NELER OLUYOR
  • 22-06-2020

    Jeff Koons’un David Zwirner’in çevrim içi galerisinde düzenlediği “Studio: Jeff Koons”ta yer alan bir heykeli 8 milyon dolara satıldı. Jeff Koons tarafından “Celebration” isimli heykel serisinin bir parçası olarak üretilen Balloon Venus Lespugue (Red) (2013–19), galeri tarafından tek kalemde gerçekleştirilen en büyük satış oldu. 28 Haziran’a kadar izlenebilecek  çevrim içi sergi “Studio: Jeff Koons”, sanatçının üretim sürecine odaklanıyor.

    Koons’un çalışmalarının çevrim içi gösterimi, galerinin Art Basel’in çevrim içi edisyonu için hazırladığı “Basel Online: 15 Rooms” ile eş zamanlı sanatseverlerin karşısına çıktı. “15 Rooms” seçkisinde galeri 15 farklı sanatçının eserini bir araya getirdi. Seçkide Josef Albers ve Joan Mitchell’in tarihi çalışmalarıyla birlikte günümüz sanatçılarından Kerry James Marshall ve Josh Smith gibi isimler yer aldı. Öte taraftan galerinin bugüne kadarki en değerli odası olan “15 Room”un bu yılki maddi değerinin 28 milyon doları geçtiği de belirtiliyor.

    Çevrim içi gösterimler sırasında birçok satış gerçekleştiren Art Basel, Albers’in City (1928/1936) isimli serini 1 milyon dolara; Kerry James Marshall’ın Untitled (Blot) (2015) adlı çalışmasını 3 milyon dolara;  Joan Mitchell’in Pastel’ini (1991) ise yine 1 milyon dolara satarak büyük bir başarı elde etti.

    ​8 milyon dolarlık Koons satışı şu ana kadar bir çevrim içi gerçekleştirilen en büyük sanat eseri satışı olabilir. Büyük meblalı satışlarıyla ön plana çıkan bir başka müzayede evi Gagosian ise geçen yıl gerçekleştirdiği 6 milyon dolarlık Albert Oehlen satışı ve geçtiğimiz ay gerçekleştirilen Cecily Brown satışıyla Koons’u takip eden isimler arasında yer alıyor.

    0
    0
    2934
  • 22-06-2020

    Amerikalı şarkıcı Beyoncé, siyahlara ait işletmeleri desteklemek için bir girişimde bulunacağını duyurduktan birkaç saat sonra yeni şarkısı Black Parade’ı dinleyicilerle paylaştı.

    Black Parade, güçlü şarkı sözleriyle polis zulmüne ve siyahların acı tarihine dair önemli mesajlarıyla oldukça dikkat çekiyor. Şarkı sözleri de kendisine ait olan Beyoncé, Black Parade aracılığıyla George Floyd protestolarına olan desteğini açıkça gösteriyor.

    “Yumruklarını havaya kaldır, siyah aşkı göster,” diyen şarkıcı, sözlerine “Halkım için barış ve daha iyi şartlar istiyorum,” ile devam ediyor.

    Beyoncé yeni şarkısını Amerika’da siyahların köleliğinin bittiği gün olan Juneteenth’te yayımlayarak birçok önemli mesaj da verdi. Beyoncé’nin bağlı olduğu eyalet olan Teksas’ta kutlanan Juneteenth, günümüzde tüm Amerika’da yaygın biçimde kutlanıyor. Kimi zaman Kurtuluş Günü (Emancipation Day) veya Siyah Özgürlük Günü (Black Independence Day) adlarıyla da gerçekleştirilen kutlamalar, son dönemde yaşanan ırkçı cinayet ve protestolarla önemini daha da arttırıyor.

    Black Parade, Beyoncé’nin geçtiğimiz yıldan beri yayımladığı ilk tekli olarak da ön plana çıkıyor. Şarkı içerdiği etnik mesajlara paralel olarak covid-19 sürecine dair göndermeleriyle de özel bir anlam ifade ediyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=EJT1m1ele00

    0
    0
    1220
  • 22-06-2020

    Kurt Cobain’in, Nirvana’nın 1993 yılındaki MTV Unplugged performansı sırasında çaldığı gitarı, geçtiğimiz Cumartesi günü Los Angeles’ta 6 milyon dolara satıldı.

    Cobain’in Los Angeles’taki Voltage Guitars isimli mağazadan satın aldığı 1959 Martin D-18E tipi gitarı, şimdiye kadar satılan en pahalı gitarın rekorunu kırdı. Bir önceki rekor Pink Floyd’un gitaristi David Gilmour’un 3.95 milyon dolara satılan siyah Stratocaster gitarına aitti.

    Gitarın kullanıldığı meşhur MTV Unplugged program kayıtları sırasında David Bowie uyarlamalarının yanı sıra Come As You AreAbout A Girl ve Dumb gibi sevilen şarkılarını da çalan grup, büyük bir başarı elde etti. Kurt Cobain’in ölümünün ardından bir canlı performans albümü olarak da yayımlanan performans, 1996 yılında En İyi Alternatif Müzik Performansı dalında Grammy ile de ödüllendirildi.

    ​Öte taraftan bu satış, bugüne kadar müzayelerde gerçekleştirilen tek gitar veya enstrüman satışı da değil. Elvis Presley’in 1977 Lincoln Mark V Coupe tipi gitarı 62.500 dolara, Johnny Cash’in Valencia tarzı akustik gitarı 57.600 dolara, Noel Gallagher’nin Oasis’ 1995 tarihli albümü için el yazısı notları ise 22.400 dolara satılarak bu alanda öncü satışlar oldu.

    0
    0
    1269
  • 21-06-2020

    2021 yılında British Council iş birliği ile İstanbul’da gerçekleştirilecek olan Women of the World (WOW) İstanbul Festivali, önümüzdeki hafta sonu bir ilki gerçekleştirecek. Dünyada ilk kez kadınları ele alarak Covid-19'un getirdiği ve şiddetlendirdiği ayrılık, yoksunluk ve eşitsizliğe yanıt olarak dünya çapında kadınlara odaklanan ilk çevrim içi küresel dijital festival olacak WOW Global 24, 27 ve 28 Haziran 2020 tarihlerinde izleyicilerle buluşacak. Canlı yayınla dünyayı gezecek ve içerisinde olduğumuz pandemi döneminde, dünya çapında kadınlar ve kızlara neler olduğunun gerçekçi bir resmini çizecek.

    Türkiye’nin yanı sıra Amerika’dan Birleşik Krallık’a, Avustralya’dan Hindistan’a kadar birçok farklı ülkede gerçekleştirilecek program, izleyicilere oldukça zengin bir içerik vadediyor. Tiyatrodan konsere, söyleşiden film eleştirisine kadar birçok farklı türden etkinliğin olacağı program, her ülkeden uzman kadın araştırmacı ve sanatçıların katılımıyla hayata geçiriliyor.

    ​Dijital olarak izleyicilerle buluşacak WOW Global 24 kapsamında her ülke kendisine ayrılan 2 saatlik zaman diliminde kendisini temsil edilecek. Programa göre 27 Haziran Cumartesi günü saat 18:00 ile 20:00 arasında Türkiye’den sanatçı ve müzisyenler çeşitli etkinlikler gerçekleştirecek. Gaye Su Akyol’un açılış konuşmasıyla başlayacak Türkiye yayını, Barış İçin Müzik Orkestrası, #Susmabitsin platformu, Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu ve Kardeş Türküler, Havle Derneği, şef Takuhi Tovmasyan, gazeteci Pınar Öğünç, Sabancı Vakfı, Hrant Dink Vakfı, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, İKSV, Engelli Kadınlar Derneği’ni temsilen klinik psikolog Beyza Ünal ve Erişilebilir Her Şey ile devam edecek. Türkiye’ye ayrılan bölüm, şarkıcı Kalben’in Dünya Kadınları Festivali’ne özel mesajı ile son bulacak.

    ​WOW İstanbul küratörü ve British Council Sanat Direktörü Esra A. Aysun ve WOW İstanbul danışma kurulu üyeleri Asena Günal, Rümeysa Çamdereli, Özlem Ece Aydınlık ve Ülker Uncu’nun katkıları ve British Council Sanat Müdürü Su Başbuğu’nun yapımcılığındaki program, kadın meselesine dair sorunları yeniden gündeme getirmeyi ve farkındalık yaratmayı hedefliyor. Canlı yayınla dünyayı gezecek olan WOW Global 24, içerisinde olduğumuz pandemi döneminde, dünya çapında kadınlara neler olduğunun gerçekçi bir resmini çizmeyi amaçlıyor. Kadınların başarılarını kutlamak ve desteklemek üzere hayata geçirilen Women of the World (WOW) Festivali, bu sene 10. yıl dönümünü kutluyor.

    0
    0
    1275
  • 20-06-2020

    Vincent Van Gogh ve Paul Gauguin’in 1888 yılında Arles’ten gönderdikleri ve Fransız genelevinde başlarından geçenleri anlattıkları mektup 210 bin Euro’ya Van Gogh Museum tarafından satın alındı. İkili tarafından ortaklaşa kaleme alınan mektup, Paris’teki Drouot müzayede evinde gerçekleşen müzayedede satın alınarak Amsterdam’daki Van Gogh Museum’un koleksiyonuna katılmış oldu.

    On dokuzuncu yüzyılın iki büyük resim ustası tarafından arkadaşları olan Fransız ressam Emile Bernard’a yazılan mektup, Van Gogh ve Gauguin’in bir Fransız genelevinde yaşadıklarını anlatıyor. Sanatçıların daha önce kaleme aldıkları yazışmalardan farklı bir yerde duran ve “istisnai” bir durum içeren mektup, her iki sanatçının kişisel yaşamlarına dair ilginç detaylar da sunuyor. “Büyük bir sanat rönesansı” gerçekleştirdiğine inanan ikili, Provence’ın Arles bölgesinde beraber yaşadıkları dönemden de kısaca bahsediyor.

    Mektubun Van Gogh’un bir sinir krizi sonucu kulağını kesmesini takip eden günlerde yazıldığı belirtiliyor. Kişisel mektuplarında Van Gogh’un “iyice çıldırdığını” yazan Gauguin, Hollandalı sanatçıyla birlikte 1 yıl geçirme planını ciddi şekilde gözden geçirdiğine de değiniyor.

    Uzmanların ifade ettiğine göre 1 ve 2 Kasım 1888 tarihli mektupta sanatseverler için bu olayı tölere edecek bir unsur da var. Sanatçılar geneleve resim çalışması yapmak için gittiklerini belirtirken bu ziyaretin hayal güçleri için çok verimli olduğunu da sözlerine ekliyor.

    ​Öte taraftan 1888’in ilerleyen günlerinde Van Gogh ve Gauguin’in yaptığı çalışmalarda görülen cafe ve yerleşimlerin bu ziyaretle ilgisi olabileceği ifade ediliyor. Genelev, Van Gogh’un 1888 yılında Yellow House isimli resminde ölümsüzleştirilmişti.

    The Yellow House (The Street), 1888 by Vincent van Gogh. Photograph: Van Gogh Museum

    0
    0
    1574
  • 19-06-2020

    Netflix, yeni fantastik dizisi Cursed’ün tanıtım fragmanını izleyicilerle paylaştı. Aynı isimli New York Times çok satan romanından uyarlanan dizinin önümüzdeki aylarda tüm dünya ile aynı anda izleyicilerle buluşacağı da açıklandı.

    Kitabın yazarı Tom Wheeler ve illüstratörü Frank Miller tarafından diziye uyarlanan Cursed, izleyicileri genç kadın karakteri Nimue, nam-ı diğer Lady of the Lake ile tanıştırıyor. Kral Arthur efsanesinin yeni bir uyarlaması olan dizi, gizemli ve özel yeteneklere sahip Nimue’nin Gölün Kraliçesi’ne dönüşüm sürecini odağına alıyor.

    Annesinin ölümünün ardından yalnız kalan Nimue, Merlin’i bulmak ve ona kadim bir kılıcı teslim etmek için yola çıkar. Çıktığı yolculuk sırasında Kırmızı Paladinler ve Kral Uther ile savaşmak zorunda kalan Nimue, büyük bir kararlılıkla yoluna devam ederek bir direniş sembolü hâline gelir.

    ​Doğanın yok edilmesi, din terörü, savaşın anlamsızlığı gibi konuları merkezine alan Cursed’ün oyuncu kadrosunda ise Ölmek İçin 13 Sebep dizisinden tanıdığımız Katherine Langford’un yanı sıra Devon Terrell, Gustaf Skarsgard ve Daniel Sharman gibi isimler yer alıyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=ZLoEC_wdda0

    0
    0
    1814
  • 19-06-2020

    Netflix, ilk iki sezonuyla büyük yankı uyandıran Dark’ın üçüncü ve son sezonunun resmi fragmanını  geçtiğimiz günlerde izleyicilerle paylaşmıştı. 27 Haziran 2020’de tüm dünyada aynı anda gösterime girecek olan diziden yeni bir fragman geldi. 60’ar dakikalık 8 bölümden meydana gelecek dizinin üçüncü sezon senaristliğini Jantje Friese, yönetmenliğini ise Baran bo Odar üstleniyor.

    ​​Dark üçüncü sezonunda zaman ve mekân kavramlarını gerisinde bırakarak âdeta beynin sınırlarını zorluyor. Yeni bir dünyaya geçiş yapan Jonas Winden, buradaki kaderi üzerine düşünmeye başlıyor. Diğer dünyada kalanlar ise bu yeni durumda ne yapabilecekleri üzerine büyük bir sorgulamanın içine giriyor. Karanlık ve aydınlık arasında gidip gelen üçüncü sezon, izleyicilere yine oldukça farklı bir atmosfer vadediyor. Dizinin son sezonu karakterler üzerindeki düğümlerin de birer birer çözülmesini sağlıyor. Dark’ın üçüncü sezonu ayrıca geniş oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor. Üçüncü sezonda filmde rol alan isimler arasında Louis Hofmann, Lisa Vicari, Moritz Jahn, Paul Lux, Jördis Triebel, Maja Schöne, Mark Waschke, Andreas Pietschmann, Oliver Masucci, Karoline Eichhorn, Barbara Nüsse, Hans Diehl, Jakob Diehl, Nina Kronjäger, Sammy Scheuritzel ve Axel Werner bulunuyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=IEisFhIT41A

    0
    0
    1141
  • 18-06-2020

    Kristen Stewart, yönetmen koltuğunda Pablo Larraín’in oturacağı yeni filmi Spencer’da Prenses Diana’ya hayat verecek.

    Hollywood haber sitelerine göre Stewart’ın başrolünde oynayacağı 90'lı yılların başlarında geçen filmin senaryosu Peaky Blinders’ın yaratıcısı Steven Knight tarafından yazılacak.

    Film Prenses Diana’nın evliliğinin artık yürümediğine karar vereceği, Prens Charles ile Norfolk’taki Sandringham mülklerindeki üç günlük son Noel tatillerine odaklanacak. Prens Charles ile çalkantılı bir evliliği olan ve menfi davranışlarıyla da ön plana çıkan Diana, magazin gündeminin de önemli figürlerinden biri olmasıyla tanınıyor. Film, çocuklarıyla da özel bir ilişkisi olan Diana’nın yaşamından üç günlük bir süreyi kapsayacak ama geniş bir perspektifle birçok farklı açıdan ele alacak.

    Lady Diana Spencer ile Prens Charles 1981 yılında evlenmiş, 1992 yılında ise resmi olmamakla birlikte ayrılmışlardı. İkili 1996 yılında mahkeme kararıyla boşanırken aradan geçen sürede birçok olayla gündeme gelmiş, Kraliyet Ailesi bu durumdan büyük rahatsızlık duymuştu.

    ​Filmin önemi konusunda Deadline’a açıklama yapan yönetmen Larrain, “kadınların kendi kimliklerini oluşturma ve güçlü birer birey hâline dönüşme süreçlerinde Diana’nın oldukça değerli bir figür olduğunu” da belirtiyor.

    Filmin çekimlerine 2021 yılının başlarında başlanması ve sanal Cannes Market’te yer alması planlanıyor.

    0
    0
    1202
  • 18-06-2020

    Max Barbakow’un 2020 Sundance Film Festivali’nde büyük beğeni toplayan ilk uzun metrajlı filmi Palm Springs’in resmi fragmanı izleyicilerle paylaşıldı. Senaryosunda Barbakow ve Andy Siara’nın imzası bulunan film, küçük kız kardeşi Tala’nın düğününe giden Sarah’nın başından geçenleri anlatıyor.

    Konu itibariyle Groundhog Day’e benzemesiyle dikkat çeken filmde, kız kardeşinin düğünü için Kaliforniya Palm Springs’e giden Sarah, burada vurdum duymaz davranışlarıyla dikkat çeken Nyles ile tanışır. Aralarında tuhaf bir ilişki başlayan çift, bir süre sonra kendilerini bitmeyen bir döngünün içinde bulur. Bir süre sonra anlamını kavrayamadıkları bir döngünün içine hapsolduklarını fark eden çift, bu esareti kırarak bulundukları durumdan kurtulmanın yollarını aramaya girişir.

    Başrolünde Brooklyn Nine-Nine’daki başarılı performansıyla dikkat çeken Andy Samberg’ün rol aldığı filmin oyuncu kadrosunda Cristin Milioti, J.K. Simmons, Peter Gallagher, Camila Mendes, Tyler Hoechlin, Meredith Hagner ve Dale Dickey gibi isimler yer alıyor.

    ​Hulu tarafından gösterilecek filmin 10 Temmuz 2020’de gösterime gireceği duyuruldu. Film aynı zamanda Sundance Film Festivali’nde gösterilen ve yayın hakları en yüksek fiyata (17,5 Milyon Dolar) satılan festival filmi oldu.

    https://www.youtube.com/watch?v=CpBLtXduh_k

    0
    0
    1304
  • 18-06-2020

    Tüm filmleriyle büyük beğeni toplayan Fransız yönetmen François Ozon’un  Cannes 2020 Resmi Seçkisi’nde de yer alan yeni filmi Ête 85’ten yeni bir fragman paylaşıldı.

    Filmden paylaşılan yeni fragmanda görüldüğü gibi Ête 85, 1985 yazında 16 yaşındaki Alexis ve 18 yaşındaki David'in Normandiya sahilinde geçen yazını anlatıyor. Film, zaman kavramını ele alma biçiminin yanı sıra içerdiği cinsellik öğeleriyle de ön plana çıkan bir gençlik hikâyesi sunuyor. Filmin oyuncu kadrosunda Félix Lefebvre, Benjamin Voisin, Philippine Velge, Valeria Bruni Tedeschi ve Melvil Poupaud yer alıyor. Öte taraftan ana dili Fransızca olan filmin fragmanında ise hiçbir konuşmaya rastlanmıyor. Filmin müziklerinde ise Robert Smith ve The Cure'un imzası bulunuyor.

    ​François Ozon, daha önceki filmlerinde olduğu gibi Ête 85’in senaryosunu da kendisi üstleniyor. Yönetmen, son olarak geçtiğimiz yıl Berlin International Film Festival’inde prömiyerini yapan By the Grace of God ile gündeme gelmişti. Ête 85, 14 Temmuz 2020’de Fransa’da vizyona girecek. 

    https://www.youtube.com/watch?v=o20IOVfCkGw

    0
    0
    1159
DAHA FAZLA
Geldanlage