
Kaş Caz Festivali, Setur Marina ev sahipliğinde 27 - 29 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek.
Kaş Caz Festivali’nde sahne alacak müzisyenlerin solo ve grup performansları katılımcılara denizin kıyısında caz müziği eşliğinde unutulmaz bir deneyim yaşatacak.
Kaş’ın muhteşem doğasında Setur Marina’da gerçekleşecek festivalin programı yakında açıklanacak.
Meşher’in ev sahipliğinde izleyiciyle buluşan Sadberk Hanım Müzesi koleksiyonundan derlenen "Mâziyi Korumak" sergisine özel olarak sanatçı Meltem Şahin bir Instagram filtresi tasarladı.
Şahin'in binlerce yıl öncesinin kültürel üretiminden esinlenerek kendi illüstratif dili ile yorumladığı animasyon eserlerle oluşturduğu "Geleceğe Miras" adlı filtre Meşher’in Instagram hesabına eklendi.
Meltem Şahin, filtreye dair şunları söylüyor: “‘Mâziyi Korumak’ sergisi Anadolu coğrafyasının kültürel mirasını tüm zenginliği ve çeşitliliğiyle ortaya koyuyor. Bu sergi sayesinde figürlerin yüzyıllar içinde gerçekleşen form değişimlerini gözlemlerken bir yandan da dönemlerinin kültürlerine dair de çok fazla bilgiye sahip olabiliyoruz. Sergi için tasarladığım ‘Geleceğe Miras’ filtresinde çizdiğim dört farklı heykelcik de MÖ 5700’lerden MS 200’ler arasındaki uzun zaman diliminden farklı dönemlere ve medeniyetlere ait. Kadın figürünün MÖ 5700’lerdeki geniş kalçalı formunun, MÖ 3. binyıl ortalarına gelindiğinde geniş omuzlu ve dar kalçalı bir forma dönüşmesinden, günümüzde bile hâlâ erkeksi olarak algılanabilen MS 1-2. yüzyıldan Aphrodite figürinin bacak bacak üstüne atışına, bu filtre ile tarihin gözlemcisi haline geliyoruz.”
Bugünün teknolojisini kullanarak genç kuşakların geçmişle bağ kurması amacıyla hazırlanan bu filtreye Instagram'da @mesher_official'dan ulaşabilirsiniz.
Kitapları dünya çapında ilgi gören İtalyan yazar Roberto Piumini'nin kulağa güzel gelecek kelimeler, sesler, ritimler seçerek yazdığı, hepsinin birer tınıya ve melodiye sahip olduğu öykülerinden oluşan kitabı Güzelim Öyküler, Valentina Salmaso’nun resimleri ve Bahar Ulukan’ın çevirisiyle Can Çocuk’tan çıktı.
9 yaş ve üstü genç okurlar için olan Güzelim Öyküler, içlerinde keşfedilmesi kolay bir gizem taşıyorlar: Özgürlüğün ta kendisini. Tiyatrodaki gibi eğlenceli sahneleri, replikleri, küçük maskelere benzer karakterleri var. Neden bu öyküleri anlatmak çok hoş? Çünkü dinlerken insanı yormayacak kadar kısalar ama içinde bir öyküsü olacak kadar da uzunlar. Karakterler yapılı, sahneler oyunlu, olaylar heyecanlı.
“Eve dönme zamanı geldiğinde 'Bana bu kabuklardan birini ödünç verir misin?' diye sordu minik adama. 'Söz veriyorum, yarın geri getiririm.' 'Tamam,' dedi minik adam. 'Sana güveniyorum.' Patano lacivert denizkabuğunu aldı ve eve dönünce onu küçük kızına verdi. 'Ne duyuyorsun küçüğüm?' diye sordu balıkçı. 'Tuhaf,' dedi kız, heyecandan yüzü kızarmıştı. 'Ses değil bu, farklı bir şey. Sessiz bir şey ve kulaklarımda değil de karşımda sanki…' 'Adı lacivert,' dedi balıkçı. 'Çok güzel,' dedi küçük kız. 'Bu denizkabuğu bende kalabilir mi?' 'Sadece bugünlüğüne sende kalabilir Limeya. Yarın sana başka bir tane getireceğim.' Ertesi gün Patano denizkabuğunu geri götürdü ve minik adamdan kırmızı olanı ödünç aldı. Günün ilerleyen saatlerinde Limeya denizkabuğunu alıp kulağına götürdüğünde hayatında ilk kez kırmızı rengi gördü ve sevinçle güldü. Balıkçı her gün farklı bir kabuk getirdi kızına, ta ki Limeya tüm renklerin sesini duyana dek.”
Cemal Reşit Rey (CRR) Senfoni Orkestrası, uzun bir aradan sonra İstanbullulara “gerçek müziğin canlı müzik” olduğunu hatırlatmayı amaçlayan “İstanbul’da Senfonik Yaz” başlıklı konser dizisi ile açık alanlarda müzikseverlerle buluşacak.
CRR Senfoni Orkestrası ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Orkestralar Müdürlüğü’nün iş birliğiyle gerçekleştirilecek konser dizisi, Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek konserin ardından İstanbul’un iki yakasındaki parklarda ücretsiz olarak dinleyiciyle buluşmaya devam edecek. CRR Genel Sanat Yönetmeni Cem Mansur’un, “Büyük Bir Gece Müziği”, “Bir Yaz Akşamı”, “Dansa Davet” ve “Yaz Masalları” temalarıyla oluşturduğu programda “Klasik Olan Ne Ki?”, “Müzik neden zamansız, sınırsız? Neden ‘klasik’ olurmuş?” sorularına yanıt aranacak. Popüler klasik eserlerden oluşan konserler dizisinde, tanınmış solistlerin yanı sıra genç yetenekler de yer alacak.
Sosyal mesafe kuralları ve pandemi önlemleri çerçevesinde gerçekleştirilecek konserlerin biletleri Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu için Biletix’ten satışa sunulurken, parklardaki konserler ise ücretsiz olacak. “İstanbul’da Senfonik Yaz” konser dizisinin programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
“İstanbul’da Senfonik Yaz” konser dizisinin programı şöyle;
Büyük Bir Gece Müziği
3 Temmuz Cumartesi saat: 19.30/ Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu
4 Temmuz Pazar saat:20.00/Büyükçekmece Amfi Tiyatro
CRR Senfoni Orkestrası
Şef: Cem Mansur
Solist: Murat Usanmaz, gitar
F. Mendelssohn (189-1847) "Bir Yaz Gecesi Rüyası" (Uvertür, Scherzo, Nocturne, Düğün Marşı)
J. Rodrigo (1901-1999) Gitar Konçertosu “Aranjuez"
M. Mussorgsky (1839-1881) “Çıplak Dağda bir Gece”
Bir Yaz Akşamı
30 Temmuz Cuma saat:19.30/ Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu
31 Temmuz Cumartesi saat:20.00 / Maltepe Sahil (ücretsiz)
CRR Senfoni Orkestrası
Şef: Can Okan
Solist: Çağ Erçağ, viyolonsel
M. İ. Glinka (1804-1857) “Madrid’de bir Yaz Gecesinin Hatıraları”
G. Fauré ((1845-1924) “Elégie"
A. Glazunov (1865-1936) “Yaz”
P. İ. Çaykovski (1840-1893) İtalyan Kapriçyosu
Dansa Davet
20 Ağustos Cuma 19.30/Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu
21 Ağustos Cumartesi saat:20.00/ Topkapı Kültür Parkı Parkı
CRR Senfoni Orkestrası
Şef: Cem Mansur, Atıf Taner Çolak
Solist: İdil Yünkuş, keman
C. Saint-Saens (1835-1921) “Samson ve Dalila”dan Bachanale “Havanaise"
A. Borodin (1833-1887) Poloveç Dansları
U. C.Erkin (1906-1972) Köçekçe
Masallar
17 Eylül Cuma saat: 19.30/ Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu
18 Eylül Cumartesi saat:20.00/ Kalamış Sahil(ücretsiz)
CRR Senfoni Orkestrası
Şef: Cem Mansur
Solist: Hale Soner Kekeç, soprano
J. Offenbach (1819-1880) “Hoffmann’ın Masalları”ndan Barcarolle
Operetlerden Aryalar
P. İ. Çaykovski (1840-1893) “Fındıkkıran” Süiti
P. Dukas ((1865-1935) Sihirbazın Çırağı
Büyürken dinlediğimiz çocuk şarkılarını ve hikâyelerini farklı ülkelerden sanatçıların eserleriyle ele alan, küratörlüğünü ikiz kardeşler Duygu ve Bengü Gün'ün yaptığı “Sounds Like Home: Longing and Comfort through Lullabies” adlı sergi, 16 Temmuz-22 Ağustos 2021 tarihleri arasında San Francisco’daki SOMArts Ana Galeri’de sanatseverlerle buluşuyor.
San Francisco’da yaşayan Duygu ve İstanbul’da yaşayan Bengü, sergide aile geçmişlerindeki göç deneyiminden ve kendi göç hikâyelerinden ilham alırken, küçük yaşlardan beri ilgi duydukları müziğin bu tarihsel anlatı ve aktarımlarda ne kadar önemli rolü olduğunu gözlemliyorlar. Duygu Gün, sergi hakkında “Sounds Like Home çocukluk anılarını hatırlamak ve kültürler arasında bir köprü inşa ederken kültürel kökleriyle yeniden bir bağ kurmak isteyenler için güvenli ve huzurlu bir alan yaratıyor” diyor. “Sounds Like Home: Longing and Comfort through Lullabies” dünyanın farklı yerlerinden sanatçı ve araştırmacıları bir araya getirerek şu sorulara yanıt arıyor: “Farklı dil ve kültürlerden ninniler arasında bir bağ var mı? Ninnilerin içerdikleri mesajları aktarma biçimimiz zamanla nasıl değişiyor?”
Sergide, uluslararası ölçekte farklı çalışma ve yaratıcı uygulama alanlarında üretim yapan sanatçılar izleyiciyle buluşuyor: Buluntu malzemelerle yarattığı Second Childhood projesi ile Anastasia Georgievskayayer alırken; Güneş Terkol ve İris Ergül ise kumaş ve dokuma malzemelerle oluşturdukları büyük ölçekli yerleştirmeler için kişisel hikâyelerden, mitolojiden, felsefeden ve ritüellerden yola çıkıyor. Küresel sorunların tüm dünyada çocuk şarkılarına ve masallara nasıl yansıdığına ışık tutan Living Lullabies eseriyle fotoğrafçı ve National Geographic kâşifi Hannah Reyes Morales; kişisel hafıza üzerinden kitlesel hapsetmenin yapısal şiddetini sorguladığıdevam eden serisi A Father's Lullaby ile Zsudayka Nzinga Terrell öne çıkan isimler arasında. Sergide ayrıca Ceyda Oskay, Daniel Konhauser, Duygu Gün, Elena Mencarelli, Husniya Khujamyorova, Nooshin Hakim, Rashin Fahandej, Taro Hattori de farklı disiplinlerdeki üretimleriyle yer alıyorlar.
“Sounds Like Home”, 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece, ücretsiz ve yaş sınırlaması olmayan sanal bir açılış resepsiyonuyla başlayacak. Küratörlerin ve sanatçıların katılacağı panel ile açılacak etkinlikte, ödüllü şarkıcılar Mahsa & Marjan Vahdat ve Khatchadour Khatchadourian’ın canlı performansları yer alacak.
Carnegie Hall Weill Müzik Enstitüsü’nün geliştirdiği bir program olan The Lullaby Project, Noe Music ve Homeless Prenatal Program’dan (HPP) katılımcıları bir araya getiren 30 Temmuz Cuma günü gerçekleşecek sanal söyleşide, “evsizlik” ve “konut güvencesizliği” gibi başlıklar ile, yeni ebeveynleri zorlu yaşam koşullarında destekleme girişimleri paylaşılacak.
Türkiye’deki sanatseverlerin de katılabileceği sanal galeri deneyimi ise, 16 Temmuz’da SOMArts’ın internet sitesinde ziyarete açılacak. Daha fazla bilgi için somarts.org/event/soundslikehome ve www.soundslikehome.org sitelerini ziyaret edebilirsiniz.
Görseller:
1. Güneş Terkol- hu hu hu / 104x80cm by Ozan Eras
2. Iris Ergul - Enchanted Terra by Iris Ergul
3. Hannah Reyes Morales - Living Lullabies by Hannah Reyes Morales
4. Rashin Fahandej - A Fathers Lullaby by Aram Bogosian
5. Zsudayka Terell-Bedtime Prayers by Satra Nudara
6. Anastasia Georgievskaya-Second Childhood by Inna Rabotyagina
Yunan yazar Vassiliki Nevrokopli’nin alıştığı teknolojik olanakları yitiren bir gencin gözünden, günümüz dünyasına ve ilişkilere ayna tutan ödüllü romanı Karanlığa Yakalanmak, Fulya Aktüre’nin çevirisiyle Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı.
Yunanistan'da 2019 Gençlik Edebiyatı Ödülü'ne değer görülen Nevrokopli’nin dilimizde yayımlanan ilk romanı, teknolojiyle kuşatılmış gündelik hayatın sokaklarında yolunu kaybedenlere, umudun ve sevginin rehberliğinde gerçekçi bir bakış açısı ve sürprizlerle dolu yan yollar armağan ediyor.Roman, günümüz dünyasında bütünüyle iletişim dışı kalmanın yarattığı buhranı, içsel keşifler, yüzleşme cesareti ve yeniden başlama gücüyle dağıtırken mitolojik göndermelerle de renkleniyor.
“Telefonu eline yapışık yaşayan liseli Argiris bilgisayar oyunlarına düşkün, sorunlarını görmezden gelen bir gençtir. Bir gün şehirde elektrikler kesilir ve uzun süre de gelmez. Önce arkadaşlarıyla eğlence konusu olan durum, bir süre sonra felakete dönüşür. Telefonların, bilgisayarların şarjı biter, buzdolabındakiler bozulur; hastanelerden ulaşım araçlarına, belediye hizmetlerinden eğitime dek her şey durur. Afallayan Argiris, annesiyle paylaştığı yaşamını sorgulamaya başlar. Yıllardır görmediği babasını bulmak üzere yola çıkar. Babasının yaşadığı köyde onu babaannesi ve Maria beklemektedir...”
Pera Film, Onur Haftası’na özel, dört filmden oluşan “Yepyeni Bir Dünya” başlıklı çevrim içi bir film programı düzenliyor. Filmler; işte, evde, sokakta, var olmaya çalıştığı her yerde yeni bir dünya kurmak için mücadelesini sürdüren kuir karakterlerin yaşamlarından izler taşıyor.
24 Haziran’da başlayan 15 Temmuz’a kadar sürecek “Yepyeni Bir Dünya” film programı adını 2021’in başlarında hayatını kaybeden trans müzisyen SOPHIE’nin aynı adlı şarkısından alıyor.
Programda Jennifer Reeder’in büyülü gerçekçilik, müzikal, absürt komedi ve kara film türlerinden aldığı unsurları tekrar yorumladığı, neo-femist gerilim filmi Bıçaklar ve Deri, geçmişi yeniden keşfetmeye ve birlikte bir gelecek inşa etmeye odaklanırken Avrupa’da göçmen bir kuir olmak üzerine etkileyici bir anlatı sunan Küsmek Yok, karakterlerinin açılma ve siber zorbalık, toplum hayatı ve fakirlik, aşk ve şiddet arasında sıkışmışlığını, çocukluğun narinliği ile yetişkin dünyasının sert gerçekliği arasındaki gitgelleri, belgesel hissi veren bir anlatımla aktaran Binde Bir ve son olarak, bir grup gencin kuir ütopyasına dair fikirlerini tartıştığı, birlikte popüler bir video oyunu içinde güvenli alanlar inşa ederek herkesin kendisi olabildiği, daha eşit ve adil bir dünyaya dair bir manifesto yaratmasını anlatan belgesel Ütopya’nın Peşinde yer alıyor.
“Yepyeni Bir Dünya” programında yer alan filmleri 15 Temmuz’a kadar buradan çevrim içi olarak izleyebilirsiniz.
Kuşadası Ada Modern Sanat Galerisi, Türkiye’den ve dünyadan modern ve çağdaş sanat eserlerinin sergilenmesi amacıyla geçtiğimiz günlerde açıldı. Açılış sergisi “50 İllüstratör Bir Arada” 1 Ekim’e kadar sanatseverlerle buluşuyor.
3 Haziran’da kapılarını açan Kuşadası Ada Modern Sanat Galerisi’ndeki sürekli ve süreli sergi alanlarında resim, heykel, yerleştirme, video, yeni medya ve fotoğraf gibi farklı çalışmalar izleyicilerin beğenisine sunacak. Kuşadası Belediyesi ile Kuşadası Altın Güvercin Kültür Sanat ve Tanıtım Vakfı (KUSAV) iş birliğinde hayata geçirilen Ada Modern Sanat Galerisi açılış sergisi olarak büyük bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Ülkemizde ve dünyada kendilerini kanıtlamış 50 Türk illüstratörün işlerinin yer aldığı “50 İllüstratör Bir Arada” sergisinin küratörlüğünü Selin Atasoy, koordinatörlüğünü ise Pınar Yüzbaşıgil ile Özgür Çakıt yapıyor.
2018 yılında 32 sanatçının katılımıyla İstanbul Dada Salon Art Gallery’de gerçekleştirilen “İllüstratörler” sergisinin de küratörlüğünü üstlenen Selin Atasoy, tüm dünyada gittikçe yükselen illüstrasyon sanatıyla ilgili yaz boyunca Kuşadası’nda canlı performanslar, atölyeler ve farklı etkinlikler yapılacaklarını belirtiyor.
Sergide yer alan sanatçılar: Aybars Yücel, Ayça Kılıçoğlu, Behnan Shabbir, Berat Pekmezci, Beril İrman, Berk Öztürk, Berk Şentürk, Burak Ağdemir, Burak Beceren, Can Çetinkaya, Can Tuğrul, Cem Özüduru, Ceyhun Şen, Dilruba Karalp, Duygu Topçu, Dünya Atay, Ece Ağırtmış, Ekin Büyükşahin, Enes Gül, Eren Caner Polat, Ethem Onur Bilgiç, Geray Gençer, Gizem Winter, Gülce Baycık, Halil Sercan Tunalı, Hande Bağcı, Kaan Bağcı, Kaan Bilaloğlu, Maya Bora, Meral Erdoğan, Merve Atılgan, Merve Yiğit, Mete Kaplan Eker, Miraç Yıldırım Akçelep, Murat Başol, Murat Kalkavan, Murat Miroğlu, Nagihan Özkar, Naz Tansel, Oğuz Demir, Olgun Kaşıkçı, Ömer Faruk Yaman, Özgür Erman, Rukiye Yalnız, Selman Hoşgör, Sernur Işık, Ulaş Eryavuz, Yaren Yavuz, Yasemin Karabulut, Yavuz Öztürk.
Aydın’ın ilk modern sanatlar sergi salonu olma özelliğini taşıyan Kuşadası Ada Modern Sanat Galerisi’nin açılış sergisi olan “50 İllüstratör Bir Arada”yı 1 Ekim’e kadar ziyaret edilirsiniz. Program hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
KüçükÇiftlik Park’ın geçen yıl başlattığı KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu’nda 2021 tiyatro sezonu 7 Temmuz’da başlıyor. URU organizasyonu ve Mey|Diageo kurumsal desteğiyle gerçekleşecek KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu, hijyen ve sosyal mesafe kurallarına uygun olarak tasarlanan sahnesi ve sürprizli programıyla tiyatroseverlerle buluşacak.
Program 7 Temmuz’da Tatbikat Sahne’nin Bir Delinin Hatıra Defterioyunuyla başlayıp Dostlar Tiyatrosu, Kumbaracı50, Davran Tiyatrosu, Semaver Kumpanya, Baba Sahne, Moda Sahnesi, Kedi Sahne Sanatları, Tiyatro HemHal ve Mam'art’ın oyunlarıyla devam edecek. KüçükÇiftlik Bahçe program kapsamında prömiyerlere ve sevilen oyunların yeni yorumlarına da ev sahipliği yapacak.
KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu’nun programı 7 - 8 Temmuz’da Tatbikat Sahne’nin kült oyunu Bir Delinin Hatıra Defteri ile başlayacak. Kumbaracı 50’nin Cyrano de Bergerac ve Kedi Sahne Sanatları’nın Çamlıca'nın Üç Gülü isimli yeni oyunları KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu’nda prömiyerlerini yapacak. Program kapsamında Davran Tiyatrosu’nun Üçü Bir Arada oyunu ve Baba Sahne’nin Bir Baba Hamlet oyunu yeniden yorumlanarak sahnelenecek. Ayrıca usta oyuncu Genco Erkal’ın yeni oyunu Ahmed Arif - Şahdamarım, Semaver Kumpanya’nın Cimri’si, Moda Sahnesi’nin Yeni Bir Şarkı’sı, Tiyatro HemHal’in Sevgili Arsız Ölüm Dirmit’i ve Mam'art’tan BEN ANADOLU Yıldız Kenter’in Anısına Saygıyla oyunu ve daha birçok oyun tiyatro severlerle buluşacak.
KüçükÇiftlik Park, pandeminin zorlu koşullarında kültür sanata ve tiyatro sanatının güçlenmesine destek vermek amacıyla 2020 yazında KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu’nu hayata geçirdi. 2020 programı kapsamında iki ay boyunca 14 farklı tiyatro ekibinin 20 oyunu, 10 bine yakın izleyiciyle buluştu.
KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu’nda programında yer alan oyunların biletlerini Biletix’ten satın alabilirsiniz.
KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu 2021 Programı:
7 - 8 Temmuz / Bir Delinin Hatıra Defteri - Tatbikat Sahne
14 Temmuz / Ahmed Arif - Şahdamarım - Dostlar Tiyatrosu
28 - 29 Temmuz /Cyrano de Bergerac - Kumbaracı50 (Prömiyer)
4 Ağustos / Üçü Bir Arada - Davran Tiyatrosu
11 - 12 Ağustos / Cimri - Semaver Kumpanya
25 - 26 Ağustos / Bir Baba Hamlet - Baba Sahne
8 Eylül / Yeni Bir Şarkı - Moda Sahnesi
9 Eylül / Çamlıca'nın Üç Gülü - Kedi Sahne Sanatları (Prömiyer)
10 Eylül / Sevgili Arsız Ölüm Dirmit - Tiyatro HemHal
22 Eylül/ BEN ANADOLU Yıldız Kenter’in Anısına Saygıyla - Mam'art
Mardin’de Sakıp Sabancı’nın vasiyeti üzerine Sabancı Vakfı tarafından restore edilerek müze ve sanat galerisine dönüştürülen Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi - Dilek Sabancı Galerisi, “Sanat ve Tasarımla Geleceği Düşlemek. Rus Avangardı” sergisini sanatseverlerin beğenisine sunuyor.
Rus Avangardı’nın sanat tarihindeki yerine odaklanan sergide Selanik Devlet Çağdaş Sanat Müzesi - Costakis Koleksiyonu’ndan eserler yer alıyor. Sanat tarihinin en heyecan verici akımlarından olan ve 20. yüzyılın başında sanatı hayatın her alanına yayma amacıyla çalışmalar gerçekleştiren Rus Avangardı, sergide yer alan resim, tasarım, edebiyat, film ve tiyatro alanlarındaki işlerle temsil ediliyor. Sergi, dönemin siyasi, sosyal ve teknolojik gelişmelerinin yanı sıra sanayileşmenin heyecanıyla yüzünü bilime dönen ve dünyanın da sınırlarını aşarak düşlerini uzaya taşıyan avangard sanatçıların ilerlemeye duydukları inancı yansıtıyor.
George Costakis’in bir araya getirdiği ve Rus Avangardı eserlerinin gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan Costakis Koleksiyonu’ndan sergiye dahil edilen sanatçılar arasında, sanat tarihinin ikonik eserlerinden Siyah Kare’nin yaratıcısı Kazimir Malevich; sanatla üretim arasındaki sınırları belirsizleştirerek sanatsal kuramda yeni bir dönemin öncüsü olan Vladimir Tatlin; fotoğraf, resim, heykel ve grafik sanatının cesur öncüsü Alexander Rodchenko dahil olmak üzere birçok önemli isim bulunuyor. Sergide dönemin kadın sanatçı yoğunluğunu temsil eden isimlerden, çalışmalarında metinle resim arasındaki etkileşimi temel alan Olga Rozanova ve tasarladığı oyun dekorlarıyla tiyatro dilinin dönüşümüne katkıda bulunan Lyubov Popova bulunuyor. Sergide tiyatronun öncü ismi Vsevolod Meyerhold’un 1922’de sahnelediği Yüce Gönüllü Aldatılan Koca’nın Popova imzalı sahne dekoru, sergide model konstrüksiyonuyla temsil ediliyor. Ayrıca müziği Mikhail Matiushin, sahne ve dekor tasarımı Malevich imzalı Güneşe Karşı Zafer operasının çağdaş yorumunun video kaydı da sergide sanatseverlerle buluşuyor.
“Sanat ve Tasarımla Geleceği Düşlemek. Rus Avangardı” başlıklı sergi salıdan cumartesiye 08.30 - 17.30 saatleri arasında Sakıp Sabancı Kent Müzesi - Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde görülebilir.