
Hayallerini yazıya dökmek isteyenler için Altay Öktem yönetiminde düzenlenecek olan Rüya Atölyesi serisi 18 Nisan Çarşamba akşamı başlayacak.
Toplam dört atölyeden oluşacak serinin ilk etkinliği Doğu Yücel ile gerçekleşecek. Öktem’le Yücel, “Karakter Yaratmanın İncelikleri” başlığı altında konuşacaklar.
Edebiyatın farklı türlerinde ürün veren, tanınmış yazarlarla birlikte rüyalara açılmaya, hem onların rüyalarını nasıl gerçekleştirdiklerine şahit olmaya hem de birlikte yapılan çalışmalar sayesinde kendi rüyalarını görmeye davet edecekler.
Atölyenin ilk etkiliği, 18 Nisan 2018 Çarşamba akşamı 19.30-21.30 saatleri arasında Endless Art Taksim’de gerçekleşecek. Atölyeye katılmak için 0212 232 80 80 numaralı telefondan ya da info@endlessarttaksim.com adresinden rezervasyon yapabilirsiniz.
Fotoğraflar: Nazlı Erdemirel
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Garanti Bankası sponsorluğunda gerçekleştirilen İstanbul Caz Festivali, 2018 yılında 25. yaşını kutluyor. Çeyrek asır boyunca İstanbullu müzikseverleri, müziğin yeni örnekleriyle buluşturan İstanbul Caz Festivali, bu yıl da, 26 Haziran - 17 Temmuz tarihleri arasında yıldız isimlerden yeni keşiflere, 250’yi aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’un 27 farklı mekânında ağırlayacak.
İstanbul Caz Festivali’nin yirmi beşinci yılına özel konukları arasında açıklanan ilk isim, kırk beş yıllık müzik kariyeri boyunca çok sayıda sanatçıya ilham kaynağı olmuş, Avustralyalı şarkıcı, söz yazarı, besteci, senaryo yazarı, şair ve aktör Nick Cave ile grubu The Bad Seeds oldu. Festivalin bu yılki diğer sürprizleri arasında, rock tarihinin tartışmasız en muazzam vokallerinden Robert Plant ve grubu The Sensational Space Shifters; aşk, melankoli ve başkaldırının ses bulduğu müthiş baladlarıyla Benjamin Clementine; duyuları kategorilere sınırlı kalmadan kucaklayan müziği ve etkileyici vokaliyle Melody Gardot; yüksek enerjisi ve sesiyle caz ve swing’in altın çağını popüler türlere yaklaştıran Caro Emerald; modern caza dair yepyeni adımlar atan Toronto çıkışlı saksofon, davul, klavye ve bas gitar dörtlüsü BADBADNOTGOOD; çığır açıcı bakış açısıyla caza kendi ruhunu katan piyano virtüözü Robert Glasper ve New York sahnesinin yükselen yıldızları trompette Christian Scott; mülti – enstrümantalist Taylor McFerrin; bas gitarist Derrick Hodge; Kendrick Lamar’ın hitlerinin arkasındaki isim Terrace Martin’den oluşan yeni grubu R+R=Now; modern cazı Ortadoğu, Doğu Avrupa ve Afro-Amerikan etkileriyle harmanladığı stiliyle kitleleri sürükleyen Avishai Cohen; bestelerinde caz, dünya müziği ve latin ezgilerini özgürce bir araya getiren Omar Sosa ile tutkulu vokali ve kemanıyla ona eşlik edecek Küba asıllı Yiliañ Canizares var.
Daha fazla bilgiye caz.iksv.org adresinden ulaşabilirsiniz.
Arnd-Michael Nohl’un eşyanın eşya olma durumu, insanlarla doğrudan bağlantısı ve aynı zamanda işlevselliklerinin değiştirilebilir olması gibi konulara değindiği kitabı Eşya ve İnsan, Ayrıntı Yayınları etiketiyle ve Özden Saatçi’nin çevirisiyle yayımlandı.
Kitabın konusu gerçek anlamda “eşya pedagojisi”. Nedir bu eşya pedagojisi?, Eşya kullanmayı nasıl öğreniriz; örneğin bisiklete binmeyi? Eşya bizi belli bir beden duruşu almaya nasıl zorlar, örneğin kötü bir beden duruşunu neredeyse olanaksız kılan, eğimli oturma yerine sahip ergonomik bir sandalye? Eşya bizimle birlikte nasıl değişir, işlevsellikleri nasıl yeni boyutlar kazanır, örneğin internetin oluşum sürecinde? Büyüme sürecimizde eşya nasıl sıradanlaşır? Onları kullanma yoluyla beceri kazanarak, onlar hakkında bilgi edinerek insan eşya ile nasıl öğrenir? Eğitim amacıyla eşya yetkilendirilse ve sonrasında insan belirli davranışları ve aynı zamanda kendine bağlı yönelimleri eşyadan bekleyecek olsa ve bunun sonucunda kendini eğitse ne olur? Çocuklar –sosyalleşme anlamında– kendileri için çok doğal olan eşya dünyasına ne şekilde girerler? Ve eşya nasıl insanların şu söz konusu yaşamla ilgili yönelimlerini dönüştüren yönelim geliştirme süreçlerine dahil olmuştur? Gibi onlarca sorunun cevabını veriyor bu kitap.
Uluslararası Mardin Bienali, bu yıl “Sözden Öte” temasıyla 4 Mayıs – 4 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek. Bienalin küratörlüğünü Fırat Arapoğlu, Nazlı Gürlek ve Derya Yücel üstlenirken, direktörlüğü ise Döne Otyam tarafından gerçekleştiriliyor. Bienale gün sayarken merakla beklenen sanatçı listesi açıklandı.
Bienal kapsamında, “Sözden Öte” teması altında; bakış, beden ve sınırlar kavramlarını ele alan çalışmalara yer verecek olan sanatçılar şu şekilde: Albena Baeva, Ali Emir Tapan, Ana Mendieta, Aslı Bostancı, Aydın Teker, Bilge Alkor, CANAN, Cengiz Tekin, Ceren Oran&Burcu Yılmaz, Chaw Ei Thein, Chris Burden, Çağrı Saray, Didem Erbaş, Eda Aslan, Emre Zeytinoğlu, Fırat Bingöl, Gizem Aksu, Guy Ben-Ner, Hasan Pehlevan, Huo Rf, İhsan Oturmak, İnsel İnal, İpek Duben, Janis Rafa, John Gerrard, Julian Stallabrass, Ken Friedman, Lewis Hine, Leyla Postalcıoğlu, Iliko Zautashvili, Magali Duzant, Mahmut Celayir, Maria Papadimitrou, MERKEZKAÇ, Metin Çelik, Mustafa Avcı, Mürsel Argunağa, Nasan Tur, Özlem Altın, Parastou Forouhar, PELESİYER, Ramize Erer, Romina Meriç, Sara Kostic, Senem Gökçe Oğultekin, Serkan Taycan, Seyhun Topuz, Simon Faithfull, Taner Ceylan, Youssef Nabil.
Mardin Bienali’nin bu yılki küratörleri ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi buradan okuyabilirsiniz.
Yirminci yüzyılın yetiştirdiği en önemli sürrealist ressamlardan Joan Miró’nun eserleri dört yıl aradan sonra yeniden İstanbullu sanatseverlerle buluşacak. Küratörlüğünü sanat tarihçisi Jean Christophe Hubert’in üstlendiği sergide, Miró’nun 300’ü aşkın orijinal eseri dünyada ilk kez UNIQ Expo’da bir arada sergilenecek.
“Kelimelerin şiirleri, notaların müziği şekillendirmesi gibi ben de renklerle resmi şekillendiriyorum” diyen Miró’nun sulu boya, baskı resim, çizim, kolaj, mektup ve seramikten oluşan litografi ve gravür ağırlıklı büyük grafik sanatı koleksiyonu sanatseverlerin beğenisine sunulacak.
Resmin ötesine geçerek sanatı halkla buluşturan Miro’nun ilk kez tümüyle bir arada sergilenecek olan eserleri Mayıs ayından itibaren UNIQ Expo’da ziyaret edilebilecek.
SALT birer hafta arayla iki yeni sergi açtı. SALT Galata’da düzenlenen "Tanımsız Hizmetler Bürosu (T.H.B.)" 12 Nisan tarihinde açılacak. "Tanımsız Hizmetler Bürosu (T.H.B.)", sanat işlerinin hangi koşullar altında, ne gibi aşamalardan geçilerek nasıl ve kiminle üretildiğini; ayrı disiplinlerle etkileşirken ne gibi nitelik ve roller edindiğini araştırıyor.
SALT’ın Sohbetler serisinin bu ilk sergisi, New York’taki SculptureCenter’ın küratörü Sohrab Mohebbi tarafından programlanmıştır. Corridor Project Space, David Bernstein, Fiona Connor, Chris Evans, Aaron Flint Jamison, JUNZIOUI, Rosa Sijben, ŠKART, John Ziqiang Wu, Danna Vajda’nın katkılarıyla gerçekleşen sergi 15 Temmuz'a kadar SALT Galata'da izlenebilir.
SALT Beyoğlu ise verdiği uzun aradan sonra “Devamlılık Hatası” adlı sergiyle sanatseverlere kapılarını açtı. Aydan Murtezaoğlu ve Bülent Şangar’ın hem ayrı hem bir arada sürdürdükleri pratikleri; bireyleri pasif birer izleyiciden ziyade kendileriyle beraber düşünen, yorumlayan ve harekete geçen birer “muhatap” olarak konumlamalarından oluşuyor. Adını, sinema ve edebiyatta kurgusal tutarsızlıklar için kullanılan terimden alan “Devamlılık Hatası”, yapının katlarına yayılarak sanatçıların kesiştikleri, ayrıştıkları yönleri ve bağımsız işlerinin ortak üretimleriyle etkileşimini görünür kılıyor.
Murtezaoğlu sosyo-politik dalgalanmaları ve günlük hayattaki izlerini takip ederken, Şangar toplumsal kırılmalarla sıradanlaşan ve üçüncü sayfaya haber olan ev içi ve dışı devinimlerini kurguluyor. “Devamlılık Hatası” sergisini, 17 Nisan – 22 Temmuz tarihleri arasında SALT Beyoğlu’nda ziyaret edebilirsiniz.
Kapak Görsel: John Wu
Murat Düzgünoğlu’nun yönettiği ve senaryosunu Melik Saraçoğlu ile birlikte yazdığı Halef, 29. Ankara Uluslararası Film Festivali ve 37. İstanbul Film Festivali’nden sonra şimdi de Uluslararası Moskova Film Festivali’nin Ana Yarışma Bölümü’ne seçildi.
Halef, 1959 yılından bu yana yapılan ve bu yıl 19-26 Nisan’da gerçekleştirilecek olan 40. Uluslararası Moskova Film Festivali’nde Büyük Ödül için yarışacak. Oyuncu kadrosunda Muhammet Uzuner, Baran Şükrü Babacan, Güler Ökten, Muhammet Cangören, Kübra Kip, Bülent Düzgünoğlu ve Birsen Dürülü yer alıyor.
Portakal hasadı için Adana’ya, annesinin yanına gelen Mahir, karşısında beklemediği bir misafir bulur. Bu misafir yıllar önce bir kaza sonucu ölen abisinin reenkarnasyonu olduğunu iddia eden Halef’tir. Uzak durmaya çalışsa da farklı vesilelerle bir araya gelmek zorunda kaldığı Halef’in çocukluk yıllarına dair anlattıkları, Mahir’in kafasını karıştırır. Hayvanların bile yeniden dünyaya gelmiş insanlar olduğuna inanılan, tavaf edilen dergâhlar, şifalı taşlar ve muskalarla örülü bu mistik dünyada, hayata rasyonel bakan Mahir’in mistisizme, mistik bakan Halef’in ise şüpheciliğe kaymasıyla yalpalayan ve kerterizlerini yitiren iki kardeşin öyküsü her şeyin başladığı yerde bitecektir.
Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde 2017-2018 sezonu adayları belli oldu. Bu yıl 22. kez verilecek ödüller için belirlenen adaylar, Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri İcra Kurulu Başkanı Salih Başağa, Jüri Başkanı Prof. Dr. Merih Tangün ve Haldun Dormen’in ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. 9 Nisan 2018 Pazartesi akşamı gerçekleştirilen basın toplantısında Özel Ödül sahipleri de ilan edildi.
Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri Jürisi Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü’nün Yücel Erten’e, Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü’nün ise Yuva oyunuyla Sami Berat Marçalı’ya verileceği açıklandı. Haldun Dormen Özel Ödülü’nü Bir Baba Hamlet oyunu kazanırken, Yapı Kredi Özel Ödülü’nü tiyatroya yaptığı katkılarıyla Tijen Par aldı.
22. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde, toplam 11 ana, 4 özel kategoride verilecek ödüller 14 Mayıs 2018’de Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek görkemli bir törenle sahiplerini bulacak. Tiyatronun gecesi olan bu törende, bu yıldan itibaren her sene bir kadın ve bir erkek tiyatro sanatçısı sunuculuk yapacak. Bu bağlamda 22. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri töreninin sunuculuğunu Ece Dizdar ve Engin Hepileri üstlenecekler.
Yılın En Başarılı Oyunu
B Planı – Yuva
Baba Sahne – Bir Baba Hamlet
Bakırköy Beledı̇ye Tı̇yatroları – Terör
Boğazı̇çı̇ Gösterı̇ Sanatları Topluluğu – Zabel
İstanbul Devlet Tı̇yatrosu – Romeo ve Juliet
Yılın En Başarılı Yönetmeni
Ahmet Samı̇ Özbudak – Mutluyduk Belkı̇ Bugüne Kadar
Dejan Projkovskı̇ – Romeo ve Juliet
Emrah Eren – Bı̇r Baba Hamlet
Nurkan Erpulat – Terör
Samı̇ Berat Marçalı – Yuva
Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu
Aysel Yıldırım – Zabel
Nezaket Erden – Sevgı̇lı̇ Arsız Ölüm - Dı̇rmı̇t
Özlem Zeynep Dı̇nsel – Yuva
Tı̇lbe Saran – Martı
Zerrı̇n Tekı̇ndor – Arzu Tramvayı
Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu
Denı̇z Karaoğlu – Mutluyduk Belkı̇ Bugüne Kadar
Halı̇l Babür – He-Go
Murat Akkoyunlu – Bı̇r Baba Hamlet
Murat Eken – Tac’ın Nöbetçı̇lerı̇
Yiğit Sertdemı̇r – Iıı. Richard
Yılın En Başarılı Yardımcı Kadın Oyuncusu
Canan Atalay – Mutluyduk Belkı̇ Bugüne Kadar
Damla Sönmez – Bı̇ Parça Plastı̇k
Sezı̇n Bozacı – Akşam Yemeği
Şebnem Hassanı̇soughı̇ – Akşam Yemeği
YeşIim Sarı – Iıı. Richard
Yılın En Başarılı Yardımcı Erkek Oyuncusu
Alı̇ Yoğurtçuoğlu – Kayıp El
Erol Ozan Ayhan – Yuva
Fatı̇H KoyunoğLu – İntı̇harın Genel Provası
Fırat Tanış – Martı
Serkan Keskı̇n – Akşam Yemeği
Yılın En Başarılı Sahne Tasarımı
Barış Dı̇nçel – Bı̇r Baba Hamlet
Başak Özdoğan – Dünyanın En Güzel Arabı̇stanı
Gamze Kuş – Martı
Kerem Çetı̇nel – Terör
M. Nurullah Tuncer – Romeo ve Juliet
Yılın En Başarılı Giysi Tasarımı
Candan Seda Balaban – Hayvan Çı̇ftlı̇ğIi
Gamze Kuş – Nora - Bı̇r Bebek Evı̇
Gül Sağer – Damdakı̇ Kemancı
Medı̇na Yavuz Almaç – Romeo ve Juliet
Nı̇hal Kaplangı – Çı̇ngeneler Gökyüzünde Yaşar
Yılın En Başarılı Sahne Müziği
Arı̇ Hergel – Zabel
Burçak Çöllü – Sevmekten Öldü Desı̇nler
Çağrı Beklen – Woyzeck
Goran Trajkoskı̇ – Romeo ve Juliet
Tolga Çebı̇ – Nora - Bir Bebek Evi
Yılın En Başarılı Işık Tasarımı
Akın Yılmaz – Bayrak
Ayşe Ayter – Baldan Karanlık
Kemal Yı̇ğitcan – Woyzeck
Kerem Çetı̇nel – Killology
Serhat Akın – Romeo ve Juliet
Yılın En Başarılı Genç Kuşak Sanatçısı
Atakan Akarsu – Romeo ve Juliet
Bora Pak – Romeo ve Juliet'in Tarifsiz Hikâyesi
Denı̇z Danışoğlu – Mecburı̇yet
Erkan Akbulut – Dönüşüm
Ozan Dolunay – Kıllology
Latin Amerika'dan Arap coğrafyasına, Batı Avrupa'dan Uzak Doğu'ya kadar uçsuz bucaksız yeryüzünün önemli kalemlerinin metinlerini ülkemize taşımayı amaçlayan Cumartesi Kitaplığı, yayıncılık hayatına başladı.
Cumartesi Kitaplığı’nın bu yolculukta attığı ilk adım, İtalyan mizah yazarı Stefano Benni tarafından yazılan Deniz Dibindeki Bar. Zamansızlar Serisi’ne ait olan bu kitap, dünyanın ve hatta evrenin farklı bölgelerine ait olan, birbiriyle bağlantılı yirmi dört öyküden oluşuyor. Yayınevinin ikinci kitabı Christopher Kloeble imzalı Hep Hızlı Olur. Alman Edebiyatı’nın son dönemdeki seçkin örneklerinden biri olan bu kitap, hassas bir aile hikâyesi ile eğlenceli bir yol romanını bir araya getirmeyi başarıyor. Porto Riko’lu yazar Sergio Gutiérrez Negrón’un yazdığı Uyuyor Diyorlar ise, yayınevinin listedeki üçüncü kitabı, Uyuyor Diyorlar, hayat ve ölüm arasındaki konumumuzu sorgulatan bir roman.
Latin Amerika'dan Arap coğrafyasına, Batı Avrupa'dan Uzak Doğu'ya kadar uçsuz bucaksız yeryüzünün önemli kalemlerinin metinlerini ülkemize taşımayı amaçlayan Cumartesi Kitaplığı, yayıncılık hayatına başladı.
Cumartesi Kitaplığı’nın bu yolculukta attığı ilk adım, İtalyan mizah yazarı Stefano Benni tarafından yazılan Deniz Dibindeki Bar. Zamansızlar Serisi’ne ait olan bu kitap, dünyanın ve hatta evrenin farklı bölgelerine ait olan, birbiriyle bağlantılı yirmi dört öyküden oluşuyor. Yayınevinin ikinci kitabı Christopher Kloeble imzalı Hep Hızlı Olur. Alman Edebiyatı’nın son dönemdeki seçkin örneklerinden biri olan bu kitap, hassas bir aile hikâyesi ile eğlenceli bir yol romanını bir araya getirmeyi başarıyor. Porto Riko’lu yazar Sergio Gutiérrez Negrón’un yazdığı Uyuyor Diyorlar ise, yayınevinin listedeki üçüncü kitabı, Uyuyor Diyorlar, hayat ve ölüm arasındaki konumumuzu sorgulatan bir roman.
Görsel: Augusto Zambonato