25 TEMMUZ, PERŞEMBE, 2013

Emre Aracı’dan konferans…

 

Merih Akoğul yazdı… Gerek içeriği, gerekse düzenleniş mantığıyla son zamanlarda gördüğüm en keyifli ve özenli sergilerden biri de Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki “Oryantalizmin 1001 Yüzü”  sergisiydi. Emre Aracı, bu sergi nedeniyle düzenlenen konferanslar dizisinin kendisine ayrılan bölümünde, bir buçuk saatlik başarılı bir sunum yaptı. 

Emre Aracı’dan konferans…
<p> </p>

Gerek içeriği, gerekse düzenleniş mantığıyla son zamanlarda gördüğüm en keyifli ve özenli sergilerden biri de Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki “Oryantalizmin 1001 Yüzü”  sergisiydi. Emre Aracı, bu sergi nedeniyle düzenlenen konferanslar dizisinin kendisine ayrılan bölümünde, bir buçuk saatlik başarılı bir sunum yaptı. 

Oryantalizmin müzik üzerindeki etkisini ve 19. Yüzyıl’da karşılıklı Doğu-Batı ilişkilerini müzik üzerinden çarpıcı belgeler ve özenle saptanmış anekdotlar eşliğinde başarıyla anlatan Emre Aracı, 23 Temmuz 2013 tarihinde gerçekleşen bu etkinlikte, kalabalık bir izleyici grubu tarafından dikkatle izlendi.

Özellikle peşine düştüğü konuları, uzun araştırmalar sonucunda başarıyla gün ışığına çıkaran ve adeta müziğin tarihini günümüzde yeniden yazan  Emre Aracı, komple bir müzik insanı olarak, uluslararası anlamda çok büyük bir boşluğu doulduruyor. Elbette bilinmeyen ya da çok az bilinen birçok müzik yapıtını geniş kitlelere kazandıran kayıtlar yapmasının yanında, içinde İstanbul Devlet Senfoni ya da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın da olduğu büyük orkestraları bizzat yöneterek şeflik kariyerini de sürdürüyor.

Emre Aracı, konferansında klasik oryantalizm konusundan daha çok, iki ayrı kültürün birbirini etkilemesini ele aldı. Orient/Oksident kavramlarının ışığında yalnızca müzik temelli değil, farklı sanat alanlarını da sunumuna dahil etti. Böylece nota basım evleri, nota kapaklarına yapılan gravürler ve gamlardan makamlara müziğin farklı uzantıları da konuşmasında yer verdi.

Örnek müziklerin de dinlendiği etkinlikte, Batılı bestecilerin Doğu’yu ele alış farklılıklarının da altı çizildi. Özellikle Kırım Savaşı nedeniyle Osmanlı Toprakları’na gelen subay, muhabir, ressam ve gazeteciler, buradaki kültürün Batı’ya taşınmasında önemli bir görev üstlendiler. Kimi besteciler İstanbul’a gelip belirli sürelerde kaldılar; kimileri hiç gelmeden uzaktan izlenimlerle yapıtlarını oluşturdular. Franz Liszt, Massenet, Haydn ve elbette Osmanlı Toprakları’nda klasik müziğin belirli bir yere gelmesinde büyük payı olan, ünlü besteci Gaetano Donizetti’nin ağabeyi Donizetti Paşa’yı da konu bağlamında ele alındı.

Zamanının Osmanlı elçileri ve son dönem padişahlarının da müzikle olan ilgileri, bazen besteci, bazen de yalnızca dinleyici olarak iyi bilinmektedir. Yirmisekiz Mehmet Çelebi Paris’te,  Yusuf Agâh Efendi Londra’da büyükelçilikleri döneminde opera ve klasik batı müziği ile ilgili deneyimler kazanmışlardır. Liszt, Çaykovski, Elgar gibi önemli besteciler de İstanbul’u merak ederek gelmiş ve değişik izlenimlerle ülkelerine dönmüşlerdir.

Ülkeler ve kültürler arasında önemli köprüler kuran Emre Aracı’yı bir kez daha kutluyor, fonda “Oryantalizmin 1001 Yüzü” Sergisi’nin fon teşkil ettiği Sabancı Müzesi’nin fantastik ortamından adeta bir doğu masalını terkimize alarak, üstelik bilgilenmiş ve aydınlanmış olarak derin bir arınma ile ayrılıyoruz.



0
3537
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage