GÜNDEM
  • 23-03-2022

    Farklı jenerasyonlardan uluslararası müzisyenleri dinleyicilerle buluşturan Bozcaada Caz Festivali’nin 6. edisyonu Paribu ana sponsorluğunda 26 - 28 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

    Kendine Has, Volkswagen, Jack Lives Here ve Metro destekleriyle 2017 yılından itibaren Bozcaada’nın kendine has güzelliğinin bir parçası hâline gelen festival, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) katkılarıyla, 3dots ve fermente tarafından gerçekleşiyor. Festival 6. edisyonunda cazın ustalarını dinleyicilerle buluştururken aynı zamanda disiplinlerarası “Keşif” etkinlikleri düzenleyecek. Festival katılımcılarına çağdaş sanat ve gastronomi dahil olmak üzere farklı disiplinlerin yer aldığı kapsamlı bir etkinlik programı sunuyor. Programın detayları önümüzdeki günlerde açıklanacak.

    Festival bu sene pandemi gibi, alışık olmadığımız ve ön göremediğimiz farklı kriz anlarında duruma nasıl uyum sağladığımıza odaklanıyor. Daha iyi bir dünyanın mümkün olduğuna olan inancı ve bir araya gelmenin gücüyle şifa bulmayı amaçlıyor. Festival zor zamanlarda bizi insan yapan en önemli özelliklerimizden biri olan iletişim kurma ve iş birliğinde hareket etmemizin çözümler geliştirmemize yardımcı olduğunu vurguluyor. Festival kendini ifade etmenin, yaratıcılığın ve bir bütünün parçası olmanın iyileştirici gücünü merkeze alarak, etkinlik kapsamında bir araya gelecek herkesin kendiyle ve birbiriyle bağ kuracağı, duygularını paylaşacağı bir ortam yaratmayı amaçlıyor.

    Bozcaada Caz Festivali’nin biletlerini passo üzerinden satın alabilirsiniz.

    0
    0
    2130
  • 23-03-2022

    Gülcan Şenyuvalı’nın “Beyaz Atlı Prens (!)” başlıklı kişisel sergisi 20 Nisan tarihine kadar Ferda Art Platform Ana Salon’da sanatseverlerle buluşuyor.

    Clarissa Pinkola Estés’ın masal, hikâye ve efsaneleri yeniden yorumlayan Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabına referansla yola çıkan Gülcan Şenyuvalı, “Beyaz Atlı Prens (!)” sergisinde kadın cinayetleri politiktir söylemini merkeze alıyor. Sergide Türkiye’de 2021 yılında öldürülen 416 kadına ithafen yapılmış̧ bir yerleştirme de yer alıyor.

    Modern toplumun DNA’sına işlemiş cinsiyetçi söylem, düşünce ve eylemler kanserli hücreler gibi nesiller boyunca masallar aracılığı ile çocuklara aktarılıyor olabilir mi? Sanatçı Mavisakal hikâyesi üzerinden kadına şiddeti bir kez daha tartışmaya açıyor. Dişil merakın dolayısıyla kadın yaratıcılığının sembolik katili olan Mavisakal ve Beyaz Atlı Prens aslında aynı kişi olabilir mi?

    Gülcan Şenyuvalı’nın “Beyaz Atlı Prens (!)” başlıklı kişisel sergisi 20 Nisan tarihine kadar Ferda Art Platform Ana Salon’da ziyaret edilebilir. Ayrıca Burcu Gökçek’in tek kanallı bir video ve ona eşlik eden bir resimden oluşan “Otoportre” başlıklı yerleştirmesi 30 Mart tarihine kadar FAP Proje Alanı’nda görülebilir.

    Künye:
    1. Gülcan Şenyuvalı, naif kadınlar, kumaş üzerine dikiş ve akrilik, 52x61 cm, 2022
    ​2. Gülcan Şenyuvalı, kadın ve kurtlar, 2021, kumaş üzerinedikiş ve kolaj, 190x105cm

    0
    0
    2092
  • 23-03-2022

    Günışığı Kitaplığı'nın her yıl öğretmenler, kütüphaneciler ve eğitim yöneticileri için düzenlediği Eğitimde Edebiyat Semineri’nin 15’incisi 26 Mart Cumartesi günü çevrim içi gerçekleşecek.

    FMV Işık Okulları’nın desteğiyle düzenlenen seminere her branştan ve düzeyden eğitimciler katılıyor. Okuma kültürünün gelişmesine emek veren, Türkiye’nin dört bir yanından eğitimciler, öğrencileri edebiyatla buluşturmanın yeni yollarını paylaşmak için bir araya geliyor. Bu yıl seminer seminerin kapanış konuşmasını oyuncu, yazar, senarist Ercan Kesal yapacak.

    Programda çağdaş Amerikan edebiyatının ödüllü yazarlarından, Ender Kuş adlı romanıyla ülkemizde de çok sevilen Shelley Pearsall ile edebiyatımızın çok ödüllü şair ve yazarlarından Çiğdem Sezer, engin yazarlık deneyimleriyle eğitimcilere seslenecekler. Türkiye’nin psikoloji alanındaki önemli uzmanlarından, Koç Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sami Gülgöz, edebiyat, okumak ve bellek arasındaki etkileşime ilişkin görüşlerini paylaşacak. İklim değişikliği uzmanı Naz Beykan, “Çocukları ve Gençleri İklim Kriziyle Yaşamaya Nasıl Hazırlayacağız?” sorusuna cevaplar arayacak.

    Yayıncılık ve okuma kültürümüz için birçok öncü projeye imza atan, Günışığı Kitaplığı Genel Yayın Yönetmeni, yazar Mine Soysal, okuma kültürümüzü tehdit eden yaklaşım ve uygulamalara dikkat çekecek. Odağına sansür ve otosansürü alacak Soysal, farklı alanlardan şu uzman konuklarına söz verecek: Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı, Uluslararası Yayıncılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi, yayıncı Kenan Kocatürk; klinik psikolog-pedagog İnci Vural; ODTÜ GVO Özel Okulları’nda eğitim yöneticisi, şair Cahit Ökmen.

    Zeynep Cemali Öykü Yarışması Proje Başkanı, editör Müren Beykan, 6, 7 ve 8. sınıfların katıldığı yarışmanın 12. yılı için belirlenen “uzay” temasına ilişkin paylaşımlarda bulunacak. Sanatçı, eğitmen, danışman Müjgan Özçay entelektüel yorumuyla, edebiyat eserlerindeki temaların yaratıcı yollarla kullanımını işaret edecek, eğitimcilere pratik ip uçları verecek. İstanbul, Ankara, Bursa ve Niğde’deki okullardan beş öğretmen, öğrencileriyle gerçekleştirdikleri yaratıcı okuma uygulamalarını meslektaşlarına aktaracak, yeni ve etkili yollar örnekleyecekler. Kayıt formuna buradan ulaşabilirsiniz.

    PROGRAM

    11.00   Açılış

    11.15   Prof. Dr. SAMİ GÜLGÖZ  Okuyarak Yaşamak: Bellek ve Edebiyat

    11.40   Yaratıcı Okuma Uygulaması 1

    12.00   MİNE SOYSAL ve KONUKLARI
    Okuma Kültürümüz İçin Büyük Tehdit: Sansür ve Otosansür

    12.40   Yaratıcı Okuma Uygulaması 2

    13.00   NAZ BEYKAN
    Çocukları ve Gençleri İklim Kriziyle Yaşamaya Nasıl Hazırlayacağız?

    13.20   Yaratıcı Okuma Uygulaması 3

    13.40   ÇİĞDEM SEZER  Yazarın Dilinden Hayata İlham Katan Anlar

    14.00   Yaratıcı Okuma Uygulaması 4

    14.20   MÜREN BEYKAN  Genç Öykücüler, Haydi Uzaya!

    14.40   Yaratıcı Okuma Uygulaması 5

    15.00   SHELLEY PEARSALL  Öğretmenlikten Yazarlığa Yaratıcı Bir Yolculuk

    15.15   MÜJGAN ÖZÇAY  Edebiyatta Yaşamın Ayak İzleri: Temalar

    ​15.35   ERCAN KESAL  Kapanış Konuşması

    0
    0
    1376
  • 22-03-2022

    KRANK Art Gallery, Barış Elçin ve Işıl Çelik’in eserlerinden oluşan “Kendi Kendinin Gardiyanı” başlıklı sergiyi 16 Nisan tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    “Kendi Kendinin Gardiyanı” sergisi Barış Elçin ve Işıl Çelik’in eserleriyle günümüz gerçeklerinde gözetleme uygulamalarının bir iktidar ilişkisi olmaktan çıkarak gündelik bir biçim hâlini almış olmasına odaklanıyor. Sergide yer alan eserler gözetleme eyleminde belli bir asimetrinin giderek kaybolarak, gözetlemenin toplumsallaşma ve yaygınlaşma bağlamlarını ele alıyor.

    Foucault, mükemmel gözetlemenin bir kötü niyetlilik bütünü olduğunu söyler; bu düşüncenin gerçekliği su götürmezdir. Ancak sanat, gerçekten daha gerçek bir dünyayla ilgilenir. Bu nedenle “mükemmel gözetlemenin” mümkün olamayacağını ortaya koyar. Çünkü gözetlenen, kendini bakışa veya bakış ihtimaline göre “oldurur”. Bunu yaparken de kendini “öldürür”. İktidarlar devamlılıkları uğruna gözetleyebildikleri ile yetinmeyi tercih ederler. Sanat gözetleyenin gözden kaçırdığını bize asıl gerçeklik olarak ortaya koyar.

    ​Barış Elçin ve Işıl Çelik’in eserlerinin yer aldığı “Kendi Kendinin Gardiyanı” başlıklı sergiyi 16 Nisan tarihine kadar KRANK Art Gallery’de ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1567
  • 22-03-2022

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen, Türkiye’nin en büyük uluslararası sinema etkinliği İstanbul Film Festivali, bu yıl 41. kez 8 - 19 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

    41. İstanbul Film Festivali, Türkiye ve dünya sinemasının en başarılı örneklerinden, yıldız oyuncular ve usta yönetmenlerle söyleşilere kadar pek çok etkinlik ile yeniden sinemalara dönüyor. Festivalin programı dünya sinemasının en yeni örnekleri, kült yapıtlar, usta yönetmenlerin son filmleri, yeni keşifler ve gizli hazinelerin aralarında olduğu 135 uzun ve 22 kısa metrajlı filmden oluşuyor. 12 gün sürecek festivalde 14 bölüm altında 43 ülkeden 164 yönetmenin filmleri sinemaseverlerle buluşacak. Festivalde film gösterimlerinin yanı sıra konuk yönetmen ve oyuncuların katılımıyla gerçekleştirilecek sohbetler, konserler ve özel etkinlikler de yer alıyor. Gösterimler Beyoğlu’nda Atlas 1948, Beyoğlu Sineması, Pera Müzesi Oditoryumu, Nişantaşı’nda CineWAM Premium+ City’s (Salon 3 ve Salon 7) ve Kadıköy’de Kadıköy Sineması ile Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi olmak üzere toplam yedi salonda yapılacak.

    Festivalin açılışını, dünya prömiyerini Şubat 2022’de Berlin Film Festivali’nde gerçekleştiren ve En İyi Başrol Performansı (Meltem Kaptan), En İyi Senaryo, Sanat Sinemaları Birliği Ödülü kazanan Rabiye Kurnaz George W. Bush’a Karşı filmi yapacak. Tiyatro, opera ve film yönetmeni Andreas Dresen daha önce Geceyi BekleyenlerYolun Yarısında ve Yarı Yolda adlı filmleri ile İstanbul Film Festivali programında yer almıştı.

    Festival biletleri Lale Kart üyeleri için ön satış döneminin ardından 1 Nisan Cuma günü 10.30’dan itibaren passo.com.tr’de satışa çıkacak. 41. İstanbul Film Festivali’nin detaylı programına buradan ulaşabilirsiniz.

    Uluslararası Yarışma bölümünde yer alan filmler:

    Dağların Denizcisi / Mariner of the Mountains / Karim Aïnouz / Brezilya, Fransa, Almanya, Cezayir
    Coma / Bertrand Bonello / Fransa
    Birlikte Öleceğiz / Together, We Shall Die / Hakkı Kurtuluş, Melik Saraçoğlu / Türkiye, Almanya  
    Rüyalar Diyarı / Land of Dreams / Shirin Neshat, Shoja Azari / ABD
    Vortex / Gaspar Noé / Fransa, Belçika, Monako
    Leonor Asla Ölmeyecek / Leonor will Never Die / Martika Ramirez Escobar / Filipinler
    Hayat Üzerine Bir Film / Feature Film About Life / Dovile Sarutyte / Litvanya, ABD
    Gergedan / Rhino / Oleh Sentsov / Ukrayna, Almanya, Polonya
    Flux Gourmet / Peter Strickland / İngiltere, ABD, Macaristan
    Masumlar / The Innocents / Eskil Vogt / Norveç, İsveç, Danimarka, İngiltere, Fransa, Finlandiya

    Ulusal Yarışma bölümünde yer alan filmler:

    Mukavemet / The Resistance / Soner Caner / Türkiye
    Geceden Önce Before the Night / Ali Kemal Çınar / Türkiye, İtalya
    Klondike / Maryna Er Gorbach / Türkiye, Ukrayna
    Turna Misali The Last Birds of Passage / İffet Eren Danışman Boz / Türkiye
    Yaban / Tareq Daoud / Türkiye, Fransa
    Ela ile Hilmi ve Ali Ela and Hilmi with Ali / Ziya Demirel / Türkiye
    Zuhal / Nazlı Elif Durlu / Türkiye
    Dört Duvar The Four Walls / Bahman Ghobadi / Türkiye, İngiltere
    Çilingir Sofrası A Night in Four Parts / Ali Kemal Güven / Türkiye
    Bana Karanlığını Anlat Tell Me About Your Darkness / Gizem Kızıl / Türkiye
    Birlikte Öleceğiz Together, We Shall Die / Hakkı Kurtuluş, Melik Saraçoğlu / Türkiye, Almanya
    Kerr / Tayfun Pirselimoğlu / Türkiye, Yunanistan, Fransa

    0
    0
    2394
  • 22-03-2022

    Amerikalı yazar, eleştirmen, insan hakları savunucusu Susan Sontag’ın biri The New Yorker’da, diğerleri The New York Review of Books’ta yayımlanmış yazılarından derlenen Satürn Yıldızı Altında, Osman Akınhay’ın çevirisiyle Everest Yayınları’ndan çıktı.

    Satürn Yıldızı Altında, 20. yüzyılda düşünce, edebiyat ve sinemada fark yaratmış, tartışma alanları açmış sanatçılar hakkında yazılardan oluşuyor.

    ​Kitap, Sontag’ın erken yaşlardan itibaren izlediği ve etkisi altında kaldığı Amerikalı yazar Paul Goodman’ın ölümü üzerine yaşadıkları ve düşündüklerine ilişkin bir denemeyle başlıyor; Roland Barthes’ın geride bıraktıkları, Antonin Artaud’un yaşamı ve sanat felsefesi, Walter Benjamin ve Elias Canetti hakkındaki değerlendirmeleriyle sürüyor; Hitler’in gözde sinemacısı ve propagandacısı Leni Riefenstahl’ın eserleriyle sanatının otopsiye tabi tutulduğu, Hitler hakkındaki çok uzun filmiyle tanınan Hans Jürgen Syberberg’in ve sinemasının irdelendiği denemelerle sona eriyor. Sontag, bu figürlerin kişisel ve düşünsel evreninde bıraktığı birikimle, ölüm, sanat, hayal gücü, etik ve estetik; bunlar arasındaki ilişkiler ve yazmak üzerine düşünüyor.

    0
    0
    2127
  • 22-03-2022

    Kenneth Branagh’ın yönetmenliğini üstlendiği, Jamie Dornan, Caitrano Balfe, Jude Hill ve Judi Denc’in başrollerini paylaştığı, En İyi Film ve En İyi Yönetmen başta olmak üzere yedi ayrı dalda akademi ödülü adaylığı bulunan Belfast filmi 25 Mart’ta vizyona girecek.

    1960’ların sonlarında Kuzey İrlanda’da geçen hafızanın gücü hakkında kişisel ve neşeli bir hikâyeyi anlatan Belfast filmin odak noktasında, hayatı aile sevgisi, çocukluk eğlenceleri ve çiçek açan bir romantizmle dolu, ergenliğin zirvesindeki genç bir çocuk olan Buddy yer alıyor. Ancak Buddy’nin çok sevdiği memleketi Belfast artan kargaşaya yakalanırken, Buddy’nin ailesi önemli bir seçimle karşı karşıya kalmıştır: Çatışmanın geçmesini ummak veya yeni bir hayat için bildikleri her şeyi geride bırakmak.

    Jamie Dornan, Caitriona Balfe, Judi Dench ve Jude Hill’in oyuncu kadrosunda yer aldığı filmin yapımcılığını Laura Berwick, Becca Kovacik ve Tamar Thomas üstleniyor. 25 Mart’ta vizyona girecek Belfast filminin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    0
    0
    2354
  • 22-03-2022

    KOLİ Art Space, beraber co., Pelin Çağlar, Umut Erbaş ve Mihriban Tandoğan’ın işlerinden oluşan “Birbirimizin Huzurunda” başlıklı sergiyi 2 Nisan tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Melis Bektaş’ın küratörlüğünü üstlendiği “Birbirimizin Huzurunda” sergisi, yaşamın güvencesizlik ve kırılganlık içinden duyumsandığı bir zamanda beden ve kırılganlıkları bıraktığımız açıklıklar ve bağlantılar üzerinden yorumluyor. Sergi bize ait olduğunu hissettiğimiz ve bize ait olmayan bir dizi bakış açısıyla karşılaşılan bir alan oluşturuyor. Sergide sanatçıların sanatsal pratiklerinin genelindeki performatif ihlal; geçişlilik, geçicilik ve katmanlılığın yanı sıra beden, coğrafya, kültür, kimlik ve zihne dair yaşanabilirliği ve yaralanabilirliği ele alış biçimleriyle bir araya geliyorlar.

    Serginin çıkış noktasını başkaları tarafından, bilinen ve bilinmeyen, uzak ve yakın, sosyal normlara göre, tarihsel olarak belirli koşullara göre şekillenen, sosyal ve politik kuruluşlarca ve çevresel faktörler tarafından hep yeniden inşa edilen beden kavramı oluşturuyor. Bedenin kamusallığını düşünürken “Birbirimizin Huzurunda” isminde birliktelik ihtimalini, birbirimiz olma fikrini sorunsallaştırıyor ve tartışmaya açıyor. Canlı bir paradoks ve yeni toplumsal ontoloji ihtiyacı içinde devam eden tartışmalar sergide fotoğraf, video ve resim üzerinden kırılganlığın ve yaralanabilirliğin izlerini sürüyor.

    Beraber co., Pelin Çağlar, Umut Erbaş ve Mihriban Tandoğan’ın eserlerinin yer aldığı “Birbirimizin Huzurunda” başlıklı sergiyi 2 Nisan tarihine kadar KOLİ Art Space’de ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2279
  • 22-03-2022

    Burcu Ünsal'ın kaleme aldığı ve Ezgi Keleş'in resimlediği, okuru okul binasında geçen sayılarla dolu bir maceraya çıkaran Biri Şu Sayıları Toplasın! adlı kitap Can Çocuk’tan çıktı.

    8 yaş ve üzeri okurlara hitap eden Biri Şu Sayıları Toplasın!, eğlenceli, akıcı anlatımı ve kıvrak desenleri ile grafik roman tadında bir öykü sunuyor. Çınar ve arkadaşları problemleri birlikte çözerken hem aralarındaki farklılıkların oluşturduğu bütünü hem de yaratıcı aklın nesilleri bir araya getirebilme gücünü fark ediyor.

    Çınar için matematik dersinden daha zor bir şey varsa, o da güne iki saatlik matematik dersiyle başlamak. Neyse ki onu her an mutlu edebilen bir uğraşısı var: Karikatür çizmek. Sürekli yanında taşıdığı karikatür defterine herkes konu olabilir. Bünyamin Öğretmen bile. Elbette, haberi olmaksızın... Peki ya bir gün, bir matematik dersinde, o defter hiç umulmadık ellere geçerse?

    “O akşam sadece sınıftakiler değil, Bünyamin Öğretmen’le ilgili de bir şey öğrenmiştim: Adam karanlıktan feci korkuyordu. Panikle masanın altına kaçmıştı; titremekten tek kelime edemiyordu. Güç bela ağzından şu bilgileri almıştık: Dolabında anahtar vardı. Dolabı maviydi. Dolabın şifresi: Mavi dolap numaralarının toplamı x Müzik öğretmenlerinin sayısı = ? Ve en önemlisi: ‘Defterim dolabındaydı!”

    0
    0
    1936
  • 21-03-2022

    Pink Floyd’un bateristi Nick Mason’ın grubu Nick Mason’s Saucerful of Secrets, BKM ve Pozitif organizasyonu ile 6 Haziran’da Volkswagen Arena’da konser verecek.

    Nick Mason, Gary Kemp, Guy Pratt, Lee Harris ve Dom Beken’den oluşan Nick Mason’s Saucerful Of Secrets grubu Pink Floyd’un ilk albümünden, 1972 tarihli Obscured by Clouds albümüne kadar şarkılarla birlikte ilk kez "Echoes" parçasını da bu konserde seslendirecek. Pandemi sebebiyle geçen yıl ertelenen turnenin Avrupa ayağına Türkiye’yi de ekleyen grup ayrıca Almanya, Çek Cumhuriyeti, İsviçre, Fransa, Lüksemburg, Belçika, Hollanda, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Rusya, Romanya, Bulgaristan, Sırbistan, Macaristan, Hırvatistan, Avusturya ve İtalya da konser verecek. Bu turne Nick Mason’ın bugüne kadarki en büyük Avrupa turnesi olacak. Konserin biletine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1555
DAHA FAZLA
Geldanlage