GÜNDEM
  • 30-09-2022

    MUBI, usta yönetmen Metin Erksan’ın ölümünün 10. yılında Sevmek Zamanı filmini 4K kalitesinde restore etti.

    Hiçbir zaman dağıtım imkânı bulamamış ve geniş kitlelerle buluşamamış 1965 yapımı Sevmek Zamanı filmi, MUBI tarafından Ahmet Hızarcı’nın danışmanlığında Post Prodüksiyon iş birliğiyle, son teknoloji yazılım ve teknikler eşliğinde restore edildi. Çok yakında MUBI’de 190’dan fazla ülkede yayımlanacak olan Sevmek Zamanı, dünya prömiyerini ise 20 Ekim Perşembe günü Lumiere Film Festivali’nde yapacak.

    ​Restorasyon kapsamında öncelikle yıkama, baskı ve saklama koşullarından kaynaklanan fiziksel hasarlar belirlendi. Zaman içinde kırılgan hâle gelen negatifler tarama öncesinde özel kimyasallar ile geçici olarak yumuşatıldı. 35mm negatif film 4K tam çerçeve olarak tarandı. Renk ve parlaklık ayarları gerekli sınırlara getirildi, gölgeler düzeltildi. Filmin stabilizasyon sorunları özel yazılımlarla giderildi. Ses, renk ve manuel restorasyon toplamda beş aylık bir süreç içinde tamamlandı. Filmin orijinal negatifinde olmayan giriş jeneriği de Metin Erksan’ın öngördüğü şekilde özel olarak hazırlanarak filme eklendi. Zeynep Özlem Havuzlu’nun yardımları ve Ahmet Hızarcı’nın danışmanlığıyla yürütülen restorasyon projesi, Metin Erksan’ın vasiyetine ve Sevmek Zamanı’nın çekildiği 1965 yılının geleneksel dokusuna sadık kalınarak gerçekleştirildi.

    0
    0
    7469
  • 30-09-2022

    Galeri Selvin küratörlüğünde hazırlanan Nedret Sekban’ın “Natamam” başlıklı resim sergisi, 5 Ekim - 2 Kasım tarihleri arasında İstanbul Ortaköy Hüsrev Kethüda Hamamı’nda sanatseverlerle buluşuyor.

    İlk kişisel sergisini 1987 yılında açan, figüratif bir ressam olan Nedret Sekban’ın resimlerinde çingeneler, deniz, balıkçılar, dalgalar, demiryolu işçileri ve Karadeniz’e ait realist çerçevedeki gözlemleri yoğun olarak yer alıyor.

    Nedret Sekban, “Natamam” sergisi hakkında şunları söylüyor: “Benim resmimin kaynağı görünen dünyayı doğrudan yansıtan bir gerçekçilik değil; gözlemlediğim doğa ve insan varlığının dünyasıyla özdeşleşecek kadar öznelleşen (bir) ressamın kişisel yorum payından, dahası bu yorum payı ve kendi psikolojik bünyesi, dünyaya bakış açısıyla gözlemlenen olgunun gerçeği ya da dramı arasındaki ortak paydada bütünleşen bir gerçeğinde ifadesidir. Öğrenciliğimden bu yana ben, gerçek ve elle tutulur bir dünyadan beslenirim. Bunun için hayatın içinde olmaya gayret ederim. Bu konuda benden önce kalem oynatmış, imge kurmuş olanları izlerim. Çünkü onlar ustalarımdır, bana rehberlik ederler. Hayata ve ustalarıma öğrenci olmak onurunu hiçbir şeye değişmem. Öğrenmeye devam ederim. ‘Öğrenmek asıl olarak göstergelerle ilgilidir, göstergeler soyut bir bilginin değil zamansal bir çıraklığın konusudur.’

    Amacı da konusu da insan olan yaratımı geleneğinin temsilcilerinden biri olmaya çalışırım. Geleneksel temsile dayalı farklı üsluplardan yararlanırken onları tekrarlamak yerine günümüz koşullarına uyarlamayı denerim. Aynı zamanda ‘gelenek belirli bir etkinlik ya da deneyimi yinelenen toplumsal uygulamalarla yapılanmış olan geçmişin, bugünün ve geleceğin içine yerleştirilen bir zaman ve uzam kullanma yoludur. Bütünüyle durağanda değildir. Çünkü kültürel mirasını kendinden önce gelenlerden devralan her yeni kuşak tarafından yeniden icat edilmek zorundadır.’

    Bizim resim tarihimizde olduğu gibi batı sanatı tarihinde de desen genellikle resme hazırlık olarak değerlendirilmiş ve öyle sunulmuştur... Son dönemlerde özellikle 1980’lerden sonra, dünyanın çeşitli bölgelerinden farklı malzeme ve yüzeylere taşınan siyah-beyaz ve desenden münferit ifade tarzları büyük gösterilerle önemli sanat organizasyonlarında yer bulunca eski genel yargıya rağmen, desende artık kendine bağımsız bir yer edinmiş oldu.

    Benim için ise desen, zaten resimdir. Resimde desen. 5 Ekim 2022 tarihli ‘Natamam’ adlı sergim, tamamlanmamış bir; DESEN-RESİM, RESİM-DESEN yolculuğudur!

    Malzeme olarak kâğıt ve tuval üzerine kullandığım kurşun kalem, füzen, pastel, akrilik ve yağlı boya resimlerimde çizgi; serbest, hareketli dolaşırken ton olur ışık-gölgeyi kurar, modle olur hacmi gösterir, renk taşıyan malzemeyi bulunca da imgenin nesnel karşılığını işaret ederek kompozisyonun içinde farklı yollarla olsa da hiçbir zaman bitiremeyeceğini bildiği yolculuğuna devam eder...”

    Nedret Sekban’ın “Natamam” başlıklı kişisel sergisini 5 Ekim - 2 Kasım tarihleri arasında İstanbul Ortaköy Hüsrev Kethüda Hamamı’nda ziyaret edebilirsiniz.

    Adres: Ortaköy Kethüda Hamamı Ortaköy Mah. Muallim Naci Cad. 21/A 34347 Ortaköy, Beşiktaş / İstanbul

    Künye:
    1. Kadim ağaç gövdesinde bir köpek bir meczup 150x200 cm tuval üzerine yağlıboya kurşun kalem 2020
    2. Dağları taşları ağaçları ve gökteki kuşları savunmak 150x200 cm tuval üzeri yağlı boya, kurşun kalem ve füzen 2021
    3. Kadim ağaç gölgesinde kitap okuyan kadın ve Fanfir 80x100 cm tuval üzerine yağlı boya 2021
    4. Bir zamanlar Fındıklı parkı 97x136 cm tuval üzerine yağlı boya 2022 

    0
    0
    3455
  • 30-09-2022

    Fatma Berber ile Sümeyra Gümrah Teltik’in sanat tarihinde yemeğin gösterim şekillerini ve hikâyelerini farklı alanlardan isimlerle konuşarak hazırladıkları Bir Porsiyon Sanat adlı kitap, Düşbaz Kitap’tan çıktı.

    Kitapta edebiyattan müziğe, sinemadan tiyatroya, resimden mimariye kitaplarından, filmlerinden, şarkılarından, oyunlarından, resimlerinden tanınan pek çok isim aynı sofrada buluştu. Konuklar hem kendi eserlerindeki yemeklerin hikâyelerini anlatıyor hem de yemek kültürü üzerinden bir toplumsal okuma yapıyorlar.

    Okurlar Harry Potter’daki büyülü yemekleri birlikte düşünmek bir yana tarhanayı, kahveyi, çayı, çikolatayı, baklavayı, sütlü nuriyeyi, turşuyu, kuru fasulyeyi ve daha pek çok yemeği, yiyeceği, ürünü sanatsal eserlerin hikâyeleri üzerinden okuyacak, tekrar tanıyacak ve bir daha tatmak isteyecek.

    “Bu kitapta yemeğin içinde sanat, sanatın içinde yemek aradık.

    Zaten her ikisinin içinde de bir diğeri vardı; biz onu yeniden görmeye çalıştık.”

    0
    0
    2981
  • 30-09-2022

    Institut français, 13 Eylül’de hayatını kaybeden Fransız-İsviçreli usta yönetmen Jean-Luc Godard’ın anısına yönetmenin filmlerinden oluşan bir seçkiyi 30 Eylül - 2 Ekim arasında sinemaseverlerle buluşturacak.

    3 Aralık 1930’da Paris’te doğan yönetmen, senarist ve sinema eleştirmeni Jean-Luc Godard, Fransız Yeni Dalgası’nın (Nouvelle Vague) en etkili figürlerinden biri olma niteliği taşıyor. Godard’ı anma etkinliği kapsamında, yönetmenin başyapıtlarından Pierrot le fou (Çılgın Pierrot) ve Le livre d’images (İmgeler ve Sözcükler) izleyicilerle buluşacak. İzleyiciler ayrıca Le Redoutable filmi ile normalde kamera arkasında görmeye alıştığımız Godard’ı Louis Garrel’in oyunculuğuyla kamera önünde tanıma fırsatı bulacak.

    Film biletlerini tam bilet 15 TL, indirimli bilet 10 TL olmak üzere Institut français İstanbul’dan satın alabilirsiniz.

    Gösterim Programı:
    30 Eylül Cuma
    18.00 Pierrot le Fou (1965, 110 dk), Jean-Luc Godard (Türkçe altyazılı)

    1 Ekim Cumartesi
    16.00 Le Redoutable (2017, 107 dk), Michel Hazanavicius, (Türkçe altyazılı)
    19.00 Le livre d’images (2018, 88 dk), Jean-Luc Godard (Türkçe altyazılı))

    2 Ekim Pazar
    16.00 Le livre d’images (2018, 88 dk), Jean-Luc Godard (Türkçe altyazılı)
    19.00 Le Redoutable (2017, 107 dk), Michel Hazanavicius, (Türkçe altyazılı)

    14 Ekim Cuma / 212 Photography Istanbul kapsamında
    ​19.00 Pierrot le Fou (1965, 110 dk), Jean-Luc Godard (Türkçe altyazılı)

    0
    0
    1351
  • 30-09-2022

    Genco Gülan, Aydın Germencik sınırlarında yer alan Magnesia Antik Kenti’nde, BE Contemporary’nin temsiliyetini üstlendiği bir dizi çağdaş sanat projesi sergileyecek. Gülan’ın kazı ekibinin davetiyle Magnesia Antik Kenti’nde gerçekleştirdiği sergi, 1 Ekim’de gerçekleştirilecek açılış etkinlikleri ile sanatseverlerle buluşacak.

    Genco Gülan’ın geliştirdiği ve bir seneye yayılması planlanan projeler, Ege kültürü ve antik mirasının görünürlüğüne katkı sunmayı hedefliyor. Sanatçı, Magnesia’da yer alan Anadolu’nun dördüncü büyük tapınağı Artemis Tapınağı’yla, kazısı devam eden Zeus Tapınağı’nda birer yerleştirme ile “kamusal müdahale” gerçekleştiriyor. Gülan’ın bu tapınaklarda sergileyeceği yapıtları “Kalem Aşısı” ve “Gözyaşı Seramikleri” başlıklarını taşıyor. Sanatçı, antik kentin Agora’sında alışveriş kültürünü yorumladığı işlerini sergilerken, gün yüzüne yeni çıkarılan antik Stadion’da bir video çekimine başladı.

    1 Ekim Cumartesi saat 17.00’de açılış kapsamında sanatçı ve kazı ekibi eşliğinde Gülan’ın eserleri izleyicilerle buluşacak. 18.15’te Magnesia Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Görkem Kökdemir, Artemis Kutsal Alanı’nda, kazı çalışmalarına dair son gelişmelerle ilgili konferans verecek. Saat 19.00’da vokalist Sibel Köse bir caz konseri ile izleyicilerle buluşacak. Konserde Sibel Köse’ye piyanoda Uğur Güneş, kontrbasta Volkan Hürsever, davulda Ateş Tezer eşlik edecek.

    1 Ekim Cumartesi
    17.00-18.00 / Genco Gülan, Çağdaş Sanat Sergi Açılışı
    18.15-18.45 / Doç. Dr. Görkem Kökdemir, Magnesia Antik Kenti 2021-22 Çalışmaları Sunumu

    0
    0
    1653
  • 30-09-2022

    David Sylvester’ın 20. yüzyılın en yaratıcı dehalarından Francis Bacon ile yaşamı, yapıtları ve imgeleri üzerine yaptığı söyleşilerden oluşan ve 141 görselin eşlik ettiği Francis Bacon’la Söyleşiler kitabı, Mine Haydaroğlu’nun çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.

    Sylvester’ın gerçekleştirdiği ve yaklaşık 25 yıllık bir zaman dilimine yayılan bu söyleşiler, Bacon’ın kendine özgü konuşma dili üzerinden sanatçının üretim süreçlerine, tuval karşısındaki gerginliklerine, takıntılarına, zihin dünyasında yaşadığı fırtınalara ilişkin her türlü çerçevenin dışında ve sınırları aşan bir tanıklık sunuyor.

    “Ezra Pound ve T.S. Eliot’ın eleştirel yazılarının 1920’ler ve 1930’lar şiirinin üzerine etkisi gibi, 20. yüzyılın son çeyreğinde resim üzerinde aynı büyüklükte bir etkiye sahip olabilir.” – Stephen Spender

    0
    0
    1708
  • 29-09-2022

    Yiğit Özşener, Rıza Kocaoğlu, Esra Bezen Bilgin, Hayal Köseoğlu, Ushan Çakır, Şerif Erol, Onur Ünsal, Hakan Karsak, Cem Zeynel Kılıç ve Görkem Kasal’ın rol aldığı, GAİN’in yeni dizisi Cezailer’in ilk bölümü bugün (29 Eylül) yayına girdi.

    Murat Can Oğuz’un yönetmenliğini üstlendiği, Ayberk Çınar ve Murat Can Oğuz’un senaryosunu birlikte yazdığı Cezailer’de her bir karakter derinlikli şekilde ele alınıyor ve izleyiciyi adeta koğuşun içindeki “gerçekliği” gösteriyor. Dizide Yiğit Özşener idealist psikiyatr Mert karakterine, Rıza Kocaoğlu klinik şefi Menderes rolüne hayat veriyor. Klinik psikiyatrı Gamze’yi Esra Bezen Bilgin, cezailerin her şeyiyle ilgilenen hemşire Simge’yi ise Hayal Köseoğlu canlandırıyor. Farklı psikiyatrik hastalıklara sahip sıra dışı karakterleri de Ushan Çakır, Şerif Erol, Onur Ünsal, Hakan Karsak, Cem Zeynel Kılıç ve Görkem Kasal oynuyor. İzleyiciyi cezailer koğuşunda bir yolculuğa çıkaran dizi, senaryosu ile normalliğin sınırlarını ve gerçekliği sorgulatıyor.

    Most Yapım imzalı Cezailer’in yeni bölümleri her perşembe GAİN’de yayımlanacak.

    ​“Psikiyatr Mert Güngel, kendi isteğiyle bir deney uğruna akıl hastanesine girer. Ancak çevresindekilerin sadece hasta değil, aynı zamanda cezai ehliyeti olmayan birer suçlu olduğunu anladığı an buradaki varlığının gerçek sebebini de sorgulamaya başlar. Gerçekten deneyin uygulayıcısı mıdır yoksa diğerleri gibi akıl hastası bir suçlu mu? Çıktığı bu yolda kendi içinde sürekli mücadele verirken, olaylar trajikomik bir şekilde hiç beklenmedik noktalara varır.

    0
    0
    3100
  • 29-09-2022

    Baysan Yüksel’in “Wonderland / Harikalar Diyarı” başlıklı kişisel sergisi, Marcus Graf küratörlüğünde 1 - 30 Ekim tarihleri arasında Ataşehir Belediyesi Cemal Süreya Etkinlik Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak.

    “Wonderland / Harikalar Diyarı” sergisinin küratörü Marcus Graf yazında şunları söylüyor: “Baysan Yüksel, sosyo-politik meselelerin yanı sıra psikolojik meseleleri de kişisel bakış açısıyla ele alan bir sanatçı. Resimleri ve heykelleri, hayatta olmanın ne demek olduğunu, insan olmanın ne demek olduğunu ve bugün genç bir kadın olmanın ne demek olduğunu sorgular. Baysan’ın yapıtlarının kalitesi, bireysel ve kişisel meselelerin ötesine geçerek her izleyicinin kendi varlığıyla kolayca bağlantı kurabilmesine olanak vermesinden kaynaklanır. Eserleri oldukça otobiyografik olmasına rağmen, izleyicilerine genel olarak yaşam ve toplum üzerine düşünme şansı verecek kadar açıktır. 

    Sosyoloji eğitimi aldıktan sonra ürettiği, figüratif ve bazen de illüstratif bir dile sahip olan eserlerinde, aşk ve korku, sevinç ve acı, insan ilişkileri ve yalnızlığın yanı sıra rüyalar ve kabuslar hakkında hikâyeler anlatır. Neo-gerçeküstü bir yaklaşımla, çekici bir gerçeklik ve kurgu karışımı yaratır. Bu sayede gerçeklik ve rüya gerçekliği alanlarını birbirine bağlar. Çağdaş sanat bağlamında, Baysan’ın sanatsal yaklaşımı canlandırıcı ve sıra dışıdır; sanatı grafik tasarımla, temsili soyutlamayla, gerçekçiliği gerçeküstücülükle ve güzel sanatları sokak sanatıyla başarıyla birleştirir. 

    Cemal Süreya Etkinlik Merkezi’ndeki retrospektif niteliğindeki kişisel sergisinde, Baysan Yüksel’in 2007’den bugüne ürettiği ellinin üzerinde eser yer alıyor. ‘Harikalar Diyarı’, sanatçının son 15 yılda geliştirdiği çeşitli üslupları ve estetiği sergileyerek çağdaş dünyamızla ilgili duygu ve düşüncelerini ifade etmek için sayısız yöntem bulduğu sanatsal arayışını gözler önüne seriyor. Sergi, şaşırtıcı çeşitlilikte sanat üslupları sunarak, Baysan Yüksel’in sanat ve estetiğe çoğulcu yaklaşımının altını çiziyor. 

    Baysan Yüksel, paylaştığı kendi hayat hikâyeleriyle, kendi varoluş biçimimizi yeniden gözden geçirebilmemize olanak veren bir hikâye anlatıcısı. ‘Harikalar Diyarı/Wonderland’ sergisi ise görülen ve görülmeyen, bilinen ve bilinmeyenin alternatif açılardan çoklu boyutlarını keşfedebileceğimiz garip hikâyeler, garip yaratıklar ve olağanüstü vizyonlar diyarında hızlı bir rollercoaster’da heyecanlı bir yolculuğu andırıyor.”

    ​Baysan Yüksel’in “Wonderland / Harikalar Diyarı” sergisini 1 - 30 Ekim tarihlerinde her gün 10.00 - 18.00 saatleri arasında Ataşehir Belediyesi Cemal Süreya Etkinlik Merkezi’nde ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2289
  • 29-09-2022

    İtalyan psikolog Massimo Recalcati’nin televizyonda verdiği derslerden hareketle şekillendirdiği Sonsuz Öpüşme: Aşk Üzerine Kısa Dersler adlı kitabı Yunus Çetin’in çevirisiyle Telemak Kitap’tan çıktı.

    Recalcati, edebiyat ve sanat tarihinden verdiği örneklerle, psikanalizi herkesin okuyabileceği ve istifade edebileceği bir şekilde icra ediyor. Yaygın psikolojik yaklaşımların bireyci tavrının aksine, ilişkileri içinde insanı önemsiyor, bağlılık, aile ve ‘biz’ üzerinden meseleyi ele alırken kapitalizmin ve bugünkü neoliberal versiyonunun yarattığı tahribatın insana ve ilişkilerine nasıl aksettiğini tartışarak, toplumsal bir okuma sunuyor.

    ​“Aşk üzerine ders vermek mümkün mü sahiden? Değil tabii ki. Aşkı açıklamak, onu bir kavrama indirgemek asla mümkün değil. Gelgelelim aşk hakkında konuşmak, aşk hakkında konuşmaya devam etmek mümkün ve gerekli. Öyle ki söz konusu aşk olduğunda, aşk hakkında konuşmaktan başka elimizden bir şey gelmediğini söylesek yeri. Tam da ne menem bir şey olduğunu bilmediğimiz için aşk hakkında bu kadar konuşuyoruz.”

    0
    0
    1538
  • 29-09-2022

    #YasaksaYasak etiketiyle yola çıkan 11. Pembe Hayat KuirFest, dünyanın dört bir yanından farklı kuir hikâye anlatımlarıyla 30 Eylül - 2 Ekim’de Ankara’da, 14 - 16 Ekim’de İstanbul’da sinemaseverlerle buluşacak.

    30 Eylül Cuma günü Goethe-Institut Ankara’da Türkiye’den Kuir Kısalar özel gösterimi ile başlayacak olan festivalde, Sadi Güran’ın tasarımıyla hayat bulan Zeliş Deniz Kuir Sinema Ödülü dördüncü kez sahibini bulacak. 12 Ekim’de de gazino gecesi ile İstanbul açılışını gerçekleştirecek olan festivalde, Nükhet Duru sahne alacak. Festival 11. yılında 58 film, beş özel etkinlik, beş atölye ve bir tiyatro oyununu izleyicilerle buluştururken aynı zamanda İstanbul Sözleşmesi özel etkinliği, Pakistan Aks Azınlık Festivali, Popo Fan filmleri seçkisi ve Başka Sinema ve MUBI ile olan iş birliklerini de gerçekleştirecek.

    Festival direktörü Gök Akyel KuirFest’in 11. yılını şu sözlerle özetledi: “KuirFest 10 yıl boyunca pek çok şehri ve ülkeyi gezdi. Dünyanın her bir yanından kuir filmleri, komünite güçlendirme hedefli etkinlikleri ve tabii ki partileri ile sanat, kültür ve komünite temelli çalışmalarını sürdürdü. 11. yılımızda, bunca seneler boyunca ardımızda bıraktığımız her bir baskı ve yasak için, hep birlikte #YasaksaYasak ayol! diyerek yolumuza devam ediyoruz.”

    ​On yılı geride bırakan ve yepyeni bir on yıl için kapılarını aralayan Pembe Hayat KuirFest, lubunyaları kendi hikâyeleriyle bir araya getiren filmleri, belgeselleri, atölyeleri, özel konukları ve oturumları ile katılımcılarla buluşacak. 11. KuirFest hakkında detaylı bilgiye internet sitesinden ve Instagram hesabından ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1738
DAHA FAZLA
Geldanlage