
Damien Hirst, Ekim 2015’te Londra'nın kuzeyinde Lambeth'de bir galeri açmak için hazırlanıyor. Newport Street Gallery ismiyle açılacak galeride Damien Hirst sanat koleksionundan eserler sergilenek ve galeriye giriş ücretsiz olacak. Newport Street Gallery'de sanatçının 3 binden fazla eserin yer aldığı koleksiyonundan işler dışında solo ve grup sergiler de olacak.
Galerinin açılış sergisi ise “Power Stations” olacak. John Hoyland'ın (1934–2011) çalışmalarından oluşan sergi, şimdiden merakla beklenmeye başlandı. İngiltere'nin önde gelen soyut ressamlarından olan Hoyland'ın çalışmalarının sergileneceği “Power Stations”, 8 Ekim 2105-3 Nisan 2016 tarihleri arasında görülebilir.
İstanbul Blue Night, elektronik müziğin çok sevilen ismi Skrillex ile yazın son festivaline hazırlanıyor.
11 Eylül Cuma günü KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek festival, elektronik müzik severlere ev sahipliği yapacak.
Dünyanın büyük festivallerinde headliner olarak çalan ve canlı performansıyla çok konuşulan; dubstep, electro, glitch karışımıyla yarattığı füzyonla alışılmadık tarzıyla Skrillex ilk kez Türk hayranlarının karşısında çıkacak. Yerli ve yabancı birçok DJ’in de sahne alacağı festivalin avantajlı biletleri 29 Hazirandan itibaren satışa sunuldu.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 22 Ekim – 4 Aralık 2016 tarihleri arasında düzenlenecek 3. İstanbul Tasarım Bienali'nin küratörlüğünü Princeton Üniversitesi’nde çalışmalarını yürüten Beatriz Colomina ile Columbia Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Onursal Dekanı ve Mimari, Planlama ve Koruma Bölümü’nde dersler veren Mark Wigley üstlenecek.
3. İstanbul Tasarım Bienali’nin Danışma Kurulu ise, Artek genel müdürü Marianne Goebl, Superpool’un kurucusu mimar Selva Gürdoğan, tasarımcı, mimarlık eleştirmeni ve tarihçisi, küratör Gökhan Karakuş, Chicago Sanat Enstitüsü’nde (Art Institute of Chicago) Mimarlık ve Tasarım Bölüm Başkanı ve John H. Bryan küratörü Zoë Ryan ile Vitra Tasarım Vakfı kurucu direktörü ve C.I.R.E.C.A. Domaine de Boisbuchet başkanı Alexander von Vegesack’tan oluşuyor.
Chill-Out Festival 10.Yaşını Bodrum’un en güzel koylarından biri olan Xuma Yalıkavak’ta kutluyor. Festival, 1-2 Ağustos tarihleri arasında müdavimlerini güçlü bir kadroyla ağırlamayı hedefliyor.
İstanbul ve Çeşme’den sonra ilk kez Bodrum’da düzenlenecek olan festivalde iki gün boyunca performanslarıyla dinleyiciyle buluşacak isimler:
Festival takipçilerinin favori isimleri arasında yer alan, sekiz kişilik kadrosuyla Kraak & Smaak, yeni nesil füzyon müziğin en yeni temsilcisi Stavroz, NU, Jo.ke ve Raz Ohara'dan oluşan kadrosuyla Feathered Sun duyulabilecek en modern müzik performanslarını sergileyecek. Elektronik müziği Güney Amerika’dan Asya’ya kadar tüm etnik soundlarla yeniden tanımlayan Matias Aguayo, Türkiye’de saykodelik müziğin önde gelen ismi Baba Zula, DJ ve söz yazarı Henri olarak bilinen Henrietta Tiefenthaler ve Lounge FM'i temsilen cantanca, Soul Revue ve Doğan Aktay festivalde müzikseverlerle buluşacak.
Ve son olarak Cafe Del Mar’ın yaratıcısı, Ibiza gün batımının resmi müzisyeni, Chill-Out müziğin en büyük efsanesi José Padilla'nın yer alacağı festival katılanlara unutulmayacak zamanlar yaşatacak.
Amerikalı sokak sanatçısı Shepard Fairey bir süredir polis tarafından aranıyor. Aranıyor olmasının gerekçesi ise 'binalara zarar vermesi' sebebiyle tutuklanacak olması. Detroit polisi tarafından arama emri çıkartılan Fairey, mayıs ayında bölgede birkaç duvar resmi boyamıştı. Sanatçı için beş yıl hapis cezası ve 10 bin doları aşkın para cezası isteniyor.
Büyük bir hayran kitlesine sahip sokak sanatçının tutuklanma kararı hakkında yetkililer: "Ünlü bir sanatçı olması binalara zarar verdiği gerçeğini değiştirmiyor." diyorlar. 20 yıllık kariyerinde 17 kez tutuklanan Fairey bu duruma çok da şaşırmış olmasa gerek.
Ocak ayında İstanbul Modern’de açılan "Ressam ve Resim: Mehmet Güleryüz Retrospektifi" yoğun ilgi üzerine uzatılıyor. İstanbul Modern’in düzenlediği bu retrospektif, sanatçının 1960’lı yıllardan 2010’lu yıllara uzanan kariyerinin bir dökümü niteliğinde. Sergi aynı zamanda, Güleryüz’ün resimden desene, heykelden gravüre, tiyatrodan performansa uzanan zengin ifade arayışının gelişim ve dönüşümüne ışık tutuyor.
26 Temmuz tarihine kadar görülebilecek sergide Mehmet Güleryüz’ün retrospektif sürerken yeni ürettiği “Titian’a Saygı: Marsyas ve Apollon” başlıklı çalışması da izleyiciyle buluşuyor. Serginin uzatılması ve yeni yapıtın sergiye eklenmesine paralel olarak serginin küratörü Levent Çalıkoğlu ve Mehmet Güleryüz, yarın 18:30'da (2 Temmuz, Perşembe günü) bir söyleşi gerçekleştiriyor.
Galeri Zilberman’ın düzenli sergilerinin yanı sıra yürüttüğü faaliyetlerinden biri olan proje alanı sergileri, genç sanatçı Begüm Yamanlar’ın "Ada" isimli video çalışmasına ev sahipliği yapıyor.
Galeri dışındaki sanatçılara da açık olan bu alan, sağladığı üretim bütçesi ve sanatçı ödeneğiyle yeni çalışmaların gerçekleşebilmesine katkıda bulunuyor. Galeriyle birlikte, ilk kez 2014 yılındaki GYF-5’te çalışması sergilenen Begüm Yamanlar, "Ada" adlı projesinde zaman ve mekan fikirlerini iç içe geçirip, doğanın çok katmanlı algılanma biçimleri üzerine yoğunlaşıyor. Fotografik görüntülerden oluşturulmuş bir video doğanın döngüsel yapısına, insanın doğayla ve evrenle kurduğu değişken ilişkiye, bütün bunları nasıl algıladığımıza ve zaman kavramına odaklanıyor.
Sanatçı, bu çalışmayla izleyiciyi alışık olmadığı bir zaman akışına dahil ederek, bakışını yeniden şekillendiriyor. Bu bakışı yer-gök arasında sürekli dönüşen bir akışın içerisinde yeniden konumlandırıyor. Yeniden üretilmiş bu zaman algısıyla, yer ve gök, gece ve gündüz yavaşça birbirine dönüşürken, birbirinin tamamlayıcısı, sürekliliğin sağlayıcısı oluyor. Gerçek ve optik olarak algılanabilir olandan çıkan bakış, öznel olduğu ölçüde içsel olan yeni bir sezgisel kavrayışı çağırıyor.
Sanatçıları en çok etkilemiş konuların başında gelen konu “manzara”, Begüm Yamanlar’ın incelikle ve titizlikle işlediği dijital bilgiyle yeniden şekilleniyor. Bu tarihsel temayı, bugünün malzeme, araç ve kavrayışıyla yeniden ele alıyor.
Sergi 4 Temmuz-1 Ağustos tarihleri arasında Galeri Zilberman’da görülebilir.
Galeri adresi: İstiklal Cad. No.163 Mısır Apartmanı K.3 D.10 Beyoğlu / Istanbul
Ramazanda düzenlenen ilk ve tek caz festivali “Ramazanda Caz” 4-11 Temmuz tarihleri arasında cazseverlerle buluşuyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNIQ İstanbul, Fransa İstanbul Başkonsolosluğu ve Ankara Fransa Büyükelçiliği tarafından desteklenen ve bu yıl 6.’sı düzenlenen festival cazın önemli isimlerini ağırlıyor.
Festival, 4 Temmuz Cumartesi Türkiyedeki Roman Caz akımının öncülerinden Oktay Temiz ve Magnetic Band topluluğunun UNIQ Açıkhava Sahnesi’nde vereceği konserle başlıyor.
Festivalin ikinci konuğu “Only Lovers Left Alive” filminde seslendirdiği şarkıyla ün kazanan Yasmine Hamdan oluyor. Hamdan 5 Temmuz Pazar günü, UNIQ Açıkhava Sahnesi’nde dinleyicisiyle buluşuyor.
9 Temmuz Perşembe günü, Fransız Roman Caz geleneğinin en önde gelen temsilcilerinden ünlü kemancı Pierre Blanchard & Gypsy Jazz Quartet UNIQ Açıkhava Sahnesi’nde olacak.
Festivalin ikinci adresi Fransız Sarayı Bahçesi’nde 10 Temmuz Cuma günü Charles Aznavour’un beraber en sık konser verdiği ünlü Fransız piyanist Andre Manoukian Quartet, Türk-Roman müziğinin olağanüstü virtüözlerinden usta klarnetçi Yarımdünya Hasan, ünlü asma davul ustası Hacı Rüstem Çembeli ve ünlü zurna virtüözü Ahmet Özden’inde yer alacağı kaçırılmayacak bir konser verecekler.
“Ramazanda Caz” bu sene ilk kez İstanbul dışına çıkıyor. 11 Temmuz’da Andre Manoukian Quartet yine Yarımdünya Hasan, Hacı Rüstem Çembeli ve Ahmet Özden ile birlikte Ankara Fransa Büyükelçiliği Bahçesi’nde konser verecek.
Son dönemde farklı ışıklarda, farklı resimlere dönüşen resimleriyle dikkat çeken Ressam Burçin Erdi; MassMoCa, MCLA gibi Amerika’nın en büyük ve önemli çağdaş sanat müzelerinin bulunduğu sanat şehri Massachusetts’in, North Adams bölgesinde 8. kişisel sergisini açmaya hazırlanıyor.. “Düşüş / Fall Down” isimli sergi 04 Temmuz – 02 Ağustos tarihleri arasında Eclipse Mill Gallery'de gerçekleşecek.
Bireyin ve toplumun arayışlarını, dönüşümlerini ve sorgularını farklı bakış açılarıyla tuvale yansıtan Burçin Erdi, son dönemde insanı doğanın dönüşümü içinde, daha tepeden bir bakış açısıyla ve farklı tekniklerle bütünleştirerek irdeliyor. Sergi günümüz hayatının yüksek temposunda, ideal olana ulaşma hırsıyla sınırları zorlayan, ama bu süreçte kendi gerçekliği ile peşinden koştukları arasında ruhunun hızla boşluğa düştüğünü hisseden bireyin bedensel ifadelerini yansıtıyor.
Burçin Erdi, mavi ışıkta başka bir resme dönüşerek izleyiciye şaşırtıcı ve düşündürücü bir deneyim sunan bu seride neden mavi ışık kullandınız sorusuna ise sürprizli bir cevap veriyor: “Mavi ışık da transformasyonun bir parçası… Barok resimde ışık kaynağı resmin içindedir ve o dönemde bu mum ışığıdır. Bugün cep telefonu ve bilgisayar ışığının yüzümüze vuran mavi ışığıyla insanoğlunun dönüşümüne kadar uzanıyor… Mavi ışık, bence günümüzün barok ışığı…”.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 14. İstanbul Bienali için hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyor. Carolyn Christov-Bakargiev tarafından TUZLU SU: Düşünce Biçimleri Üzerine Bir Teori başlığıyla bir dizi işbirliği içerisinde şekillenmeye devam eden 14. İstanbul Bienali, 5 Eylül–1 Kasım 2015 tarihleri arasında şehre dalga dalga yayılacak.
Ücretsiz olarak gezilebilecek 14. İstanbul Bienali, 30’un üzerinde noktada iki ay boyunca düşüncenin alabildiği sayısız farklı formun özel bir yelpazesiyle izleyicilere sunulacak. Bienalde, 60’ın üzerinde sanatçının yanı sıra aralarında denizbilimci, hikâye anlatıcısı, matematikçi ve nörobilimcilerin de bulunduğu diğer katılımcılar, kolektif ve zamansız bir ortak düşünme deneyinde buluşacaklar. Bienalde, düşüncenin alabileceği formlar matematikle, fenle, bitkilerle ve sanatla içiçe araştırılacak. Bienal kapsamında aynı zamanda paneller ve okuma günleri gibi etkinliklerin olduğu kamusal program ile film programı da düzenlenecek.
İKSV tarafından Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen 14. İstanbul Bienali, çok sayıda kurum, kuruluş, uluslararası fon sağlayıcı ve fon kuruluşlarının desteğiyle gerçekleştirilecek.