GÜNDEM
  • 20-03-2023

    Perihan Mağden’in aynı isimli romanından uyarlanan, senaryosunu Ertan Kurtalan’ın kaleme aldığı, yönetmenliğini Umut Aral ve Gökçen Usta’nın üstlendiği Biz Kimden Kaçıyorduk Anne dizisi 24 Mart’ta Netflix’te gösterime giriyor.

    Başrollerinde Melisa Sözen ve Eylül Tumbar’ın yer aldığı dizide, otellerde kalarak kaçak bir hayat süren gizemli bir anne ile genç kızı, karşılarına çıkan tehditlerle baş ederken geçmiş ile yüzleşiyor.

    “Bir anne ve genç yaştaki kızının arasında son derece güçlü bir bağ vardır. Bir süredir kaçak bir hayat yaşayan ikili, lüks otellerde kalıp sürekli yer değiştirmektedir. Fakat lüks otellerin yerini köhne pansiyonlar alırken, bunun bir peri masalı olmadığı açığa çıkar. Arkalarında bir dizi ceset bıraktıklarını öğrendiğimizde ise annenin belki de av değil avcı olabileceğini anlarız. Peki onlar bu işten nasıl kurtulacaktır?”

    “Biz Kimden Kaçıyorduk Anne” dizisinin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    0
    0
    7393
  • 20-03-2023

    Leyla Aslan’ın “İzler” başlıklı ilk kişisel sergisi 26 Mart tarihine kadar Cermodern’in Hub Art Space salonunda sanatseverlerle buluşuyor.

    Geleneksel nakış sanatını farklı bir boyuta taşıyan Leyla Aslan’ın “İzler” sergisinde filmlerden, tablolardan, mimari yapıtlardan esinlenen çalışmalarını içeriyor. Zanaat ve sanat arasındaki silik ama geniş bandı ortadan kaldıran sanatçı bazı ikonik eserleri eserlerine konu ediyor.

    “Büyülendiğimiz portrelerin, heykellerin, tabloların, mimari yapıların, şehir siluetlerinin gerçekliği nasıl da aşkın bir kavrama hissi verir. Bizim gerçeğimize dönüşen, kapıldığımız o biricik eserlere duyduğumuz tutku kökleşir bazılarımızda. Tıpkı Davud heykelinin o narin ama erkeksi bakışından duyulan heyecan yahut portrelerin insanın içine işleyen ve öznesini ölümsüz kılan zamansızlığında bulduğumuz özdeşim veya manzarasıyla ömrümüze dem vuran o unutulmaz manzaralar gibi. Leyla Aslan yıllar önce bugünleri belki pek de hayal etmeden nakşetmeye başladığı ipliklerle zihnimizde kendi gerçekliğini kurgulamış bazı ikonik eserleri bir kez daha bu kez kumaşlardan, tüllerden ve ipliklerden mülhem bir başka gerçeklikle bir kez daha fakat iplikten ‘İzler’ hâlinde yarattı. Perdelik ve hayal tüllerin gerildiği kasnaklara muline ve pamuk ipliklerle manzaralar donatırken, ham ketene yünden, makara ve dikiş ipliklerle unutulmaz portrelerin daha da derin bakan gözlerini yeniden yansıttı.”

    0
    0
    2492
  • 20-03-2023

    Riske Övgü'nün yazarı Anne Dufourmantelle'nin kırılganlığa adadığı kitabı Yumuşaklığın Gücü, Sinan Oruç ve Samet Yalçın’ın çevirisiyle Kolektif Kitap’tan çıktı.

    “Yumuşaklık bir muamma… Karşılamak ile vermekten müteşekkil bir ikili harekete eklenmiş, ölümle doğumun imzaladığı geçişlerin eşiğinde beliriyor. Kendi yoğunluk derecelerini taşıdığı, sembolik bir kuvvet olduğu ve şeyler ile varlıklar üzerinde dönüştürücü bir kabiliyeti bulunduğu için de bir güç. […] Bana içini dökenleri dinlerken, her kişisel deneyimde yumuşaklığı duydum. Onun direniş kuvvetini ve ele gelmez sihrini ‘aktarım’ dediğimiz gizemde hissettim. Dünyayla ilişkisine bakınca gördüm ki yumuşaklık ilk olarak yaşamı taşıyan, kurtaran ve geliştiren bir zekâ...”

    “Bir felsefe kitabının konu ettiği meselenin tavrını takındığı çok nadiren görülür: Maddeyi ele alırken töze, yüzeyi ele alırken geometriye dönüşmesi, hatta zamana seslenirken sabırsızlanması gibi.  Yumuşaklığın Gücü yumuşak bir kitap olmak gibi inanılmaz bir hünere sahip. Yumuşaklık ‘hakkında’ yumuşaklığın kendisi ‘tarafından’ yazılmış bir kitap. […] Yumuşaklığın Gücü bizi eğiten, yatıştıran, rahatsız eden, ama hepsinden önce bize bir şekilde daima, her an dokunan önemli bir metindir. Bu sayede okur, kırılganlığa adanmış bu kitaptan -şüpheye yer bırakmayacak şekilde- güçlenerek çıkar.” - Catherine MALABOU

    0
    0
    2067
  • 20-03-2023

    Nâzım Hikmet Kültür Merkezi, 27 Mart’ta IF Beşiktaş sahnesinde deprem bölgesindeki insanlara destek olmak amacıyla dayanışma konseri düzenleyecek.

    ​Nâzım Hikmet Kültür Merkezi, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük bir yıkıma neden olan depremden etkilenen bölgelerdeki insanlara destek olmak amacıyla #YANYANAYIZ adlı dayanışma konseri gerçekleştiriyor. #YANYANAYIZ konserine Murat Beşer, An Vokal, Dengin Ceyhan, Mahmut Çınar, Erdem Oral, Gülcan Altan, İsimsiz Orkestra, Ozan Kotra, Peyk, Yapıcılar, Yürüyen Merdiven - Deniz Güngören katılacak. Konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1746
  • 20-03-2023

    Pilot Galeri, Melih Çebi’nin “Baby on Board” başlıklı kişisel sergisine 22 Nisan’a kadar ev sahipliği yapıyor.

    Melih Çebi, çevresindeki diğer canlılarla ve dünyayla bağlantı kurma konusundaki kişisel yolculuğunu; tüketici bir toplumun içine doğmuş ve dijital çağa ayak uydurmaya çalışan bireyin kimlik arayışını dört seneye yayılan bir üretim sürecinin ardından “Baby on Board” başlıklı sergisini sanatseverlerle buluşturuyor. Kişisel anlatıları tarihsel referanslar ve güncel olaylarla iç içe geçiren Çebi; resim, heykel, seramik ve halı gibi farklı medyumları kullanarak ürettiği çalışmalarında, tutarlı bir dil, tanıdık bir karakter kadrosu sunuyor.

    Sanatçının çalışmaları, varoluşçuluk temalarını ve tüketim toplumunun tatmin edici olmayan doğasını ele alıyor. Hızlı tempolu dünya, sürekli değişen trendler ve onlara ayak uydurma baskısı, sanatçının eserlerinde ön planda olan, hepsi birbirinin aynısıymış gibi görünen karakterlerine yansıyor. Çebi’nin karakterleri, bir noktada Philip Cushman’ın 90’larda ortaya attığı “boş-benlik” teorisine de atıfta bulunuyor; “boş- benlik”, tüketim hızının artışıyla birlikte benliğin içindeki boşluğu doldurabilmek için tüketim ürünlerine yönelmesiyle dış dünyadaki materyal varlıkların birer yansıması olur; toplumdaki konumunu bu varlıkların değerine göre belirler. Bir zamandan sonra herkesin kendilerinden çok markaları temsil eder hâle geldiği bu yeni toplum düzeni, kişinin bireyselliğini siler. Sergideki karakterler, toplumsal normların ve beklentilerin bu yüzüyle alay ederken, mizah ve ironinin günümüz toplumunda yaşayan bir birey için mutluluğun anahtarı olduğu fikrini somutlaştırıyor.

    ​Çebi’nin çalışmalarındaki mizahi unsurlar, çocuksu bir tavır ve neredeyse bitmemiş gibi görünen resim dilinin harmanlanmasıyla destekleniyor. Hafıza ve hayal gücü arasındaki sınırlar, şehir hayatının sıradanlığı, sevgisizlik, dijital dünyanın yüzeyselliği ve akışkan cinsiyet kimliklerinin araştırılması gibi temalarla zorlanıyor. Sanatçının çoğu çalışmasında bulunan dairesel yüzler, yaşamın kaynağı olan güneşi olduğu kadar, güncel şehir hayatının parçası olan ve bizi her an izleyen ve kaydeden kameraları anımsatıyor.

    0
    0
    2268
  • 20-03-2023

    Ben Davis'in ilhamını gerçek bir olaydan aldığı, daha yaşanabilir bir dünya için toplumsal duyarlılığın arttırılması gerektiğini savunduğu romanı Çorba Dayanışması, Mert Doğruer’in çevirisiyle Tudem Yayınları’ndan çıktı.

    Çorba Dayanışması; evsizlik, savaş, eşitsizlik, hastalık gibi hassas konuları mizahla iç içe, çift yönlü bir kurgu içinde aktarıyor okura. Zor durumdaki insanlara uzattığımız her elin sevgiyle ve minnetle karşılanacağını hatırlatırken hak aramanın, yardımlaşmanın, dayanışmanın ve ortak hedef uğruna birlik olmanın önemini vurguluyor.

    Bir süre ölümün kıyısında gezindikten sonra sil baştan bir hayata merhaba diyen on üç yaşındaki Jordan için değişim kaçınılmazdır. Daha sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürmek için ailesiyle şehirden kırsala taşınmış ve yeni bir okula başlamıştır. İçinde kopan fırtınalar yüzünden arkadaşlık kurmakta zorlanan genç adam, dış dünyayla arasında âdeta koca bir duvar örmüştür. Fakat bir gün okulun en havalı grubu onu öğle yemeğine davet edince işler değişmeye başlar. Yolda tanık olduğu tatsız durum Jordan'ı Harry isimli bir evsizle tanıştıracak ve bir anda aylar öncesine, çok sevdiği özel birine, ''her fırsatta iyilik yapma'' sözü verdiği zamana geri götürecektir. İkilinin bir çorbayla başlayan dostlukları çok geçmeden dünyayı saracak bir dayanışma hikâyesine evrilecektir.

    ''İyiliği en büyük düşmanına mı yapmışsın, yoksa ağaçta mahsur kalmış bir kediye mi yapmışsın, fark etmez. Biz bunu yapınca, insanlar da başkalarına yapmak isteyecek, bu böyle sürüp gidecek. Ve bugünden tam bir yıl sonra buluşacağız, dünyayı değiştirdik mi diye bakacağız.''

    0
    0
    5195
  • 19-03-2023

    DasDas, Edmond Rostand’ın Cyrano De Bergerac isimli unutulmaz eserini sahneye taşıyor. Bülent Emin Yarar’ın “Cyrano” karakterini canlandıracağı oyun, 24 Nisan akşamı prömiyerini yapacak.

    Ahmet Sami Özbudak’ın yönetmenliğini üstlendiği Cyrano, farklı yorumuyla geçmişten bugüne bir köprü kuruyor. Oyunda izleyiciler eserin şiirsel ve masalsı atmosferini arkasına alarak günümüzün güzellik meselelerine, derinliğini kaybetmiş duygulara, aşka, yalnızlığa ve ölüme yeniden bakıyor.

    ​Oyunda Bülent Emin Yarar’a Caner Erdem, Ece Çeşmioğlu Ölmez, Elif Mandan, Erol Babaoğlu, Ertuğrul Gümrükçüoğlu, Fatin Elcim, Mert Fırat, Ömer Faruk Tezgel eşlik ediyor. Müzik süpervizörlüğünü Harun Tekin’in üstlendiği oyunun dekor ve ışık tasarımı ise Cem Yılmazer’e ait. 24 Nisan akşamı prömiyer yapacak olan Cyrano, 25, 26 ve 27 Nisan’da da DasDas’ta sahnelenecek. Oyunun biletlerini Mobilet üzerinden satın alabilirsiniz.

    0
    0
    2541
  • 19-03-2023

    Simbart Projects, Dilara Göl’ün “Kelimelerin Yankıları Var” başlıklı ikinci kişisel sergisini 29 Nisan’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    ​“Kelimelerin Yankıları Var” sergisinde yer alan eserler bir bütünün parçalarından oluşuyor ve bütünden alınmış birçok iz barındırıyor. Kelimelerin Dilara Göl’ün bilincinde oluşturduğu imgeler, çağrışım, ima ve anımsatmalar olarak eserlerde yer alıyor. Sanatçı sergideki çalışmalarında kelimelerin kendisinde çağrıştırdığı duygu ya da imgelere göre ilerliyor. Bu kelimelerin yankıları, duyulmamış, sessiz ve çok sesli olabiliyor. Kelimeler aynı kalsa da sanatçıda oluşan o zaman dilimine ait imgeleriyle yankılar gibi değişip dönüşüyorlar. Bu çağrışımlar üzerinden üretimlerini gerçekleştiren sanatçının üretim biçimi de bu rastlantısallığa açık bir şekilde ilerliyor. Sanatçı, sergisinde kelimelere dair zihninde oluşturduğu imgelerin dönüşümünü öne çıkarıyor. Kelimelerin sürekli değişen etkilerini vurgulayan sanatçı, eserlerinin de buna tabi olmasına olanak tanıyor.

    0
    0
    1294
  • 19-03-2023

    Çağdaş İrlanda yazınının ilgi çeken yazarlarından Lucy Caldwell’in yerini, yurdunu, rolünü arayan, hamilelikle ya da çocuklarıyla sınanan veya yaşamını sorgulayan, farklı yaşamların olasılıklarıyla avunan kadınların hikâyelerini anlattığı kitabı Yakınlıklar, Tülin Er’in çevirisiyle Siren Yayınları’ndan çıktı.

    Yakınlıklar’da yer alan öykülerde hayatın içinden alelade anlar ele alınıyor ve kahramanlarını kuşatan dünya içeriden resmediliyor. Başroldeki kadınlar sayfalarda canlanıyor, arzu ve arayışlarıyla ete kemiğe bürünüyor. Kitapta farklı yaşlardaki kadınların deneyimlerinden kadınlık, doğum kontrol hakkı, kürtaj yasakları, aile gibi güncel meselelere odaklanıyor öyküler. Caldwell, bu kitapta yer alan “Bütün İnsanlar Ahlaksız ve Kötüymüş” öyküsüyle 2021 BBC Ulusal Öykü Ödülü’ne layık görüldü.

    Monica Lewinsky’den Caroline Norton ve Sinéad O’Connor’a, herkesçe bilinse de saklanan sırlardan sır olmaya mahkûm yaşanmışlıklara, yalnızlıktan sonsuzluğa uzanan Yakınlıklar, kadın deneyimlerini merkeze alan, yalınlığıyla çarpıcı, özgünlüğüyle dikkat çekiyor.

    “Sana bu kelimeleri ve bütün kelimeleri veriyorum.”

    0
    0
    1480
  • 18-03-2023

    Belm’art Space açılış sergisi “Fahrenheit” ile 18 Mart Cumartesi günü Ankara’da kapılarını ilk defa sanatseverlere açıyor.

    Sergiye ismini veren bir ısı ölçme birimi olan “Fahrenheit”tan hareketle sergi, izleyiciye güncel sanatın ateşini, ısısını, değiştirme ve dönüştürme gücünü hatırlatarak güçlü bir deneyim sunuyor. Sergide Ahmet Güven, Aslı Işıksal, Asaf Erdemli, Aykut Öz, Bestami Gerekli, Beyza Boynudelik, Deniz Varlı, Erdal Duman, Fırat Engin, Genco Gülan, Hamza Kırbaş, Haydar Akdağ, Hüseyin Arıcı, Mehmet Sinan Kuran, Mustafa Duymaz, Ramazan Can, Serkan Demir, Şevket Arık, Tanzer Arığ ve Zeynep Karabacak’ın eserleri yer alıyor.

    Belm’art Space, temsil ettiği genç ve kıdemli çağdaş sanatçıların sergilerine ev sahipliği yapmanın yanı sıra genç üretimlerin desteklenmesi ve görünürlük kazanması bilinciyle programlarını oluşturmayı amaçlıyor. Galeri üstlendiği sosyal sorumluluk bilinciyle gerçekleştireceği eğitim programları, sanatçı buluşmaları, konserler, atölyeler, sanat profesyonelleri ve kültür üreticileri ile gerçekleşecek konuşma dizileri ile başkent kültür hayatına yepyeni ve çağdaş bir soluk kazandırarak insanları buluşturan, üreten, paylaşan ve yaşayan bir mekân olmayı hedefliyor.

    18 Mart Cumartesi günü saat 18.00’de açılacak “Fahrenheit” sergisini 30 Nisan’a kadar pazartesi hariç her gün 12.00 - 19.00 saatleri arasında Ankara’da yer alan Belm’art Space’de ziyaret edebilirsiniz.

    ​Adres: Tunalı Hilmi Caddesi, Kuğulu Apt. 112/2 Çankaya / Ankara

    Künye:
    1. Deniz Varlı, Enkaz Serisi, 2020, Tuval Üzeri Yağlıboya, 35x50 cm
    2. Şevket Arık, Penty LOver, K.Ü.Lavi, 42x52, 2021
    3. Bestami Gerekli, Nikah Töreni, 2022, Karışık teknik, 118,5 x 86.5 x 10 cm

    0
    0
    1879
DAHA FAZLA
Geldanlage