NELER OLUYOR
  • 21-04-2021

    Son olarak Phantom Thread ile seyircisiyle buluşan Paul Thomas Anderson’ın, geçen yaz salgın sırasında çalışmalarına başladığı filmi Soggy Bottom’ın 25 Aralık 2021’de vizyona gireceği duyuruldu. Film, 2021’in en çok beklenen filmleri arasında yer almasına rağmen bugüne kadar 2021 yılı içerisinde vizyona girip girmeyeceği konusunda net bir bilgi verilmemişti.

    Oyuncu kadrosunun tamamı açıklanmasa da daha önce Soggy Bottom’da Philip Seymour Hoffman’ın oğlu Cooper Hoffman'ın yanı sıra Bradley Cooper, Alana Haim, Benny Safdie, Nate Mann ve Mary Elizabeth Ellis'in de filmde yer aldığı bildirilmişti. 26 Kasım 2021’de sınırlı bir gösterimin ardından 25 Aralık 2021’de vizyona girecek olan filmin yapımcılığını, senaryosunu ve yönetmenliğini Paul Thomas Anderson ile birlikte Sara Murphy’nin üstlendiği de doğrulandı.

    Soggy Bottom, 1970'lerin San Fernando Vadisi'nde, bir lise öğrencisi ve başarılı bir çocuk oyuncu (Hoffman), eski tip bir yapımcı / yönetmen (Cooper) ve bir politikacının (Safdie) hikâyesine odaklanıyor. Filmin Türkiye’de ne zaman vizyona gireceği ise merak konusu.

    ​Kaynak: The Film Stage

    0
    0
    1925
  • 19-04-2021

    Bu yıl 74’üncüsü gerçekleşecek Cannes Film Festivali’nin açılışı Leos Carax’ın başrollerinde Adam Driver ve Marion Cotillard’ın yer aldığı romantik müzikal filmi Annette ile 6 Temmuz’da yapılacak.

    74. Cannes Film Festivali 6-17 Temmuz'da fiziksel bir festivale ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Geçen yıl koronavirüs ile dijital ortama taşınması sebebiyle pek çok ana başlık ertelenmişti. Bu yıl tarih de başta olmak üzere festival ile bilgiler sürekli güncelleniyor.

    Holy MotorsPola XThe Lovers on the Bridge gibi kült filmlerin yönetmeni Carax’ın ilk İngilizce filmi olacak Annette, festivalle eş zamanlı olarak Fransa’da da vizyona girecek. Ayrıca Carax, dokuz yıl aradan sonra festivalde Altın Palmiye için de yarışacak.

    Los Angeles’ta geçen Annette, stand-up komedyeni Henry ve uluslararası üne sahip opera sanatçısı Ann'in, mükemmel bir çift portresi çizen ikilinin, hayatlarının sıra dışı bir kadere sahip gizemli bir kız olan ilk çocukları Annette'in doğumu ile değişmesini konu alıyor. Filmde Driver ve Cotillard'a Simon Helberg eşlik edecek. 

    Filmin orijinal müzikleri Ron ve Russell Mael tarafından 1971 yılında kurulan art-rock band Sparks tarafından hazırlandı. Filmin yapımcılığını Charles Gillibert, Paul-Dominique Vacharasinthu, Adam Driver, Amazon Studios, Arte ve Canal Plus üstlendi. Uluslararası alanda film Kinology; Amerika ve Kanada hakları ise Amazon Studios tarafından temsil ediliyor.

    Cannes Film Festivali başkanı Pierre Lescure, “Leos Carax’ın her filmi bir olaydır. Bu film de vaatlerini yerine getiriyor. Annette, sinema, müzik ve kültür severler için geçtiğimiz yıldan beri özlem duyduğumuz bir hediye” ifadelerinde bulundu.

    Cannes Film Festivali Şefi Thierry Frémaux ise açıklamasında, “Filmlerin ihtişamını ortaya koyan Palais des festivals'de sinema ve beyazperdeyle daha güzel bir buluşma hayal edemezdik.” sözlerine ek olarak, “Carax'ın sineması, sinemanın modernliğinin ve sonsuzluğunun sırrını yaratan güçlü jestlerin, gizemli simyaların bir ifadesidir.” dedi.

    Kaynak: VarietyDeadline

    https://www.youtube.com/watch?v=068aFF8fOIA

    0
    0
    1906
  • 18-04-2021

    İngiltere’de banyo malzemeleri sağlayan QS Supplies, evlerimizin en özel dinlenme yerlerinden biri olan banyolarımızı altı ünlü tablodan ilhamla nasıl yenileyebileceğimizi göstermek üzere özel bir çalışma gerçekleştirdi. Evlerin genellikle en küçük ama en yaratıcı olunabilecek alanlarından biri olan banyolar, bugüne kadar sanatçılar için de birer mabet alanı oldular.

    QS Supplies’ın dijital banyo yenilemelerinde ilk olarak karşımıza Viktorya dönemi iç mekânları ile tanınan Perkins Harnly’nin “Bathroom” (1935) tablosu çıkıyor. Bu zarif, özel Viktorya dönemi banyosu 20. yüzyılın minimalist trendlerinden çok uzak bir şekilde tasarlanmış. İkinci sırada ise "post-soyut gerçekçi" bir tarzda resim yapan Kolombiyalı sanatçı Fernando Botero’nun “The Bathroom” (1995) tablosu ile karşılaşıyoruz. Botero’nun bellekten süzülmüş gerçekçi bir dünyayı çağrıştırıyor ve banyosunun figürü, armatürleri ve mobilyaları gerçeğinden daha gerçekçi hissetmek için büyüyor. Üçüncü sırada Roy Lichtenstein’ın “Bathroom” (1961) tablosunu görüyoruz. Bu banyo, pop sanatçısı Lichtenstein'ın 1960'larda yarattığı yetmiş siyah-beyaz eserden biridir. Lichtenstein'ın banyosu gösterişli olmadan şık bir süit arayan ev sahipleri için mükemmel bir model olabilir. Dördüncü sırada gördüğümüz tablo ise Carl Larsson’ın “Bathroom Scene – Lisbeth” (1909) tablosu oluyor. Vintage tarzı ile Larsson’un Arts and Crafts banyosu, her ayrıntıya çok dikkat ettiğiniz sürece banyonuz için ne kadar para harcadığınızın önemli olmadığını gösteriyor. Beşinci sırada ise “Çığlık” tablosu ile tanıdığımız Norveçli sanatçı Edvard Munch’ın “Marat in the Bath and Charlotte Corday” (1930) tablosu karşımıza çıkıyor. Bu karşılaştığımız en eğlenceli banyo değil. Ancak mermer kullanımı sahneye bir ihtişam ve temizlik katıyor. Son olarak ise renklerden ilham alanlar için Fransız ressam Pierre Bonnard’ın “Nude in Bath” (1925) tablosunu görüyoruz. Japon baskılarından ve Paul Gauguin'in çalışmalarından etkilenen bir post-empresyonist olan Bonnard, aynı zamanda ortağı Marthe de Méligny’nin tıbbi nedenlerle her gün banyo yaptığı ve onu 300'den fazla kez resmettiği için bir banyo uzmanıydı.

    Görsel sıralaması:
    1. Perkins Harnly – Bathroom (1935)
    2. Fernando Botero - The Bathroom (1995)
    3. Roy Lichtenstein – Bathroom (1961)
    4. Carl Larsson - Bathroom Scene - Lisbeth (1909)
    5. Edvard Munch - Marat in the Bath and Charlotte Corday (1930)
    6. Pierre Bonnard - Nude in Bath (1925)

    Kaynak: QS Supplies

    0
    0
    4568
  • 15-04-2021

    Yönetmen Jim Jarmusch, Fransız moda evi Saint Laurent için oyuncu kadrosunda Charlotte Gainsbourg, Indya Moore, Julianne Moore, Chloë Sevigny ve Leo Reilly’nin yer aldığı bir kısa filmle geri döndü.

    En son zombi filmi The Dead Don’t Die ile izleyiciyle buluşan Jarmusch’un yeni projelerinden haberdar değildik. Ancak şimdi Saint Laurent’in tasarımcısı Anthony Vaccarello’nun sanat yönetmenliğinde markanın ilkbahar/yaz 2021 kreasyonu için çektiği dokuz dakikalık kısa filmi French Water ile adından söz ettiriyor.

    ​C. Reilly'nin model ve aktör oğlu Leo Reilly'nin canlandırdığı, elinde içi su ile dolu bardaklar olan bir tepsi tutan şaşkın bir garsonun perspektifinde çekilen filmde, biten bir partide konuklar Charlotte Gainsbourg’u arıyor. Gainsbourg ise film boyunca farklı kıyafetlerle bir görünüp bir kayboluyor. Arkadaşlarını arayan Indya Moore, Julianne Moore, Chloë Sevigny ise fısıldaşıyorlar, yürüyorlar, arıyorlar ve her kamera açısına girdiklerinde kreasyondan farklı bir kıyafetle karşımıza çıkıyorlar. Gerçeküstü ve gizemli bir rüya tadındaki filme Noveller ve The Brian Jonestown Massacre’nin müzikleri eşlik ediyor.

    Saint Laurent, yılın ilk günlerinde Gaspar Noé'nin başrolünde Charlotte Rampling’in yer aldığı Summer of ’21 başlıklı kısa filmini yayımlamıştı. Habere buradan ulaşabilirsiniz.

    ​Kaynak: Variety ve The Film Stage

    0
    0
    1946
  • 15-04-2021

    The Rolling Stones’un ana vokalisti, kurucu üyesi Mick Jagger ve Nirvana grubunun eski davulcusu, Foo Fighters’ın vokalisti Dave Grohl karantina döneminde hazırladıkları Eazy Sleazy adlı şarkıyı yayımladılar.

    Mick Jagger’ın yazdığı şarkının vokal ve gitarlarında sanatçının kendisi yer alırken, Dave Grohl gitar, bas ve kendine has güçlü davul sound’uyla yer alıyor. Günümüzü anlatan, enerji dolu, rock’n roll tavırlı bir hiciv şarkısı olan Eazy Sleazy’de Jagger alaycı mizahla karantinada yaşadığımız hayatı “Zoom görüşmeleri”, “bu hapishane duvarlarındaki ev”, “gösterişli kitaplar”, “sahte alkışlar” ve “çok fazla TV” sözleriyle ele alıyor. Şarkının klibinde ise Jagger evinde, Grohl ise Foo Fighters stüdyosunda gerçekleştirdiği performans ile yer alıyor.

    Mick Jagger, Eazy Sleazy şarkısı için şunları söylüyor: “Bu, çok ihtiyaç duyulan bir iyimserlikle karantinadan çıkma hakkında yazdığım bir şarkı. Davul, bas ve gitar için Dave Grohl’a teşekkürler, onunla çalışmak çok eğlenceliydi. Umarım hepiniz Eazy Sleazy’den hoşlanırsınız.”

    ​Dave Grohl ise şarkıyı şu sözlerle açıklıyor: “Bu şarkıyı Sir Mick ile kaydetmenin benim için ne anlama geldiğini kelimelere dökmek zor. Gerçekleşen bir hayalin ötesinde. Tam hayatın daha çılgın olamayacağını düşündüğümde ve şüphesiz yazın şarkısı!”

    https://www.youtube.com/watch?v=MN9YLLQl7gE

    0
    0
    1543
  • 14-04-2021

    Sally Rooney’nin eylül ayında yayımlanacak üçüncü romanı Beautiful World, Where Are You’nun kapak fotoğrafı yayımlandı. Jon Gray'in tasarladığı kitap kapağının üzerindeki illüstrasyonlar Manshen Lo'ya ait.

    Dünya çapında okurun ilgisini çeken, ödüller alan, Y kuşağının temsilcisi olarak görülen ve diziye uyarlanan iki romanı Arkadaşlarla Sohbetler ve Normal İnsanlar ile tanıdık Rooney’i. Üçüncü romanı olan Beautiful World, Where Are You, 7 Eylül 2021’de Faber etiketiyle yayımlanacak.

    Rooney, bizleri yine Y kuşağını odağına alan bir romanda bir araya getirecek gibi görünüyor. Romanın açıklamasında “arkadaşlık ve seks, sanat ve inanç, güç ve aşk kitabı” ifadeleri yer alıyor. Hikâye, 20’li yaşlarının sonunda kendilerini çok farklı hayatlar yaşarken bulan iki çok yakın arkadaş Alice ve Eileen’ın etrafında dönüyor. Roman yazarı olan Alice tanıştığı Felix adındaki bir adamla Roma'ya uçarken, Eileen Dublin'de bir ayrılık yaşıyor ve çocukluk arkadaşı Simon ile flört etmeye başlıyor. Alice ve Eileen'in arkadaşlığının çoğu aralarındaki mesafe nedeniyle e-posta üzerinden ilerliyor.

    Kapak hakkında Jon Gray yaptığı açıklamada “Bu kitap, dört karakterin iç içe geçmiş yaşamlarının mükemmel bir keşfi. Kapaktaki erimiş delikler gibi bulutların arasından içlerindeki karakterleri açığa çıkarıyormuş gibi hissettirmek istedim." diyor.

    Yayınevi Faber’in açıklaması ise şöyle: “Alice, Felix, Eileen ve Simon hâlâ genç. Ama hayat onlara yetişiyor. Birbirlerini arzuluyorlar, birbirlerini kandırıyorlar, bir araya geliyor, parçalanıyorlar. Güzel bir dünyanın varlığına inanmanın bir yolunu bulabilecekler mi?”

    ​Kitap ile ayrıntılara buradan ulaşabilirsiniz. 

    0
    0
    2911
  • 14-04-2021

    Natalie Portman, Elena Ferrante’nin aynı adlı romanından uyarlanacak HBO filmi The Days of Abandonment’in (Sen Gittin Gideli) yapımcılığını ve başrolünü üstlenecek.

    Yönetmenliğini Maggie Betts’in üstleneceği, yapım aşamasında olan The Days of Abandonment, istikrarlı bir ev hayatı için kendi hayallerinden vazgeçen Tess’in (Portman) kocası tarafından terk edildiğinde hayatının alt üst olmasını konu alıyor. Uyarlamasını ve yönetmenliğini Maggie Betts’in yapacağı filmin yapımcılığını Natalie Portman, Maggie Betts ve Sophie Mas birlikte üstlenecek. Ayrıca filmin oyuncu kadrosunda Portman ile birlikte Sophie Mas da yer alacak.

    Geçenlerde Portman’ın Laura Lippman’ın aynı adlı romanından uyarlanacak Apple+ dizisi Lady in the Lake’te Lupita Nyong’o ile birlikte rol alacağı açıklanmıştı.

    Kaynak: Variety

    0
    0
    1996
  • 13-04-2021

    Elektronik müziğin dünyaca ünlü isimlerinden biri olan Solomun’un “The Center Will Not Hold” isimli yeni teklisi Türkiye’de GRGDN Müzik’in temsil ettiği NINL etiketiyle müzikseverlerle buluştu.

    Bosnalı-Alman sanatçı Solomun’un 7 Mayıs 2021’de yayımlayacağı Nobody Is Not Loved isimli albümünün bir parçası olan şarkı dinleyiciye melankoliyle enerjinin birlikte harmanlandığı taptaze bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Oldukça yumuşak ve nazik başlangıcına yeni elementler ekleyerek devam eden “The Center Will Not Hold” tıpkı bir yağmur ormanında, bir yapraktan damlayan suyun süzülüp düşerek bir dereye, akarsuya, bir dalgaya dönüşerek büyümesi gibi ilerleyerek bambaşka bir boyut alıyor. Şarkı müziğin doruğuna daha büyük bir güçle ulaşabilmek için en heyecan verici noktasına geldiğinde yavaşlayıp alçalıyor.

    ​DJ’in yakında yayımlayacağı on iki parçadan oluşan Nobody Is Not Loved isimli yeni albümünde Jamie Foxx, Planningtorock, Zoot Woman, Anne Clark gibi birçok ünlü isimle yaptığı iş birlikleri de yer alıyor.

    0
    0
    1512
  • 12-04-2021

    İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi (BAFTA) Ödülleri dün gece Londra’daki Royal Albert Hall’da seyircisiz olarak gerçekleşen tören ile sahiplerini buldu. Edith Bowman ve Dermot O’Leary sunduğu törene tüm adaylar çevrim içi, ödülleri sunan isimler ise fiziki olarak katılım sağladı.

    Nomadland En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Görüntü Yönetmeni olmak üzere toplam dört ödül alarak gecenin en dikkat çeken filmi oldu. Filminin yönetmeni Chloé Zhao ise BAFTA’da En İyi Yönetmen dalında ödül kazanan ikinci kadın oldu. En İyi Erkek Oyuncu ödülü The Father filmi ile Anthony Hopkins’e, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü Judas and the Black Messiah filmindeki rolüyle Daniel Kaluuya’a verildi. Yuh-Jung Youn ise Minari’deki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü. En İyi Kadın Oyuncu ödülünü ise Nomadland filmindeki performansı ile Frances Mcdormand kazandı.

    2021 BAFTA Ödüllerinin Kazananları:

    En İyi Film: Nomadland
    En İyi Yönetmen: Cloé Zhao, Nomadland
    En İyi Kadın Oyuncu: Frances Mcdormand, Nomadland
    En İyi Erkek Oyuncu: Anthony Hopkins, The Father
    En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Yuh-Jung Youn, Minari
    En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Daniel Kaluuya, Judas and The Black Messiah
    Yükselen Yıldız: Bukky Bakray
    En İyi Belgesel: My Octopus Teacher
    En İyi Animasyon: Soul
    En İyi İngiliz Filmi: Promising Young Woman
    İngilizce Olmayan En İyi Film: Another Round
    En İyi Orijinal Senaryo: Promising Young Woman, Emerald Fennell
    En İyi Uyarlama Senaryo: Christopher Hampton, Florian Zeller, The Father
    En İyi Çıkış Yapan İngiliz Senarist, Yönetmen ya da Yapımcı: His House, Remi Weekes
    En İyi Kurgu: Sound Of Metal, Mikkel E.G. Nielsen
    En İyi Görüntü Yönetmeni: Nomadland, Joshua James Richards
    ​En İyi Orijinal Müzik: Soul

    0
    0
    1759
  • 05-04-2021

    Indie pop’un sevilen isimlerinden dünyaca ünlü Belçikalı müzik grubu Oscar and the Wolf’un “James” isimli yeni teklisi Türkiye’de GRGDN Müzik’in temsil ettiği [PIAS] etiketiyle yayımlandı. Max Colombie’nin şimdiye kadar yazdığı şarkılardan çok daha farklı, keyifli ve kederli bir müzik deneyimi olan “James” ilişkilerden, arkadaşlıklardan ve aşklardan iham alıyor.

    Max Colombie önderliğindeki grubun bu yeni teklisi ismini şarkının kaydı için stüdyoya girildiği gün dünyaya gelen Colombie’nin yeğeni James’ten alıyor. Colombie ulaşmak istediği noktanın ışık ve karanlık arasındaki denge olduğunu söylüyor ve modern R&B, elektro-pop, bağımsız rock tarzındaki şarkılarının kaynağını hüzün, mutluluk, aşk ve alacakaranlık temaları oluştururken “James” ile bunlara doğaüstü bir enerji de katıyor.

    Colombie, yeni şarkısında Fransız ve İtalyanların yaşayış tarzlarından, kıyafetlerinden, fotoğraflarından ve filmlerinden etkilendiğini belirtiyor. Sözlerinden müziğine, tüm şarkıyı rüyasında yazdığını söyleyen Colombie, uyandığında “James”in tastamam olduğunu ekliyor.

    ​Türkiye’de çok büyük bir hayran kitlesine sahip olan ve klavye ve DJ’liğini Türk asıllı müzisyen Ozan Bozdağ’ın üstendiği Oscar and the Wolf, geçtiğimiz yıllarda İstanbul, Bursa, Bodrum, İzmir gibi çeşitli şehirlerde çok sayıda performans sergiledi ve konser biletleri dakikalar içerisinde tükendi.

    https://www.youtube.com/watch?v=1m53G9nIfQA

    0
    0
    2941
DAHA FAZLA
Geldanlage