GÜNDEM
  • 17-02-2022

    Electro-pop, downtempo ve melodic trap türlerini bir araya getiren Konoba, Kendine Has Sunar: Konoba Turnesi kapsamında mart ayının sonunda Türkiye’de üç farklı şehirde konser verecek.

    Konoba sahne adını kullanan Raphael Esterhazy, It Was Only A Dream isimli yeni albümünü ilk kez Türkiye’de dinleyicileriyle buluşturacak. Türkiye’de GRGDN Müzik tarafından temsil edilen Konoba, Kendine Has destekleriyle, Analog Prodüksiyon tarafından düzenlenen Türkiye turnesi kapsamında 24 Mart Perşembe günü IF Ankara’da, 25 Mart Cuma günü Hangout Cure İzmir’de ve 26 Mart Cumartesi günü Babylon Istanbul’da konser verecek. Konserlerin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    ​Dört yılın ardından tekrar Türkiye’de konser verecek olan Raphael Esterhazy’nin, Konoba projesinin ilk teklisi “On Our Knees” 2 milyon dinlenme, 48 milyon izlenme sayılarına ulaştı. 2017’de yayımladığı ilk albümünden sonra, prodüktör R.O. ile 10 isimli projeleri için çalışmaya başladı. İkili on ay boyunca on ülkeyi gezerek on parça kaydetti ve 2019 Mayıs ayında projeyi 10 isimli albüm olarak yayımladı.

    0
    0
    1978
  • 17-02-2022

    Yapı Kredi bomontiada, Vahap Avşar’ın eski ve yeni işlerinin yer aldığı “Müdahaleler” başlıklı sergisini 19 Şubat - 26 Mart tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor.

    Küratörlüğünü Ahmet Ergenç’in BüroSarıgedik iş birliğiyle üstlendiği “Müdahaleler” sergisi, Vahap Avşar’ın resim, fotoğraf, video, hazır-nesne ve yerleştirmelerinden oluşuyor. Sergi 80’lerin ortalarından bu yana eleştirel ve ironik bir bakışla siyasi ve kültürel gündeme “müdahaleler”de bulunan sanatçının, otuz yılı geçen üretim sürecinden geniş bir seçkiyi ve mekâna özgü yaptığı yerleştirmelerini izleyiciye sunuyor.

    Galeri ve 4.Kat’a yayılan iki ana kısımdan oluşan sergi, mekâna özgü bir yerleştirmeyle bugün ve yakın geçmişte yaşananlara ve genel aciliyet hissine göndermeyle galeriyi bir “acil-durum” mekânı hâline getiriyor. 4.Kat’ta sanatçının 1985’ten bu yana siyasi imgeleri, popüler ve tarihsel anlatıları ve gündelik hayat fragmanlarını eleştirel bir bakışla tarayarak ürettiği işleri yer alıyor. Müfredat, militarizm, popüler kültür, devlet aygıtları, bürokrasi imgeleri ve milli hassasiyetlere estetik-politik hamlelerle müdahale eden Avşar kültürel ve siyasi mitlerin şiddetini ve ideolojik yönlerini açığa çıkartıyor.

    Vahap Avşar’ın “Müdahaleler” başlıklı sergisini 19 Şubat - 26 Mart tarihleri arasında pazartesi hariç her gün 11.00 - 19.00 saatlerinde Yapı Kredi bomontiada Galeri ve 4.Kat’ta ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. HOTEL EUROPA, 1992, C-print, 130 x 130 cm, 3/3 + 1 AP
    2. SARAY / PALACE (Siblings of Images), 2020, Halı, 160 x 165 cm
    3. ÇAPRAZ TOZLAŞMA / CROSS POLLINATION, 2019, 1970’ler ve 80’lerde basılan posterlerin kolajları 59.5x70 cm
    4. 770 CELSIUS, 2020, Müdahale edilmiş cam şişeler, 80 adet

    0
    0
    3983
  • 17-02-2022

    Yaşar Kemal, vefatının yedinci yıldönümünde Yapı Kredi Kültür Sanat’ın ev sahipliğinde, yaşamında ve eserlerinde yer bulan türkülerden, eserlerinden bestelenen parçalar ve onunla özdeşleştirilen şarkılardan hazırlanan “Merhaba” adlı dinletiyle anılacak.

    Şarkılar, Ferhat Livaneli Orkestrası tarafından yorumlanacak. Müzik yazarı Murat Meriç, seslendirilen şarkıların hikâyelerini aktaracak, plaklarda kalmış parçaları dinletecek. Fotoğraflar ve videolar da etkinliğe eşlik edecek.

    “Merhaba” adlı dinleti, 28 Şubat 2022 Pazartesi Saat 19:00’da Yapı Kredi Kültür Sanat – Loca’da gerçekleşecek. Etkinlik rezervasyonlu olacak ve rezervasyonlar 21 Şubat 2022 tarihinde saat 10:00’da açılacak, bağlantıya buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca etkinlik Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’ın Youtube kanalından eşzamanlı paylaşılacak.

    Ferhat Livaneli Orkestrası
    Solist, Bağlama, Cura: Erdem Şimşek
    Solist: Hasan Doğru
    Keman, Akordeon: Özge Metin
    Klavye: Zafer Çotal
    Flüt: Defne Livaneli
    ​Gitar, Düzenlemeler ve Vokal: Ferhat Livaneli

    Kullanılan fotoğraf Ara Güler tarafından çekilmiştir.

    0
    0
    1734
  • 16-02-2022

    Kundura Sinema, film tutkunlarını ve sinema tarihine meraklıları mutlu edecek bir programı mart ayı boyunca sinemaseverlerle buluşturacak. Kara film türünün meşhur iki örneği olan Pandora ve Uçan Hollandalı (1951) ile Niagara (1953), 4K çözünürlüğündeki restore kopyalarıyla Türkiye’de ilk kez gösterilecek. Ayrıca canlı müzik eşliğinde sessiz film programı Nasty Women / Sinema’nın Edepsiz Kadınları ikincisiyle devam edecek.

    1951 yapımı Pandora ve Uçan Hollandalı, 5 ve 26 Mart tarihlerinde sinemaseverlerle buluşacak. Film İngiliz yönetmen Albert Lewin’in mitolojiden olduğu kadar Guillaime Appollinaire, Matthew Arnold ve Ömer Hayyam’a uzanan edebiyat referanslarıyla da dikkat çekiyor. 1930’ların başında İspanya’da Esperanza (Umut) adlı kurmaca bir balıkçı kasabasında geçen film, uhrevi güzelliğiyle erkekleri uçurumun kenarına sürükleyen, çekici olduğu kadar kalpsiz ve umarsız Amerikalı şarkıcı Pandora ile kasabaya kısa süreliğine demir atmış gizemli ve mesafeli Hollandalı denizci Hendrick van der Zee’nin kederli aşk hikâyesini ele alıyor.

    Henry Hathaway imzalı 1953 yapımı Niagara 19 Mart Cumartesi günü sinemaseverlerle buluşacak. Sinema tarihinin en meşhur femme fatale’lerinden Rose rolünde Marilyn Monroe’nun doğuşunu müjdeleyen film, bir tutku suçu hikâyesini anlatıyor. Filmde Monroe’nun yıkıcı kadın performansı hem büyüleyici hem de korkutucu biçimde insan cinselliğinin ve tutkusunun güçlü bir portresini çiziyor.

    Kundura Sinema’nın geçen yıl gerçekleştirdiği Sinema’nın Edepsiz Kadınları adlı sessiz film programı ikinci bölümüyle bu yıl da devam ediyor. 12 - 27 Mart tarihleri arasında seyirciyle buluşacak program adını, Donald Trump’ın 2016 yılında Başkanlık Tartışması sırasında rakibi Hillary Clinton’a yönelik bir hakaret olarak sarf ettiği ve bir anda küresel bir feminist hareketinin sloganına dönüşen “nasty woman” (edepsiz kadın) sözünden alıyor. Dönemin meşhur olan ama bugün isimleri unutulmuş kadın komedi oyuncularına saygı duruşunda bulunan programda 1899-1914 tarihleri arasında ABD, Fransa ve İtalya’da çekilmiş sessiz kısa filmler yer alıyor. Küratörlüğünü EYE Filmmuseum’un sessiz sinema küratörü Elif Rongen-Kaynakçı, film akademisyeni, yazar, feminist ve kuir aktivist Laura Horak ve film ve medya yazarı Maggie Hennefeld’in yaptığı program kapsamında altı kısa film Türkiye’de ilk kez buluşacak. Gösterimler piyanist, müzisyen ve prodüktör Gonca Feride Varol’un canlı müziği eşliğinde gerçekleştirilecek. Film gösterimleri hakkında ayrıntılı bilgiye ve biletlere buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1945
  • 16-02-2022

    SALT’ın davetiyle 2019’da başlatılan stüdyo ziyaretleri ve sanatçı sohbetleriyle geliştirilen “Ardışık” kapsamında düzenlenen Aykan Safoğlu’nun “Teneffüs” başlıklı sergisi 24 Nisan tarihine kadar SALT Galata’da sanatseverlerle buluşuyor.

    SALT’ın Ardışık sergilerinin sonuncusu olan “Teneffüs” Aykan Safoğlu’nun fotoğraf temelli üretimlerden oluşuyor. Safoğlu işlerinde, hareketli ve hareketsiz görüntüler arasındaki geçişlerin biçimsel ve içeriksel olanaklarını araştırıyor. Ekonomiden ödünç aldığı borçluluk ve varlık kavramlarından yola çıkan sanatçı, bunların kendi hayat hikâyesindeki yansımalarına odaklanıyor. 19. yüzyılda iç ve dış borçları denetlemekle yükümlü Düyûn-ı Umûmiye olarak hizmet veren ve 1933’te İstanbul Erkek Lisesi’ne dönüşen yapıyı serginin arka planına konumluyor. Bu okulda aldığı Almanca eğitimin ve okulla özdeşleşen katı disiplinin yaşantısındaki izlerini toplumsal cinsiyet, yönelim ve göç temelinde inceliyor.

    Sanatçı yakın dönemdeki sanat pratiğinde, kırpma, yeniden düzenleme ve tarama yöntemlerini kullanarak durağan görüntüleri kendi deyişiyle “göçmen imgeler” hâline getiriyor. Kişisel albümünden seçili fotoğrafları tek tek öğütücüden geçiren sanatçı, parçaları bir tarayıcı tablası üstünde yeniden bir araya getirirken yukarı aşağı, sağa sola kaydırarak bir dalga hareketi, titreşim oluşturuyor. “Teneffüs” çeşitli açılardan güç ve otorite göstergesi yapılara dair sanatçının gelişen “duygusal borçlanma” hissine odaklanırken aynı zamanda sanatçının pratiği kati kural ve yapıları bozmakla ilgileniyor.

    SALT’tan Amira Akbıyıkoğlu ile Farah Aksoy tarafından hazırlanan “Ardışık” programı, Barış Doğrusöz, Deniz Gül, Volkan Aslan, Fatma Belkıs ve Onur Gökmen ile Aykan Safoğlu’nun Ocak 2021’den itibaren SALT Galata’da düzenlenen sergilerinden oluşuyor.

    Aykan Safoğlu’nun “Teneffüs” başlıklı sergisi 24 Nisan tarihine kadar SALT Galata’da ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Aykan Safoğlu’nun Null-Defizit (in Ablehnung) [Sıfır Açık (İnkâr)] (2020) işinden bir detay Fotoğraf: Mustafa Hazneci, SALT
    2. Aykan Safoğlu’nun Wiedervereinigung [Yeniden birleşme] (2022) işinden fotoğraf: Mustafa Hazneci, SALT
    3. Aykan Safoğlu’nun Hundsstern steigt ab [Sirius alçalıyor] (2020) videosundan bir kare Sanatçı ve The Pill (İstanbul) izniyle
    ​4. Aykan Safoğlu’nun Teneffüs sergisinden decrescendo [dekreşendo] (2022) ve Depeche Mode (2022) Fotoğraf: Mustafa Hazneci, SALT

    0
    0
    3156
  • 16-02-2022

    David Robson’ın zekâsına çok güvendiğimiz insanların nasıl ve neden mantıksız kararlar alabildiklerini irdelediği, okuruna benzer tuzaklardan kaçınmak için basit ve uygulanabilir yöntemler sunduğu kitabı Zeka Tuzağı, Ezgi Başer'in çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.

    Nobelli bir fizikçi Arjantin sınırından iki kilo eroin geçirmek üzere kandırılabiliyor, Sherlock gibi bir zihni yaratan Arthur Conan Doyle iki ergen tarafından oyuna getirilebiliyor. Bilgi ve uzmanlık, insanları önyargılarına hapsederek yanlış düşüncelerin kök salmasına neden olabiliyor. Thomas Edison’dan NASA’ya, Nokia’dan İngiltere milli futbol takımına kadar zekâsına güvendiğimiz pek çok isim ve kurum bu tuzağa düşmüş, düşmeye de devam ediyor.

    ​Peki bu kadar zeki olduğunu düşündüğümüz insanlar böyle yanlışlara düşebiliyorsa bizim de düşmemiz kaçınılmaz değil mi? Pek değil. David Robson, zekâ ve deneyim konusunda yakın dönemlerde ortaya atılmış stratejik cehalet, meta-unutkanlık ya da işlevsel aptallık gibi yaklaşımlardan yola çıkarak, bir yandan zekâsına çok güvendiğimiz insanların nasıl ve neden mantıksız kararlar alabildiklerini irdeliyor, bir yandan da bizlere de benzer tuzaklardan kaçınmak için basit ve uygulanabilir yöntemler sunuyor. İster zekilerden olun ister biz diğer fanilerden, soru bombardımanının kesilmediği bu karmaşık yüzyılda, Zekâ Tuzağı bilişsel potansiyelinizi tümüyle kullanabilmeniz ve daha doğru kararlar alabilmeniz için yepyeni bir alet çantası.

    0
    0
    3163
  • 16-02-2022

    Spagetti Western ustası Sergio Leone’nin tüm filmleri 8 - 19 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek 41. İstanbul Film Festivali’nin retrospektif bölümünde sinemaseverlerle buluşacak.

    İstanbul Film Festivali’nin retrospektif bölümünde bu sene sinemanın en yaratıcı, en etkili isimlerinden biri olarak kabul edilen Sergio Leone’nin çektiği yedi uzun metrajlı film yenilenmiş kopyalarıyla sinema salonlarına taşınacak. Festivalde İtalyan yönetmen, yapımcı ve senarist Leone’nin Dolar Üçlemesi ve Bir Zamanlar Üçlemesi olarak anılan klasikler dahil, yönetmenin çektiği yedi uzun metrajlı film yer alıyor.

    İstanbul Film Festivali’nin retrospektif bölümünde yer alan filmler:

    Rodos Canavarı / Il Colosso di Rodi / The Colossus of Rhodes
    Bir Avuç Dolar İçin / Per un pugno di dollari / A Fistful of Dollars
    Birkaç Dolar İçin / Per qualche dollaro in più / For a Few Dollars More
    İyi, Kötü ve Çirkin / Il buono, il brutto, il cattivo / The Good, the Bad and the Ugly
    Bir Zamanlar Batıda C’era una volta il West / Once Upon a Time in the Wes
    Yabandan Gelen Adam / Giù la testa / A Fistful of Dynamite
    Bir Zamanlar Amerika’da / Once Upon a Time in America

    0
    0
    2101
  • 16-02-2022

    Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, Independent Curators International [Uluslararası Bağımsız Küratörler] (ICI) oluşumunun “Yarına Notlar” sergisi kapsamında 16 Şubat Çarşamba saat 18.30’da Pera Müzesi Oditoryumu’nda bir söyleşi gerçekleştirilecek. Söyleşide Ali Kazma Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşan Kuzey başlıklı video çalışmasını küratör Mari Spirito ile konuşacak.

    COVID-19 küresel salgını sürecinde yaşanan kültürel geçişi ele alan güncel sanat çalışmalarının yer aldığı “Yarına Notlar” sergisi, 25 ülkeden 30 küratörün bu doğrultuda oluşturduğu seçkiyi sanatseverlerle buluşturuyor. Küresel bir çağda sanatın kolektif hafızanın inşasındaki rolü üzerine odaklanan sergideki birçok çalışma, kuşku ve güvensizliğin yükseldiği zamanlarda dünyayı anlamlandırmanın yollarını sorguluyor.

    Farklı coğrafyalardan 29 sanatçının eserlerinin bir araya geldiği “Yarına Notlar” sergisinde, Ali Kazma’nın Kuzey başlıklı iki kanallı video çalışması da yer alıyor. Çalışan, emek sarf eden insan bedenlerinin hareketlerine odaklanan Kazma, eserlerinin çoğunda işinde ustalık kazanmış kişiler tarafından gerçekleştirilen bir dizi mesleğin ayrıntılı uzmanlığını izleyiciye sunuyor. Sanatçının Kuzey başlıklı video çalışması ise Arktik Okyanusu’nda terk edilmiş bir maden alanına odaklanıyor.

    Küratör Mari Spirito’nun “Yarına Notlar” sergisine dahil ettiği Kuzey videosu, izleyiciyi 1930’lardan 1980’lerin sonuna kadar Sovyetler tarafından yönetilen terk edilmiş bir madene, Svalbard Adaları’ndaki Pyramida’ya götürüyor.

    Mari Spirito bu eseri sergiye dahil etmesini şu sözlerle açıkladı: “İnsan yaşamının tamamen noksan olduğu Kuzey, kolektif münferit hayat deneyimlerimizi vurgulayarak kendine yeten ve korunaklı, ancak kaybedilmiş, izole bir topluluğun metaforik bir portresini sunuyor. Duygusal ve ulusal tecridimiz her gün pekişmeye devam ediyor. Bir başka deyişle Kuzey, karantinanın birincil ve uzun vadeli etkileriyle doğrudan yüzleşiyor.”

    ​Künye: Ali Kazma, Kuzey, 2017 / İki kanallı HD Video, 5’10’’ Jeu de Paume, Paris ve Galeri Nev, İstanbul’un izniyle

    0
    0
    1519
  • 16-02-2022

    Nobel Ödüllü yazar Kenzaburo Oe'nin insanlık durumunu ve aile psikolojisini derinlemesine incelediği romanı Sessiz Çığlık, H. Can Erkin’in çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.

    Yukio Mişima’nın "Savaş sonrası Japon edebiyatında yeni bir zirve." olarak tanımladığı Oe'nin bu eseri; yarattığı huzursuz edici evrende gerçeklerle mitsel olanı yan yana getirirken, kardeş rekabeti, fedakârlık, geçmişle yüzleşme ve doğanın vurdumduymazlığı gibi temaları da çarpıcı bir dille işliyor.

    ​Çocuğunu bakımevine teslim etmek zorunda kalan Mitsu ile ABD’deki hayatından kaçan kardeşi Takaşi, Tokyo’da buluşup çocukluklarını geçirdikleri köye dönerler. Hem bir süreliğine şehir hayatının etkisinden kurtulma hem de aile evlerini satma niyetindedirler. Ancak bu süreçte kendilerini aile geçmişleriyle yüzleşirken bulur ve yıllar içinde birbirlerine ne denli yabancılaştıklarını anlarlar.

    0
    0
    1711
  • 15-02-2022

    12 yıldır iyi müzikseverleri bir araya getiren Salon, +1’in desteği ve dopdolu bir program ile 5 Mart’ta kapılarını açıyor. Salon, mayıs sonuna kadar devam edecek konserlerde Kit Sebastian, Seafret, Palmiyeler, Jakuzi, Other Lives, Islandman, Ghostly Kisses, Noga Erez, Lola Marsh ve Jonathan Bree’yi ağırlayacak.

    Salon, 5 Mart Cumartesi günü “+1 Sunar: Kit Sebastian” konseriyle yeni sezonunu açacak. Kit Martin ve Merve Erdem tarafından Londra’da kurulan Kit Sebastian, 70’lerin saykedelik ruhunu Türkiye, Fransa, Brezilya ve Amerika’nın müzikal esintisiyle dinleyiciye aktarıyor. 10 Mart Perşembe ve 11 Mart Cuma günleri “+1 Sunar:  Seafret” konseriyle vokalist Jack Sedman ve gitarist Harry Draper’dan oluşan İngiliz indie-pop ikilisi, iki gece üst üste müzikseverlerle buluşacak. 12 Mart Cumartesi günü indie ve saykedelik pop-rock grubu Palmiyeler, “+1 Sunar: Palmiyeler” konseriyle sahnede olacak. Darkwave, synthpop grubu Jakuzi, 18 Mart Cuma ve 19 Mart Cumartesi günleri “+1 Sunar: Jakuzi” konseriyle dinleyicileri 80’lere doğru bir yolculuğa çıkaracak. 24 Mart Perşembe ve 25 Mart Cuma günleri “+1 Sunar: Other Lives” sahnede olacak. Amerikalı indie-rock grubu, Jesse Tabish, Jonathon Mooney ve Josh Onstott’tan oluşuyor. 26 Mart Cumartesi günü “+1 Sunar: Islandman” konserinde ise elektronik yapılar ve etnik ritimler dinleyicilerle buluşacak. 31 Mart Perşembe ve 1 Nisan Cuma günleri Quebecli Margaux Sauvé'nin rüya pop projesi “+1 Sunar: Ghostly Kisses” konserleriyle Salon’da müzikseverle buluşacak.

    13 Mayıs Cuma ve 14 Mayıs Cumartesi günleri Tel Avivli şarkıcı, söz yazarı ve yapımcı Noga Erez’in “+1 Sunar: Noga Erez” konserleriyle mayıs ayı programı başlayacak. 19 Mayıs Perşembe ve 20 Mayıs Cuma günleri “+1 Sunar: Lola Marsh” konserlerinde ise İsrailli indie pop grup sahnede olacak. Mayıs ayının kapanışı ise“+1 Sunar: Jonathan Bree” konseri ile olacak. Yeni Zelandalı müzisyen, “karanlık Disney” olarak tanımlanabilecek müzik paletini dinleyicilerle buluşturacak.

    ​Salon’un yeni sezon konserlerinin biletleri 16 Şubat Lale Kart üyeleri için indirimli ön satışın ardından 18 Şubat Cuma günü saat 10.30’da passo.com.tr ile İKSV ana gişeden genel satışa açılacak. Öğrenci bileti fiyatı Eczacıbaşı Genç Bilet projesi kapsamında 10 TL olacak.

    0
    0
    1883
DAHA FAZLA
Geldanlage