
Türk Serbest Mimarlar Derneği (TSMD) ile Virtual Projects ortaklığı ve Hollanda Büyükelçiliği MATRA Fonu desteğiyle gerçekleştirilen “Ankara Yahudi Mahallesi Dijital Platform Projesi”, 15 Şubat 2022 Salı günü gerçekleşecek sempozyumla açılıyor.
Ankara Yahudi Mahallesi’ni koruma, yaşatma ve müşterek kültür hafızası oluşturma amacını taşıyan proje, “Ankara Yahudileri”, “Sessizlik Arşivi”, “Ankara Yahudi Mahallesi” başlıklarından oluşuyor ve çeşitli arşivlerden derlenerek hazırlanan dijital sergiler ile üç boyutlu sanal tur içeriyor. Ayrıca bu proje; kamusal alanın dijital teknolojiler ekseninde arşivlenmesini, Ankara’nın önemli tarihi ve kültürel miras alanlarından biri olan Yahudi Mahallesi odağında ele alıyor.
Proje Destekçileri: Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Dairesi, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi - NETlab Yeni Medya Araştırmaları Laboratuvarı, Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Merkezi (VEKAM), ANU – Museum of the Jewish People, Pan Yayıncılık, İsrail’deki Türkiyeliler Birliği, UrbanObscura, medya GaGa, Digihead
Sempozyumu ve detayları projenin Instagram ve Facebook hesaplarından takip edebilirsiniz.
15, 17, 22 ve 23 Şubat’ta gerçekleşecek sempozyumun başlıkları şöyle:
- 15 Şubat 2022: "Ankara Yahudi Mahallesi Dijital Platform" / Proje Ekibi
- 17 Şubat 2022: "Ankara Yahudi Mahallesi ve Mahallenin Korunması" / Prof. Dr. Neriman Şahin Güçhan, Doç.Dr. Güliz Bilgin Altınöz
- 22 Şubat 2022: "Yaratıcı Dijital Teknoloji Kullanımının Mimarlık Tarihi ve Koruma Alanındaki Etkileri" / Prof. Dr. Ali Cengizkan, Aslı Özbay
- 24 Şubat 2022: "Türkiye'de Yahudi Olmak" / Dr. Aylin Kuryel, Raşel Meseri
İlk görsel: Atatürk Orman Çiftliği'nde, Nişanlı Yahudi Gençler, 1941. (Beki Bahar Arşivi, "Efsaneden Tarihe Ankara Yahudileri", Pan Yayıncılık, 2003)
Gru Art Gallery, Cenkhan Aksoy’un tuval ve kâğıt üzeri boyamalarından oluşan “Anekdota” başlıklı kişisel sergisini 19 Şubat - 3 Nisan tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor.
Cenkhan Aksoy’un özellikle son iki yıla yayılan yoğun bir odaklanma ve üretim sürecinin yansıması olan “Anekdota” başlıklı sergi, sanatçının 2017’ye dayanan resimlerinin bir nevi “onarılmış” hâllerini ve oradan türeyen yeni işlerini izleyicinin beğenisine sunuyor. Sergide büyük ve orta boy tuvaller, daha küçük ve çeşitli ölçeklerde kâğıt üzerine boyamalar ve defter sayfalarından bir seçki yer alıyor. Resimlerde ön planda duran renk, sanatçının soyut figürlerini görünür kılmakla birlikte çoğu zaman başlı başına bir imge hâlini alıyor. Tuval ve kağıtlardan kabaran boya katmanları ile yoğun ve birbirine karışmış renkler, resmi içinde kaybolabileceğiniz kaotik bir meta dünyaya, rüyalar katmanına dönüştürüyor. Kâğıt üzerine yaptığı çalışmalara özgü seçtiği renkli arka planlar da üzerinde taşıdığı resmin ayrılmaz bir parçası hâline geliyor.
Aksoy’un işleri ve “Anekdota” sergisi -kendi ismine de gönderme yaparcasına- bir detaydan başka bir bütün türetme, eskinin üzerine yeniyi ekleme, büyük içerisinden daha küçüğü yüceltme, küçükten tek başına bir büyük çıkarma gibi fiziksel boyutların da göreceleştiği bir üretim dünyasını ve kişisel üretim sürecindeki zaman atlamalarını içeriyor.
Cenkhan Aksoy’un “Anekdota” başlıklı kişisel sergisini 19 Şubat - 3 Nisan tarihleri arasında Gru Art Gallery’de ziyaret edebilirsiniz.
İngiliz gazeteci ve araştırmacı John Kampfner’in 20. yüzyılın en çalkantılı ülkelerinden Almanya’yı objektif, samimi ve adil bir değerlendirmeden geçirdiği kitabı Almanlar Neden Daha İyi Yapıyor: Gelişmiş Bir Ülkeden Notlar, Nermin Mollaoğlu’nun çevirisiyle İthaki Yayınları’ndan çıktı.
Kampfner, yaşamakta olduğumuz milliyetçilik, aydınlanma karşıtlığı ve korku çağında Almanya’nın dünyaya kazandırabileceği daha neler olabileceğini öğrenmeye çalışıyor. Çokkültürlü yapısı, umut vadeden start-upları, şaşkınlık yaratan iş etiği ve kendine has çözümler üretme kapasitesi olan Almanya hakkında herkesin merak ettiği cevapların peşine düşüyor.
Önceki yüzyılı iki büyük yenilgi ve hatta bölünmeyle kapatmasına karşın tüm dünyaya örnek teşkil edecek bir hız ve sağlamlıkla kendini yeniden var eden bu “gizemli” ülkenin sırrı ne olabilir? Omuzlarında geçmişin büyük yükleriyle bu yaralı toplum tüm dünyada yükselen salgın, iklim krizi ve savaş gibi muazzam tehlikeler karşısında ne hissediyor ve çözümü nerede arıyor?
Ah! Kosmos ve Büşra Kayıkçı ortaklığından ikinci şarkı “1702” FUU Records etiketiyle yayımlandı.
Ah! Kosmos ve Büşra Kayıkçı Berlin ve İstanbul arasında kimi zaman birlikte, kimi zaman uzaktan çalışarak üretimlerini gerçekleştiriyor. Yakında çıkacak Bluets albümünün habercisi olan “1702”, albümdeki şarkılar gibi fiziksel olarak var olması mümkün olmayan zamanı ve mekânları yansıtıyor. “1702” şarkısının prodüksiyonunu Ah! Kosmos yaptı. Piyano ve piyanodan kaydedilen perküsyonlarının Büşra Kayıkçı’nın performe ettiği şarkının kayıtları İstanbul ve Berlin’de gerçekleştirildi. Synthesizer, bass kayıtları, beat programlama ve şarkının miksajı Başak Günak, mastering’i ise İngiltere’de Mark Dobson tarafından yapıldı. Şarkının kapağını ise Büşra Kayıkçı tasarladı.
Şarkıyla eş zamanlı olarak yayımlanan videoda Kayıkçı ve Günak’ın farklı şehirlerdeki istasyonlarda yaptıkları çekimleri ve anonim yol videolarının kolajı yer alıyor. 2021 yılından 2022’ye süren üretim sürecinde yaşadıkları uzaklık, yakınlık, hareket ve bekleme hissini izleyiciye aktarıyor. Videonun Berlin’deki çekimlerini Arda Funda, İstanbul’daki çekimlerini Şüheda Eriş, editini ise Büşra Kayıkçı yaptı. Şarkı ilk kez 8 Şubat’ta Almanya’nın köklü radyolarından WDR Cosmo’da yayımlandı.
Ah! Kosmos ve Büşra Kayıkçı’nın yeni şarkısı “1702”yi buradan dinleyebilir, videosunu ise buradan izleyebilirsiniz.
Galeri/Miz, Ayşe Topçuoğulları’nın “Uykudan Önce” başlıklı dördüncü kişisel sergisini 15 Şubat - 7 Mart tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor.
Ayşe Topçuoğulları kentte yaşayan çocukların hikâyesini ele aldığı “Uykudan Önce” sergisinde masallarda anlatılan doğayı hayal eden çocukları resmediyor. Sanatçı “bir varmış, bir yokmuş” diye başlayan masalların giriş cümlesi ile izleyiciye soru sorduruyor. Topçuoğulları çalışmalarında yer alan konularla çocukların şehirde sahip oldukları imkânlar ile doğaya duydukları özlem arasındaki ilişkiye de değiniyor. Çalışmalarında çocukların benliklerini bulma serüvenini yeni bir bakış açısıyla ele alan sanatçı, çocukların iç dünyasındaki arayışı vurguladığı her bir resminde bu süreci yeni bir masalsı anlatımla kurguluyor.
Ayşe Topçuoğulları’nın “Uykudan Önce” başlıklı kişisel sergisini 15 Şubat - 7 Mart tarihleri arasında Galeri/Miz’de ziyaret edebilirsiniz.
Künye: Uykudan Önce, 50 Çap, Tuval Üzerine Akrilik, 2022
Hakan Bıçakcı’nın bir kurgu operatörünün gittikçe tuhaflaşan dünyasını anlattığı yeni romanı Silinmiş Sahneler, 18 Şubat’ta İletişim Yayınları’ndan yayımlanacak.
Silinmiş Sahneler, bugün burada yaşamanın, sürekli haberdar olmanın, her şeyi görmenin, hiçbir şey yapmamanın yorgunluğunu anlatıyor aynı zamanda. Sinemacı olma hayaliyle yola çıkıp, kendini sansürcü olarak bulan bir kurgu operatörü. Çalıştığı kanaldaki görevi “sakıncalı” görüntüleri kesmek, mozaiklemek, silmek. Monitörde akan sahnelere müdahale ederken, hayatının kontrolünü kaybetmeye başlar. Kurgu karışır. Beklenmedik anlarda, dehşet verici manzaralar çıkar karşısına. Olmaması gereken sahneler. Mesleğinin yan etkisi olduğundan şüphelendiği bu görüntülere “tuhaflıklar” adını verir. Sinir uzmanına görünüp ilaçlı kafayla başı önünde gezinmek veya yakınlarına anlatıp onları endişelendirmek istemez. Niyeti kendi kendine çözmektir. Donup kalır. Görmezden gelir. Üstüne gider.
“Gırç, gırç, gırç. Uykuma karışan dikenli gıcırtılarla kaskatı bir halde uyanıyorum. Salıncaktaki arkası dönük çocuk. Sesler salondan geliyor. Gırç, gırç, gırç. Yatakta büzüşüp kalıyorum. Kalkıp bakarsam, onu salonun ortasında sallanırken bulacağımı düşünüyorum. İçeride olmasına rağmen saçları uçuşarak.”
İhsan Oktay Anar’ın derin denizlerde kurduğu âlemde, kımıltısız siluetin hem içinde hem dışında bir hikâye anlattığı yeni romanı Tiamat, 16 Şubat’ta Everest Yayınları tarafından yayımlanacak.
“Başlangıçta her şey soğuk, boş ve anlamsızdı. Kutsal Rüzgâr sular üzerinde okşar gibi anaforlarla esiyor, güneş ve ayın, burçlar ve yıldızların henüz yaratılmadığı zifirî gecede, gözleri mucizevî bir dokunuşla açılmış halde bizzat kendini, yani karanlığın yine ta kendisini gören kör tabiatı sanki teselli ediyordu. Onun uyanıp cisimleşmiş hâli olan diğer çelik canavarın belirsiz silueti ise satıhtaki zayıf aydınlığın hemen altında âdeta kımıltısızdı.”
Tiamat’ın kapak resmi çizimi Ali Yaycıoğlu’na, tasarımı ise Kardelen Akçam’a ait.
1998 yılında İstanbul’da Yasemin Baydar ve Birol Demir tarafından kurulan sanatçı ikilisi :mentalKLINIK’in temsiliyeti Dirimart’a geçti.
1998’de İstanbul’da Yasemin Baydar ve Birol Demir tarafından kurulan :mentalKLINIK çalışmalarını Brüksel ve İstanbul’da sürdürüyor. Görünmez politik stratejileri ve toplumsal dinamikleri, açık bir şekilde çağdaş araçlar kullanarak görünür bir hafiflikle aşan :mentalKLINIK’in sergileri, bir disko topu gibi, ikilinin kendi evrenlerine yönelttikleri çok yönlü yaklaşımlarının bir seçkisinden oluşuyor. Sanatçı ikilisinin işleri duygusalla robotik tavırlar arasında gidip geliyor.
:mentalKLINIK süreç, üretim, roller, kavramlar ve sunum konusunda açık bir laboratuvar gibidir. Sanatçı ikilisinin işleri oksimoron ve paradoksların birer karışıdır. Kategorilere başkaldıran sarmalayıcı zaman ayarlı yerleştirmelerden heykellere, nesnelere uzanan bu işler, kara mizah yüklüdür.
Künye:
1. :mentalKLINIK
2. Are You Good Enough, 2018
3. Charlotte, 2018, Uncanny, Muse, Precarious, Go Lucky, Obnoxiously Happy, Egotistical
HOOD Base ve DasDas iş birliğiyle Deniz Tekin, Dilan Balkay, Eskiz, In Hoodies, Nejat Yavaşoğulları ve Nilipek’i aynı sahnede buluşturan “The Beatles Seven Yalnız Değildir” tribute gecesi 12 Şubat Cumartesi gerçekleştirilecek.
“The Beatles Seven Yalnız Değildir” etkinliğinde her sanatçı 15 dakikalık performanslarında sevdikleri The Beatles şarkılarını seslendirecek. Gecede ayrıca katılımcılar için çeşitli sürprizler de olacak. “The Beatles Seven Yalnız Değildir” etkinliği 12 Şubat Cumartesi günü DasDas’ta gerçekleştirilecek. Ücretsiz gerçekleşecek etkinliğe 0530 317 40 84 ve 0216 970 03 27 numaralarından rezervasyon yaptırabilirsiniz.
Görseller: Melike Erkan, Uğur Acil
Çağdaş teknonun temsilcilerinden Fjaak, The Falls sunumuyla 12 Şubat Cumartesi günü 42 Maslak’ta yer alan 42 Venue’de müzikseverlerle buluşacak.
House, techno, rave, ambient ve breakbeat tarzları arasında özgürce gezen performanslarıyla tanınan Fjaak’a Spandau20’den Elli Acula eşlik ederken, etkinliğin ev sahipliğini Ugur Project ve Mehmet Özbek üstlenecek. Etkinliğin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Fjaak bugüne kadar 11 single ve EP’nin yanı sıra birçok derleme de yayımladı. Fjaak, Spandau20 ile beraber müziklerinin yanı sıra etrafındaki birçok yetenekli sanatçıyı da tıpkı kendileri gibi dünyanın dört bir yanındaki kulüplere taşıyor.