinlerin Doyle’un en büyük oğlunun ölümünün ardından, Birinci Dünya Savaşı’nı takip eden 1923 ve 1927 yılları arasında yazılması yer alıyor. Aile aynı zamanda Legendary Pictures, Penguin Random House, Springer, Thorne ve yönetmen Harry Bradbeer’a da telif davası açtı. Telif hakkı ihlalinin, korunan Sherlock Holmes hikâyelerindeki orijinal yaratıcı ifadenin izinsiz kopyalanmasından kaynaklandığı söylendi.

    Öte taraftan Netflix, Enola Holmes konusunda Sir Arthur Conan Doyle mirasçılarıyla aralarında herhangi bir sorun olmadığını belirtiyor. Netflix’in savunmasının odak noktasını ise 2014 yılında bir İngiliz mahkemesinin verdiği karar yer alıyor. Mirasçılar tarafından büyük bir üzüntüyle karşılanan davaya göre, Doyle’un 1923’ten önce yazdığı kitaplar kamu malı olarak kabul ediliyor ve üzerlerinde herhangi bir telif bulunmuyor.

    Nancy Springer’ın aynı isimli kitap serisinden uyarlanan, başrolünde Stranger Things’in yıldız ismi Millie Bobby Brown’ın yer aldığı Enola Holmes, Sherlock Holmes’un en az kendisi kadar meşhur kız kardeşinin hikâyesini izleyicilerle buluşturacak. Springer’ın Doyle’un 10 farklı metninden yola çıkarak yazdığı kitap, okurlara oldukça zeki bir kadın dedektif örneği sunuyor.

    ​Filmin oyuncu kadrosunda Millie Bobby Brown ile birlikte Henry Cavill, Helena Bonham Carter, Sam Claflin, Fiona Shaw ve Adeel Akhtar gibi önemli isimler yer alıyor.

    0
    0
    7438
  • 25-06-2020

    Jean-Michel Basquiat’ın Victor 25448 (1987) isimli tablosu Phillips’in 20th Century & Contemporary Art Evening Sale’inde 10 milyon dolara satışa çıkarılacak. Müzayede, 2 Temmuz 2020’de New York’ta gerçekleştirilecek.

    Basquiat’ın canlı renk blokları, çeşitli figür, kelime ve sembollerden yararlanarak meydana getirdiği Victor 25448, ressamın ticari açıdan en değerli çalışmalarından biri olarak görülüyor. Sanatçının yakın arkadaşı koleksiyoner Andy Warhol’un ölümünün ardından yaptığı çalışma, Basquiat’ın kendi ölümünden kısa bir süre önce yapılmasıyla da ayrı bir değer taşıyor. Tablo, Basquiat’ın ölümünden önce, 1988'de Vrej Baghoomian Gallery’de gerçekleştirilen son sergisinde de yer alıyordu.

    Phillips Başkan Yardımcısı ve Worldwide Co-Head of 20th Century and Contemporary Art şefi Robert Manley, tabloyla ilgili şu ifadeleri kullanıyor:

    “Basquiat'ın kariyerinin çalkantılı bir döneminde yaptığı bu dikkat çekici resim, sanatçının ölümünün üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen hâlâ büyük ilgi uyandırıyor. Phillips, çok uzun bir zamandır Basquiat’ın çalışmalarını özenle korudu ve mirasçılarıyla iyi geçindi. Bugün ise tüm sanatseverler için böylesine değerli bir eseri gün yüzüne çıkardığımız için mutluyuz.”

    Kurum tarafından yapılan açıklamada eserin satışından elde edilecek gelirin bir kısmının 2017 yılında Agnes Gund tarafından kurulan, avukat ve sanatçıları desteklemek için hareket eden the Art for Justice Fund’a bağışlanacağı açıklandı.

    ​Phillips tarafından gerçekleştirilecek müzayede sırasında Basquiat tablosunun 8 ila 12, büyük bir John Mitchell tuvalinin 9.5 ila 12.5, bir Banksy çalışmasının ise 1.5 ile 3 milyon dolar arasında bir fiyata satılacağı düşünülüyor.

    0
    0
    1587
  • 25-06-2020

    Dünya klasikleri arasında yer alan Little Woman (Küçük Kadınlar) kitabının yazarı Louisa May Alcott’ın 17 yaşındayken yazdığı ancak tamamlamadığı “Aunt Nellie's Diary” adlı öyküsü ilk kez yayımlandı.

    Amerika’da yayımlanan edebiyat dergisi The Strand Magazine’nin açıklamasına göre 44 sayfalık bu öykü “keskin bir psikolojik içgörü” ortaya koyuyor. Öykü genç yeğenine bakmakla sorumlu olan yalnız bir kadının perspektifinden anlatılıyor. 1849'da yazılan ve 9.000 kelimelik bu öykü, günlük şeklinde yazılmış 9 ayrı bölümden oluşuyor. İlk bölümde ise anlatıcının 40. doğum gününü konu alıyor. Dokuzuncu ve en uzun bölümde ise “ormanlar ve tepeler arasında geçen güneş bir yaz ortası günü”nden ve ardından “neşeli danslarla” dolu bir kostüm balosundan bahsediyor.

    “Aunt Nellie's Diary” yazarın Harvard Üniversitesi’ndeki Houghton Kütüphanesi’nde yer alan koleksiyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor. Alcott uzmanı Daniel Shealy, bu eser hakkında “Alcott'ın hayal gücünü harekete geçiren etkileri ortaya koyuyor ve umut vadeden bir kariyerin zirvesinde ortaya çıkan bir yeteneği gösteriyor" dedi.

    Öte taraftan metnin yayıncısı the Associated Press’in bu gelişmeyi yeni bir Little Women prodüksiyonunun hemen ardından duyurması da dikkat çeken ayrıntılardan biri. Ayrıca The Strand Magazine hikâyeyi tamamlayacak yazarlar aradığını da duyurdu.


    ​​Kaynak: BBC

    0
    0
    1212
  • 25-06-2020

    Geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesaplarından trans bireylerle ilgili yaptığı açıklamalarla yeniden gündeme gelen JK Rowling’a dair protestolar sürüyor. Son olarak Drew Davies, Fox Fisher ve Ugla Stefanía Kristjönudóttir Jónsdóttir (Owl), Rowling’le çalışmayı sürdüren edebiyat ajansı The Blair Partnership’ten resmen ayrıldıklarını duyurdu.

    Geçtiğimiz Pazartesi günü ortak bir açıklama yapan yazarlar, Rowling ile ilgili protestolarını sürdüreceklerini, diğer yazar ve sanatçıların da onunla çalışmayı sürdüren ajanslardan ayrılmaları gerektiğini ifade etti.

    Üç yazarın tarafından ortak açıklamada ise şu ifadeler kullanıldı:

    “Bu açıklamayı edebiyat ajansı The Blair Partnership’le çalışan bir grup yazar olarak kaleme alıyoruz. Ajansımızdan resmen ayrıldığımızı ilan ediyoruz. Bu açıklamayı memnuniyetle değil, olayların bu noktaya gelmesini büyük bir üzüntü ve hayal kırıklığıyla karşılayarak yapıyoruz. JK Rowling’in trans bireylerle ilgili açıklamalarının ardından ajans ile duruma el atmaları ve onu uyarmaları konusunda görüştük, ancak görüşme sonrasında onların herhangi bir adım atmaktan uzak olduklarını fark ettik. İfade özgürlüğü yalnızca yeterince temsil edilmeyen gruplar için eşit fırsatları engelleyen yapısal eşitsizliklere meydan okursa desteklenebilir.” Ortak açıklamalarında, üç yazar da transseksüel topluluğuna desteklerini yazarak şunları da ekledi: “Trans kadınlar kadın, trans erkekler erkek ve ikili olmayan kimlikler geçerlidir.”

    ​​Öte taraftan 2011 yılından beri JK Rowling’i temsil eden The Blair Partnership, The Guardian’a yaptığı açıklamada tüm müşterilerinin özel hayatlarına ve düşüncelerine saygı gösterdiklerini, onları bu konuda tamamen özgür bıraktıklarını belirtiyor.

    0
    0
    1207
  • 25-06-2020

    Game of Thrones’un yaratıcısı George R.R. Martin, geçtiğimiz gün blogunda paylaştığı yazıda karantinada yeni kitabı The Winds of Winter (Kış Rüzgarları)’da ilerleme kaydettiğini ve kitabın önümüzdeki yıl bitebileceğini açıkladı.

    Kitap, Martin’in 1991 yılında yazmaya başladığı “Buz ve Ateşin Şarkısı” serisinin devam kitabı olacak. Yazar, karantina sürecinde uzun saatler yazdığını ve birkaç bölüm bitirdiğini ancak çok büyük bir kitap olacağı için daha gidecek çok yolu olduğunu söyledi.

    Martin yine yazıda Cersei, Asha, Tyrion, Ser Barristan ve Areo Hotah için karakter planları üzerinde çalıştığını belirtti. Yazar karantina günlerinin başladığı mart ayında takipçilerine “Westeros'ta gerçek dünyadan daha fazla zaman geçirdiğini” söylemişti. Yazar yazısını şu cümleyle bitirdi: “Şimdi bana izin verin. Arya çağırıyor. Sanırım birini öldürmekten bahsediyor.”

    Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz. 

    0
    0
    4093
  • 25-06-2020

    Margaret Atwood’un aynı adlı romanından uyarlanan The Handmaid’s Tale’in dördüncü sezonundan ilk resmi fragman izleyicilerle paylaşıldı.

    Hulu tarafından yayımlanan videoda dizinin ana karakteri June’un başından geçenler ve onun vurulduktan sonra taşındığı güvenli bölgede yaşananlara dair ipuçları veriliyor. Ayrıca video geçen sezonun ön plana çıkan olaylarını da kısaca hatırlatıyor. 

    Dizinin üçüncü sezonunda June, Gilead’ın çocuklarını kurtarmak için bir isyan başlatıyor. Ancak çok daha büyük bir şeyler yapmak isteyen June’un amacı kendini kurtarmak değil, hükûmeti devirip bütün ülke insanlarını özgür kılmak.

    Çekimlerine geçtimiz mart ayında Kanada’da başlanan The Handmaid’s Tale’in dördüncü sezonu için çalışmalar ise bir yandan devam ediyor. Pandemiden önce planlanan hazırlıklar, büyük sağlık krizi nedeniyle yarım kalmıştı. Dizide June karakterine hayat veren Elisabeth Moss konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Çekimler iptal edilmeden önce 2 hafta çalışmıştık ama çok fazla ilerleme katedememiştik.” Moss ayrıca konuyla ilgili tüm ekip ve oyuncular için güvenli bir ortam oluşmadan yeniden çalışmaya başlamayacaklarını da sözlerine ekledi.

    The Handmaid’s Tale’in dördüncü sezonu 2021 yılında izleyicilerle buluşacak.

    https://www.youtube.com/watch?v=1WLqBUi4r6o

    0
    0
    1067
  • 24-06-2020

    Netflix, dünyanın farklı noktalarından sinemacıların evde kaldıkları karantina süreci boyunca çektikleri kısa filmlerden oluşan “HOMEMADE” içerik koleksiyonunu izleyicilerin beğenisine sunacak. Koleksiyon, dünyanın her yerinde aynı anda 30 Haziran 2020 tarihinden itibaren Netflix üzerinden izlenebilecek.

    Netflix, yeni içerik koleksiyonu “HOMEMADE” ile birçok önemli yönetmenin karantina süreci boyunca edindikleri deneyimleri filmseverlerle buluşturmayı amaçlıyor. Yapımcılığını The Apartment Pictures ile Fabula’nın üstlendiği seçkinin izleyicilere bu zorlu dönemi atlatmaları konusunda yardımcı olması ve herkesi birleştiren ortak bir gaye olarak sinemayı ön plana çıkarması düşünülüyor.

    Sadece evlerindeki ekipmanları kullanarak kısa filmlerini çeken yönetmenler, günlük yaşam ile kurgu arasında gidip gelen sıra dışı hikâyelere hayat veriyor. Birçok farklı ülkeden yönetmenin katıldığı seçki, bu açıdan izleyicilere geniş bir coğrafyaya yayılan yeni bir deneyim de vadediyor.

    Öte taraftan The Apartment CEO’su Lorenzo Maieli, Fabula CEO’su Juan de Dios Larraín ve yönetmen Pablo Larraín, dünyanın her yanından sinemacıları projeye katılmaya davet etti. Netflix ayrıca Netflix Yardım Fonu aracılığıyla toplanacak bağışların da bu süreçte işini kaybeden sinema emekçileri için kullanılacağını açıkladı.

    ​“HOMEMADE” kısa film seçkisi kapsamında izleyicilerle buluşacak filmler arasında ise şu yapımlar yer alıyor:

    Ladj Ly (Les Misérables) – kısa film Clichy Montfermeil’de (Fransa) çekildi

    Paolo Sorrentino (The Great Beauty, The New Pope) – kısa film Roma’da (İtalya) çekildi

    Rachel Morrison (Black Panther, Mudbound) – kısa film Los Angeles’ta (ABD) çekildi

    Pablo Larraín (El Club, Jackie) – kısa film Santiago’da (Şili) çekildi

    Rungano Nyoni (Kuuntele: Iam not a witch) – kısa film Lizbon’da (Portekiz) çekildi

    Natalia Beristáin (She does not want to sleep alone) – kısa film Mexico City’de (Meksika) çekildi

    Sebastian Schipper (Victoria, Roads) – kısa film Berlin’de (Almanya) çekildi

    Naomi Kawase (True Mothers, Sweet Bean) – kısa film Nara’da (Japonya) çekildi

    David Mackenzie (Hell or High Water, Outlaw King) – kısa film Glasgow’da (İskoçya) çekildi

    Maggie Gyllenhaal (The Kindergarten Teacher / The Honourable Woman) - kısa film Vermont’ta (ABD) çekildi

    Nadine Labaki ve Khaled Mouzanar (Caramel, Capernaum) – kısa film Beyrut’ta (Lübnan) çekildi

    Antonio Campos (The Devil All The Time) – kısa film Springs, New York’ta (ABD) çekildi

    Johnny Ma (Old Stone; To live to sing) – kısa film San Sebastian del Oeste, Jalisco’da (Meksika) çekildi

    Kristen Stewart (Clouds of Sils Maria / Come Swim) – kısa film Los Angeles’ta (ABD) çekildi

    Gurinder Chadha (Bend It Like Beckham; Blinded by the light) – kısa film Londra’da (İngiltere) çekildi

    Sebastián Lelio (Gloria Bell, A Fantastic Woman) - kısa film Santiago’da (Şili) çekildi

    Ana Lily Amirpour (A Girl Walks Home Alone at Night; The Bad Batch) - kısa film Los Angeles’ta (ABD) çekildi

    https://www.youtube.com/watch?v=9JaGmaiKRLA

    0
    0
    2129
  • 23-06-2020

    Studio Ghibli'nin yeni çalışması olarak yakın zamanda izleyicilerle buluşacak olan, Goro Miyazaki’nin 2011 yapımı From Up on Poppy Hill’den sonra yayımlanacak ilk projesi Aya and the Witch’ten ilk görüntüler paylaşıldı.  1 saat 22 dakika uzunluğundaki animasyon Diana Wynne Jones’un 2011 yılında yayımlanan çocuk romanı Earwig and the Witch uyarlaması olarak izleyicilerin beğenisine sunulacak.

    Prömiyerini daha önce Cannes Film Festivali’nde yapması planlanan Aya and the Witch’in bu yılın ilerleyen dönemlerinde Japon TV kanallarında yayına girmesi planlanıyor.  Öte taraftan yeni projeler için çalışmalarını sürdüren Studio Ghibli’nin bir sonraki filminin Hayao Miyazaki tarafından gerçekleştirilmesi planlanıyor.

    ​Elle çizilmiş olarak gerçekleştirdiği özel animasyonlarla dikkat çeken Studio Ghibli, bir süredir mevcut sistemleri ile CG arasında bir örtüşme arıyordu. Bu doğrultuda uzun süredir çalışmalarına devam eden stüdyo, Aya and the Witch ile ilk tamamen 3D CGI animasyonunu yayımlamış olacak.

    Animasyonun genel hikâyesinin ise şu şekilde olacağını ifade ediliyor:

    ​Birçok yetim St. Morwald’s Home for Children’da yaşamaktan hoşlanmaz ama Earwig onlardan biri değil. O, yetimhanenin kapısına bebekken bırakıldığı günden beri ne zaman ne istese gerçekleşir. Daha sonra Bella Yaga ve Mandrake’ye evlatlık verilen Earwig, koruyucu annesinin büyü, sihirli kitap, iksir ve gizli odalardan oluşan evinde yeni bir hayata başlar. Böyle bir evde aklını kaybedebilecek birçok insan olmasına rağmen Earwig onlardan biri değildir. O, zekasınıyla birlikte, konuşma becerisi olan bir kediden de yardım alarak cadıya kimin patron olduğunu göstermeye karar verir.

    0
    0
    1512
  • 23-06-2020

    Netflix, Lucifer’ın Tom Ellis’li final sezonunun tarihini yayımladığı yeni bir video ile duyurdu.

    LA Dedektifi Chloe Decker ile Lux gece kulübünü yöneten Cehennemin Kralı’nın mücadelesini takip eden dizi, 21 Ağustos 2020’de yeniden izleyicilerle buluşacak.

    Netflix tarafından yayımlanan videoda dizinin yeni sezonundan görüntüler yer alırken akışın nasıl devam edeceği ise izleyiciler için belirsizliğini koruyor. Lucifer’ın sosyal medya hesabından yapılan 66.6 saniyelik videoda ise sadece karakterin en ilginç anlarına yer veriliyor.

    Dizinin yaratıcılarından Ildy Modrovich ve Joe Henderson, geçtiğimiz günlerde yaptıkları bir açıklamada Lucifer hayranlarının tamamen müzikal formattaki bir bölüm için de hazırlıklı olmalarını söylemişti.

    ​​Lucifer’ın son sezonunda Cehennemin Kralı’nın diğer iblislerle giriştiği savaş ve kendisine karşı girişilen büyük bir isyan konu alınıyor. İsyana karşı mücadelesini sürdüren Lucifer, cehenneme dönmeden önce Dedektif Decker’a olan aşkını da ilan etmek istiyor. Öte taraftan Lucifer'ın erkek kardeşi olan melek Amenadiel ve terapist Linda yeni doğan yarı insan yarı melek oğullarına nasıl ebeveynlik yapılacağını araştırıyorlar.

    https://www.youtube.com/watch?v=8rIja3dpAtU

    0
    0
    2058
DAHA FAZLA
Geldanlage