09 NİSAN, PERŞEMBE, 2015

Film Yapmak Bende Tekrar Merak Uyandırıyor

La Libertad (2001) ile yaptığı radikal ve etkili çıkıştan sonra on dört yılda çağdaş art-house sinemasının en başarılı ve özgün isimlerinden biri haline gelen Arjantinli yönetmen Lisandro Alonso önümüzdeki hafta İstanbul Film Festivali'nde kapsamlı bir retrospektifle onurlandırılacak. Halüsinatif bir etkiye sahip yeni filmi Jauja ile birlikte kariyerinde yeni bir döneme giren yönetmen ilk defa, isim yapmış bir aktörle, Viggo Mortensen ile beraber çalışıyor. 19. yüzyılda yaşayan Danimarkalı bir kâşifin Arjantin çölüne yaptığı yolculuk sırasında kendi zihninin gizemlerine kapılmasını anlatan hikaye, rüyavari bir mantık üzerine kuruluyor. Geçtiğimiz mayıs ayında, Jauja'nın FIPRESCI ödülünü kazandığı Cannes Film Festivali’nde Alonso'yla tanışma fırsatını yakaladık.

Röportaj:Nando Salvá

Film Yapmak Bende Tekrar Merak Uyandırıyor

Jauja kariyeriniz için bir sıçrayışı ifade ederken aynı zamanda sizi bir adım ileri götürüyor. Filmi yaparken bunun farkında mıydınız?

Evet, bu film karanlığın içine gerçek bir atlayış gibi oldu. Yıllar önce ilk filmimi yaparken tattığım özgürlük duygusunu geri kazandığımı hissediyorum. Profesyonel aktörler, yabancı dilde diyaloglar ve belirli bir tarihsel bağlam gibi yeni araçlarla çalışmak daha önceki filmlerimde eksik olan enerjiyi ve sevinci verdi. Film yapmak bende tekrar merak uyandırıyor. Kitabımın son sayfasını bitirmişim ve yeni bir kitap yazacakmışım gibi hissediyorum. Heyecanlıyım çünkü yenisinin nasıl bir şey olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.

Kendinizi bir sinemacı olarak yeniden keşfetmenizde şair Fabian Casas'la yaptığınız işbirliği ne kadar etkili oldu?

Bu işbirliği, keşfimin temelini oluşturdu diyebilirim. Onunla çalışmak hikayeye daha oyunbaz bir şekilde yaklaşmamı sağladı. Hintlileri kadın kıyafetleri içinde betimleme, bir mağara içinde gerçeküstü bir ortam yaratma ya da Danimarka’ya kaçışı canlandırmak için günümüze bir zaman yolculuğu yapma cesaretini onun sayesinde buldum. Bunları tek başıma yapamazdım. Fabian, aklında bir şablonla çalışmaya alışık olmadığından daha özgürce davranabiliyordu ve bu da bana unuttuğum keyifli çalışma yeteneğini yeniden kazandırdı.

Profesyonel aktörlerle çalışmaktan biraz bahsedebilir misiniz? Viggo Mortensen'le çalışmak sizin için nasıldı?

Viggo büyük jestlerin aktörü. Gülümseyişi ya da herhangi bir hareketiyle kelimelerden daha fazlasını anlatabileceğini çok iyi biliyor. Oynadığı karakter, Dinesen, hikayede fiziksel ve psikolojik bir arayış içine giriyor ve o boşluk daha kasvetli bir hale büründükçe gerçeklikle olan bağını kaybediyor. Tasvir etmesi gerçekten karmaşık bir yolculuk ve profesyonel olmayan bir aktörün bunu başarabileceğini zannetmiyorum. Ne yaptığını bilen bir aktör, yönetmenin bir sahneyi neden o şekilde çekmek istediğini, kamerayı neden öyle konumlandırdığını veya nasıl bir hikaye anlatmak istediğini daha iyi anlayabiliyor. Gerçeği söylemek gerekirse ilk başlarda hiçbirimiz Jauja'nın ne hakkında olduğunu bilmiyorduk. Yavaş yavaş ne anlama geldiğini bulmaya başladık.

Peki süreç nasıldı?

Yirmi sayfalık bir senaryo vardı fakat her sahnenin detayları hakkında önceden pek fazla bir şey bilmiyorduk. Az önce dediğim gibi sürekli bir keşif halindeydik. Bu süreçte doğal bir hikaye anlatmak yerine, bütünüyle rüyavari ve metafizik bir anlatıma yönelmek istediğimi fark ettim. Filmde ne olacağını tam anlamıyla açıklamam mümkün değil çünkü mantığı, bilinçaltıyla ya da bir anlam aramadan izlemenin saf estetik zevkiyle alakalı. Kendimi David Lynch'le karşılaştırmaya çalışmıyorum ama ne zaman onun filmlerinden birini izlesem, kendimi görüntülere teslim ediyorum ve sanırım Jauja'ya da bu şekilde yaklaşmalıyız.

Genelde yaptığınız gibi Jauja'yı da medeniyetten uzak bir yerde çektiniz. Issız yerler neden sizi bu kadar kendine çekiyor?

Evet, çekim yaptığımız yerde internetim hatta telefonum bile yoktu; kendimi şehir hayatından oldukça uzakta hissettim. Sanırım her seferinde yaşadığım yerden uzaklara giderek yeni insanlar ve yerler tanımak istiyorum. Belki de gerçekten yapmak istediğim tek şey kendi zihnimden uzaklaşmak ya da başka birilerinin zihnine girmek. Deneyimlemek, yaşamak ve öğrenmek istiyorum; iyi ya da kötü, beni tamamlanmış bir insan yapan da bu.

Bir keresinde filmleri izlemekten çok, film yapmayı sevdiğinizi söylemiştiniz, bu durum hâlâ geçerli mi?

Evet ama hayatımı da film yaparak geçirmiyorum. Jauja altı yıldan beri yaptığım ilk film. Yeni bir fikirle gelmek ve bunu devam ettirebilmek için gücümü toplamak uzun bir zaman alıyor. Ama durmadan film izleyen yönetmenlerden de değilim. Öğrencilik yılarımda bütün zamanımı sinemada geçirirdim, sonraları nedense ilgimi kaybettim. Bilmiyorum. Futbol hakkında sorduklarında da aynı şey geçerli. Televizyonda seyretmekten hoşlanıyor muyum? Hayır. Oynamayı seviyor muyum? Kesinlikle.

Jauja'yı kariyerinizde nasıl bir yerde konumlandırıyorsunuz?

Jauja daha duygusal bir film. Bu sefer karakterlerimle daha yakın olmayı denedim. Bence kendini yenileyen ve sürekli mutasyona uğrayan bir film. La Libertad döngüsel bir filmdi, aynı yerde başlayıp aynı yerde bitiyordu. Los Muertos da bir yolculuğu anlatmasına rağmen daha kendi içinde bir filmdi. Bir mahkumun salınmasıyla başlıyordu ve sonunda karakter kendini yine hapiste buluyordu. Fantasmas ise gerçekten tuhaf bir film, oradan oraya atlayan düzensiz bir komedi. Bence bütün filmlerim birbirinden farklı.

Bazıları filmlerinizin seyirciler için kasten zor yapılmış olduğunu söylüyor. Buna katılıyor musunuz?

Hayır. Filmlerimi olabildiğince çok insanın izlemesini istiyorum. İlgimi çeken filmler yapıyorum ve eğer benim ilgimi çekiyorsa başkalarının da ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Jauja hakkında konuşmanın onu karmaşık bir hale getirdiğinin farkındayım ama özetle kızını kaybetmiş bir babanın, bu olayın üstesinden gelmesinin hikayesi. Acının üstesinden nasıl gelirsiniz? Hayatınızı nasıl sürdürebilirsiniz?

Gösterim tarihleri:

04 Nisan Çarşamba 13:30, Feriye
09 Nisan Pazartesi 16:00, Rexx
​19 Nisan Perşembe 21:30, Atlas

0
845
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle