29 MART, SALI, 2016

Dev Bir Orkestraya Bedel: Emily Wells

Çok güçlü ama bir o kadar da kırılgan ve hassas bir ses. Aklınıza gelebilecek birçok enstrümanın yer aldığı bir sahne ama tek bir kadın. Emily Wells, bavuluna sığan tüm enstrümanlarıyla birlikte geçtiğimiz Nisan ayında Salon İKSV'de müzikseverlerle buluştu.

Dev Bir Orkestraya Bedel: Emily Wells

Müzik tarzın "R&B ve klasik müzik karışımı" olarak nitelendiriliyor. Bu ikisi aslında pek bir arada görmeye alışık olmadığımız iki farklı janr. Müziğinde bu iki farklı tarzı nasıl bir araya getiriyorsun?

İnsanlar bana her tür tarz ve ünvanı yakıştırıyor. Onları suçlayamam da. Kendim bile bazen ne yaptığımı tanımlamakta zorlanıyorum... Etkilenme konusunda kendimi sınırlandırmıyorum bu yüzden de çalışmam esnasında birçok farklı stilden etkilenme eğilimindeyim. Ama aslında klasik müzik benim dayanak noktam. 

Buvuluna sığan her enstrümanı kullandığını söylüyorsun. Kemanın yanı sıra, davul, klavye, analog synthesizer, zil, oyuncak enstrümanlar bunlardan sadece birkaçı. Çok sesli bir müziğin var, ama sen tek kişisin. Bu zor bir üretim süreci değil mi?

Zorlayıcı, ama ben mücadeleyi severim. Kısıtlamalarım yüzünden vermek zorunda kaldığım kararlar: Tek başına seyahat edip yaratmak. 

Bir grup olmayı hiç düşünmedin mi?

Çok düşünüyorum! Son zamanlarda hayalim daha çok orkestra kurma yönünde, ama bazen daha geleneksel bir grubun gücü ve arkadaşlığının da zevkine varmak istiyorum.

Sahnede tek başına olduğun için çok aktif bir rol üstlenmen gerekiyor. Tüm enstrümanları çalıp, şarkı için canlı sample hazırlıyorsun. Kullandığın tekniği biraz anlatır mısın?

Bir düzine enstrümanım var. Sesim ve samplelar bir mikserden geçiyor ve bu da sample/loop pedala gidiyor, daha sonra buradan da başka bir miksere gidiyor. Her şey işlemeye başladığında da şarkı söyleyebiliyor, akustik bateriyi çalabiliyor ve sample pad üzerinde sampleları başlatabiliyorum. 

https://www.youtube.com/watch?v=MXAaPvVaZDQ

Multi enstrümentalist kimliğinin eksi ve artıları neler?

Tınıların ve fikirlerin ardından hızlı bir biçimde ve tek başıma gidebilmeyi seviyorum, ama daha sık işbirliği yaptığımda ortaya çıkacak olan ve tek başıma aklıma gelmeyecek birçok fikir ve tınıyı kaçırdığımı biliyorum. 

Konserlerinde seyirci ile aranda nasıl bir bağ kuruluyor? 

Bu seyirciye bağlı olarak değişiyor. Eğer sessiz ve hazır bulunup bir yolculuğa çıkmak istiyorlarsa, güvenin, neşenin, acının ve dürüstlüğün en samimi ve canlandırıcı deneyimi oluyor. Eğer konuşuyor ve benimle birlikte bu yolculuğa çıkamayacak kadar sarhoş olurlarsa, televizyon seyretsinler daha iyi!

Konser öncesi rutinlerin var mıdır?

Geriniyor ve biraz gam dizileri söylüyorum. Dudaklarımı vızıldatıyorum. Eğer gerginsem boksör gibi ortalıkta zıplıyorum. 

Bu İstanbul'daki ikinci konserin, geçen seferden aklında kalan bir anı var mı?

Kesinlikle! En çok aklımda kalan insanların şarkılara eşlik etmesiydi. Evimden ilk defa bu kadar uzakta olmak ve bu kadar tanıdık bir aile tarafından karşılanmak çok heyecan vericiydi. 

Yeni projelerin neler?

“Promise” albümünü yeni çıkardım. Bu senenin en önemli projesi o. Şimdilik sadece bu albümün turnesini yapıyor ve çıkışını kutluyorum. 

Dinlediğin Türk müzisyenler var mı?

Hayır! Ama dinlemeliyim. Lütfen önerilerde bulunun!

0
1854
1
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle