
İngiliz romancı Kazuo Ishiguro, Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandıktan sonra yayımlayacağı ilk romanı Klara and the Sun ile yeniden okurla buluşmaya hazırlanıyor. Kitabın merkezinde ise “yapay arkadaşlık” konusu yer alıyor.
İngiliz kitap yayıncısı Faber, 2017 yılında “dünya ile aramızdaki aldatıcı bağları açıkça ortaya koyduğu” ve “büyük bir duygusallıkla” yazmasından ötürü Nobel’e değer görülen Ishiguro’nun yeni romanı Klara and the Sun ile 2 Mart 2021’de okurla buluşacağını açıkladı.
Kazuo Ishiguro’nun Nobel’den sonra yayımlanacak ilk romanı olan eser, kendisine bir insan-sahip bulmak isteyen Klara isimli yapay varlığın mücadelesini anlatıyor. 2021 Mart’ında kitapçılardaki yerini alması beklenen roman, arkadaşlık konusundaki düşüncelerimizi ve bağlarımızı yeniden gözden geçirmemizi sağlıyor.
Roman, bir dükkânda görevli Klara isimli bir robotun çevresindeki insanları gözlemlemesi ve onları belirli koşullarda uyarmasını, aşırı duygusal tepkiler verdiklerinde onları dengelemesini konu alıyor. Faber’den yapılan açıklamaya göre ayrıca Klara, kendisini seçecek insanı ararken onları analiz etmekten de geri durmuyor.
Faber yayın yönetmeni Angus Cargill, Klara and the Sun’ın “insan kalbi hakkında şimdi ve hemen konuşan bir roman” olduğunu da sözlerine ekliyor.
Kaynak: The Guardian
Etkisi devam eden pandemi uluslararası boyutta eğlence ve film endüstrisini derinden etkilemeye devam ediyor. Bu zorlu süreç boyunca birçok festival ve film projesi iptal olurken gerçekleştirilemeyen etkinliklerin sayısı da hızla artıyor. Listeye son olarak Disney ve Lucasfilm ortaklığında gerçekleştirilen Star Wars kutlamaları da eklendi. Orijinal planda bu yılın ağustos ayında gerçekleştirilmesi planlanan kutlamalar, şu ân için 2022 yılına ertelendi.
StarWars.com’dan yapılan yazılı açıklamaya göre nisan ayındaki San Diego’s Comic-Con’un iptalinin ardından Star Wars kutlamaları da ileri bir tarihe ertelendi. Son olarak 2015 yılında gerçekleştirilen kutlamalar, Star Wars evrenine dair söyleşi ve gösterimler dâhil birçok önemli etkinliği bünyesinde barındırıyor. Kutlamaların geleceğine dair belirsizlik sürerken San Diego’s Comic-Con’da olduğu gibi dijital bir çalışmanın yürütülüp yürütülmediği ise bilinmiyor.
Star Wars kutlamalarının orijinal planda 27 ile 30 Ağustos 2020 tarihleri arasında Anaheim'ın Disneyland'daki binasında gerçekleştirilmesi düşünülüyordu. İlan edilen yeni tarihlere göre ise kutlamaların 18 ile 21 Ağustos 2022 tarihleri arasında hayata geçirilmesi planlanıyor.
Usta yönetmen Alejandro Jodorowsky, uzun bir aradan sonra yeni filmi Psychomagic, A Healing Art (Psychomagie, un art pour guérir) ile izleyicilerle yeniden buluşuyor. Prömiyeri 7 Ağustos 2020’de yapılacak filmin Alamo Drafthouse’un yeni vod (video on demand) platformu üzerinden sinemaseverlerle buluşacağı belirtiliyor.
Orson Welles, Salvador Dali, John Lennon gibi birçok ismin hayranlıkla takip ettiği yönetmenlerden olan Alejandro Jodorowsky, yeni filmi Psychomagic, A Healing Art’ta bizzat kendisi tarafından geliştirilen bir travma terapisine odaklanıyor. Performans sanatlarını insanın kendisini iyileştirebileceği bir terapi yöntemi olarak ele alan Jodorowsky, bu konuda izleyiciye oldukça zengin bir literatür de sunuyor. Kabala’dan şamanlara, Freud’dan Guirdijeff’e kadar birçok kaynaktan beslenen film, bir terapi yönteminin sinema diliyle nasıl başarılı bir şekilde birleştirilebileceğine dair de önemli bir veri sunuyor.
Alamo On Demand tarafından yapılan açıklamaya göre ayrıca, ABKCO Films etiketiyle yayımlanacak Psychomagic, A Healing Art’ın dışında Jodorowsky’nin 5 önemli filmi için de özel bir set hazırlandığı belirtiliyor.
https://www.youtube.com/watch?v=ouPdOjp8vw4
Grammy ödüllü şarkıcı Leon Bridges, Terrace Martin ortaklığıyla yayımladığı yeni şarkısı Sweeter ile müzikseverlerle buluştu. Geçtiğimiz günlerde Amerika’da polis tarafından öldürülen George Floyd’un hikâyesinden ilham alınarak kaleme alınan şarkı, son nefesini veren siyahi bir adamın ağzından dile geliyor.
Leon Bridges tarafından önümüzdeki aylarda çıkması planlanan yeni albüm için hazırlanan Sweeter, son dönemde artan ırkçı saldırıları ve polis şiddetini protesto etmek için erkenden dinleyicilerle buluşuyor. Bridges yeni şarkısı özelinde çocukluğundan itibaren gördüğü ayrımcılığı açık yüreklilikle dile getiriyor. Sweeter’in ortak yayıncısı Terrace Martin ise şarkıyı kalpten dinlenmesi gereken bir “meditasyon müziği” olarak tanımlıyor.
Sweeter’e buradan ulaşabilir ve dinleyebilirsiniz: https://sonymusicturkey.lnk.to/LeonBridgesSweeter
The Maccabees grubunun eski solisti Orlando Week'in ilk solo albümü dinleyicilerle buluştu. Türkiye’de GRGDN Müzik etiketiyle yayımlanan A Quickening (Play It Again Sam) isimli albüm, eski Indie rock grubunun başarılı dönemlerine doğru uzun bir yolculuğa çıkarıyor.
Milk Breathe, Safe in Sound ve Blood Sugar gibi teklileri içerisinde barındıran A Quickening (Play It Again Sam), eleştirmenler tarafından yeni bir akımı başlattığı gerekçesiyle oldukça beğeniliyor. Öte taraftan albüm sırasında baba olma heyecanını da yaşayan Week, bu sürecin kendisini pozitif yönde ciddi şekilde etkilediğini belirtiyor. Albüm, sanatçının heyecan, merak, endişe ve sevgi gibi yoğun biçimde yaşadığı duyguları aracısız olarak dinleyicilerle buluşturuyor.
https://www.youtube.com/watch?v=EUJtD5qHB9k
Salgın nedeniyle oldukça zor günler geçiren film endüstrisine Hollywood’dan iyi bir haber geldi. Orijinal planda 2020’nin Nisan ayında sinemaseverlerle buluşması planlanan yeni James Bond filmi No Time To Die’ın 12 Kasım 2020’de Birleşik Krallık’ta, 20 Kasım 2020’de ise Amerika’da vizyona gireceği duyuruldu.
Peşpeşe gelen festival iptali ve ertelenen film çekimi haberlerinin ardından sinema endüstrisi yeni süreç için toparlanmaya başlıyor. Bunun ilk örneklerinden biri olarak uzun zamandır heyecanla beklenen yeni James Bond filmi olan No Time To Die vizyona girmeye hazırlanıyor. Hazır olmasına rağmen sinemaların kapalı olması nedeniyle uzun süredir bekletilen film, nihayet reklam panolarındaki yerini alıyor. Başrollerini Daniel Craig, Léa Seydoux ve Ralph Fiennes’in paylaştığı No Time To Die, serinin yirmi beşinci filmi olarak izleyicilerle buluşmayı bekliyor. Kasım ayında gösterime girecek filmin yönetmenliğini ise Cary Joji Fukunaga üstleniyor.
https://www.youtube.com/watch?v=BIhNsAtPbPI
Sanatçı ve yönetmen Steve McQueen, önümüzdeki süreçte Cannes Film Festivali’nde yarışacak iki filmini geçtiğimiz günlerde Amerika’da öldürülen George Floyd’a adadı. Kariyeri boyunca Turner Prize ve Oscar gibi birçok önemli ödülü kazanmış olan McQueen, bu davranışıyla ırkçı cinayetlere daha fazla dikkat çekmek istediğini belirtiyor.
Konuyla ilgili BBC News’e açıklamalarda bulunan Steve McQueen, Mangrove ve Lovers Rock isimli filmlerin Cannes’ın 73. edisyonunda izleyicilerle buluşacağını ifade ediyor. BBC’nin “Small Axe” serisi kapsamında çekilen filmler, London West Indian’da geçen 5 hikâyeyi izleyicilerle buluşturuyor. 1960, 70 ve 80’li yıllara dair önemli tanıklıkları içerisinde barındıran filmler, içeriği kadar sosyal mesajlarıyla da izleyicileri sarsmayı amaçlıyor.
Son olarak 2018 yılında yayımlanan Look Now albümüyle dinleyiciyle buluşan Elvis Costello, yeni teklisi No Flag’i yayımladı. Costello’nun ilk dönem müziğini çağrıştıran ve punk müziğe göndermeler yapan yeni teklisi, lirik müziğiyle de dinleyicileri kendisine çekmeyi başarıyor.
Daha önce yoğun hayran baskısından dolayı bir süre yalnız kalmak istediğini açıklayan Elvis Costello, yeni teklisi için Finlandiya’nın Helsinki şehrinde uzun süredir çalışmalarını yürütüyordu. Üç gün üç gece stüdyoda geçen bir çalışmanın ürünü olan No Flag, Costello’nun bu süreçte neler yaşadığını gözler önüne seriyor. Sanatçının kimi zaman ilk dönem müziğine kimi zamansa yakın dönem çalışmalarına göz kırpann yeni teklisi, uzun bir aradan sonra Costello hayranlarına müzik dolu birkaç dakika vadediyor.
https://www.youtube.com/watch?v=w7aQtVfB-88
Sanat Tarihçisi Marc Restellini, uzun yıllar üzerinde çalıştığı ve Amedeo Modigliani’ye dair birçok önemli bilgiyi içeren çalışmalarının izinsiz olarak kopyalandığı gerekçesiyle Wildenstein Plattner Institute’ye dava açtı. Fransız gazetesi Le Monde’nin haberine göre Restellini, içerisinde birçok önemli arşiv çalışmasını da içeren dosyanın sanat tarihi çalışan isimler açısından oldukça olumsuz etkilerinin olabileceğini ifade ediyor.
Geçtiğimiz gün New York’taki yerel mahkemede kişisel arşiv ve çalışmalarının kopyalandığına dair suç duyurusunda bulunan Marc Restellini, kendisini adadığı projenin çalınmasından ötürü oldukça üzüntülü olduğunu belirtiyor. 30 yılı aşkın bir süredir bu dosya üzerinde çalıştığını söyleyen Restellini, Modigliani ile ilgili birçok önemli bilginin böylelikle suistimal edilebileceğini ifade ediyor. Suç duyurusundaki bir başka ifadeye göre ise kopyalanan arşivde sadece Restellini’ye özel olarak gün yüzüne çıkarılan çeşitli belge ve dosyalara dair de önemli bilgiler bulunuyor. 1997 yılında, daha önce vergi sahtekarlığı ve kara para aklama suçlamasıyla karşı karşıya olan kaçakçı Guy Wildenstein tarafından yönetilen Paris merkezli enstitünün bu arşivden ne gibi bir çıkarının olduğuysa belirsizliğini koruyor.
Kuzey İrlandalı Indie müzik grubu Two Door Cinema Club, yeni albümü ile kısa bir aranın ardından müzikseverlerle buluşuyor. Grubun yeni B-sides EP’si olan Lost Songs (Found), Two Door Cinema Club’ın erken döneminden bir koleksiyon niteliği taşıyor ve yedi parçadan meydana geliyor.
Türkiye’de Grgdn Müzik temsiliyle dinleyiciyle buluşan albüm, grubun 2010 yılında paylaştığı debut albümü Tourist History‘nin çoğunlukla B-sides’ı olarak ön plana çıkıyor. Albüm içerisinde ayrıca daha önce dinleyicilerle paylaşılmamış Tiptoes isimli yeni bir şarkıya da yer veriliyor. Albümde yer alan, bu yıl 10 yaşına basan Something Good Can Work parçasının orijinal demosu grup için özel bir anlam ifade ediyor ve dinleyicilerin beğenisine sunuluyor.