GÜNDEM
  • 14-10-2023

    Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM), Koleksiyoncular Derneği ve Çankaya Belediyesi iş birliği ile Cumhuriyet’in kuruluşunun 100. yılı vesilesiyle hazırlanan “Ya İstiklâl, Ya Ölüm! Cumhuriyet Yolunda” başlıklı sergi, 30 Ekim’e kadar Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde sanatseverlerle buluşuyor.

    I. Dünya Savaşı’nın sonundan Cumhuriyet’in ilanına kadar olan dönemi inceleyen “Ya İstiklâl, Ya Ölüm! Cumhuriyet Yolunda” sergisi, dünyaya örnek bir bağımsızlık mücadelesinin izlerini sürüyor. Tarihsel araştırmalar, edebiyat metinleri, hatıratlar, dönemin orijinal belge ve fotoğrafları kaynak alınarak, kronolojik olarak hazırlanan sergi, kapladığı alan ve eser sayısı bakımından VEKAM’ın ve iş birliği yaptığı kurumların bugüne kadarki en büyük sergisi olma özelliğini taşıyor. Sergi, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderlik ettiği, işgale direnen Kuvayımilliye çeteleri, cepheye koşan Türk gençleri, cephede ve cephe gerisinde savaşan 7’den 70’e kadın, erkek ve çocuklar dâhil olmak üzere tüm halkın fedakârlığı ve Mehmetçiğin kahramanlıklarıyla, Türk halkının Millî Bağımsızlık Mücadelesi’ni ve Ankara’nın bu süreçteki rolünü gözler önüne seriyor. Sergide bir kısmı daha önce Türkiye’de hiç gösterilmemiş nadide eserleri de yer alıyor. Döneme ait birçok gündelik eşya, gazete nüshaları, gün yüzüne çıkmamış fotoğraflar, belgeler, orijinal plak ve video-ses kayıtları ilk defa sergileniyor. Sergiye, araştırmacılar için Ankara ve Millî Mücadele konulu 60’ın üzerinde yayın içeren tematik bir kitaplık eşlik ediyor.

    Koleksiyoncular Derneği’nin, büyük çoğunluğu Nurhan ve Korkut Erkan’a ait 1200’ü aşkın nadir belge, fotoğraf arşivi ve koleksiyonunun görülebildiği ve metinlerini Korkut Erkan’ın hazırladığı sergide; Ankara Resim ve Heykel Müzesi, Pera Müzesi ve İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Yapı Kredi Müzesi, Hâluk Perk Araştırma Merkezi, Hisart Canlı Tarih Müzesi, ODTÜ Toplum ve Bilim Uygulama ve Araştırma Merkezi, Polatlı Tarihi Alanlar Tanıtım Merkezi (POTA), Kurtuluş Savaşı Müzesi (I. TBMM Binası), Albert Khan Müzesi (Fransa) ve Amerikan Kongre Kütüphanesi gibi kurum ve kişisel koleksiyonlardan eserler yer alıyor. Sergide aynı zamanda Türk Tarih Kurumunun Millî Mücadele Dönemi belgeselleri de gösteriliyor. Sergi kapsamında 30 Ekim’e kadar konser, konferans, panel, belgesel gösterimi gibi çeşitli yan etkinlikler de düzenleniyor.

    Program:

    21 Ekim 2023 Cumartesi 15.00
    Konferans: Prof. Dr. Emine İnanır – Yevgeni Y. Lansere’nin Ankara’da Bir Yaz, 1922 Adlı Çalışmasında Ankara İzlenimleri

    28 Ekim 2023 Cumartesi 15.00
    Konferans: Doç. Dr. Hilmi Bengi – Cumhuriyet Yolculuğunun Habercisi: Anadolu Ajansı

    29 Ekim 2023 Pazar 13.00
    Çizim Etkinliği: Urban Sketchers Ankara

    0
    0
    1762
  • 14-10-2023

    Vietnamlı vahşi yaşam koruyucusu, çevre aktivisti ve yazar Trang Nguyen’in kendi hikâyesinden yola çıkarak çocuklar için kaleme aldığı, Jeet Zdung’un resimlediği kitabı Sorya’yı Kurtarmak: Chang ve Malaya Ayısı, Nihal Ünver’in çevirisiyle Dinozor Çocuk’tan çıktı.

    Afrika ve Asya’daki yasa dışı vahşi yaşam ticaretine karşı verdiği mücadeleyle tanınan Nguyen, kitabında hikâyesini anlatırken hem Malaya ayısı ve onun orman hayatında taşıdığı önemli rol hakkında hem de bu hayvanları ve onların ormandaki evlerini korumak için hayat kurtarma çalışmaları yapan doğa koruyucuları hakkında birçok bilgi sunuyor.

    Trang Nguyen; küçükken, tesadüfen bir Malaya ayısının safrasının çıkarılmasına tanık olduğu o anda doğa koruyucusu olmak ve vahşi hayvanlar için daha iyi ve güvenli bir dünya sağlamak dışında başka hiçbir şey yapmak istemediğine karar verdiğini ifade ediyor.

    “Chang, yasa dışı avcıların kampından kurtarılan genç Malaya ayısı Sorya’nın vahşi yaşamına geri dönmesi için elinden geleni yapma sözü verdiğinde hayatının en zorlu işine kalkıştığını bilmiyordu. Çünkü Sorya, Chang için sadece bir ayı değildi, onun en yakın arkadaşı olmuştu. Ve her ne kadar en doğrusu bu olsa da onu kendi doğal ortamına bırakıp gitmek o kadar da kolay değildi.”

    0
    0
    887
  • 13-10-2023

    Pera Film, İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nin öncülerinden Roberto Rossellini’nin İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından çektiği Savaş Üçlemesi’nden oluşan “İşgallerin Gölgesinde” film programı, 15 Ekim-10 Aralık arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda sinemaseverlerle buluşturacak.

    Pera Müzesi Film ve Video Programları, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün “Meşgul Şehir: İşgal İstanbul’unda Siyaset ve Gündelik Hayat, 1918-1923” sergisi kapsamında hayata geçirdiği “İşgallerin Gölgesinde” programında işgal altındaki kentleri odağına alan klasikleri izleyicilerle bir araya getirecek. Program, izleyiciyi sinema tarihinin dönüm noktalarından biri olan İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nin doğduğu yıllara götürüyor. Akımın öncü figürlerinden Roberto Rosellini’nin 1945-1948 yılları arasında, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından çektiği Savaş Üçlemesi’ni izleyiciyle buluşturan program, savaşın şehirler ve toplumlar üzerinde yarattığı radikal etkilerin izlerini sürüyor. Roma Açık ŞehirHemşehri ve Almanya Sıfır Yılı filmlerinden oluşan üçleme, çoğunluğu amatör oyunculardan oluşan kadrosu ve geleneksel kalıpların dışına çıkan özgün anlatım teknikleriyle dikkat çekiyor.

    Üçlemenin ilk filmi olan Roma Açık Şehir (1945), Nazi işgali altındaki kentte günlük hayata ve direnişe odaklanıyor. 1946’da Cannes Film Festivali’nde Büyük Ödül’ü kazanan ve yeni gerçekçi sinemanın ilk örnekleri arasında yer alan Roma Açık Şehir, baskıcı rejimin yarattığı tehlike ve ikilemlerle yüzleşirken özgürlük mücadelesi veren sıradan insanların hikâyelerini anlatıyor. Üçlemenin ikinci filmi Hemşehri (1946), II. Dünya Savaşı’nın son evrelerinde İtalya’nın kurtuluşu esnasında ülkenin altı farklı şehrinde yaşanan hikâyeleri ele alıyor. Film, kurtarıcı güçler ile İtalyan halkı arasındaki etkileşimler üzerinden farklı kültürlerin iletişim kurma mücadelelerini ve insanların anormal koşullar altında gündelik yaşamlarını sürdürme çabalarını işleyen altı farklı bölümden oluşuyor. Savaş Üçlemesi’nin son filmi Almanya Sıfır Yılı (1948) savaş sonrası harabeye dönmüş Berlin sokaklarında yaşanan sefaleti, 12 yaşındaki bir çocuğun trajik öyküsü üzerinden ele alıyor. Öncüllerinden çok daha kasvetli bir atmosfere sahip olan Almanya Sıfır Yılı, faşizmin bireyler ve toplumlar üzerindeki yıkıcı etkilerini keskin ve sarsıcı bir gerçekçilikle gözler önüne seriyor.

    “İşgallerin Gölgesinde” Gösterim Programı:

    Roma Açık Şehir / 15 Ekim Pazar, 15.00 - 2 Aralık Cumartesi, 15.00
    Yönetmen: Roberto Rossellini
    Oyuncular: Aldo Fabrizi, Anna Magnani, Marcello Pagliero, Vito Annicchiarico 

    Hemşehri / 18 Ekim Çarşamba, 19.00 - 8 Aralık Cuma, 19.00
    Yönetmen: Roberto Rossellini
    Oyuncular: Carmela Sazio, Robert Van Loon, Benjamin Emanuel, Alfonsino Bovino 

    Almanya Sıfır Yılı / 22 Ekim Pazar, 15.00 - 10 Aralık Pazar, 15.00
    Yönetmen: Roberto Rossellini
    ​Oyuncular: Edmund Meschke, Ernst Pittschau, Ingetraud Hinze, Franz Krüger

    0
    0
    1070
  • 13-10-2023

    Türkiye’nin en önemli kadın sanatçılarından Gencay Kasapçı’nın 2017 yılında hayatını kaybettikten sonra ilk kapsamlı sergisi “Gencay: Başlangıç, Bitiş ve Sonsuzluk”, 21 Ekim’den itibaren Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde sanatseverlerle buluşacak.

    “Gencay: Başlangıç, Bitiş ve Sonsuzluk” sergisinde, Gencay Kasapçı’nın İtalya ve Türkiye’de yaşadığı dönemlerde yaptığı eserleri uzun yıllar sonra ilk defa bir arada izleyici karşısına çıkıyor. “Gencay: Başlangıç, Bitiş ve Sonsuzluk” sergisinin direktörlüğünü Döne Otyam, metin yazarlığını Dilek Karaaziz Şener üstleniyor.

    1960’lı yılların Roma sanat ortamında ürettiği resimler, fotoğraflar ve açmış olduğu sergilerle özellikle ZERO grubu ile olan birlikteliğine ait belgeler sergide yer alıyor. Sergide, ayrıca 2019 yılında hazırlanan Noktanın Sonsuzluğu: Gencay Kasapçı belgeseli, sanatçının yaşamına tanıklık edenlerin anlatımlarıyla izleyicilere sunuluyor.

    İtalya Büyükelçiliği iş birliğinde ve ASPAT Kültür Vakfı ve Mimar Kerem Türker Vakfı sponsorluğunda düzenlenen “Gencay: Başlangıç, Bitiş ve Sonsuzluk” sergisini 21 Ekim 2023-25 Şubat 2024 tarihleri arasında pazartesi hariç her gün 10.00-17.00 saatlerinde Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde ziyaret edebilirsiniz.

    ​Adres: Kale Mah. Gözcü Sok. No:10 Altındağ/Ankara

    Künye:
    1. İsimsiz 80x80 cm T.Üz.Akrilik 1970 Sanatçı Koleksiyonu
    2. İsimsiz 81x100 cm T.ÜZ.Akrilik  2007
    3. Gencay Kasapçı 1962 romada atölyesinde

    0
    0
    2246
  • 13-10-2023

    Viable, Berlinli sanatçı Antonia Breme’nin solo sergisi “Fluidity Unwrapped*”i 4 Kasım’a kadar Yaya’da izleyiciyle buluşturuyor.

    Melis Golar’ın küratörlüğünde izleyiciyle buluşan “Fluidity Unwrapped” kendi içinde tanımlı ve keskin çizgilere sahip pazarlama dünyasının erişmeye çalıştığı tanımsız, akışkan, duyusal ve duygusal eğilimleri bu kez alışılmışın dışında harekete geçirecek bir deneyim vadediyor. Bir süredir vitrin tasarım elemanlarını heykel üzerinden düşünerek ve onlara yeni formlar katıp soyutlayarak yapıtlar üreten Antonia Breme’nin bugüne kadar sürdürdüğü pratiklerinin en yeni neticelerini izleyiciyle buluşturuyor.

    Yaya’nın yer aldığı İttihad ve Sigortalar Pasajı’nın alışveriş lokasyonu olması ve vitrinin fizikselliğine göndermeler yapan sergide sanatçı tüketme arzusunu günlük ve sıradan bir hareket üzerinden yeniden yorumluyor. Bu arzuyu en yüksek seviyelerde uyandıran vitrinin göz alıcı, iddialı ve çoğu zaman gerçek dışı dünyasını Breme kendine özgü ve heykele dair -malzeme, doku, kütle, gölge- gibi unsurlarla harmanlıyor. Boş ambalaj kağıtlarının reklam panolarındaki hareketleri tüketimin hızlı ve agresif tabiatına karşın yatıştırıcı, duyusal ve naif bir seyir sunuyor.

    Goethe Enstitüsü’nün destekleriyle gerçekleştirilen “Fluidity Unwrapped” 4 Kasım 2023 tarihine kadar İttihad ve Sigortalar Pasajı’nda Yaya’da görülebilir.

    YAYA: Cihangir, Soğancı Sk. No:13 D:2.Kat, 34433 Beyoğlu, İstanbul

    *Akışkanlığı açmak, akışkanlığın paketini açmak anlamına gelir.

    0
    0
    1915
  • 13-10-2023

    Bu Yapım’ın yeni oyunu Kutular, prömiyerini 31 Ekim Salı günü House of Performance Bakırköy’de yapacak.

    Dünyanın birçok ülkesinde kapalı gişe oynayan, baskı gören kadınların hikâyesine odaklanan, yurt içi ve yurt dışında birçok ödül kazanan Uyandığımda Sesim Yoktu oyunun yapımcılığını üstlenen Bu Yapım yeni sezona Kutular ile başlıyor. İlişkilere odaklanan Kutular, izleyiciyi bilinmeyene, herkese anlatmaktan korktuğumuz sırlarımızı ortaya dökmeye doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Burcu Görek’in yazdığı, Balım Kar ve Semih Değirmenci’nin yönetmenliğini üstlendiği oyunun başrollerini Burcu Görek, Dilara Gül ve Ekrem Can Arslandağ paylaşıyor. Uyandığımda Sesim Yoktu oyununda başrolü paylaşan Burcu Görek ve Dilara Gül, 5. Priştine Uluslararası Tiyatro Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’ne layık görülmüştü.

    Kutular oyunu 31 Ekim’de House of Performance Bakırköy’de prömiyerini yaptıktan sonra 14 Kasım’da bir kez daha House of Performance’ta ve 24 Kasım’da Fişekhane İkinci Sahne’de izleyicilerle buluşacak. Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Künye:
    Yazan: Burcu Görek
    Yönetmen: Balım Kar ve Semih Değirmenci
    Oyuncular: Burcu Görek, Dilara Gül, Ekrem Can Arslandağ
    Dekor Tasarımı: Ilgaz Kasapoğlu
    Işık Tasarımı: Selen Çakırhan
    Kostüm Tasarımı: Duru Güner
    Hareket Düzeni: Burcu Brodo
    Fotoğraf Tasarımı: Fethi Karaduman
    Fotoğraf: Volkan Demir
    Afiş Tasarımı: Bu Kolektif
    Reji Asistanı: Ege Güneyli
    Asistan: İrem Ece Keskin
    ​Yapımcı: Bu Yapım

    0
    0
    1237
  • 13-10-2023

    Arter Koleksiyonu’ndan oluşturulan “Kendi Gölgesinde” başlıklı grup sergisi, 19 Ekim tarihinden itibaren Arter’in giriş ve -1. kat galerilerinde sanatseverlerle buluşacak.

    Emre Baykal ve Gizem Uslu Tümer’in küratörlüğünü üstlendiği “Kendi Gölgesinde” sergisi, ziyaretçileri yapıtların birbirleriyle ve mekânla kurdukları etkileşim ve yakınlıklardan doğan ara bölgelerin keşfine ve zihinde uyandırdıkları izlerin peşinden gitmeye davet ediyor. 25 sanatçının yapıtlarından oluşan bu koleksiyon sergisi; iç ve dış, kamusal ve mahrem, varlık ve yokluk, hafıza ve unutma, boşluk ve beden gibi tematik ikilikler etrafında kurgulanırken, bunlar arasındaki ilişkilerden doğan ara bölgeleri araştırıyor. Sergide; Hüseyin Bahri Alptekin, Mirosław Bałka, Pedro Barateiro, Michał Budny, Hera Büyüktaşçıyan, Jae-Eun Choi, Cevdet Erek, Terry Fox, Hreinn Friðfinnsson, Bilge Friedlaender, Deniz Gül, Mona Hatoum, Rolf Julius, Nadia Kaabi-Linke, Šejla Kamerić, Borga Kantürk, Mohammed Kazem, Inge Mahn, Ferhat Özgür, Seza Paker, Pinaree Sanpitak, Chiharu Shiota, Yaşam Şaşmazer, Hema Upadhyay, Nika Zupančič’in eserleri yer alıyor.

    Birbirini tamamlayan iki bölümden oluşan sergide bir araya getirilen yapıtlar, serginin isminde de atıfta bulunulan görünmezlik, belirsizlik, gizlenmişlik, muğlaklık gibi nitelikleriyle, ziyaretçileri zihinlerinde uyanan izlerin peşinden gitmeye, gölgede kalanı aramaya, kendi düşünsel ve duygusal katılımlarıyla zenginleşecek bir sergi deneyimine ortak olmaya davet ediyor. Çoğu kez sıradan veya gündelik malzemeler, nesneler ve durumlardan yola çıkıp bunları sıra dışı ve beklenmedik müdahalelerle dönüştüren; karartma, eksiltme, tekrarlama, yer değiştirme gibi yöntemlerle işleyen; gölgeyi ışığa, meçhulü maluma, ayrıntıyı bütüne yeğleyen bu yapıtlar, mekânda kurdukları etkileşim ve yakınlıklar yoluyla yeni anlam arayışları için puslu bir görüş alanı açıyorlar.

    Yapı Kredi’nin desteğiyle gerçekleşen “Kendi Gölgesinde” sergisini, 19 Ekim’den itibaren Arter’in giriş ve -1. kat galerilerinde ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Mona Hatoum Kapan, 2012 Yumuşak çelik, cam Arter Koleksiyonu Sergiden yerleştirme görüntüsü: Mona Hatoum: Hâlâ Buradasın, Arter, 2012 Küratör: Emre Baykal Fotoğraf: Hadiye Cangökçe
    2. Nadia Kaabi-Linke Butcher Bliss, 2010 Porselen, krom kaplı metal kancalar, metal boru Arter Koleksiyonu Lawrie Shabibi ve sanatçının izniyle Fotoğraf: Bernhard Link
    3. Ferhat Özgür Bırak Güneş İçeri Girsin, 2012 Fotoğraf Arter Koleksiyonu Fotoğraf: Hadiye Cangökçe
    ​4. Chiharu Shiota State of Being (Chair), 2012 İskemle, metal ve siyah iplik Arter Koleksiyonu

    0
    0
    4064
  • 13-10-2023

    Kate Summerscale’in vaka çalışmaları aracılığıyla korku ve arzularımızın kökenlerini ortaya çıkardığı, insan bilincinin labirentine bir kapı araladığı kitabı Fobiler ve Maniler Kitabı: A’dan Z’ye 99 Takıntının İzinde Dünya Tarihi, Burcu Asena Şahin’in çevirisiyle Düşbaz Kitaplar’dan çıktı.

    ​Summerscale, “Anlamlandıramadığımız mani ve fobilerimizin arkasında ne yatıyor?”, “Bizi pençesine almış bu takıntılardan kurtulmanın bir yolu yok mudur?”, “Peki, dünyada bunları bir tek biz mi yaşıyoruz?” gibi sorularla başlıkların üzerine gidiyor. Bunu yaparken Alfred Hitchcock’un yumurtalara olan tiksintisini keşfedecek, Steve Jobs’un düğmelerden duyduğu korkuyu anlamaya çalışacak ve başka pek çok ünlünün gizli takıntısı karşısında hayrete düşeceğiniz bir kitap sunuyor. Summerscale, insan psikolojisinin derinliklerine doğru bir keşif yolculuğuna çıkarken 99 fobi ve mani için bir rehber niteliği taşıyor.

    0
    0
    964
  • 12-10-2023

    Bu sene 10’uncusu düzenlenen Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali (BIFED), “Can Yelekleri Koltukların Altında Değildir” sloganı ile 15 Ekim’e kadar devam ediyor.

    BIFED kapsamında toplam dört kategoride 50 belgesel Bozcaada Halk Eğitim Merkezi ve Salhane’de ücretsiz olarak izleyicilerle buluşacak. Festivalde bu sene 27 farklı ülkeden toplam 50 film gösterilecek Fethi Kayaalp Büyük Ödülü için 14 farklı ülkeden toplamda 13 film yarışıyor. Gaia Öğrenci Ödülü kategorisinde ise 10 film yarışıyor.

    Kazananlara, 2018’de Bozcaada’ya yerleşen Sanatçı Mustafa Erol’un bu sene ülkemizde gerçekleşen depremlerden yola çıkarak tasarladığı ödül verilecek. Çiğdem Akdoğan’ın tasarımıyla festival çantası da festivalin anılarını izleyicilerin yanında götürmesini sağlayacak. 14 Ekim Cumartesi günü ise yapılacak ödül töreninin ardından 15 Ekim Pazar günü kazanan filmler tekrar gösterilecek.

    Festival, BIFED ekibinden Şevval Dolanbay’ın sunduğu törende Hatay Akademi Senfoni Orkestrası’nın depremden sonra yeniden bir araya gelme sürecini anlatan Anka Kuşu filmi ile açıldı. Festivalin devamında da deprem felaketinin anısına yapılan “Geri Döneceğiz” adlı fotoğraf gösteriminde Berna Küpeli, Ulaş Beşoklar, Cevat Ezgin ve Gürcan Öztürk depremden sonraki ilk iki ayda deprem bölgesinde derledikleri belge görüntüleri sergilenecek.

    Ana Sponsoru Demirer Enerji Üretim Sanayi ve Tic. A.Ş, Mey Diageo, Sinematek Sinema Evi -Kadıköy Belediyesi, Avusturya Kültür Forumu, Talentra, Takk ve İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi, Fransız Kültür Merkezi İzmir, Skoda Türkiye gibi kurumların destekleri ve yerel işletmeler ve yerel halkın güçlü dayanışmasıyla düzenleniyor. Rengigül Konukevi, Aral Çiftliği, Eflatun Konukevi, Nil Ada ve Umut Deniz Konukevi, DeliAsma gibi festivali destekleyen burada tümünü yazmanın mümkün olmadığı çok geniş bir yerel destekçi listesi bulunuyor.

    BIFED Festival Yönetmeni Petra Holzer, açılış konuşmasında şunları söyledi: “Ege atmosferinde bir araya gelerek, dünyanın durumu ve gelecekte bizi bekleyen tehlikeler hakkında hikâyeler anlatmaya devam etmek için birbirimizden güç almayı umuyoruz. Çevresel değişikliklerden kaynaklanan duygusal stresin bir sonucu olan ‘solastalji’ ile zaten mücadele eden genç nesli de güçlendirmemiz gerekiyor.

    Temamız, ‘Savunucuları Savun’ dünya genelinde daha da ciddi bir mesele hâline gelmekte. Dünyamızın ve haklarımızın savunucuları giderek daha fazla hapsedilmekte, işkence görmekte ve öldürülmekteler. Festival sürecinde bu konuları değiştirmek için genç düşünürler ve aktivistler tarafından başlatılan birçok düşünce ve fikir bulacaksınız. Umarız ki bu yıl düzenleyeceğimiz etkinlikler, zihinlerimizde yeni düşüncelerin tohumunu ekecek ve çağdaş sorunlardan çıkış yolu bulmak için birlikte çalışma konusunda yeni bağlantılar kurmamıza yardımcı olacaklar.”

    ​BIFED’in programına, festival filmleri ve etkinliklerle ilgili detaylı bilgilere BIFED’in Instagram hesabından veya internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1298
  • 12-10-2023

    Küratörlüğünü Nazlı Pektaş’ın üstlendiği “Sanayiden Manzaralar” başlıklı karma sergi 30 Kasım’a kadar Summart’ta sanatseverlerle buluşuyor.

    Kent belleğinde yan sanayi ve tamir servisleriyle bilinse de aynı zamanda yıllardır İstanbul’da birçok sanatçının yaratıcı üretimlerini gerçekleştirdikleri atölyelerin adresi olan Seyrantepe Sanayi Mahallesi’nde yer alan Summart’ın yeni sergisi “Sanayiden Manzaralar”, Seyrantepe Sanayi Mahallesi’nde atölyeleri olan 12 sanatçının üretimlerini bir araya getiriyor. Sergi; Mahmut Aydın, Can Aytekin, Mahmut Celayir, Antonio Cosentino, Ahmet Elhan, Leyla Emadi, İnci Furni, Aynur Önürmen, İrfan Önürmen, Kemal Seyhan Rüçhan Şahinoğlu ve Demet Yalçınkaya’nın serginin kavramsal çerçevesine uygun olarak üretilmiş yeni eserlerini kapsayan bir seçkiyi izleyiciye sunuyor. Sanatçıların atölyelerine adres olarak seçtiği bölgeyle girdiği teması takibe alan sergi, bu teması “manzara” ile birleştirerek izleyiciyi sanayi ile birlikte düşünmeye davet ediyor. Söz konusu “manzara”, sergide hem kendisi olarak varlık gösterirken hem de güçlü bir metafor olarak izleyicinin karşısına çıkıyor. Atölyeleri sanayi bölgesinde bulunan sanatçılardan ilham alan sergideki eserler, sanatçıların sanayi bölgesini üretim yeri olarak seçme sebebinden başlayarak, bölgenin tarihine, bugününe, içinde yaşayan, çalışan, emek veren tüm sanayi bölgesi manzaralarına ışık tutuyor.

    “Sanayiden Manzaralar”, Sanayi Devrimi’nden günümüze dek giderek daha karmaşık hâle gelen sanat emeği ile üretim koşulları arasındaki ilişkiyi, sanatçıların teknoloji ve endüstriden yararlanma biçimlerini, kültürel market ve kapitalist ekonomik düzen arasındaki belirsiz dinamikleri konu alarak, yerel atölyelerin farklı yorumlarına dikkat çekiyor. Summart’ın sanayi bölgesinin içinde bir galeri olarak var olması ile serginin merkezine aldığı söz konusu temalar, aynı mahallenin ikliminde izleyiciye farklı manzaralar sunuyor.  Sanat tarihi alanında kalıplaşan manzara kavramını yeniden düşündüren Nazlı Pektaş, aynı zamanda endüstriyel ve sanatsal üretimleri bir alanda doğuran, büyüten ve yaşatan sanayi bölgeleri ile olan teması gözler önüne seriyor.

    Adres: Summa Plaza, Huzur Mah. Fazıl Kaftanoğlu Cad. No: 3 Seyrantepe/İstanbul (Ulaşım: M2 Metro hattı, Sanayi Mahallesi Durağı, Sanayi Kuzey çıkışından, yürüyerek 9 dakika mesafede, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Karşısında)

    Künye:
    1. Mahmut Aydın, İzler, 2023, Karton Cardboard, Değişken ölçüler Variable sizes, Sanayiden Manzaralar Sergisi, Summart
    2. Can Aytekin, Saksılıklar, 2023 (detay), Boyanmış metal, buluntu objeler Painted metal, found objects, Değişken ölçüler Variable sizes, Sanayiden Manzaralar Sergisi, Summart
    3. Antonio Cosentino, Şirintepe, 1998, 70 x 100 cm, Sanayiden Manzaralar Sergisi, Summart
    4. İrfan Önürmen, Çırak, 2023, Buluntu malzemeler, found objects, Değişken ölçüler, Variable sizes, Sanayiden Manzaralar Sergisi, Summart
    5. Demet Yalçınkaya, Yerli Yerinde, 2023, Keten üzeri yağlıboya ve kömür Oil and charcoal on linen, 180 x 230 cm, Sanayiden Manzaralar Sergisi, Summart

    0
    0
    1962
DAHA FAZLA
Geldanlage