GÜNDEM
  • 23-10-2023

    “100’de 25” sloganıyla bu yıl 25. kez düzenlenecek Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, 25 Ekim - 5 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek.

    Sanat yönetmenliğini Cengiz Özek’in üstlendiği Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, 25 Ekim’de perdelerini açacak. Sekiz ülkeden 10 oyunun, Türkiye’den ise aralarında İBB Şehir Tiyatroları’nın da bulunduğu altı topluluğun sekiz oyununun izleyiciyle buluşacağı festivalde, Türk gölge tiyatrosunun ana karakterlerinden Karagöz için de özel bir bölüm yer alıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Dairesi Başkanlığı’nın desteklediği bu bölümde, Karagöz’le ilgili gösteriler, film gösterimleri, atölye ve söyleşilerin yanı sıra geniş kapsamlı bir Karagöz figürleri sergisi katılımcılarla buluşacak. Bu etkinlikler, İBB restorasyonundan sonra açılan ve müdürlüğün turizm ofisi olarak da hizmet veren Turşucuzade Konağı Sıbyan Mektebi Taş Odası’nda gerçekleştirilecek. 

    Festival kapsamında Cengiz Özek, Çöp Canavarı oyunuyla 28 ve 31 Ekim ile 4 Kasım’da Taş Oda’da sahnede olacak. Özek’in, Karagöz oyunlarının Şamanizm etkisi altındaki özelliklerini epik bir yorumla bir araya getirdiği, her yaş grubuna hitap eden Büyülü Ağaç oyunu ise 29 Ekim ile 1 ve 5 Kasım’da Taş Oda’da izleyiciyle buluşacak.

    ​Cengiz Özek’in “Çağdaşımız Karagöz” başlıklı Karagöz figürleri sergisi 24 Ekim’den itibaren görülebilecek. Özek’in her birini kendi yaptığı Karagöz koleksiyonundan derlediği Karagöz figürleri, 5 Kasım’a kadar Turşucuzade Konağı Sıbyan Mektebi Taş Oda’sında 10.00 - 17.00 saatleri arasında sanatseverler tarafından ücretsiz gezilebilecek. Ayrıca 4 Kasım Cumartesi günü saat 15.00’te Cengiz Özek ile bir sergi turu yapılacak. Festivalin Taş Oda’daki önemli etkinliklerinden biri olan “Yetişkinliklere Yönelik Karagöz Yapım Atölyesi” 30, 31 Ekim ve 1, 2 Kasım’da gerçekleştirilecek. Cengiz Özek’in eğitmenliğinde düzenlenen atölyede Türk gölge tiyatrosunun önemli karakteri Karagöz’ün geleneksel metotla yapımı anlatılacak. 28, 29 Ekim ile 4, 5 Kasım tarihlerinde düzenlenecek “Çocuklarla Gölge Kukla Yapım Atölyesi”nde çocuklar, Karagöz tekniğini düşünerek kendi düşlerindeki bir canlıyı kâğıt, dantel, kuştüyü gibi gölgesi ilgi uyandıracak materyallerle gölge kuklası formuna dökecek. Cengiz Özek ile 4 Kasım’da “Karagöz Sanatımız” başlıklı özel bir söyleşi düzenlenecek. Sabahattin Eyüboğlu ve Aziz Albek iş birliğiyle çekilen Karagöz’ün Dünyası belgeseli, 28, 30 Ekim ve 2 Kasım’da Turşucuzade Konağı’nda izleyicilerle buluşacak. Karagöz sanatına yakından bakan ve onun inceliklerini sinemasal bir dille anlatan gerçek bir klasik olan filmin seslendirmesini ise Genco Erkal yaptı.

    0
    0
    1181
  • 23-10-2023

    Elenka Nazarova’nın “Love and Intimacy - A Reverence” başlıklı kişisel sergisi 1 Kasım tarihine kadar Collect Gallery’nin Juma binasındaki mekânında sanatseverlerle buluşuyor.

    Nazarova, sergisinde samimiyetin, özgün samimi ilişkiler arayışının temel insani niteliklerimizden biri olduğu fikriyle oynuyor. Sanatçı, yakın ilişkileri ortak ve bağ kurulabilir bir şey olarak, sevgiyi ise herkesin hafızasını ve kendi deneyimleriyle ilgili duygularını kolayca harekete geçirebilecek bir konu olarak keşfeden sanat eserleriyle, bireyciliğin şiddetli olduğu zamanlardaki şu asırlık soruyu sormaya ve araştırmaya çalışıyor.

    “Eğer doğal olarak birbirimizle bağlantı kurmaya, dünyayı keşfetmeye ve anlamaya çabaladığımız gibi birbirimizi keşfetmeye ve anlamaya, arzu ettiğimiz gibi sevmeye meyilliysek, o zaman aşk dünyayı kurtaramaz mıydı?...

    Ama birbirimizi istediğimiz gibi sevmiyoruz. Tam olarak değil. Dünya çapında giderek daha fazla insan özgün ilişkiler kurmak ve sürdürmek için çabalıyor ve aşıkların karşılaştığı sorunlar ile günümüz dünyasının yapısındaki bireysel değerler arasında doğrudan bir bağlantı var. Görünüşe göre kişisel gelişimi ve başarıları her şeyin üstünde tutan bu değerlere göre yaşamak, birbirimizle bağlantı kurma ve gerçek samimiyete ulaşma yeteneğimizi zedeliyor. Ve samimiyet zedelendiğinde insanlar acı çeker, bu bir yara gibidir. Peki yaralar konusunda ne yapacağız? İnsanı savunmasız kılan her şeyde olduğu gibi, toplum onları gizlemeyi öğretiyor, biz de onları halının altına süpürüyoruz. Etraflarında bu tür rahatsızlıklar ve tartışmalar yaratıyoruz, böylece bunlar hızla kültürel bir tabu hâline geliyor. Her ne kadar ilerici kültür, kişisel kimlik konuları ve bakış açılarıyla giderek daha fazla ilgili ve eleştirel olsa da birbirimizle olan bağlantı(lar)ımızın kopukluğu hakkındaki konuşmaların yalnızca terapist odalarının kapalı kapıları arkasında ayrılmış bir yeri vardır. Bununla birlikte ilginç olan şey, herhangi bir sayıda sorunlu yakın ilişkiyi ele aldığımızda, onların sıkıntılarının ve nihai ayrılıklarının en yaygın sebebinin korkudan kaynaklandığını ve bu korkudan kaynaklananın, genellikle zararlı olan kontrol etme arzusu olduğunu hemen anlıyoruz.

    Açıkçası bu, etrafımızdaki topluluklarda gündelik yaşamdaki pek çok sorunun arkasında yatan şeyden çok da farklı değil. Belki gündelik yaşamımız gerçekten de özel varoluşumuzun bir yansımasıdır? Eğer hepimiz ilginin, sevginin, korkunun ve kontrol etme arzusunun basit anlatılarında kendimizi tanıyabilirsek, belki de aslında o kadar da farklı değilizdir. Ve belki de paylaşmanın bir sakıncası olmayabilir...

    0
    0
    1418
  • 23-10-2023

    Attilâ İlhan Bilim, Sanat ve Kültür Vakfı’nın, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın desteğiyle düzenlediği Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri’nin bu yılki kazananları açıklandı. Roman dalındaki ödül Ölümden Uzak Bir Yer adlı kitabıyla Kerem Eksen’e, şiir dalındaki ödül Yavaş Yavaş Bilemiyorum kitabıyla Süreyya Berfe’ye armağan edildi. İlk Roman Vakıf Özel Teşvik Ödülü’nün sahibi Nergis Hanım Hakkında Bazı Şeyler kitabıyla Devrim Koçak olurken; İlk Şiir Kitabı Vakıf Özel Teşvik Ödülü’ne ise Şiir Mayasıdır Uzakların kitabıyla Zeynep Tiryaki değer görüldü.

    Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri’nin Doğan Hızlan’ın onursal başkanlığında toplanan seçici kurulları ödül sahiplerini belirledi. Mehmet Eroğlu’nun başkanlığındaki Attilâ İlhan Roman Ödülü Seçici Kurulu’nda Deniz Yüce Başarır, Faruk Şüyün, Seval Şahin ve aileyi temsilen Ali Cem İlhan yer aldı. Metin Celal’in başkanlığındaki Attilâ İlhan Şiir Ödülü Seçici Kurulu’nda ise A. Ali Ural, Adnan Özer,  Tuğrul Tanyol ve aileyi temsilen Kerem Alışık yer aldı.

    Seçici Kurul, 2023 Attilâ İlhan Roman Ödülü’nün Ölümden Uzak Bir Yer adlı romanıyla Kerem Eksen’e verilmesinin gerekçesini şu şekilde açıkladı: “8. Attilâ İlhan Roman Ödülü, Kerem Eksen'in mutluluktan  trajediye dönüşen bir aile hikâyesini ölümle yüzleşmeyle ve baba-oğul ilişkisine paralel bir kurguyla birlikte anlattığı Ölümden Uzak Bir Yer romanına verilmiştir.”

    Devrim Koçak’a armağan edilen İlk Roman Vakıf Özel Teşvik Ödülü’nün gerekçesi ise şu şekilde açıkladı: “8. Attilâ İlhan İlk Roman Vakıf Özel Teşvik Ödülü, Devrim Koçak'ın  kişisel tarihin, mektuplarla ve beklentilerle kurduğu olay örgüsündeki merak unsurunun varlık üzerine bir sorgulamaya da dönüştürdüğü romanı Nergis Hanım Hakkında Bazı Şeyler romanına verilmiştir.“

    Yavaş Yavaş Bilemiyorum kitabıyla Süreyya Berfe’ye armağan edilen 2023 Attilâ İlhan Şiir Ödülü’nün gerekçesi ise “Bir ömür şiire verdiği emekle ve bu kitabında kısa dizelerle derinleşerek poetikasının altını bir kez daha çizdiği için Süreyya Berfe'nin “Yavaş Yavaş Bilemiyorum” isimli kitabına 2023 Attilâ İlhan Şiir Ödülü'nün verilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.” olarak açıklandı.

    Zeynep Tiryaki’ye Şiir Mayasıdır Uzakların kitabıyla armağan edilen 2023 Attilâ İlhan İlk Şiir Kitabı Vakıf Özel Teşvik Ödülü’nün gerekçesinde “Anlatımcılığı aştığı noktalarda imge zenginliği ve sağlam dize yapısıyla Zeynep Tiryaki’ye ‘Şiir Mayasıdır Uzakların’ isimli kitabıyla 2023 İlk Şiir Kitabı Vakıf Özel Teşvik Ödülü'nün verilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.”  ifadeleri yer aldı.

    ​Ödüllerin sahiplerine takdim edileceği tören, 2 Kasım 2023 Perşembe günü saat 16.00’da Tüyap İstanbul Kitap Fuarı’nda gerçekleşecek.

    0
    0
    2098
  • 23-10-2023

    Ah! Kosmos’un Hainbach iş birliğinde kaydettiği Blast of Sirens isimli yeni albümü müzikseverlerle buluştu.

    Ambient ve deneysel taraflarda, analog ve laboratuvar ekipmanları kullanarak kaydedilen Blast of Sirens albümü 10 şarkıdan oluşuyor. Berlin’de kaydedilen albümdeki tüm şarkılar Ah! Kosmos ve Hainbach iş birliğinde yazıp seslendirildi. Albümün prodüktörlüğünü de ikili üstlendi. Blast of Sirens, dinleyicileri evcilleştirilmemiş bir ses dünyasında yolcuğa davet ediyor.

    Ah! Kosmos ve Hainbach imzalı Blast of Sirens albümünü buradan dinleyebilirsiniz.

    Blast of Sirens Şarkı Listesi:
    1. Blast of Sirens
    2. Feather Falls
    3. Ghostcloud
    4. Flares Up
    5. Moonday
    6. Sirens Between
    7. Drips
    8. Nothing
    9. Davolia
    ​10. Brute Heart

    0
    0
    1537
  • 23-10-2023

    Nilüfer Belediyesi, Necmi Sönmez küratörlüğünde gerçekleşen “Yürek Hakkı: Tomris Uyar’ın Yazı-İmge Dünyası” başlıklı sergiyi 11 Kasım 2023 - 14 Ocak 2024 tarihleri arasında Nâzım Hikmet Kültürevi’nde sanatseverlerle buluşturacak.

    2013 yılından beri her yılı bir yazara adayan Nilüfer Belediyesi, 2023’ü Tomris Uyar yılı ilan etti. Bu kapsamda düzenlenen “Yürek Hakkı: Tomris Uyar’ın Yazı-İmge Dünyası” sergisi, öyküleri ve çevirileriyle Çağdaş Türk Yazınında ayrıcalıklı bir yere sahip olan Tomris Uyar’ın “üretim süreçlerine” odaklanıyor. Sergi Tomris Uyar’ın yazı masasını, çalışma ve yaşama mekânını özgün objeleriyle yeniden kurgulayarak izleyicilere Uyar’ın nasıl ürettiği hakkında bilgi veriyor.

    1971 yılında yayımladığı İpek ve Bakır kitabıyla dikkatleri üzerine çeken Tomris Uyar, özgün çalışmalarıyla olduğu kadar çevirileri ve yayımlanmasına katkıda bulunduğu dergiler ile de edebiyatımızda yeni duyarlılıkların kapılarını aralayan kuşağın öncülerinden biri oldu. Birçok yazarın tersine kendisine ait bir çalışma odası olmayan, evinin salonuna yerleştirdiği yazı masasında çalışan, günlük yaşamını da dostlarını da bu mekânda ağırlayan Uyar, birbiriyle yakın ilişki içinde olan bir kuşağın üyesi olduğu için dönemin önde gelen şairlerinin, ressamlarının, çevirmenlerinin yakın arkadaşlık ilişkileriyle örmüş oldukları bir ağın içindeydi. Serginin kavramsal çerçevesi, bu ağı görünür kılarken, Uyar’ın eserlerini yazdığı alandaki objeleri, yazı masasını, koltuklarını ve arkadaşlarının hediyeleriyle oluşturduğu resim koleksiyonunu bir araya getirerek onun yazma süreçlerinde etkin olan görsel imgeleri bir araya getirmeyi hedefliyor. Sergi, yazarın günümüze dek korunmuş olan özel eşyalarını, koleksiyonuna eşlik eden el yazısı ve kitaplarının ilk baskılarını izleyiciye sunacak.

    Tomris Uyar’ı Çağdaş Türk Edebiyatı açısında son derece önemli deneylere girmiş olan kendi kuşağında tekil kılan, günlük yaşamın, politik, ekonomik gelişmelerin şekillendirdiği bireyin dünyasına kısa ve etkileyici bir bakış fırlatmasıydı. Onun öykülerinde büyük bir titizlikle kurguladığı, birçoğunu ilk kez dilimize kazandırdığı çevirilerindeki yazar seçimiyle belirginleştirdiği tavır, hayat akışı karşısında insanların tutkularının, kalplerinden geçenlerin peşinde nasıl ilerledikleri ve aldıkları farklı yanıtlardır. Yürek Hakkı sergisi Tomris Uyar’ın kendi çizgisinden ödün vermeden geliştirmiş olduğu etkileyici imgeleri okuyuculara, izleyicilere onun perspektifinden vermeyi deneyecek. Ona özgü samimiyet, yalınlık ve alçak gönüllükle.”

    Fotoğraf: Necmi Sönmez

    0
    0
    1763
  • 23-10-2023

    Sequoia Nagamatsu’nun okurunu iklim krizinden sonra insanlığın hayatı yeniden inşa etme mücadelesi verdiği yüzlerce yıl süren bir maceraya davet ettiği romanı Karanlıkta Yükselmek, Doğa Özışık’ın çevirisiyle İthaki Yayınları’ndan çıktı.

    Nagamatsu, mezarlıklara dönüşmüş gökdelenlerden ölüler için yapılmış otellere ve yıldızlararası uzay gemilerine uzanan, kıtaları, yüzyılları ve hatta gök cisimlerini aşan bir hikâye anlatıyor.

    “Yıl 2030. Küresel ısınma buzulların hızla erimesine yol açıyordu. Bilim insanları Kuzey Kutup Dairesi’nde yaptıkları araştırmalar sırasında binlerce yıl önce şu an var olmayan bir virüsten ölmüş bir cesedi incelerken virüsün tüm dünyaya yayılmasına sebep olmuşlardı.

    İnsanlığın Kutup Vebası’na karşı on yıllar süren mücadelesi medeniyetleri, kuralları ve ahlak anlayışını değiştirirken bir grup insan da bu ölmekte olan gezegenden kaçış yollarını aramaktaydı...”

    0
    0
    1191
  • 22-10-2023

    Maske tiyatrosunun modern yorumuyla tanınan Mummenschanz, 4 ve 5 Kasım’da matine ve suare seanslarıyla Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde izleyicilerle buluşacak.

    1972 yılında Paris’te kurulan, maske tiyatrosunda dünya çapında bir ün kazanan İsviçreli grup Mummenschanz, maskelerin görsel dilini kullanarak çeşitli ışık ve gölge oyunlarıyla, hayal gücüne dayalı dilleriyle her yaştan izleyici etkiliyor. Üç sanatçının hayal gücünün birleşiminden doğan topluluk, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avrupa ve Güney Amerika’da çıktıkları turnelerin yanı sıra Broadway’de binden fazla gösteriye imza attı. Dünyaca ünlü ekip, 50. yıllarını kutlarken Zorlu PSM’de sanatseverlerle buluşacak.

    ​4 ve 5 Kasım’da Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde gerçekleşecek etkinliğin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1252
  • 22-10-2023

    Brieflyart Galeri, Altan Çelem’in “Yayın Akışı” başlıklı kişisel sergisini 12 Kasım’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Sanat yaşamının başlarından beri kente, insan ilişkilerine, insan tiplemelerine odaklanan Altan Çelem, resimlerinde gündelik hayattan kesitleri veya çelişkileri kendine özgü bir üslupla sunuyor. “Yayın Akışı” ismi aslında akan bir zamana işaret ediyor gibi görünse de sanatçının bu ismi seçmesinin altında bir ironi yatıyor. Serginin seçkisinde yer alan resimlerin büyük çoğunluğunda bir kanepe üzerine yerleşmiş insanlar, kanepe önünde üzerleri yiyecek dolu bir sehpa ve bir televizyon yer alıyor. Yayın akışını sağlayan bir öğe olan televizyon, aslında akmayan bir zamanın metaforu olarak izleyicinin karşısına çıkıyor. Çelem’in “Günlük”lerinin devamı niteliğindeki bu sergide, boyayı katman katman kullanan sanatçı, mekânı ya da insanları kimi zaman silikleştirip kimi zaman belirginleştirirken zamanı her zamankinden daha belirsiz kılıyor.

    ​Altan Çelem’in “Yayın Akışı” sergisi için hazırlanan katalog yazısı Prof. Burcu Pelvanoğlu tarafından kaleme alındı.

    0
    0
    2501
  • 22-10-2023

    Aina Bestard’ın yazdığı ve resimlediği, uzak ve farklı çağlarda gezegenimizin kayıp manzaralarında yolculuğa çıkardığı kitabı Yeryüzünün Kayıp Manzaraları, Çiğdem Öztürk’ün çevirisiyle Meav Yayıncılık’tan çıktı.

    Bu kitap 12 yaş ve üzeri okurlara, Dünya’nın upuzun hikâyesini resimler eşliğinde anlatıyor.

    “Gezegenimizin devasa bir kartopu olduğunu hayal edebiliyor musunuz? Peki ya lav denizleriyle kaplı olduğunu? Ya da Dünya üzerinde dinozorların ve tuhaf canlı varlıkların yaşadığını? Bütün bunların hepsi milyonlarca yıl önce, bildiğiniz hayvanların ve bitkilerin yeryüzünü ele geçirmesinden çok önce oldu.”

    Yeryüzünün Kayıp Manzaraları, Bir Kitap Yolla projesi kapsamında yayımlandı. Proje logosunun yer aldığı kitaplardan iki adet satın aldığınızda, ihtiyaç sahibi bir çocuğa bir kitap hediye ediliyor.

    0
    0
    1957
  • 21-10-2023

    Alternatif pop ikilisi Soft Analog, Dans İllüzyon isimli ilk konsept albümünü Apartment Disco etiketiyle yayımladı.

    Soft Analog, yeni albümü Dans İllüzyon’da synthwave, disco, dream pop ve rock türlerini barındıran, birbirinin devamı niteliğinde ancak farklı kesitlere dayalı toplam 11 şarkıdan oluşan bir “dönüşüm hikâyesi”ni dinleyiciye sunuyor. 2019 yılında Ankara’da İdil Tavşanlı ve Ömer Çelik tarafından kurulan grup, Dans İllüzyon albümünde toplumsal yabancılaşma ve değişim ile kilit rol oynayan bir farkındalık evreni kurguluyor. Albümdeki bilim kurgu öğeleri ve metaforlar ise anlatımlarını güçlendiren temel bir ifade olarak dikkat çekiyor.

    Albümde daha önce yayımlanan “Tuzak”, “KAÇ”, “İstila”, “Tanıdık Bir Koku” ve “Beni Saran Bi’ Boşluk” şarkılarının yanı sıra “Değişim İçin Tıkla”, “Kötünün Daha Beteri”, “Canavar (Feat. Vaa)”, “Hatırlarım Seni”, “Uyan (Dibe İnen Aydınlanır)” ve “Dans İllüzyon” şarkıları da yer alıyor. Albümün tamamının söz ve müzikleri İdil Tavşanlı ve Ömer Çelik’in ortak imzasını taşıyor.

    Soft Analog, Dans İllüzyon hakkında şunları söylüyor: “Hikâye, ana karakterin önem verdiği biri tarafından reddedilmesiyle başlar. Bu olay sırasında karşısındaki kişinin bir canavara dönüştüğünü gördükten sonra, şehrindeki diğer herkesin de aynı biçimde olduğunu fark eder. Panikle bu yeni evreni terk etmeye çalışır, yalnızlık ve umutsuzlukla yüzleşir. Şarkılarda, karakterin içsel çatışmaları, yabancılaşma, çıldırma hissi ve direnç gösterdiği değişim teması üstünde durulur. Canavarlar, toplumsal yabancılaşmayı sembolize eder ve değişimin habercisidir. Şarkılarda canavarları temsil eden sesler ve cümleler yer alır. Hikâyenin sonunda karakter, kendini keşfetmenin, değişimi kabul etmenin ve sevginin çözüm olduğunu anlar. Eve dönüşünde her şey normale dönmüş gibi görünür, ancak karakter artık canavarlardan bir parça taşır.”

    Soft Analog’un ilk konsept albümü Dans İllüzyon, kostümleri ve görsel şovuyla ilk kez 1 Kasım Çarşamba günü Zorlu PSM konseri ile dinleyicilerle buluşacak. Konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    ​Soft Analog’un yeni albümü Dans İllüzyon’u buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    2101
DAHA FAZLA
Geldanlage