GÜNDEM
  • 11-08-2021

    Roswitha Haftmann Vakfı tarafından verilen Avrupa’nın prestijli sanat ödülü Gülsün Karamustafa’ya verildi. Ödülü, 3 Aralık’ta İsviçre’nin Zürih kentinde düzenlenecek bir törenle sanatçıya takdim edilecek.

    Gülsün Karamustafa, Avrupa’nın görsel sanatlar alanındaki en yüksek parasal desteğine sahip sanat ödülüne layık görülen 20. sanatçı oldu. Sanatçı 40 yılı aşkın sanat pratiğinde göç, yerellik, kimlik, kültürel farklılık ve toplumsal cinsiyet gibi konuları farklı açılardan ve resim, enstalasyon, video ile performans gibi çeşitli mecralar üzerinden ele alıyor. Roswitha Haftmann Vakfı Yönetim Kurulu, Karamustafa’yı “Zamanımızın en sanatsal ve aynı zamanda politik olarak en ikna edici seslerinden biri” olarak tanımlıyor.

    ​İsviçreli galeri sahibi Roswitha Haftmann’ın (1924–1998) hayata geçirdiği bir inisiyatif olan ödül, 2001den beri her yıl olağanüstü düzeyde sanatsal üretime imza atmış yaşayan bir sanatçıya takdim ediliyor. Ödülü kazanan sanatçılar arasında Sigmar Polke, Carl Andre, Lawrence Weiner, Jeff Wall, Maria Lassnig, Pierre Huygues, Cındy Sherman, Mıchelangelo Pıstoletto, Mona Hatoum, VALIE EXPORT, Peter Fiscli/David Weiss, Heımo Zobernig ve Rosemarie Trockel gibi görsel sanatlar alanına önemli katkılarda bulunmuş pek çok isim bulunuyor.

    Künye:

    1- Meydanın Belleği, 2005, İki kanallı senkronize video, tek kanal ses, 00:17:07
    Mistik Nakliye, 1992, 20 adet metal sepet ve saten yorgan, Enstalasyon görünümü
    2- Erken Bir Temsiliyetin Sunumu, 1998, Dijital baskı, 210x185 cm
    Oryantal Fanteziler için Pekiştirme Serileri, 1998, Dijital baskı, Üç parça, (Değişken boyutlar), Enstalasyon görünümü
    3- Poster için Resim - 1977 1 Mayıs, (Dikiş Makinesiyle Sürekli Kırmızı Bayrak Diken Kadın), 50x70 cm

    0
    0
    1954
  • 11-08-2021

    Ulus Baker’in denemelerinin, estetikten tarihe, felsefeden sosyolojiye, farklı ilgi ve bilgi alanlarıyla etkileşime açıldığı metinlerden oluşan, Onur Eylül Kara tarafından derlenen Ulus Baker’i Okumak, İletişim Yayınları tarafından yayımlandı.

    Onur Eylül Kara’nın derlemesinde Şükrü Argın, Ali Artun, Mustafa Çağlar Atmaca, Eylem Canaslan, Özge Çelikaslan ve Alper Şen, Gülsüm Depeli, Toros Güneş Esgün, Beliz Güçbilmez, Can Gündüz, Ahmet Gürata, Fulden İbrahimhakkıoğlu, Emre Koyuncu, Barış Mücen, Oktay Özel, Mehmet Şiray, Özgür Taburoğlu, Latif Yılmaz ve Hakan Yücefer’in katkıları yer alıyor.

    Ulus Baker’in yazdıkları, düşünme zevki ve şevki yaratan kalıcı bir iz bıraktı. 2015’ten beri “Ulus Baker Okumaları” adıyla onun metinlerinden biri etrafında hazırlanan sunuşlar ve yürütülen tartışmalar, bu ilham verici etkinin verimli sonuçlarından biri. Onur Eylül Kara’nın sunuştaki söyleyişiyle, kitap, bu yetkin sunuşlardan bir seçki niteliğinde.

    “‘Ulus Baker Okumak’ ne demek? (…) Okuma, öğrenme serüvenimizde yeni gelen bilgi, yorum ya da bakış açısı, halihazırda bizde olanlarla karşılaştığında bir çarpışma, çalkalanma, altüst oluş gerçekleşir. Yeni gelenin partikülleri eskininkilerle bir araya gelip bizde yeni bir yerleşmeye yol açar; daha da fazla yeni bilgiye yer açarak. Zaten tam da boşluğumuza denk gelen bilgilerle, fikirlerle karşılaştığımızda bunlar bizde fazladan bir ‘şişkinlik’ yaratmak yerine, yeni bir açlık yaratır. Ben benim için iyi fikirlerle karşılaştığımı buradan anlıyorum. (…) Ulus Baker’in yazdıkları beni hem doyurmuş hem de iştahımı açmıştır.” - Beliz Güçbilmez

    Fotoğraf: Birikim Dergisi

    0
    0
    3055
  • 11-08-2021

    Bergama Tiyatro Festivali, üç senelik aranın ardından 26 - 29 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bu sene ikincisi gerçekleşecek olan festival kapsamında ulusal ve uluslararası 25 oyun tiyatroseverlerle buluşacak.

    Direktörlüğünü Öner Eren Arıkan’ın üstlendiği Bergama Tiyatro Festivali, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları ve İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bergama Belediyesi, Bergama Kültür ve Sanat Vakfı (BERKSAV), Bergama Ticaret Odası (BERTO) ile Ne Yerde Ne Gökte Derneği’nin destekleriyle BERaBER ve 3dots tarafından düzenleniyor. Festivalde ulusal ve uluslararası oyunların yanı sıra paneller ve atölyeler de gerçekleştirilecek. Ulusal ve uluslararası oyunların bulunduğu festival programında yerelleşme odağının bir parçası olarak bölgeden de oyun ve performanslara da yer veriyor. Festival amatör-profesyonel tiyatro üreticileri için sektörleşme süreçlerine katkı sağlayacak bir ortam hazırlanması, sosyal ve kültürel yaşama erişim hakkının herkese eşit sunulması, çocukların ve gençlerin katılımının arttırılması gibi dört temel mesele odağında şekilleniyor. Festival programında Sahnesinden, Dünyadan, Bergama’dan, Bölgeden, Çocuklar İçin, Festivale Özel ve Yan Etkinlikler olmak üzere yedi başlık altında seçkiler, atölyeler, paneller gerçekleştirilecek.

    Sahnesinden başlığında; Bir Baba Hamlet (Baba Sahne), Demiryolu Hikâyecileri (Kumbaracı50), (Tiyatro Terminal), Herkes Kocama Benziyor (Kadıköy Emek Tiyatrosu), İşgüzar Bir Tekerrür (Tiyatro Peron), Sesin Resmi (Dot Tiyatro), Taşıdıklarımız (Çıplak Ayaklar Kumpanyası), Vahşet Tanrısı (DasDas) oyunları yer alıyor.

    Dünyadan Seçkiler başlığında; Mandala - David Somlo (Macaristan) ile Petite Mécanique Humaine - Cie Kontamine (Fransa) izleyiciyle buluşuyor.

    Bergama’dan başlığında; Adam Adam (Eyüp Gülmez), Bir Delinin Hatıra Defteri (BERKSAV Oda Tiyatrosu), Modern Doğaçlama Tiyatro Gösterisi ve Psikoz 4.48 (Bora Çınar) performansları görülebilecek.

    Bölgeden başlığı kapsamında Rüya /Şeyh Bedreddin Destanı (Heybe Tiyatro), Kaçak Çay Performansı (tibia x fibula), Neredeyse Tuhaf (Performans Araştırmaları Lab.), Parşömen (Proje Difüzyon) oyunları tiyatroseverlerle buluşacak.

    Çocukların katılımını artırmayı amaçlayan Çocuklar İçin başlığında Bir Karagöz Oyunu / Yalancı Sahici (Şeyler Kukla ve Obje Tiyatrosu), Gülmeyen Kral (Mozart PSM), Masal Masal İçinde (Semaver Kumpanya), Yamuk Yemek (Moda Sahnesi) ve Yumurtadan Çıkan Fil (Atta Festival) oyunları sahnelenecek.

    Festivale Özel kategorisinde ise Bergama Stereo Bergama + Davul Geri Adım (Cevdet Erek) ve Uzak (Mekan Artı Berlin) performansları izleyiciyle buluşacak.

    Yan Etkinlikler başlığı altında festival süresi boyunca paneller, alana dair atölyeler, yürüyüşler, çocuklar için atölyeler ve somut olmayan kültürel miras atölyeleri gerçekleştirilecek.

    ​Bergama Tiyatro Festivali hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Bir Baba Hamlet, Demiryolu Hikayecileri ve Vahşet Tanrısı oyunlarının biletlerini de Mobilet üzerinden satın alabilirsiniz.

    0
    0
    2012
  • 11-08-2021

    Mixer’in kariyerlerinin başındaki genç sanatçılara alan açma ve destek olma amacıyla düzenlediği "Mixer Sessions" başlıklı sergi serisinin beşinci edisyonu “Mixer Sessions V” 21 Ağustos’a kadar devam ediyor.

    “Mixer Sessions V” sergisinde farklı şehirlerde eğitim gören sanatçıların video, fotoğraf, tuval, karakalem, seramik, hazır nesne ve mekâna özgü yerleştirmeler gibi çeşitli sanatsal üretim biçimlerini kullandıkları çalışmaları yer alıyor. Bu yılki seçki toplumsal hafıza, birey-kimlik, aidiyet, aile, ev-mekân, doğa-insan ilişkisi ve iktidar kavramlarına odaklanıyor.

    Sergide yer alan sanatçılar: Cemil Toprak, Delal Eken, Derya Gözükızıl, Duygu Tanrıverdi, Eda İlbeyci, Ege Subaşı, Ekin Keser, Ferhat Salman, Gökhan Tanrıöver, Hale Arslan, Hazel Kılınç, Irmak Dönmez, Kübra Zor, Nagihan Aydınlık, Pelda Aytaş, Rıdvan Aşar, Serap Alakaz, Volkan Dinçer, Zeynep Tunçel Kahyaoğlu.

    “Mixer Sessions V” sergisini 21 Ağustos’a dek Mixer’de ziyaret edebilir ya da buradan sanal tur ile çevrim içi olarak görebilirsiniz.

    Fotoğraf: Nazlı Erdemirel

    0
    0
    3185
  • 11-08-2021

    İskoç yazar Robert Michael Ballantyne'ın orijinal hikâyesine sadık bir anlatımla Mehmet Atilla'nın yeniden hayat verdiği tropik macerası Mercan Adası, Tudem Yayınları’nın ''SEN de OKU Klasikler'' koleksiyonundaki yerini aldı.

    Ahmet Uzun'un resimleri eşliğinde yayımlanan roman, köpürmüş dalgaların arasında yaşam savaşı veren üç delikanlıyı heyecanın hiç dinmediği sürükleyici bir serüvende buluşturuyor. Geçmişten günümüze uzanarak pek çok ıssız ada filmine ve kitabına esin kaynağı olan Mercan Adası, uzak denizlerin tehlike dolu suları hakkında bilinmeyenleri açığa çıkarıyor, vahşilerin arasında eşsiz bir yaban hayatı panoraması çiziyor.

    Engin denizlerin altını üstüne getiren korkunç fırtınalar, amansız korsanlar, nesli tükenmekte olan kabileler, olağanüstü yaratıklar ve göz alıcı okyanus canlıları... Denizci bir aileye doğan Ralph gerçek bir deniz âşığıdır. En büyük hayali ise bir gün mutlaka mercan adalarını görebilmektir. 15 yaşına gelince ailesini güçlükle ikna edip bir ticaret gemisinde miçoluk yapmaya başlar. Yolculuğun sorunsuz geçen ilk günlerinin ardından görev aldığı gemi ansızın dehşet bir fırtınanın içine çekilir. Beş gün boyunca okyanusta sürüklendikten sonra, altıncı günün sabahında Ralph, gemideki arkadaşları Jack ve Peterkin ile birlikte bir mercan adasının önünde uyanır. Böylelikle, kader birliği yapmış üç kafadarın ıssız ada maceraları da başlamış olur. Kâh köpekbalıklarıyla savaşıp kâh vahşilerle kıran kırana mücadeleye girişen delikanlıların öncelikli amaçları hayatta kalmaktır. Ralph ve dostları acaba bir gün İngiltere'ye geri dönmeyi başarabilecek midir?

    0
    0
    4554
  • 10-08-2021

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla hayata geçirilen 49. İstanbul Müzik Festivali, 18 Ağustos’ta müzikseverle buluşacak. Festival, ikinci gününde (19 Ağustos) dünyaca ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say’ın doğaya ve yaşama adadığı yeni bir programla gerçekleştireceği konsere ev sahipliği yapacak.

    18 Ağustos’tan itibaren açık hava mekânların yanı sıra vapur ve parklarda düzenlenecek konserleri dinleyiciyle buluşturacak olan 49. İstanbul Müzik Festivali ikinci gününde Mercedes-Benz’in desteğiyle özel bir konseri dinleyicilerle buluşturacak. “Doğanın Sesi” başlıklı konserde dünyaca ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say, doğaya ve yaşama adadığı bir programla sahnede olacak. 19 Ağustos’ta Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilecek konserde Say’a, bu yıl Uluslararası Klasik Müzik Ödülleri’ne (ICMA) de aday gösterilen, Say’ın tüm keman eserlerini kapsayan albümünde birlikte çalıştığı keman sanatçısı Friedemann Eichhorn ile üç ECHO Klassik ile Diapason d’Or gibi ödüllerin sahibi casalQuartett eşlik edecek.

    Programıyla festivalin “Başka Bir Dünya Mümkün” başlıklı temasına en çarpıcı yanıtlardan birini verecek olan konserde piyano, keman, viyola ve viyolonseller doğaya ve yaşama ses verecek. Ayrıca gecede bir Türkiye bir de dünya prömiyeri izleyicilerle buluşacak. Fazıl Say’ın Kaz Dağları isimli keman ve piyano sonatının Türkiye prömiyeri; pandemi döneminde bestelediği ve “en iyi eserim” diye nitelendirdiği yeni piyano sonatı Yeni Hayat’ın ise dünya prömiyeri festivalde gerçekleştirilecek. Konserde ayrıca Say’ın, Atatürk’ün Yalova’da bulunan Millet Çiftliği’ndeki çınar ağacı ve köşkünün hikâyesini konu alan Yürüyen Köşk isimli eserinin yanı sıra Brahms ve Barber’dan eserler de seslendirilecek.

    9 Ağustos Perşembe saat 20:00’de gerçekleştirilecek olan konserin biletlerini passo.com.tr üzerinden veya İKSV ana gişeden satın alabilirsiniz.

    0
    0
    1675
  • 10-08-2021

    Ketebe Yayınları’nın okur için anlaması zor metinleri daha anlaşılır bir hâle getirmeyi amaçlayan, eserleri belli bir metodoloji ile yeniden ele alan kitaplardan oluşan Ketebe Keşif Serisi’nin ilk iki kitabı Katja Lang ve Emmanouil Kalkanis’in kaleme aldığı John Berger’in Görme Biçimleri Bir Tahlil ile Laura Seymour’un yazdığı Roland Barthes’ın Yazarın Ölümü Bir Tahlil oldu.

    Roland Barthes’in kaleme aldığı Yazarın Ölümü adlı kitabı edebiyat ve felsefe çevrelerinde önemli tartışmaları başlatan ve dünya çapında etkili olmuş bir eser. Seymour da bu kitabı tüm yönleriyle analiz ederek okura önemini gösteriyor. Herkesin kolaylıkla anlayacağı bir üslupla ele alınan Roland Barthes’ın Yazarın Ölümü Bir Tahlil’de, yazar ve tarihsel bağlamdan ana fikirlere, kitabın düşünce dünyasına kazandırdıklarından bugünkü etkisine, Barthes’in çalışmalarındaki yerinden kitaba gelen eleştirilere hemen her detaya daha yakından bakılıyor.

    ​John Berger’in BBC’de yayınlanan aynı adlı televizyon programının daha sonra metinleştirilmiş hâli olan Görme Biçimleri, çağdaş görsel kültür analizi ve güzel sanatlar alanında devrim yaratan eser, yedi denemeden oluşuyor. 1972 yılında yazılan ve etkisi bugüne kadar gelen kitabın öne sürdüğü tezler, John Berger’in Görme Biçimleri Bir Tahlil’de detaylı olarak ele alınıyor. Bu çalışma ile Görme Biçimleri’nin hangi akıma nasıl etki yaptığı, sanatın algılanma biçimini nasıl değiştirdiği, güzel sanatların ve özelde resmin toplumdan nasıl uzak tutulduğu, kapitalizmin görsellik üzerinden kendisine nasıl alan açtığını gösteriyor okura. Bu tahlil aynı zamanda günümüzde büyük etki alanına sahip olan sosyal medya ve görsel iletişim araçları üzerine yeniden düşünmek için de önemli bir çalışma.

    0
    0
    1366
  • 10-08-2021

    Her sene yeni mezun genç sanatçı adaylarının eserlerini sanatseverlerle buluşturan BASE’in 2021 edisyonu 29 Eylül - 3 Ekim tarihleri arasında Tophane-i Amire’de gerçekleşecek.

    Bu sene beşinci kez gerçekleştirilecek olan BASE’in 2021 edisyonunda Türkiye’deki üniversitelerin resim, heykel, fotoğraf, video, baskı, grafik tasarım, cam ve seramik, geleneksel Türk sanatları bölümlerinden yeni mezun sanatçı adaylarının eserleri aynı çatı altında sanatseverlerle buluşacak. Türkiye’nin 42 farklı şehrindeki 75 üniversiteden 1200’e yakın başvurunun olduğu BASE’in 2021 edisyonunda seçici kurulun değerlendirmesiyle 100’ü aşkın yeni mezun sanatçının eseri bulunuyor. BASE’in 2021’in seçici kurulunda Aslı Sümer, Burak Delier, Çağrı Saray, Defne Casaretto, Derya Yücel, Gülçin Aksoy, Memed Erdener, Melek Gençer, Necla Rüzgar, Nermin Kura, Nilüfer Şaşmazer, Oğuz Erten, Orhan Cem Çetin, Sarp Evliyagil, Seçkin Pirim ve Serhat Kiraz yer aldı. Serginin küratörlüğünü ise Derya Yücel yapacak.

    ​BASE’in 2021 edisyonu Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle Grundig, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (KTSM) ve TEB Özel Bankacılık eş sponsorluğunda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi paydaşlığı ve Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Mezuniyetten profesyonel sanat hayatına geçişlerinde gençlere destek olmayı, kariyerlerine bir ivme ve yön kazandırmayı amaçlayan BASE’te henüz sanat kariyerinin başında sanatçı adaylarıyla tanışabilir ve onların farklı disiplinlerde özgün yapıtlarını bir arada görebilirsiniz.

    0
    0
    3861
  • 10-08-2021

    Danilo Kiş’in dokunaklı bir baba-oğul hikâyesi anlattığı, otobiyografik romanı Bahçe, Küller, Özge Deniz’in Sırpça aslından çevirisiyle Jaguar Kitap’tan çıktı.

    Kiş, II. Dünya Savaşı’nın arifesinde geçen çocukluk yıllarının; sürgün ve linç tehdidiyle oradan oraya sürüklenen ailesinden, özellikle de babasından yadigâr kalan travmaların, yersiz yurtsuzluğun, inişli çıkışlı ruh hallerinin, aranıp bulunamayan kurtuluş yollarının izini sürüyor.

    ​Hayatım boyunca canlandırdığım ve inişli çıkışlı bir başarı çizgisi içeren kurban rolüm, zira insan kendi hayatını, kendi kaderini canlandırır, demem o ki bu rolüm usulca sona yaklaşıyor. Genç adam, şunu her daim hatırında tut ki insan en nihayetinde gerçek bir kurbana dönüşmediği müddetçe kurban rolünü oynayamaz. Ve görüyorsun, bunun için artık elden hiçbir şey gelmez, bu rolü sonuna kadar layığıyla oynamak için çaba sarf etmek mecburiyetindeyim. Bu benim için bir kurtuluş, bana bahşedeceğin bir af olacak.

    0
    0
    1824
  • 10-08-2021

    9 yaşında Suriyeli bir mülteci kız çocuğunu simgeleyen 3,5 metre boyundaki kukla olan Küçük Amal, 27 Temmuz’ta başladığı Türkiye rotasını 8 Ağustos’ta Çeşme’de tamamladı.

    Küçük Amal, 27 Temmuz’da Gaziantep’ten başladığı yolcuğunda Adana, Tarsus, Musalı Köyü - Mersin, Antalya, Pamukkale, Denizli, Selçuk, Urla, İzmir ve Çeşme’yi ziyaret etti, önemli dernek, vakıf ve sanatçıların iş birliğiyle hazırlanan kültür sanat etkinliklerine katıldı. Küçük Amal’in yolculuğu hem etkinliklere insanların katılımıyla hem de @walkwithamal hesaplarından takip edildi.

    Küçük Amal, iki haftalık Türkiye yolculuğunun son durağı Çeşme’de, Musalla 1108. Sokak’taki Sağlık Plajı’nda, mülteci krizi süresince şehirden yolu geçenleri ve karşı kıyıya geçerken Akdeniz’de hayatını kaybedenleri temsil etmek üzere K2 Güncel Sanat Merkezi’nin desteği ile İzmirli genç sanatçıların ayakkabılardan oluşturdukları bir patikadan geçti. İzmirli aileler, mülteci aileler ve proje yürütücüleriyle birlikte Küçük Amal gün batımını izledi. Türkiye rotasının son günü Suriyeli DJ OM.EL BEAT’in “hasret” temalı uğurlama konseri ile son buldu.

    ​Küçük Amal, annesini bulmak üzere Türkiye’den başladığı yolculuğuna Yunanistan, İtalya, Fransa, İsviçre, Almanya, Belçika’da devam ettirerek 3 Kasım’da Birleşik Krallık’ta bitirecek. Küçük Amal, 4 ay boyunca 8 ülke sınırını geçerek 8.000 km yol kat edecek ve ziyaret edeceği tüm kentlerde sanatçılar ve sivil toplum kuruluşları tarafından halka açık gerçekleştirilecek pek çok kültür ve sanat etkinliğine katılacak. The Walk – Yürüyüş projesi hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1448
DAHA FAZLA
Geldanlage