17 EYLÜL, PERŞEMBE, 2015

Bir Kitap Okudum, Burcum Değişti!

Orhan Pamuk “Bir kitap okudum, hayatım değişti” demişti. Siz de bugünlerde “Astrolojinin Bilimle İmtihanı” kitabını okursanız, “Bir kitap okudum, burcum değişti!” diyebilirsiniz! Yazarı Tevfik Uyar'ın verdiği örnekler de son derece ikna edici: "Girdiğiniz bir iş görüşmesinde her şey güzel gitmiş. Fakat işe alınmadığınızı öğrendiniz. Biliyor musunuz ki, İK yöneticisi astrolojiye önem veriyor ve sizin burcunuzun o iş için uygun olmadığı gibi bir hurafeye inandığı için elendiniz?"

Bir Kitap Okudum, Burcum Değişti!

Uçak mühendisi, sosyolojide lisans, işletme yönetiminde doktora yapıyor, “Açık Bilim” dergisinin kurucularından, radyo programı yapımcısı ve sunucusu, “Yalansavar Skeptik” grubunun üyesi, Galaktik Tiyatro adlı bilimkurgu öyküler kitabının yazarı, profesyonel yaşamını havacılık sektöründe sürdüren, üniversitede havacılıkta emniyet yönetimi ve insan davranışlarıyla ilgili ders veren biri Tevfik Uyar. Ben unvanlarınızı yazdım, siz bize biraz kendinizden söz edin lütfen...

Yirmi dört saatini inandığı değerlere adamış birisi olduğumu söyleyebilirim. Zaten aslında unvan dediğimiz neyle uğraştığımızın kısa bir temsili. Bu yazdıklarınız şu ana dek ne yaptığımız özetliyor: Bilimi seviyorum, bilimle ilgileniyorum, bilimsel araştırma yapıyorum, popüler bilim yayınları (makale, kitap, radyo ve bilimkurgu öykü) üreterek bilimin, bilimsel düşüncenin ülkemizde yaygınlaşması için çabalıyorum. Aslında hepsini "bilimsever" veya "bilim insanı" diye özetleyebiliriz. Havacılık geçim kaynağım. Diğerlerinden gelirim yok ya da sembolik rakamlar.

Burçlarla derdiniz ne, şurda güzel güzel günlük falımızı okuyup geçiyorduk, niye rahatımızı kaçırdınız?

Gerçekte rahatımızı kaçıranın burçlar olduğunu göstermek için. Bir iş başvurusu yapıyorsunuz, her şey güzel gitmiş. Fakat işe alınmadığınızı öğreniyorsunuz. Biliyor musunuz ki, acaba İK yöneticisi astrolojiye inanıyor ve sizin burcunuzun o iş için uygun olmadığı gibi bir hurafeye inandığı için elendiniz? Ya da astrolojiye inanan, ameliyat için doğru zamanı yıldızlara bakıp karar veren bir cerrahın bıçağının altına yatmak ister misiniz? Burçlara inanmak evliliklerde bile tahammülü azaltabilir. Çiftlerden birinin "zaten burcumuz uygun değildi" ön kabulü karşısında ufacık tartışmalar bile ayrılma nedeni olarak algılanabilir. Daha kötüsü, hurafelere inanan insanlar eleştirel düşünme kabiliyetini yitirmiş ya da hiç sahip olmamış kişilerdir. Toplumsal ve siyasi problemler, sorgulamadan inanma, tarafgirlik, partizanlık, sorgusuz sualsiz lideri takip etme, gaza ve gelayana gelme... Hepsi eleştirel düşünme eksikliğinden. Dahası, duyup duruyoruz, bir telefon açıp "ben savcıyım, başın dertte, şu adrese para bırak" diyerek birini dolandırmak ne kadar kolaylaşmış. Sizce neden?

Astroloji için 'sahtebilim' ya da 'sözdebilim' diyorsunuz. Astroloji ne zaman ortaya çıktı ve bilim olarak adlandırıldı peki?

Neyin bilim olduğu modern bir tanım. Eskiden bilim insanlarına "doğa felsefecisi" denirdi. Astronomik fenomenler doğal fenomenler olduğundan en eski zamanlardan bu yana doğayı izleyip anlamaya çalışanların sürdürdüğü bir felsefe faaliyeti. Bugün bildiğimiz anlamda bilim 17. yüzyılda yeşerdi. Bu yüzden 18. yüzyıldan beri astrolojiye bilimsel sahada yer yok. Akıl devreye girince, hurafe kapsam dışında kaldı. Ancak adına bilim denmese de gerçekle yalanı ayırt etme refleksi eskiden beri var. Altıncı yüzyılda İsidor yazdığı bir kitapta astroloji ve astronomi ayrımını yaptıktan sonra, yıldızlara bakıp insanların karakterini tahmin etme ya da kehanette bulunmanın hurafeden ibaret batıl inançlar olduğunu söylüyor mesela. 6. yüzyılda yapıyor adam bunu.

Astrolojinin doğuşunda 'aristokratik' gerekçelerden söz edilebilir mi?

Doğuşunda değil ama yayılmasında evet. Babilliler astrolojiyi krala verilen bir danışmanlık olarak ortaya çıkarmışlardı. Konusu ülkenin tamamı ve onun başındaki kraldı. Zamanla kralın ailesi de kapsama girdi. Nihayetinde zenginler ve elitler de aynı hizmetten faydalanmak istediler. Talep olunca arz da oldu. Bilhassa Yunanlılarla birlikte astroloji halka kadar indi.

'Yıldızınız ne söylüyor?' falcılığı Batı astrolojisinde gazete astrolojisi olarak doğuyor 1930'larda. İngiltere'de bir saraylının, Prenses Margaret'in doğumuyla ilişkili olarak...

Aslında Margaret'le ilgili olan haber kökleri eskiye dayanan natal astrolojiyle ilgiliydi yine. Prenses Margaret'in kişiliğinin nasıl olacağına dair bir haberdi. Fakat bu haber inanılmaz tuttu ve haberi kaleme alan Richard Naylor gazetenin demirbaşı oldu. Astrolojiyle ilgili herkesi ilgilendiren bir şeyler üretme çabasında olan Naylor, hala süren 85 yıllık geleneği icat etti. "Yıldızınız Ne Söylüyor" köşesiyle 5 milyar insana bir şeyler söyleme olanağı yarattı.

Yoksullar, ekmeğin yıldızlardan gelmediğini biliyorlar...

Yoksullarla zenginleri farklı biçimde mi etkiliyor astroloji, sanırım en çok da ortasınıf yaşam tarzının ayrılmaz bir parçası gibi...

Yorumlara bakınca Somali'de açlık çekenler, Irak'ta, Nijerya'da silah gölgesinde kırsalda tarım ve hayvancılık yapanlar için bir şey yok zaten. Kariyer fırsatları, aşk hayatı, yurtdışı yolculuklar... Eskiden orta sınıf için üretiliyordu; şimdi daha çok yeni orta sınıf dediğimiz, beyaz yakalılar için. İnternete erişim imkânı olan ya da gazeteyi eline alıp şöyle bir bakacak kadar okumaya meraklı olanlar bu hizmetin alıcısı konumundalar. Yoksulların daha öncelikli problemleri var. Ekmeğin yıldızlardan gelmeyeceğinin farkındalar. Zenginler de eğer akıllarıyla zengin oldularsa zaten, yıldızlardan ziyade "isabetli yatırım kararlarının" daha mühim olduğunun farkındadırlar herhalde. 

İnsanların en çok aşk ve evlilik gibi konularda astrolojiye başvurduğunu, daha doğrusu inandığını söylüyorsunuz...

Güzel şeyler duymaya ihtiyacımız olan alanlarda falcıların ağzına bakıyoruz evet. Malinowski'ye göre batıl inançları körükleyen şey belirsizliktir. Michael Shermer'ın dikkat çektiği üzere: ABD'de beyzbol oyuncuları basketbol oyuncularına göre şans getiren takılara, duaların gücüne vs. daha çok inanırlar; zira beyzbol basketbola göre daha çok şansa dayalıdır. Ben bu örneği satranca kadar uzatıyorum: Hiçbir satranç oyuncusunun uğurlu bir nesne kullandığına şahit olmazsınız. Çünkü belirsizlik ve şans faktörü sıfırdır. Oyun tamamen ne kadar akıllı ve dikkatli olduğunuza bağlıdır. Sözkonusu aşk ve evlilikse, beyzbolu misliyle katlayan bir belirsizlik söz konusudur: Biriyle tanışacak mıyım? O kişiyle mutlu olacak mıyım? Beni sevecek mi? Onu sevecek miyim? Aileler uyuşacak mı? Evlenecek miyiz? Ayrılacak mıyız? Tamamen belirsiz bir partner, belirsiz bir gelecekte, belirsiz bir şekilde bizi bekliyor. O zaman haydi fala.

Sizin yüzünüzden yıldızımız kaydı, burcumuz şaştı, burçların bir burç kaydığını söylüyorsunuz, burçlar tablosu nasıl değişti, örneğin ben terazi burcuydum ve bundan da hayli hoşnuttum doğrusunu isterseniz. Peki yeni burcuma nasıl alışacağım, neler yapmam gerek, ne önerirsiniz?

Üstüne bir bardak su içmenizi öneririm. Yapacak pek bir şey yok :) İnanmayı bırakınca önemi de kalmıyor zaten. Bu arada astrologlar da bu kaymanın bir şeyleri değiştirdiğini kabul etmiyorlar zaten. Ettikleri zaman sistem çökecek çünkü.

“Ekşi Sözlük”te Astrolojinin Bilimle İmtihanı-Yıldızlar size ne söylemiyor?(Kırmızı Kedi Y., Ağustos 2015) kitabınızla ilgili çeşitli yorumlar var, hepsi olumlu, biri olumsuz: “Kitap konusunu açıkcası pek beğenmedim. Astrolojinin bilimle imtihanına sayfalar dolusu bir kitap ayırmak astrolojinin başarısını kanıtlamak gibi bir şey olsa gerek.” Ne diyorsunuz bu yoruma?

Aslında katılıyorum; çünkü bu meseleyi tartışmak ortada tartışılacak bir şey varmış algısı yaratıyor. Şu an TV'de "Dünya aslında düz mü?" diye tartışsak çok bildiğimiz bir gerçeği, Dünya'nın yuvarlak olduğu gerçeğini bile yadsıyan insanlar çıkacaktır. Medya zaten bu konuda epey hatalı davranıyor. Mesela Dünya düz diyen ve Dünya yuvarlak diyen birer kişi davet ediyorlar; argümanlar eşit derecede mantıklıymış ya da gerçek olabilirmiş gibi. Oysa bir tanesi deli saçmasından ibaret.

​Bu bakımdan değerlendirince o yoruma katılıyorum; fakat kitapla ilgili aldığım tepkiler, yorum sahibinin yanıldığını gösteriyor. Pek çok insan astrolojinin bir balondan ibaret olduğunu ilk kez duymuş hakikaten ve birbirlerine -ve güvendikleri astrologlara- "ne diyo bu adam ya?" deyip benim  yazdıklarımı, röportajlarımı ya da kayıtlarımı gönderiyorlar. Yaygın olarak kabul edilen ve ettirilen fikir "astrolojinin var olduğu ve bir bilim olduğu" için, "orada tartışılacak bir şey var!" dedirtmesi gereken kişi ben olmak zorundaydım. Nitekim başarılı da oldum. Kitabı her kim okuduysa tıpkı sizin sorduğunuz gibi, "elimizde bi bu zevk vardı ve bunu elimizden aldın" diyorlar; ama gerçeği öğrenmekten mutlular tabii ki de.

Çok iyi kahve falı baktığınızı ve astrolojik kehanetlerde bulunduğunuzu söylüyorsunuz. Nasıl yani?

Tüm falcıların -bilinçli ya da bilinçsiz olarak- kullandığı teknikler aynıdır ve sabittir. Ben de aynılarını kullanıyorum ve müthiş oluyor. Bunları öğrenmesi hiç zor değil. Ayrıca zaten siz inanmak istedikten sonra her fal doğru çıkar. 

Not: Görseller Lin Mei ve 

0
2789
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle