GÜNDEM
  • 29-09-2022

    #YasaksaYasak etiketiyle yola çıkan 11. Pembe Hayat KuirFest, dünyanın dört bir yanından farklı kuir hikâye anlatımlarıyla 30 Eylül - 2 Ekim’de Ankara’da, 14 - 16 Ekim’de İstanbul’da sinemaseverlerle buluşacak.

    30 Eylül Cuma günü Goethe-Institut Ankara’da Türkiye’den Kuir Kısalar özel gösterimi ile başlayacak olan festivalde, Sadi Güran’ın tasarımıyla hayat bulan Zeliş Deniz Kuir Sinema Ödülü dördüncü kez sahibini bulacak. 12 Ekim’de de gazino gecesi ile İstanbul açılışını gerçekleştirecek olan festivalde, Nükhet Duru sahne alacak. Festival 11. yılında 58 film, beş özel etkinlik, beş atölye ve bir tiyatro oyununu izleyicilerle buluştururken aynı zamanda İstanbul Sözleşmesi özel etkinliği, Pakistan Aks Azınlık Festivali, Popo Fan filmleri seçkisi ve Başka Sinema ve MUBI ile olan iş birliklerini de gerçekleştirecek.

    Festival direktörü Gök Akyel KuirFest’in 11. yılını şu sözlerle özetledi: “KuirFest 10 yıl boyunca pek çok şehri ve ülkeyi gezdi. Dünyanın her bir yanından kuir filmleri, komünite güçlendirme hedefli etkinlikleri ve tabii ki partileri ile sanat, kültür ve komünite temelli çalışmalarını sürdürdü. 11. yılımızda, bunca seneler boyunca ardımızda bıraktığımız her bir baskı ve yasak için, hep birlikte #YasaksaYasak ayol! diyerek yolumuza devam ediyoruz.”

    ​On yılı geride bırakan ve yepyeni bir on yıl için kapılarını aralayan Pembe Hayat KuirFest, lubunyaları kendi hikâyeleriyle bir araya getiren filmleri, belgeselleri, atölyeleri, özel konukları ve oturumları ile katılımcılarla buluşacak. 11. KuirFest hakkında detaylı bilgiye internet sitesinden ve Instagram hesabından ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1738
  • 29-09-2022

    Serkan Sarıer’in “Swarm” başlıklı Türkiye’deki ilk kişisel sergisi 15 Ekim tarihine kadar PİLEVNELİ Dolapdere’de sanatseverlerle buluşuyor.

    Serkan Sarıer çalışmalarında, endişelerini dile getirmek amacıyla erkek bal arılarını (drone) alegorik bir queer metaforu olarak kullanıyor. Erkek arıların iğneleri yoktur, nektar veya polen toplayamazlar. İşçi arıların yardımı olmadan beslenemezler, bu durum kolonilerine bağımlılıklarını net bir şekilde gösterir. Bir erkek arının hayattaki tek amacı, döllenmemiş bir kraliçe ile çiftleşmektir. Erkek arılar topluluk tarafından verilen yükümlülüklerini yerine getiremezse, kolonisine bir faydası olmaz ve dışlanır. İşçi arılar, erkek arıları aç bırakarak zayıflatır ve kovan girişine kadar götürerek kovandan dışarı atar. Erkek arılar hipotermiden veya açlıktan ölürler. Sanatçı bu tür bir dışlanmayı, queer’lerin içerisinde bulundukları toplumdan beklenen şartları karşılamadıkları muhafazakâr sosyal yapılar içinde başlarına gelebileceklerle eş tutuyor.

    Muhafazakâr Türk işçi sınıfı tarafından yoğun bir popülasyonuna sahip olan Almanya’nın Hanau şehrinde queer bir genç olarak büyürken yaşadığı kişisel deneyimlerinden yola çıkan Serkan Sarıer, zarar görmemek, yaralanmamak, ailesi ve arkadaşları tarafından reddedilmemek için bulunduğu topluma uyum sağlaması ve topluluğunun bir parçası olarak “performans” göstermesi gerektiğini vurguluyor. Sanatçı, mitolojik bir tanım kullanarak erkek bal arıları ile genç queer erkeklerin gelişim evreleri arasında paralel bir bağ kuruyor. Genç queer erkeklerdeki fiziksel ve duygusal dönüşümü, erkek bal arılarının “tam başkalaşım” (holometabolism) dönemi ile karşılaştırıyor.

    Sergide yer alan eserlerde sanatçı erkek arılarda görülen dönüşüm hâlini erkek figürleri üzerinden tasvir ediyor. Eserlerdeki figürlerin nereye evrilebileceği, nereden geldiği ya da hangi dönüşüm evresi içinde olabilecekleri tahmin edilemez bir hâl alıyor. Bu nedenle izleyici, dönüşüm anında oluşan bir sekansa tanık olma fırsatı yakalıyor.

    Serkan Sarıer’in “Swarm” başlıklı kişisel sergisi 15 Ekim tarihine kadar kadar PİLEVNELİ Dolapdere’de ziyaret edebilirsiniz.

    ​Künye: Serkan Sarıer, Untitled, 2022, Keten bezi üzerine karışık teknik, 33 x 48 cm

    0
    0
    1539
  • 29-09-2022

    Hisham Matar’ın kişisel travmayı toplumsal tarihle birleştirdiği ve Pulitzer ödülü sahibi romanı Dönüş - Babalar, Oğullar ve Aradaki Memleket, Yasemin Çongar’ın çevirisiyle Siren Yayınları’ndan çıktı.

    Matar, bu romanda Kaddafi rejiminin ondan aldığı babasının izini sürüyor, bir yapbozun parçalarını birleştirircesine ilerleyerek geriye bakıyor. Rejim tarafından kaçırılan babasının ardından yirmi iki yıl sonra ülkesi Libya’ya dönen Matar, bu anlatıda umudu ve umutsuzluğu, varlığı ve yokluğu, kaybı ve kaybın devamında süregiden yaşamı ele alıyor; edebiyatın ve sanatın rehberliğinde çatallı yollar takip ederek sabit olmayan bir değişkeni, geçmişi inşa ediyor.

    “Parçalanmış bir ailenin dokunaklı ve azimli öyküsü.” – Kazuo Ishiguro, The Guardian

    0
    0
    1582
  • 28-09-2022

    Alternatif bir müzik ve teknoloji buluşması olan Beats By Girlz Türkiye Festivali; atölyeler, konuşmalar, dj performansları ve konserlerin yer aldığı programı ile 4 - 6 Kasım tarihleri arasında Yapı Kredi bomontiada’da müzikseverlerle buluşacak.

    Müzik endüstrisinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için kendi müziğinin peşindeki, kendi hikâyesini anlatmak isteyen genç kadınları destekleyen bir müzik ve teknoloji girişimi olan Beats By Girlz Türkiye (BBGz), eşit, kapsayıcı ve birlikte olma hedefiyle hareket ediyor. Beats By Girlz Türkiye hem dünya çapında ünlü sanatçıları hem de Türkiye’nin her bölgesinden müzisyenleri, teknoloji uzmanlarını, eğitimcileri buluşturarak Türkiye çapında toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten bir müzik ve teknoloji topluluğu yaratmayı amaçlıyor. 

    Beats By Girlz Türkiye Festivali’nde günlük 5.000 olmak üzere üç gün boyunca toplam 15.000 fiziki katılım bekleniyor; çevrim içi etkinlikler ve izlemelerle birlikte toplam 30.000’e yakın tekil etkileşim olması planlanıyor. #BuFestivalBizim sloganıyla çıkış yapan festival, #birlikte etiketiyle tüm ziyaretçileri birlikte öğrenmeye, düşünmeye, güçlenmeye ve eğlenmeye davet ediyor. Dj performansları ve konserlerin yanı sıra festivalde atölye, konuşma ve forumlar ile hem yerel hem de global müzik sahnesinin yaratıcı isimleri bir araya gelecek. Beats By Girlz Türkiye Festivali hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    Konserler ve Dj Performansları:

    4 Kasım #beatsopening: Melike Şahin
    DJ Jilet Sebahat

    5 Kasım #localbeats: Yerli müzik sahnesinin kadın müzisyenlerini birlikte göreceğimiz bu konseptte Duygu Soylu, Dilhan Şeşen, Simge Pınar, Ceren Gündoğdu, Seda Erciyes ve Rewşan Çeliker gibi isimler sahne alacak. Elif Dikeç’in müzik yönetmenliğinde gerçekleşecek konserde orkestrada Nihal Saruhanlı, Yasemin Özler, Seda Kireççi, İpek Ektaş yer alacak.

    5 Kasım: DJ Jamz Supernova

    5-6 Kasım: BBGzpresents Keşif Sahnesi: Bu bölümde Damla Durakçay, Bîdar gibi müzik kariyerlerinin başındaki genç kadın sanatçılar sahne alacaklar.

    Atölyeler:

    DJ Jamz Supernova ile DJ'lik Atölyesi
    Sisterslab ile Kodlama Atölyesi
    Dilan Bozyel ile Fotoğrafçılık Atölyesi
    Güneş Özgeç ile Feedback Session
    Mine Erkaya ile Dolby Atmos ile Ses Miksajı Atölyesi
    Ufuk Önen ile Miksin 3 Boyutu Atölyesi
    Ufuk Önen ve Aycan Yücel ile Görsel Medyanın Görünmez Kahramanı: Ses
    Esin Aydıngöz ile Film Müziği Atölyesi

    Konuşmalar:

    Teknolojide Fark Yaratanlar
    Itır Erhart moderatörlüğünde UP School, İstanbul Blockchain Women

    Farklı Mecralarda İçerik Üretmek
    Mental Klitoris - Hazal Sipahi moderatörlüğünde Şokopop (Ekim Acun) ve Sude Belkıs

    "Bağımsız Müzisyenlik Mümkün Mü Dersiniz?"
    Artemis Günebakanlı moderatörlüğünde Nilipek, Olta Dayanışma, Yazın Kaçan

    A Global Look At Gender Equality In the Music Industry
    Beats By Girlz’den Erin Barra, ve Saffron Music’ten Lizzy Ellis

    Forumlar:

    Müzik Eğitiminde Yaşadıklarımız
    Moderatörler: Evrim Hikmet Öğüt, Bîdar

    Sektörde Nasıl Tutunduk?
    ​Moderatör: Selen Gülün

    0
    0
    2442
  • 28-09-2022

    Türkiye’de grafitinin ilk temsilcilerinden Tunç “Turbo” Dindaş’ın “İstanbul” başlıklı kişisel sergisi, Nilgün Yüksel küratörlüğünde 4 Ekim - 12 Kasım tarihleri arasında Brieflyart’ta sanatseverlerle buluşacak.

    Sergide İstanbul’un altını üstüne getiren Tunç “Turbo” Dindaş, kenti sadece toprağın üstündekilerle değil suyun altındakilerle de dillendiriyor. 17. İstanbul Bienali’nin paralel etkinlikleri kapsamında da yer alan sergide sanatçı İstanbul’un ikonografisini yarattığı ikonik karakterle yeniden açıklıyor.  Sanatçı yapıtlarında kentin içinden ve dışından belirgin imgelerle ironiyi bir araya getiriyor. Ayrıntılarla ilerleyen sonsuz figür dünyasında, alıştığımız görüntüleri kullanırken aniden aykırı olanla onları yerlerinden söküyor. Sanatçının kentten, İstanbul’dan, hip hop’tan, geçmişin aklımıza kazınan imgelerinden, zamanın ruhundan beslenen yapıtları, duvarlardan inip kağıtlarda ve farklı malzemelerde değişik baskı teknikleri ile yeniden hayat buluyor.

    Sergi, 4 Ekim saat 12:00.17:00 saatleri arasında gerçekleştirilecek sanatçı performansıyla izleyiciyi sokak sanatına bu kez içeriden bakmaya davet ediyor.

    ​Tunç “Turbo” Dindaş’ın “İstanbul” başlıklı sergisi, 4 Ekim - 12 Kasım tarihleri arasında Brieflyart’ta ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    4368
  • 28-09-2022

    Dünya prömiyerini 75. Cannes Film Festivali’nde yapan, Türkiye prömiyerini ise 59. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gerçekleştirecek olan Emin Alper’in dördüncü uzun metrajlı filmi Kurak Günler, 25 Kasım’da vizyona girecek.

    Hırvatistan’ın köklü film festivallerinden biri olan 69. Pula Film Festivali’nde En İyi Film, Eleştirmenler Jürisi Özel Ödülü ve En İyi Ortak Yapım Ödülü’nü kazanan Kurak Günler, dünya prömiyeri 75. Cannes Film Festivali’nin “Belirli Bir Bakış” (Un Certain Regard) bölümünde yapacak. Başrollerinde Selahattin Paşalı ve Ekin Koç’un yer aldığı filmde onlara Erol Babaoğlu, Erdem Şenocak, Selin Yeninci, Sinan Demirer, Nizam Namidar, Ali Seçkiner Alıcı ve Eylül Ersöz eşlik ediyor. Politik ve psikolojik gerilim türlerinin unsurlarını taşıyan film; bir süredir kuraklık sorunuyla boğuşan Yanıklar kasabasına yeni atanan genç savcı Emre ile belediye başkanı Selim, yerel gazeteci Murat ve kasabanın eşrafı arasında yaşanan çekişmeleri anlatıyor.

    ​Ay Yapım ile Liman Film’in yapımcısı olduğu, Türkiye-Fransa-Almanya-Hollanda-Yunanistan-Hırvatistan ortak yapımı olan Kurak Günler, 25 Kasım’da Bir Film dağıtımıyla gösterime girecek.

    0
    0
    2476
  • 28-09-2022

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 7 - 16 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek 21. Filmekimi’nin programı açıklandı.

    Paribu sponsorluğunda, Beyoğlu Kültür Yolu kapsamında ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ile gerçekleştirilen Filmekimi; Sundance, Cannes, Venedik, Toronto film festivallerinde gösterilmiş, ödüllü ve merakla beklenen yeni yapımları sinemaseverlerle bir araya getirecek. Programda yer alan filmler Beyoğlu’nda Atlas 1948 Sineması, Şişli’de City’s Nişantaşı - CINEWAM Premium ve Kadıköy’de Kadıköy Sineması ve Sinematek/Sinemaevi’nde gösterilecek. Bu yıl Venedik’te En İyi Senaryo ödülünü kazanan The Banshees of Inisherin ve Beyaz Gürültü filmlerinin yanı sıra Cannes’da Büyük Ödül’ü paylaşan Öğle Güneşinde Yıldızlar ve Yakın gibi ödüllü filmleri izleyiciyle buluşturacak olan Filmekimi’nin biletleri ise 4 Ekim’de satışa çıkacak.

    Venedik Film Festivali’nde En İyi Senaryo ve Colin Farrell’a En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini getiren The Banshees of Inisherin (Martin McDonagh), Noah Baumbach’ın son filmi Beyaz Gürültü Filmekimi programındaki filmler arasında yer alıyor. Venedik’ten ayrıca L’Immensità (Emanuele Crialese), Marlowe (Neil Jordan), Paul Schrader’ın yeni filmi Usta Bahçıvan filmleri de Filmekimi kapsamında gösterilecek.

    Filmekimi programında yer alan diğer ödüllü filmler ise şöyle; Cannes’da Büyük Ödülü paylaşan Claire Denis’nin Öğle Güneşinde Yıldızlar ve Lukas Dhont’un Yakın filmleri, Jüri Ödülü kazanan Sekiz Dağ (Charlotte Vandermeersch & Felix Van Groeningen), yine Jüri Ödülü kazanan Aİ (Jerzy Skolimowski), Park Chan-wook’a En İyi Yönetmen ödülü getiren Ayrılma Kararı, Zar Amir-Ebrahimi’ye En İyi Kadın Oyuncu ödülü getiren Kutsal Örümcek (Ali Abbasi), Song Kang-ho’ya En İyi Erkek Oyuncu ödülü getiren Bebek Servisi (Hirokazu Kore-eda), En İyi Senaryo Ödülü kazanan Cennetten Gelen Çocuk (Tarik Saleh), Eleştirmenler Haftası Jüri Ödülü ve Saraybosna’da Cinsiyet Eşitliği Ödülü alan Güneş Sonrası (Charlotte Wells), Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde EcoPro Jüri Ödülü kazanan İncir Ağaçlarının Altında (Erige Sehiri), en iyi ilk filme verilen Altın Kamera ödülünü kazanan Savaş Atı (Gina Gammell & Riley Keough), Europa Cinemas En İyi Avrupa Filmi seçilen Güzel Bir Sabah (Mia Hansen-Løve), eleştirmenler federasyonu FIPRESCI Ödülü kazanan Leyla’nın Kardeşleri (Saeed Roustaee), Belirli Bir Bakış bölümünde FIPRESCI ödülü kazanan Mavi Kaftan (Maryam Touzani), aynı bölümde En İyi Senaryo Ödülü kazanan Akdeniz Ateşi (Maha Haj), Belirli Bir Bakış bölümünün en iyi filmi seçilen İşe Yaramazlar (Lise Akoka & Romane Gueret); yine Belirli Bir Bakış bölümünde Vicky Krieps’e En İyi Performans ödülü getiren Korsaj (Marie Kreutzer).

    Programda ayrıca Romen usta yönetmen Christian Mungiu’nun son filmi R.M.N., Toronto Film Festivali’nde prömiyerini yapan Kadın Kral (Gina Prince-Bythewood), Emma Thompson’lı İyi Şanslar Leo Grande, Louis Garrel’in yönettiği yeni filmi Masum, Cannes Film Festivali’nin açılış filmi Kestik! (Michel Hazanavicius), Sundance ve birçok festivalde daha ödüllendirilen Aşkın Ateşi, Hlynur Pálmason’un son filmi Tanrının Unuttuğu Yer, Selçuk Metin’in Yıldız Kenter belgeseli Caniko da bulunuyor.

    ​Filmekimi biletleri, 30 Eylül Cuma 10.30’da başlayacak Lale Kart üyeleri için indirimli ön satışların ardından, 4 Ekim Pazartesi 14.30’da genel satışa açılacak. Biletleri satışa çıktığında Passo üzerinden satın alabilirsiniz. Filmekimi hakkında detaylı bilgiye ve programa buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    3014
  • 28-09-2022

    Dijital sanat platformu Zarastro Art, yeni sezonu Finlandiyalı sanatçı Antti Laitinen’in “Coalescing with Nature” başlıklı sergisi ile açıyor.

    Güncel sanatın tüm yönlerini kapsamak hedefiyle, çeşitli ülkelerden, farklı disiplinlerden seçkin sanatçıların fiziki ve dijital üretilen işlerini göstermek üzere geçtiğimiz mayıs ayında kurulan dijital sanat platformu Zarastro Art, Antti Laitinen ve platformdaki diğer sanatçıları tanıttığı seçkisiyle geçtiğimiz hafta 17.Contemporary İstanbul’da izleyici karşısına çıktı.

    “Coalescing with Nature” sergisinde Antti Laitinen’in mekâna özgü kavramsal ve performatif pratiğini yansıtan toplam 14 fotoğraf, video ve heykel yer alıyor. Sanatçı doğadan topladığı unsurları yoğun el emeği harcayarak önce parçalıyor, sonra yeniden bir araya getiriyor ya da yeni formlara dönüştürüyor. Bu eserlerin sanatçı tarafından yaratıldığı ya da doğal bir olay sonucu oluştuğu ilk bakışta fark edilemiyor. Sadece ortaya çıkan son işi göstermenin ötesinde, üretim sürecini de paylaşarak doğanın dayanıklılığını ve kırılganlığını vurgulayan sanatçı, dünyanın iklim kriziyle boğuştuğu günümüzde izleyicisiyle ekolojik bir diyalog başlatıyor ve insanın doğayı terbiye etme dürtüsünün anlamsızlığına dikkat çekiyor.

    Fotoğraf, video, heykel, performans ve yerleştirme gibi çeşitli alanlarda çalışan Antti Laitinen’in eserleri, Avrupa’nın pek çok şehrinin yanı sıra Brezilya, Çin ve ABD’deki müze ve galerilerde de izleyici karşısına çıktı. 55.Venedik Bienali’nde ülkesini temsil eden sanatçının eserleri dünyanın önde gelen sanat kurumlarının koleksiyonlarında da yer alıyor.

    ​Antti Laitinen’in “Coalescing with Nature” başlıklı sergisine 31 Mart 2023’e kadar Zarastro Art’ın internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

    Künye:
    1. Antti Laitinen - Brown Square
    2. Antti Laitinen - Green Square
    3. Antti Laitinen - White Square
    4. Antti Laitinen - Untitled I
    5. Antti Laitinen - Marionette, Video Still
    6. Antti Laitinen - Fall and Rise, Video Still
    ​7. Antti Laitinen - Growler I

    0
    0
    3931
  • 28-09-2022

    José Saramago’nun kaleme aldığı, Armando Fonseca’nın resimlediği Beklenmedik Bir Işık adlı öyküsü Emrah İmre’nin çevirisiyle ilk kez Türkçede Kırmızıkedi Çocuk’tan çıktı.

    ​“Vakti zamanında iki muhteşem gün boyunca çoban çıraklığı yapmıştım. O iki günün arasındaki gece de öyle muhteşemdi ki gündüzden aşağı kalmazdı. Taşrada doğan ve suskun çığlığında bir hale taşıyan, mucize eseri bozulmadan kalabilmiş seslerle, ışıklarla, kokularla bezeli bir taç taşıyan bu ısrarcı çağrının erken yaşta söküp alındığı bu kişiyi affedin. Yitik cennet efsanesi çocukluğu temsil eder, yoktur ötesi. Gerisi hep keşfedilmeyi bekleyen gerçekliklerdir, hayalleri günümüzde kurulur, erişilmez gelecekte saklanırlar. Onlar olmasa bugün ne yapardık bilmiyorum.

    Hiç bilmiyorum.”

    0
    0
    1601
  • 27-09-2022

    İllüstratör kimliğiyle tanınan Mert Tugen’in yeni projesi Hav Hav!’ın ilk albümü Havlıyor Köpekler müzikseverlerle buluştu.

    Mert Tugen ile birlikte bas gitarda Emir Aktunç (Max on Duty) ve davulda Ozan Uzunsoy’un yer aldığı Hav Hav!, konserlerine geçtiğimiz aylarda başladı. “Sanırım Anksiyete” isimli son teklilerini temmuz ayında yayımlayan grubun, ilk albümlerinin prodüktörlüğünü Taner Yücel üstleniyor. Ayrıca albüme adını veren “Havlıyor Köpekler” şarkısı için Mert Tugen’in hazırladığı animasyon klip de albüm ile birlikte yayımlandı.

    ​Hav Hav!’ın ilk albümü Havlıyor Köpekler’i buradan dinleyebilir, şarkının klibini ise buradan izleyebilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=XlDoqnBvF3s

    0
    0
    1890
DAHA FAZLA
Geldanlage