22 ŞUBAT, PAZARTESİ, 2021

“Tiyatro Yapma Tutkumuzla İlerliyoruz”

Yeşim Özsoy ile GalataPerform’un 17 yıllık serüvenine, dönüşerek devam ettiği yolculuğuna, YeniPerform, YeniMetin, YeniDünya’ya ve tiyatronun dijitalleşmesine dair konuştuk.

“Tiyatro Yapma Tutkumuzla İlerliyoruz”

Geçtiğimiz yılın son aylarında alınan bir kararla Galata’daki 17 yıllık mekânına veda eden GalataPerform, tiyatrodaki yolculuğuna dönüşerek bunu da üç yeni alan açarak devam edeceğini gösterdi: YeniPerform, YeniMetin, YeniDünya. Tiyatroya dair yeni iletişim, eğitim ve üretim pratikleri üzerine düşünerek ilerleyen GalataPerform’un geçirdiği dönüşümü, yeni alanların neyi temsil ettiğini ve salgının tiyatroya etkilerini Yeşim Özsoy’a sorduk. 

GalataPerform’un 17 yıllık mekânına veda etmesi pandeminin yarattığı ortamın yol açtığı bir karar mıydı? Bugün bu şartlar altında özel bir tiyatronun varlığını sürdürmesi ne kadar mümkün? GalataPerform’un 17 yıllık yolculuğunda bugününü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Daha önceden düşündüğümüz bir durumdu ama pandemi tuz biber ekti diyebilirim.

​17 seneye bakınca farklı dönemleri ayrıştırabiliyorum. 2010’dan beri sanatsal üretimi ön planda tutan küçük ve orta ölçekli tiyatrolar için zor bir dönem başladı. 2000’lerin başında kendi alanımızı yaratmak sebebiyle gelişen mekânlar, gruplar önce güzel bir çıkış yaşadı sonra giderek zorlanmaya başladılar. Pek çok faktör var; politik, ekonomik ve lokasyon kaynaklı. Bugün pandemi ile birlikte sözde ticari başarılarla şişirilmiş tiyatro dünyamızın niceliksel özellikleri de ortadan kalkınca tüm arazları en vahşi hâliyle ortaya çıktı. Sokağa ve bilet satışına dayanan yalnızlaştırılmış bir bağımsız tiyatro alanımız var. Bu alan her geçen gün daha fazla zarar görüyor. Yine de her sene olduğu gibi ayakta kalmanın yolunu, yöntemlerini araştırıp bir şekilde tiyatro yapma tutkumuzla ilerliyoruz. 

Yeşim Özsoy

Mekânın kapanması haberinin ardından farklı üç yeni alan açarak devam edeceğinizi duyurdunuz. YeniPerform, YeniMetin ve YeniDünya’nın ortaya çıkış süreçlerinden bahsedebilir misiniz? Üç farklı alan açma düşüncesi hangi ihtiyaca karşılık doğdu?

Alan konusunu ben sadece mekânsal olarak algılamıyorum. Bahsi geçen her alan bizim bu süreçteki reflekslerimizle adapte olmak ve yönümüzü değiştirmekle ilgili bir plan dahilinde gelişiyor. YeniPerform fiziksel mekânımızdan çıktıktan sonra oluşturduğumuz dijital alanımız. Pandemi patlayınca ilk aklımıza gelen kendi dijital dönüşümümüz oldu. Bu döneme damga vuracağını düşündük ve bu alanda bir şeyler yapmamız gerektiğini. Yaz aylarında araştırmamız başladı ve o sıra bütçe arayışındayken Goethe Institute Covid Relief Fund (Goethe Enstitüsü Covid Yardım Fonu) başvurduk. Dünyada 400’ün üzerinde proje arasında bizim önerdiğimiz kendi dönüşümümüzü içeren projemiz kabul edildi. YeniPerform böyle doğdu. Gişesi, sahnesi, atölyesi, kitabevi olan sanal bir tiyatro yeniperform.com. YeniMetin ise uzun süredir üzerinde çalıştığımız konu. Yeni Metin Yeni Tiyatro projemizi de yeniledik ve dijital ve fiziksel olanın birleştiği bir forma getirdik. YeniDünya ise önümüzdeki 2-3 senelik planlamamızda olan bir hayal. Şehir dışında bir üretim alanı planlıyoruz. Festival, atölye ve projelerimizin olacağı, doğayla barışık ekolojiyi düşünen dijital ile ekolojik olanı birleştiren bir mekân hayali.

Bu üç alanın birleştiği nokta ne olacak, bizlere neler sunacak?

YeniPerform’da seyircinin tüm Türkiye ve dünyadan katılabileceği bir sanal gösteri alanı oluştururken bu alanı şehir dışında uzakta kuracağımız sahne, kalacak yer ve çalışma alanları olan kamp alanımızla ve YeniMetin atölyeleriyle birleştirmek istiyoruz.

YeniPerform kapsamında üretilen oyunlar sadece dijital olarak mı varlığını sürdürecek yoksa fiziksel sahnelerde de ilerleyen zamanlarda izleyebilecek miyiz? 

YeniPerform sahnede olan oyunları dijitale aktarmak için değil dijital ile tiyatronun kesişimini düşünen projeler için oluşturuldu. Sahnede olan şeyler muhakkak farklı dinamiklere sahip olacaktır ama tabii her iki alanı da kapsayan hibrit proje ve oyunlar da bence mümkün olacak. 

​Ferdi Çetin ve Yeşim Özsoy

GalataPerform’un yeni dönem politikası dijital dünyayı ve ekolojiyi kesiştirecek hibrit bir model sunmak. Bundan kastınız nedir? 

Bu pandemi dönemi bize doğa ve insan denklemini yeniden düşünmemiz gerektiğini öğretti. Önümüzdeki dönemlerde hayatımızda daha fazla iklim ve doğayı tartışır, gözetir olacağız. Dijital olanın iki artısı var bizim için; biri kapsayıcılık yani Hatay’dan da Almanya’nın bir köşesinden de seyirciniz, katılımcınızın olabilmek durumu. Bir diğer unsur da çevreye verdiğimiz zararın daha az seyahat, daha az vasıta ve mobilite yoluyla önemli bir oranda azaltılmış olması. Bunları birleştirdiğimizde önümüze dijital modelin ekolojik olanla örtüştüğü noktalar geliyor. Biz tüm bunlara ayrıca kendi toprağı olan kendi yarattığı alanda kendi ütopyasını yani insana, doğaya saygılı ve korumacı tutumu koruyan ve yaratan bir mekân yaratma hayalini de ekliyoruz. Bana göre tüm bunlar birbiriyle bağlantılı işliyor.

Yeni Metin Atölyeleri de başladı bu süreçte. Nasıl gidiyor çevrim içi atölye formatı?

Bu sene çok farklı bölgelerden katılım var beklediğimiz gibi. Uzun soluklu bir atölye oluyor hep. Geçen sene mart ayında aniden dijitale adapte olduk ve el yordamıyla ekipleri motive ettik, süreci devam ettirdik. Bu sene geçen senenin bilgisiyle bir program hazırladık. 

Çevrim içi ortama taşınmanın bir örneğini de festival ile sundunuz. 15-24 Aralık 2020 tarihleri arasında Yeni Metin Festivali 9’u düzenlediniz. Fiziksel olarak düzenlenen bir festivali çevrim içi hâle getirmek için nasıl bir süreç yaşandı? 

Bizim festivalimiz Türkiye’nin belki de tek sadece yeni yazar ve yönetmenlere yönelik, yeni metinleri tartışmak, tiyatro alanında güncel, lokal ve evrensel olanı birleştirmek adına yapılan festivali. Biz bunu avantajımıza çevirmeye çalıştık. Temelinde metin okuması üzerine yaptığımız için festival daha kolay işledi. O noktada da metinleri teslim ettiğimiz yönetmenlere sahneden farklı mekânlar seçmelerini önerdik çünkü ekrandan YeniPerform sahnemizden yayımlayacağımızı biliyorduk. Bu sebeple sinema ve tiyatro kültürünü oyun okuma kültürümüzle birleştirmek istedik. Olumlu da oldu sonuç. Özellikle her oyunun ertesinde Zoom üzerinden gerçekleşen söyleşiler insanların özledikleri tiyatro hissini tartışmasını ve yaşamasını sağladı. 

Yeni Metin Festivali 9 için dijitalin avantajları ve dezavantajları neler oldu? İzleyici ya da katılımcı açısından neler gözlemlediniz? Size dönüşler nasıldı?

İnsanlar hep dijital olanla tiyatronun örtüştüğü noktaları tartışmak istediler. Rahatsız olsa da olmasa da bu tartışma alanını açmak konuşmak önemliydi. Dezavantajı tabii bir zorunluluk üzerinden ilerlemesiydi. Estetik seçimlerimizi zorunluluklarımız belirledi. Oyuncular için en zor olan benim gözlemlediğim bu dijital alanda tamamlanamama duygusu. Çünkü tiyatro gerçek anlamda sonucun kendisi oyuncunun orada olması üzerine kurulu ve kontrol de büyük ölçüde oyuncuda. Dijitale taşınan oyunlar ya da oluşturulan projelerde kontrolü devrediyor oyuncu, yönetmene. Sonucu görmeden kendini ekranda seyrediyor. Halbuki tiyatroda sonucun kendisi oyuncuya büyük güç veriyor. Garip bir his bu anlamda. En çok tartışılan konulardan biri oldu. 

Yüzyılın Evi // House of Hundred

Yeni Metin Festivali 10 için pandemi geçmiş olsa bile yine sadece dijitalde olacak diyebilir miyiz? İlk çevrim içi festivalinizi nasıl değerlendirirsiniz?

Tahminim Kasım 2021’de hibrit bir forma geçeceğimiz. Yani dijital olan bir program olacaktır ama fizikselde gerçekleşecek buluşmalar da olacak muhakkak. Mecburiyetten girişmiş olduğumuz bu dijital formun artı ve eksileri var. En büyük eksi insanlarla bir araya gelmek demek festival. Bu uzaktan oluyor; el sıkışmak, bir araya gelmek, canlı bir şeyler paylaşmanın yeri doldurulamaz. Dijitalin ise en büyük artısı aynı etkinlikte Isparta’dan Mersin’den ve Frankfurt’tan katılım olabiliyor. Uzakta olan insanlar, imkânı olmayanları kapsayıcı bir özelliği oluyor ve bence bu çok değerli. Bu zamanlar insanların coğrafi ve fiziki şartlardan arınarak yakınlaşabileceği bir etki yaratacak. 

Bu yıl 24. İstanbul Tiyatro Festivali’nde Terk Edilmiş Kıyılar//Negatif Fotoğraflar oyununuzla yer aldınız. Farklı medyalarla kurgulanan, içerisinde bir enstalasyon da barındıran bir iş ortaya koydunuz. Bu oyunun sizin açınızdan nasıl bir deneyim olduğunu merak ediyorum.

Tam pandemi dönemine uygun bir oyun oldu bizim için. Masa başı ve planlama, tasarlama süreci daha uzun sürdü. Prova ve sahneleme yerine prova ve çekimler yer aldı tabii. Oyun şu zamanlardaki hissiyatlarımızla da birleşmesi anlamında çok kapsamlı bir iz bıraktı içimizde. Seyirciye uzanma çabamız, sahnede olmak/olmamak üzerine çok katmanlı bir deneyimdi. 

Terk Edilmiş Kıyılar//Negatif Fotoğraflar

Koronovirüsün yol açtığı pandemi bizlere fiziksel alanı ulaşılmaz kıldığı gibi çevrim içi olana daha da yaklaştırdı. Pandemi tiyatroyu da dönüştürmeye başladı diyebilir miyiz? Klasik anlamda bildiğimiz tiyatronun geleceğini ne bekliyor? Siz bu durum hakkında ne düşünüyorsunuz? Koronavirüs tiyatro üzerinde ne gibi kalıcı etkiler bırakacak sizce?

Tiyatronun medya ve dijital olanla, AR, VR gibi teknolojilerle, sosyal medyayla olan flörtü 2000’lerden evvel başlamıştı. Pandemi bu duruma ivme verdi. Bu zamanlar da geçtiğinde eğitim ve iş alanında bir değişim olacağı gibi tiyatro pratiklerimizde de bir değişim olacağını düşünüyorum. Muhakkak bir etki yaratacak, iz bırakacak. 

Tiyatro izleyicisinin dijitale karşı duruşunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Teknolojiyle bu kadar iç içe yaşıyor olsak da tiyatrodaki dijitalleşmeye ayak uydurulabiliyor mu?

Türkiye’de olan seyirci ve çoğu tiyatrocu bu değişime daha dirençli. Yurt dışında daha fazla tartışılıyor diyebilirim. Bu bizim neye tiyatro neye tiyatro değildir dememizle ön yargılarımızla çok alakalı. Dijital olanın yanı sıra tüm dünya şu sıra ekoloji ve tiyatro bağını da konuşuyor. Gelecek bu konularla evrilecek. Biz istesek de istemesek de. 

Yeşim Özsoy

Son olarak bildiğimiz atölyeler, Terk Edilmiş Kıyılar // Negatif FotoğraflarHouse of Hundred ve Beyaz Kanatlar oyunlarının gösterimi var peki gelecek programdan bizimle ufak ipuçları paylaşabilir misiniz? 

YeniPerform’un sahnesinin programı daha da etkinleşecek. Bir tiyatro alanı gibi tasarlıyoruz bu alanı. Bu sene 10 farklı ülkeden 10 farklı oyun yazarı, yönetmen getirme hedefimiz var. Atölyeleri, oyun okumaları ve söyleşileri ile. Sahnede deneysel işlere, dijital olanla tiyatronun bağlantısını düşünen projelere yer vermek istiyoruz. Bunun için açık çağrı yaptık. 

YeniPerform ile tanışmak ve oyunlara dair ayrıntılı bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.

0
2542
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage