
Netflix, yeni fantastik dizisi Cursed’ün tanıtım fragmanını izleyicilerle paylaştı. Aynı isimli New York Times çok satan romanından uyarlanan dizinin önümüzdeki aylarda tüm dünya ile aynı anda izleyicilerle buluşacağı da açıklandı.
Kitabın yazarı Tom Wheeler ve illüstratörü Frank Miller tarafından diziye uyarlanan Cursed, izleyicileri genç kadın karakteri Nimue, nam-ı diğer Lady of the Lake ile tanıştırıyor. Kral Arthur efsanesinin yeni bir uyarlaması olan dizi, gizemli ve özel yeteneklere sahip Nimue’nin Gölün Kraliçesi’ne dönüşüm sürecini odağına alıyor.
Annesinin ölümünün ardından yalnız kalan Nimue, Merlin’i bulmak ve ona kadim bir kılıcı teslim etmek için yola çıkar. Çıktığı yolculuk sırasında Kırmızı Paladinler ve Kral Uther ile savaşmak zorunda kalan Nimue, büyük bir kararlılıkla yoluna devam ederek bir direniş sembolü hâline gelir.
Doğanın yok edilmesi, din terörü, savaşın anlamsızlığı gibi konuları merkezine alan Cursed’ün oyuncu kadrosunda ise Ölmek İçin 13 Sebep dizisinden tanıdığımız Katherine Langford’un yanı sıra Devon Terrell, Gustaf Skarsgard ve Daniel Sharman gibi isimler yer alıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=ZLoEC_wdda0
Netflix, ilk iki sezonuyla büyük yankı uyandıran Dark’ın üçüncü ve son sezonunun resmi fragmanını geçtiğimiz günlerde izleyicilerle paylaşmıştı. 27 Haziran 2020’de tüm dünyada aynı anda gösterime girecek olan diziden yeni bir fragman geldi. 60’ar dakikalık 8 bölümden meydana gelecek dizinin üçüncü sezon senaristliğini Jantje Friese, yönetmenliğini ise Baran bo Odar üstleniyor.
Dark üçüncü sezonunda zaman ve mekân kavramlarını gerisinde bırakarak âdeta beynin sınırlarını zorluyor. Yeni bir dünyaya geçiş yapan Jonas Winden, buradaki kaderi üzerine düşünmeye başlıyor. Diğer dünyada kalanlar ise bu yeni durumda ne yapabilecekleri üzerine büyük bir sorgulamanın içine giriyor. Karanlık ve aydınlık arasında gidip gelen üçüncü sezon, izleyicilere yine oldukça farklı bir atmosfer vadediyor. Dizinin son sezonu karakterler üzerindeki düğümlerin de birer birer çözülmesini sağlıyor. Dark’ın üçüncü sezonu ayrıca geniş oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor. Üçüncü sezonda filmde rol alan isimler arasında Louis Hofmann, Lisa Vicari, Moritz Jahn, Paul Lux, Jördis Triebel, Maja Schöne, Mark Waschke, Andreas Pietschmann, Oliver Masucci, Karoline Eichhorn, Barbara Nüsse, Hans Diehl, Jakob Diehl, Nina Kronjäger, Sammy Scheuritzel ve Axel Werner bulunuyor.
https://www.youtube.com/watch?v=IEisFhIT41A
Kristen Stewart, yönetmen koltuğunda Pablo Larraín’in oturacağı yeni filmi Spencer’da Prenses Diana’ya hayat verecek.
Hollywood haber sitelerine göre Stewart’ın başrolünde oynayacağı 90'lı yılların başlarında geçen filmin senaryosu Peaky Blinders’ın yaratıcısı Steven Knight tarafından yazılacak.
Film Prenses Diana’nın evliliğinin artık yürümediğine karar vereceği, Prens Charles ile Norfolk’taki Sandringham mülklerindeki üç günlük son Noel tatillerine odaklanacak. Prens Charles ile çalkantılı bir evliliği olan ve menfi davranışlarıyla da ön plana çıkan Diana, magazin gündeminin de önemli figürlerinden biri olmasıyla tanınıyor. Film, çocuklarıyla da özel bir ilişkisi olan Diana’nın yaşamından üç günlük bir süreyi kapsayacak ama geniş bir perspektifle birçok farklı açıdan ele alacak.
Lady Diana Spencer ile Prens Charles 1981 yılında evlenmiş, 1992 yılında ise resmi olmamakla birlikte ayrılmışlardı. İkili 1996 yılında mahkeme kararıyla boşanırken aradan geçen sürede birçok olayla gündeme gelmiş, Kraliyet Ailesi bu durumdan büyük rahatsızlık duymuştu.
Filmin önemi konusunda Deadline’a açıklama yapan yönetmen Larrain, “kadınların kendi kimliklerini oluşturma ve güçlü birer birey hâline dönüşme süreçlerinde Diana’nın oldukça değerli bir figür olduğunu” da belirtiyor.
Filmin çekimlerine 2021 yılının başlarında başlanması ve sanal Cannes Market’te yer alması planlanıyor.
Max Barbakow’un 2020 Sundance Film Festivali’nde büyük beğeni toplayan ilk uzun metrajlı filmi Palm Springs’in resmi fragmanı izleyicilerle paylaşıldı. Senaryosunda Barbakow ve Andy Siara’nın imzası bulunan film, küçük kız kardeşi Tala’nın düğününe giden Sarah’nın başından geçenleri anlatıyor.
Konu itibariyle Groundhog Day’e benzemesiyle dikkat çeken filmde, kız kardeşinin düğünü için Kaliforniya Palm Springs’e giden Sarah, burada vurdum duymaz davranışlarıyla dikkat çeken Nyles ile tanışır. Aralarında tuhaf bir ilişki başlayan çift, bir süre sonra kendilerini bitmeyen bir döngünün içinde bulur. Bir süre sonra anlamını kavrayamadıkları bir döngünün içine hapsolduklarını fark eden çift, bu esareti kırarak bulundukları durumdan kurtulmanın yollarını aramaya girişir.
Başrolünde Brooklyn Nine-Nine’daki başarılı performansıyla dikkat çeken Andy Samberg’ün rol aldığı filmin oyuncu kadrosunda Cristin Milioti, J.K. Simmons, Peter Gallagher, Camila Mendes, Tyler Hoechlin, Meredith Hagner ve Dale Dickey gibi isimler yer alıyor.
Hulu tarafından gösterilecek filmin 10 Temmuz 2020’de gösterime gireceği duyuruldu. Film aynı zamanda Sundance Film Festivali’nde gösterilen ve yayın hakları en yüksek fiyata (17,5 Milyon Dolar) satılan festival filmi oldu.
https://www.youtube.com/watch?v=CpBLtXduh_k
Tüm filmleriyle büyük beğeni toplayan Fransız yönetmen François Ozon’un Cannes 2020 Resmi Seçkisi’nde de yer alan yeni filmi Ête 85’ten yeni bir fragman paylaşıldı.
Filmden paylaşılan yeni fragmanda görüldüğü gibi Ête 85, 1985 yazında 16 yaşındaki Alexis ve 18 yaşındaki David'in Normandiya sahilinde geçen yazını anlatıyor. Film, zaman kavramını ele alma biçiminin yanı sıra içerdiği cinsellik öğeleriyle de ön plana çıkan bir gençlik hikâyesi sunuyor. Filmin oyuncu kadrosunda Félix Lefebvre, Benjamin Voisin, Philippine Velge, Valeria Bruni Tedeschi ve Melvil Poupaud yer alıyor. Öte taraftan ana dili Fransızca olan filmin fragmanında ise hiçbir konuşmaya rastlanmıyor. Filmin müziklerinde ise Robert Smith ve The Cure'un imzası bulunuyor.
François Ozon, daha önceki filmlerinde olduğu gibi Ête 85’in senaryosunu da kendisi üstleniyor. Yönetmen, son olarak geçtiğimiz yıl Berlin International Film Festival’inde prömiyerini yapan By the Grace of God ile gündeme gelmişti. Ête 85, 14 Temmuz 2020’de Fransa’da vizyona girecek.
https://www.youtube.com/watch?v=o20IOVfCkGw
İngiliz romancı Kazuo Ishiguro, Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandıktan sonra yayımlayacağı ilk romanı Klara and the Sun ile yeniden okurla buluşmaya hazırlanıyor. Kitabın merkezinde ise “yapay arkadaşlık” konusu yer alıyor.
İngiliz kitap yayıncısı Faber, 2017 yılında “dünya ile aramızdaki aldatıcı bağları açıkça ortaya koyduğu” ve “büyük bir duygusallıkla” yazmasından ötürü Nobel’e değer görülen Ishiguro’nun yeni romanı Klara and the Sun ile 2 Mart 2021’de okurla buluşacağını açıkladı.
Kazuo Ishiguro’nun Nobel’den sonra yayımlanacak ilk romanı olan eser, kendisine bir insan-sahip bulmak isteyen Klara isimli yapay varlığın mücadelesini anlatıyor. 2021 Mart’ında kitapçılardaki yerini alması beklenen roman, arkadaşlık konusundaki düşüncelerimizi ve bağlarımızı yeniden gözden geçirmemizi sağlıyor.
Roman, bir dükkânda görevli Klara isimli bir robotun çevresindeki insanları gözlemlemesi ve onları belirli koşullarda uyarmasını, aşırı duygusal tepkiler verdiklerinde onları dengelemesini konu alıyor. Faber’den yapılan açıklamaya göre ayrıca Klara, kendisini seçecek insanı ararken onları analiz etmekten de geri durmuyor.
Faber yayın yönetmeni Angus Cargill, Klara and the Sun’ın “insan kalbi hakkında şimdi ve hemen konuşan bir roman” olduğunu da sözlerine ekliyor.
Kaynak: The Guardian
Etkisi devam eden pandemi uluslararası boyutta eğlence ve film endüstrisini derinden etkilemeye devam ediyor. Bu zorlu süreç boyunca birçok festival ve film projesi iptal olurken gerçekleştirilemeyen etkinliklerin sayısı da hızla artıyor. Listeye son olarak Disney ve Lucasfilm ortaklığında gerçekleştirilen Star Wars kutlamaları da eklendi. Orijinal planda bu yılın ağustos ayında gerçekleştirilmesi planlanan kutlamalar, şu ân için 2022 yılına ertelendi.
StarWars.com’dan yapılan yazılı açıklamaya göre nisan ayındaki San Diego’s Comic-Con’un iptalinin ardından Star Wars kutlamaları da ileri bir tarihe ertelendi. Son olarak 2015 yılında gerçekleştirilen kutlamalar, Star Wars evrenine dair söyleşi ve gösterimler dâhil birçok önemli etkinliği bünyesinde barındırıyor. Kutlamaların geleceğine dair belirsizlik sürerken San Diego’s Comic-Con’da olduğu gibi dijital bir çalışmanın yürütülüp yürütülmediği ise bilinmiyor.
Star Wars kutlamalarının orijinal planda 27 ile 30 Ağustos 2020 tarihleri arasında Anaheim'ın Disneyland'daki binasında gerçekleştirilmesi düşünülüyordu. İlan edilen yeni tarihlere göre ise kutlamaların 18 ile 21 Ağustos 2022 tarihleri arasında hayata geçirilmesi planlanıyor.
Usta yönetmen Alejandro Jodorowsky, uzun bir aradan sonra yeni filmi Psychomagic, A Healing Art (Psychomagie, un art pour guérir) ile izleyicilerle yeniden buluşuyor. Prömiyeri 7 Ağustos 2020’de yapılacak filmin Alamo Drafthouse’un yeni vod (video on demand) platformu üzerinden sinemaseverlerle buluşacağı belirtiliyor.
Orson Welles, Salvador Dali, John Lennon gibi birçok ismin hayranlıkla takip ettiği yönetmenlerden olan Alejandro Jodorowsky, yeni filmi Psychomagic, A Healing Art’ta bizzat kendisi tarafından geliştirilen bir travma terapisine odaklanıyor. Performans sanatlarını insanın kendisini iyileştirebileceği bir terapi yöntemi olarak ele alan Jodorowsky, bu konuda izleyiciye oldukça zengin bir literatür de sunuyor. Kabala’dan şamanlara, Freud’dan Guirdijeff’e kadar birçok kaynaktan beslenen film, bir terapi yönteminin sinema diliyle nasıl başarılı bir şekilde birleştirilebileceğine dair de önemli bir veri sunuyor.
Alamo On Demand tarafından yapılan açıklamaya göre ayrıca, ABKCO Films etiketiyle yayımlanacak Psychomagic, A Healing Art’ın dışında Jodorowsky’nin 5 önemli filmi için de özel bir set hazırlandığı belirtiliyor.
https://www.youtube.com/watch?v=ouPdOjp8vw4
Grammy ödüllü şarkıcı Leon Bridges, Terrace Martin ortaklığıyla yayımladığı yeni şarkısı Sweeter ile müzikseverlerle buluştu. Geçtiğimiz günlerde Amerika’da polis tarafından öldürülen George Floyd’un hikâyesinden ilham alınarak kaleme alınan şarkı, son nefesini veren siyahi bir adamın ağzından dile geliyor.
Leon Bridges tarafından önümüzdeki aylarda çıkması planlanan yeni albüm için hazırlanan Sweeter, son dönemde artan ırkçı saldırıları ve polis şiddetini protesto etmek için erkenden dinleyicilerle buluşuyor. Bridges yeni şarkısı özelinde çocukluğundan itibaren gördüğü ayrımcılığı açık yüreklilikle dile getiriyor. Sweeter’in ortak yayıncısı Terrace Martin ise şarkıyı kalpten dinlenmesi gereken bir “meditasyon müziği” olarak tanımlıyor.
Sweeter’e buradan ulaşabilir ve dinleyebilirsiniz: https://sonymusicturkey.lnk.to/LeonBridgesSweeter
The Maccabees grubunun eski solisti Orlando Week'in ilk solo albümü dinleyicilerle buluştu. Türkiye’de GRGDN Müzik etiketiyle yayımlanan A Quickening (Play It Again Sam) isimli albüm, eski Indie rock grubunun başarılı dönemlerine doğru uzun bir yolculuğa çıkarıyor.
Milk Breathe, Safe in Sound ve Blood Sugar gibi teklileri içerisinde barındıran A Quickening (Play It Again Sam), eleştirmenler tarafından yeni bir akımı başlattığı gerekçesiyle oldukça beğeniliyor. Öte taraftan albüm sırasında baba olma heyecanını da yaşayan Week, bu sürecin kendisini pozitif yönde ciddi şekilde etkilediğini belirtiyor. Albüm, sanatçının heyecan, merak, endişe ve sevgi gibi yoğun biçimde yaşadığı duyguları aracısız olarak dinleyicilerle buluşturuyor.
https://www.youtube.com/watch?v=EUJtD5qHB9k