10 MART, PERŞEMBE, 2022

“Yeni Bir Tasarım Yapmak Risk Almaktır”

Özlem Tuna’nın tasarımı, üretimi ve hayatı keşfederek kendi yolculuğuna çıktığı ve beş duyuyla deneyimlenen ilk kitabı Geriye Dönüp Baktığımda ve kitaptan ilham alınarak hazırlanan, aynı adı taşıyan sergisi hakkında sanatçının da görüşleri eşliğinde bir inceleme yazısı.

“Yeni Bir Tasarım Yapmak Risk Almaktır”

Özlem Tuna; hamur, çamur ve metalle oynamayı seven bir tasarımcı… 25 yılı geride bıraktığı tasarım yolculuğunu; Geriye Dönüp Baktığımda adlı kitabı ile kutluyor. Pandeminin başlarında yazmaya başladığı kitap Eylül 2021’de yayımlandı. Şubat ayında da Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (KTSM)’nde aynı adlı bir sergiye kaynaklık etti.

Geriye Dönüp Baktığımda; bir tasarımcının hayatının kırılma noktalarına, sürdürülebilirlik, karbon ayak izi, üretim-tüketim dengesi gibi konuların tasarım süreçlerindeki zorlu karar eşiklerine okuru da ortak ediyor. Hayat boyu yapıp ettiklerimizle, okuduklarımızla, ürettiklerimizle, ardımızda ayak izleri bırakıyoruz. Kendi ayak izleri ile ilgili hemen her şeyin kaydını tutan biri Özlem Tuna. Tasarımcıların hayata geçmiş fikirleri kadar, üretime hiç dönmemiş, defterler, eskizler, bilgisayar dosyaları arasında kalmış onlarca fikirleri, denemeleri vardır. Kitap, bir tasarımcının kendisini şeffaf olarak okurun ve tasarım dünyasının önünde adeta açıkta bıraktığı bir cesareti de barındırıyor.

Geriye Dönüp Baktığımda, sayfaları arasında okura ilginç deneyimler sunuyor. Atölyedeki sebze atıklarına, soğan, limon ve portakal kabukları ilave edilerek kâğıt hamuru ile harmanlanmış karışımdan kurutulmuş bir küçük parçası aldığınız kitabın içinde; dokunabilir, koklanabilir şekilde yer alıyor. Yine kitap için üretilmiş, elle şekillendirilmiş ve renkli sır uygulanmış minicik bir porselen parçası, Kapalıçarşı ve çevresindeki atölyelerde, metal torna üretimi sırasında oluşan pirinç atıklarının preslenmiş küçük bir parça kitabın sayfaları arasında yerini almış.

Fotoğraflar: Serdar Şamlı

Özlem Tuna, bu kitap ve sergi projesi nasıl ortaya çıktı?

Aslında bu kitap uzun zamandır hayalini kurduğum bir projeydi. Bir gün yapacaktım ama zamanını kestiremiyordum. Tasarım dünyasında her şey çok hızlı gelişiyor, bir ürün tasarladığınızda ekonomik, sürdürülebilir olması, bir problemi ya da ihtiyacı çözmesi, tüketiciye hitap etmesi, üretim aşamalarındaki problemlerin çözümü derken zamanla yarışır gibi çalışıyorsunuz. Uzun yıllardır ben de bu tempodaydım. Pandemi herkes gibi benim de biraz yavaşlamamı sağladı. O günlerde bu kitabın zamanının geldiğini düşündüm.

-Yaptıklarımı ve yapamadıklarımı görmek,
-Başarı ve başarısızlıklarımı fark etmek,
-Dünya yapıp ettiklerimiz ile değişirken tasarladıklarım ve ürettiklerim ile içinden geçtiğim dönüşümü anlamaya çalışmak ve bunları sakince yazıya dökmek için cesaretimi toplamaya başlamasıyla ortaya çıktı diyebilirim.

Kitabın ikinci bir kahramanı İstanbul, adeta İstanbul’a teşekkür ediyorsunuz dersek ne dersiniz?

Kesinlikle doğru. Önceleri Tarihi Yarımada’da, şimdilerde Mimar Sinan’ın en zarif yapılarından biri olan Kılıç Ali Paşa Camii, Tophane-i Amire, İtalyan Lisesi, Venedik Sarayı gibi tarihi yapıların bulunduğu bir başka açık hava müzesinin yanı başında çalışmaya devam ediyorum.

Tasarım metodolojisi ile düşünmeyi ve üretmeyi meslek seçmiş biri olarak İstanbul’un yaşamak ve üretmek için çok doğru bir kent olduğunu sık hissederim. Şehrin merkezindeki birçok semtin ara sokaklarında ekmek ya da simit yapan bir fırıncı, ısmarlama gömlek diken bir terzi, marangoz ya da demirciyle karşılaşmak, bu küçük dükkânların, atölyelerin içine girmek, ustalarla sohbet etmek benim için hâlâ çok öğretici. Tasarımlarımın pek çoğunun esin kaynağının İstanbul ve onun içinde sakladığı kültürler olduğunu söyleyebilirim.

​Kitapta fotoğraf sanatçıları; Ahmet Görsev, Erdoğan Altındiş, M. Serdar Şamlı, Serhat Özşen ve Sibel Kutlusoy’un çok güzel kareleri de yer aldı.

Kitap nasıl sergiye dönüştü? Bu soruyu aslında Kale Tasarım ve Sanat Merkezi İletişim Müdürü Zeynep Özler’e de yönelteyim.

Özlem Tuna: Aslında benim için de biraz sürpriz oldu. Ama ondan önce bir şey söylemek isterim. Bu bir kitap ama bir tasarım sürecindeki gibi bu kitaba eli değen çok sayıda insan oldu, adeta bir kolektif emek var arkasında. Eli değen herkese bir kez daha teşekkür etmek isterim.  

Ben daha ilk kitap heyecanını yaşarken, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi İletişim Müdürü Zeynep Özler bu kitaptan hareketle bir sergi yapma fikrini ortaya koyduğunda hepimiz heyecanlandık. Kale Grubu’ndan Zeynep Bodur’un projeye olan inancı ve Perşembe Pazarı’nda küçük atölyelerin ve esnafın, üretimin ortasındaki Kale Tasarım ve Sanat Merkezi’nin girişindeki galeri sergi mekânımız oldu.

Zeynep Özler: Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (KTSM) olarak öze değen, özgün ve özgür projelere öncelik veriyoruz. Başlattığımız “İyi Bak Dünyana” hareketi kapsamında dünyanın sanat ve tasarımla daha iyi bir yer olacağına inanıyoruz. Ve bu amaç için çalışarak sorumlu üretim ve tüketime davet eden sanatçı ve tasarımcılara alan açmaya çalışıyoruz.

​Özlem Tuna’ya ilk kitabını sergi yapalım fikriyle gittiğimizde hem çok heyecanlandı hem de nasıl yaparım diye düşündü. Ama sonunda ezber bozan, etkileyici ve etkileşimli bir sergi ortaya çıktı. Beş duyumuzla deneyimleyeceğimiz Geriye Dönüp Baktığımda sergisi dokun, dinle, seyret, ye, iç ve hayal kur diyor bizlere. 11 Mart’a kadar herkesi bekliyoruz Perşembe Pazarı’nda Kale Tasarım ve Sanat Merkezi’ne…

Fotoğraflar: Serdar Şamlı

“dokun, dinle, seyret, ye, iç ve hayal kur”

Geçenlerde KTSM - Kale Tasarım ve Sanat Merkezi’nde kitabın ve serginin konuşulduğu bir sohbet toplantısında Dünya Tasarım Örgütü Yönetim Kurulu Üyesi Sertaç Ersayın hem kitabı hem sergiyi anlatırken bir “içe yolculuk” olarak tanımlayarak şöyle yorumladı:

“Özlem Tuna çok uzun zamandır tasarım yolculuğunu izlediğim bir tasarımcı aynı zamanda arkadaşım. Hoşgörülü olabilmek, kolektif olabilmek, üretkenliği muhafaza ederken aynı zamanda yaratıcı olabilmek, samimi olabilmek… Bunlar Özlem’i tanımlarken kullandığımız sıfatlardan birkaçı… Bu özelliklerini kitaba da taşıdı. Geriye Dönüp Baktığımda’yı ben “İçime Dönüp Baktığımda” diye de okuyorum. Pandemi döneminde bu kitabı ofislerimizin kapalı olduğu, seyahat edemediğimiz, kent içinde bile rahat dolaşamadığımız zamanlarda iskelelerde buluşup onun hazırladığı taslaklar üzerinde sohbet ederek çalışmaya başladığımız günler geliyor aklıma. Bu dönemin kısıtlarını da aşmaya yönelik bir çalışma oldu bence.

Bir fikirle başlayan, iyi bir gözlem, iyi analiz, çıktıyı ortaya koyarken bütün ekolojik ve çevresel faktörleri de dikkate aldığımız, tasarım dilimizi her seferinde yeniden kurduğumuz bir sürecin kitabı oldu.

Sergi; kitabın taşıdığı ruhu ve duyguyu çok iyi yansıtıyor. Deneyim ve duygu ve beraberliğini çok iyi yansıtıyor. Bu yolculuk bizi nereye götürebilir? Sergiden çıkarken Geriye Dönüp Bakabilir, önünüzdeki yolu yeniden döşemeyi hayal edebilirsiniz.”

Özlem Tuna’nın “Geriye Dönüp Baktığımda” kitap sergisi 18 Mart’a kadar Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (KTSM)’de görülebilir.

0
2938
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage