
Müziklerini “uzaysal bir saykedelik elektro-funk / rock füzyonu” olarak tanımlayan Yalnayak grubu, çıkış albümü Ayıp Olmasın’ı yayımladı.
“Mars’ta Değilim”, “Yan Yana” ve “Binboğa” gibi teklileriyle tanınan Yalnayak’ın yeni albümüne, çıkış şarkısı “Straight Hamam”ın klibi eşik ediyor. Adını Nazım Hikmet’in aynı isimli şiirinden alan Yalnayak, geçtiğimiz yıl albümden dört tekli yayımladı.
Grup, 12 orijinal şarkıdan oluşan Ayıp Olmasın albümünde Can Ömer Uygan ve Adakanbo gibi isimlerle iş birlikleri yaparak albümün müzikal zenginliğini arttırıyor. Albümün çıkış şarkısı “Straight Hamam”, grubun özgün ses dünyasını yaratan ritim ve oryantal unsurların bir karışımı olarak öne çıkıyor.
Yalnayak’ın çıkış albümü Ayıp Olmasın’ı buradan dinleyebilir, “Straight Hamam” şarkısının klibini ise buradan izleyebilirsiniz.
Künye:
Composed & Produced: Yalnayak
Songwriting & Vocals: Damla Temel
Music Production & Synths: Utku Temel (Netam)
Bass Guitar: Batuhan Camcı
Guitar: Semih Düz
Mixing: Emre Yaldaram
Master: Çağan Tunalı
Artwork: Yalnayak and Zeynep Erkman
Recording: Noiseist, Istanbul
Management & TR Booking: iyimusicagency
Record label: Alt Orient
https://www.youtube.com/watch?v=kxXU7wGkvhs
The Ringo Jets’in “Cehennem Köpekleri” isimli yeni şarkısı Ferment Records etiketiyle müzikseverlerle buluştu.
The Ringo Jets’in kuruluş dönemindeki ham ve sert garaj sound’uyla, stüdyoda hücum kayıt olarak kaydedilen “Cehennem Köpekleri”, grubun geçen sene yayımladığı RADIO RINGO albümünden sonraki ilk çıkışı. Bu tekli grubun önümüzdeki aylarda çıkacak 2 ayrı konseptteki maxi-single’ının öncüsü ve habercisi olma niteliği taşıyor.
Lale Kardeş’in ilk defa bu kadar enerjik ve canhıraş vokalleriyle sürüklediği, punk dışavurumlu, yüklü ve enerjik bir şarkı olan “Cehennem Köpekleri”nin kaydında gruba eşlik eden Alex Tsyntaru’nun bas gitarı ve Hammond Organ performansı “Cehennem Köpekleri”nin dizginlenemez agresyonuna katkı sağladı.
The Ringo Jets’in yeni teklisi “Cehennem Köpekleri”ni buradan dinleyebilirsiniz.
Künye:
Söz-Müzik: Tarkan Mertoğlu, Lale E. Kardeş, H. Deniz Ağan
Tarkan Mertoğlu - Gitar, Vokal
Deniz Ağan - Gitar, Vokal
Lale Kardeş - Davul, Vokal
Alex Tsyntaru - Bas, Hammond
Produktör: The Ringo Jets
Kayıt ve Miks: Ozan Çanak
Mastering: Kurt Bradley
Yönetici Yapımcı: Can Sertoğlu
Kapak Tasarımı: Tayga Soysaltürk
Didem Erbaş’ın “Solgun Ateşler” başlıklı kişisel sergisi, 9 Mart’a kadar Bilsart’ta sanatseverlerle buluşuyor.
“Solgun Ateşler” sergisiyle, Didem Erbaş’ın 2023 yılında İKSV’nin desteğiyle Cité Internationale des Arts sanatçı programı kapsamında ürettiği ve sergilediği eserleri ilk kez İstanbul’da izleyiciye sunuluyor.
“1977 yılında Pier Paolini Pasolini “L'articolo delle lucciole” başlıklı metninde, kendi ülkesindeki iktidar boşluğunu ateş böceklerinin yapay ışıklar ve çevresel faktörler sebebiyle yok oluşuna benzetir. Pasolini’nin bahsettiği bu boşluk, sol kesimin iktidar tarafından sindirilip silinmesi/yok olmasıyla oluşmuştur.
Pasoli’nin yazdığı makale ve Georges Didi- Huberman’ın “Survivance des lucioles” adlı kitabından esinle hazırlamış olduğum bu sergi, göç, politika, iktidar ilişkileri, insansız hava araçları ve savaş stratejileri üzerine çalıştığım bir sürecin parçasıdır. Bu sergide ateş böceği soyut formlar hâlinde kendi ülkemdeki iktidar boşluğunu temsilen yer alır ve sergideki formlar ve videodaki elemanlar, canlı ile canlı olmayan, yapay ile doğal olan arasındaki ilişkileri sorgulanmayı amaçlamaktadır.
‘Faşizm günlerinde direnmek, geceyi ışıltılı sinyallerle aydınlatmaktı, ateş böcekleri misali.’
‘Ateş böcekleri tamamen kayıp mı oldu yoksa her şeye rağmen hayattalar mı?’”
Claire Daverley’nin ilişkilerin bizi götürdüğü kusurlu ve karmaşık yolları ele aldığı ilk romanı Gece ve Sonra, Emrah Serdan çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.
Hakları 24 ülkeye satılan Daverley’nin bu romanı dostluk ve sadakatin, ikinci şansların ve kaçırılan fırsatların, söylenen ve söylenmeyen sözlerin, hayatın araya girmesinin hikâyesini anlatıyor.
Romanın kahramanları Will ile Rosie’nin yolları henüz ergenlik yıllarındayken kesişir. Her anlamda birbirlerinin zıddı iki genç. Herkesin gözünde mükemmel, geleceği parlak, planları hazır Rosie ve onun ikiz kardeşinin öngörülemez ve asi arkadaşı Will. Bir gece bir kâse mısır gevreğiyle başlayan, paylaşılan müzikler, birlikte çıkılan gizli yürüyüşler ve gece yarısı yapılan telefon konuşmalarıyla ilerleyen arkadaşlıkları önce kaçınılmaz sonra da –yaşadıkları bir trajedi sonucu– imkânsız bir ilişkiye dönüşür.
Yıllar içinde yolları tekrar tekrar kesiştikçe Will ile Rosie, kendilerini birbirlerine geri dönmenin yolunu bulmaktan alamazlar. Ancak bazen doğru yerde olsanız da zaman yanlıştır.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Garanti BBVA’nın sponsorluğunda düzenlenen 31. İstanbul Caz Festivali, 3-18 Temmuz tarihleri arasında müzikseverlerle buluşacak.
Cazın yanı sıra rock, pop, blues, reggae, funk ve farklı türlere de yer veren çok çeşitli bir seçkiyi dinleyicilere sunan İstanbul Caz Festivali, 40’a yakın konserde usta isimlerden yeni keşiflere 200’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı ağırlayacak. Festivalde sahne alacak isimler arasında iki Grammy ödüllü Gregory Porter; rock’n roll’un çok yönlü ve romantik prensi Chris Isaak; zamansız ve yenilikçi müziğiyle yaşayan en büyük saksofonculardan Joshua Redman; İngiltere’nin dünyaya kazandırdığı başarılı kadın müzisyenlerden YolanDa Brown; ilk kez Türkiye’deki sevenleriyle buluşacak, R&B, soul ve indie’nin genç ve tutkulu şairi Arlo Parks; Avrupa’nın merak uyandırıcı ve dinamik caz piyanistlerinden Baptiste Trotignon ve Kornél Fekete-Kovács yönetimindeki Avrupa’nın iddialı orkestralarından Modern Art Orchestra yer alıyor. Festivale bu yıl ev sahipliği yapacak mekânlar arasında Fransız Sarayı, The Marmara Esma Sultan Yalısı, Avusturya Konsolosluğu Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi, Rahmi M. Koç Müzesi, Sultan Park - Swissôtel The Bosphorus ve Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu bulunuyor.
31. İstanbul Caz Festivali’nde Yaşam Boyu Başarı Ödülü bu yıl Türkiye caz tarihinin iki önemli ismine, Türkiye’nin ilk kadın caz piyanisti Nilüfer Verdi ve yapımcı, besteci ve müzisyen Nino Varon’a sunulacak.
Kadıköy’de dinleyicilerle buluşacak +1’li Gece Gezmesi’nin bu yılki konukları arasında Hollanda’dan Thomas Azier ve Baby’s Berserk, Türkiye’den Gevende ve Korhan Futacı gibi sevilen isimler yer alıyor. Caz Vapuru, Boğaz’ın sesleri ile cazı bir araya getirecek. Her yaştan izleyiciye hitap eden ücretsiz Parklarda Caz konserleri bu yıl da İstanbul’un parklarında gerçekleşecek. Festivalin farklı mekânlara yayıldığı etkinliklere bu yıl bir yenisi daha ekleniyor. Pera’da Bir Caz Akşamı etkinliğinde müzikseverler; Salon İKSV, Minoa Pera ve Pera 77 olmak üzere üç duraklı bir caz turuna çıkacaklar. Gecede Herbie Hancock’un “göz kamaştırıcı” olarak nitelendirdiği Estonyalı piyanist Kristjan Randalu, festivale özel hazırladığı Aretha Franklin repertuvarı ile Dilek Sert Erdoğan ve sürpriz bir konuğu ile piyanist Can Çankaya dinleyicilerle buluşacak.
31. İstanbul Caz Festivali hakkında ayrıntılı bilgiye ve programa buradan ulaşabilirsiniz. Festivalin biletleri 5 Mart’ta genel satışa çıkacak. Biletleri Passo üzerinden ya da ve İKSV ana gişeden satın alabilirsiniz.
Contemporary Istanbul tarafından düzenlenen CI Bloom sanat fuarının üçüncü edisyonu, 24 Nisan ön izleme, 25-28 Nisan tarihleri arasındaki genel ziyaretçi programıyla Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Rumeli Salonu’nda gerçekleştirilecek.
3. CI Bloom; Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki turizm ve ticaret merkezlerin olan İstanbul’u ve Türkiye’deki çağdaş sanatçıları ön plana çıkarıyor. Türkiye’deki çağdaş sanatın büyümesine odaklanan sanat fuarı CI Bloom, Türkiye’deki çağdaş sanat galerileri ve sanatçıların, yurtdışındaki sanat fuarlarına katılımlarında devlet desteği bulunmaması nedeniyle karşılaştıkları zorlukların üstesinden gelmeyi amaçlayarak, yurtdışındaki koleksiyoner gruplarına ve basın mensuplarına Türkiye çağdaş sanatını küresel ölçekte tanıtmayı hedefliyor.
CI Bloom’a katılacak galeriler arasında; Art On Istanbul, İstanbul; Bozlu Art Project, İstanbul; Brieflyart, İstanbul; BüroSarıgedik, İstanbul; C.A.M. Galeri, İstanbul; den art, Antalya; DifoArt, İstanbul; Dirimart, İstanbul; Galeri 77, İstanbul; Galeri Siyah Beyaz, Ankara; Muse Contemporary, İstanbul; One Arc Gallery, İstanbul; Pg Art Gallery, İstanbul; Pi Artworks, İstanbul, Londra; Piramid Sanat, İstanbul; Sanatorium, İstanbul; Simbart Projects, İstanbul; Vision Art Platform, İstanbul; x-ist, İstanbul; ZILBERMAN Gallery, İstanbul, Berlin, Miami; 10_12 Gallery, İstanbul yer alıyor. Kurum ve inisiyatifleri arasında ise Contemporary Istanbul Vakfı, İstanbul; Koli Art Space, İstanbul; MAHAL, Çanakkale; NOKS Art Space, İstanbul bulunuyor.
Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu BMW ve LG OLED partnerliğinde düzenlenen CI Bloom üçüncü edisyonunda Türk Hava Yolları’nın iş birliğinde ve Pernod Ricard Türkiye’nin Host Partnerliğinde Türk çağdaş sanatının canlı ve sürekli değişen dünyasını baharla buluşturarak tüm katılımcı galeriler, inisiyatifler, kurumlar, sanatçılar, partnerler ve sanatseverler ile gerçekleştirilecek.
Ahmet Said Kaplan’ın DECOL iş birliğiyle LK Rumeli Salonları’nın alt katında gerçekleşecek “Living Things” sergisi izleyicilere “canlılar” kavramını farklı ve etkileyici bir şekilde deneyimleme fırsatı sunuyor. Ayrıca DECOL’ün tasarladığı deneyim alanına Selectist iş birliğinde CI Bloom’la paralel olarak 26 Nisan Cuma ve 27 Nisan Cumartesi akşamları bahar ayının heyecanını dijital sanat ve müzikle buluşturacak.
Bülent Somay’ın kabul edilen aile kurumunun çöküşünü ve değişimini belli tartışmalar odağında kalem aldığı kitabı Ailenin Ötesi - Başka Bir Üreme, Cinsellik ve Kardeşlik Rejimi İçin Öneriler, Metis Yayınları’ndan çıktı.
“Bu kitaptaki tüm tartışmam şu ikili değerlendirmeye dayanıyor aslında: (1) Bildiğimiz haliyle aile, bizim eleştirilerimizden ve mücadelemizden bağımsız bir biçimde, zaten yapısal olarak çöküyor ve üreme biçimlerimizi, cinselliğimizi ve kardeşliklerimizi örgütlemenin alternatif yollarını aramaya çoktan başladık; (2) Aile, erkek / baba tahakkümünün temel odağıydı ve hâlâ da öyle; bu tahakküm, tüm toplumsal, politik ve kültürel alanları kapsasa da, sadece ailede yenileniyor, sadece orada yeniden hayatiyet kazanıyor. Öte yandan, yeni bir üreme, cinsellik ve kardeşlik rejimi ne kendiliğinden ortaya çıkacak, ne yokluktan zuhur edecek, ne de ütopik hayal gücümüzün, felsefi ve eleştirel mülahazalarımızın bir sonucu olacak. Eskinin yıkıntıları üzerinde, eski, tahrip olmuş ailenin kalıntılarını, yapı taşlarını, hatta bazen köşe ve kilit taşlarını kullanarak inşa edilecek. Ne yazık ki, neyi kullanıp neyi çöpe atacağımıza karar verme, keyfimizce şunu alıp bunu bırakma konusunda da özgür değiliz yeterince. Ancak yine de bu yönde çaba gösterebiliriz, başka bir şey için olmasa bile, gelecek nesiller adına.” - Bülent Somay
Bir Baba Indie’nin Zorlu PSM’de düzenlediği etkinlik serisi Bir Baba Indie Showcase’in üçüncüsü 8 Mart Cuma akşamı Dünya Kadınlar Günü’nde %100 Studio sahnesinde müzikseverlerle buluşacak.
%100 Müzik Sunar: Bir Baba Indie Showcase kapsamındaki Kadınlar Günü etkinliği, dinleyicilere son dönemin ses getiren kadın sanatçılarını sahnede izleme fırsatı sunuyor. Etkinlikte; Gonca Varol, Ece Hazinedar, Dilara Çivici ve Başak Karacan’dan oluşan müzisyen ekibi eşliğinde farklı türlerde müzik icra eden kadın sanatçılar da sahne alacak. Ayça Özefe, Canay Doğan, Dilan Balkay, Dilhan Şeşen, Ezgi Aktan, Melis Karaduman, Paptircem, Sedef Sebüktekin, Tuğçe Şenoğul ve Rana Türkyılmaz’ın dinleyicilerle bir araya geleceği bu etkinliğin sunuculuğunu ise Özgün Bayraktar üstlenecek.
%100 Müzik Sunar: Bir Baba Indie Showcase Kadınlar Günü etkinliğinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Cem Sağbil’in heykellerini, tuval ve rölyef resimlerini bir araya getiren “Tanrıçalar” sergisi, 5-31 Mart tarihleri arasında Brieflyart Galeri’de sanatseverlerle buluşacak.
Anadolu’nun kadim tarihinin zenginliklerinden beslenen Cem Sağbil’in eserleri, kadının gücü ve kutsallığından ilham alarak mitolojiden günümüze uzanıyor. Sanatçının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel olarak tüm kadınlara adadığı “Tanrıçalar” başlıklı kişisel sergisi için hazırlanan katalog ise sanat yazarı ve eleştirmen Ayşegül Sönmez tarafından kaleme alındı.
Cem Sağbil “Tanrıçalar” sergisi hakkında şunları söylüyor: “Tarih boyunca kadının en temel özellikleri olan doğurganlığı, yaratıcılığı, besleyiciliği ve bereketi, kutsal kabul edilmiş ve tanrıçalaştırılmıştır. Antik çağda tapınım gördüğü toplumun gelenekleriyle şekillenen İnanna, İştar, Kubaba, Kybele gibi sayısız tanrıça, dinsel alanda varlıklarını göstermiştir. Elbette ki kadın, binlerce yıllık geçmişten sadece bereketiyle değil, gücüyle de at süren savaşçı Amazon kadınlar olarak da karşımıza çıkar. Anadolu’nun kadim tarihinin zenginliğiyle besleniyorum. Mitolojiyle güncelden uzaklaşırken kadının gücünden ve kutsallığından ilham alıp günümüze eserlerimle taşıyorum.”
Künye:
1. Mutluluk - Bronz, 46x24x38, 2010
2. Kybele - Bronz, 40x26x18, 2017
3. Torso - Bronz, 38x17x14, 2017
4. Doga Ana - Bronz, 19x13x4, 2023
İngiliz çocuk edebiyatının sevilen yazarı Ben Davis’in okurlarını bisiklet sırtında bir maceraya davet ettiği kitabı Kahraman Postacının Gizli Planı, Mert Doğruer’in çevirisiyle Tudem Yayınları’ndan çıktı.
Bu roman; düzen tutkunu bir çocuğun dağılan ailesini yeniden bir araya getirebilmek umuduyla geliştirdiği “kusursuz” planı sayfalarına taşıyor. Kahraman Postacının Gizli Planı, hayatın sürekli hayal ettiğimiz gibi ilerlemeyebileceğini ama asıl erdemin onu mevcut hâliyle kabul etmek olduğunu vurguluyor. Ben Davis kendi anılarından yola çıkarak kaleme aldığı romanında, çocukların duygu dünyasını sarsabilecek hassas konuları yine iyileştirici bir üslupla, gizem ve heyecan dolu bir kurguyla ele alıyor.
“12 yaşındaki Alex'in aklı biraz (itiraf edelim, epeyce) karışık!
Bir yanda ilk gençlik sancıları, öteki yanda annesi ve babası...
Önünde uzanan yaz tatili kırık kalpleri onarmak ve ertelenmiş düşleri gerçeğe dönüştürebilmek için şahane bir fırsat! Tabii eğer karşısındaki karmaşık denklemi çözüme ulaştırabilirse...
Öncelikle, babasını yıllardır hayalini kurduğu kitabı yazmaya ikna etmeli. Hadi etti diyelim, onun yerine postanede çalışacak birini bulmalı. Eh buldu bakalım, bu sefer de gizli planını kimseye çaktırmamak için bisiklet selesinde amuda kalkmalı! Peşini hiç bırakmayan aksaklıklardan, yoluna itinayla taş koyanlardan ve düzelmesi gereken her şeyin günden güne kördüğüm olmasından hiç bahis açmıyoruz elbette. Neyse ki yeni tanıştığı, teknede yaşayan gizemli arkadaşı Willow var...”